Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Emperor’s Domination - Bölüm 158


Bölüm 158: İlkel İnsanların Dokuz Lisanı (2)




Gök Mavisi Gizemli Antik Krallık iki Ölümsüz İmparator nesline sahip bir oluşumdu ve gözlerinde onlar bir devdi. Ancak üç İmparatora sahip olan bir tarikat olan Ebedi Nehir Okulu nasıl bir dehşet verici oluşumdu?

"Dokuz Dünya geniştir, hayal gücünüzü aşacak birçok şey vardır." Li Qiye gülümsedi ve konuştu: "Bizim Ölümlü İmparator Dünya'mız birçok Ölümsüz İmparator'u doğursa da ve onlar da diğer dünyalardakilerden zayıf olmasa da provoke edilemeyecek birkaç tabu varlık vardır. Eğer bir gün Ölümlü İmparator Dünyasından çıkarak diğer yerlere giderseniz er ya da geç onları göreceksiniz."

Qu Daoli'nin grubu birbirine baktı. Bundan önce onların Büyük Orta Bölgesinden çıkmak istemeleri bile zordu. Orası devasaydı ve milyonlarca mil genişliğindeydi. Büyük Orta Bölgesinden Doğunun Yüz Şehrine veya geniş Kuzey Denizine gitmek kolay bir şey değildi. Bir dao geçiti açmak sayısız arıtılmış yeşim gerektiriyordu.

"Dokuz Dünya otuz bin yıldır bağlantılı değil." Niu Fen uzun bir iç çekti ve konuştu: "Siyah Ejderha Kral ve Ölümsüz İmparator Ta Kong'un arasındaki savaş çok eziciydi, Cennetin İradesi bile parçalandı. O zamanlarda doğup bu büyük savaşa şahit olamadığım için utanıyorum."

"Siyah Ejderha Kral o kadar harika mı?" Bir kız öğrenci olan Xu Pei'nin gözleri genişledi ve ürkekçe sordu: "Ölümsüz İmparatorların yenilmez olduğu söylenmiyor mu? Siyah Ejderha Kral gerçekten Ölümsüz İmparator Ta Kong'a karşı savaşabilmiş mi?"

Konu 'Siyah Ejderha Kral'a geldiğinde Niu Fen gibi önceki nesilden gelenler bile şok olup birbirlerine bakıyorlardı.

"Siyah Ejderha Kral daha çok bir tabu varlık." En sonunda Niu Fen ağzını açtı ve konuştu: "En çok bilinen efsane kan gücünü durdurmadan üç nesil yaşayabilen tek kişi olması. Söylentilere göre Ölümsüz İmparator Ta Kong'dan önceki iki Ölümsüz İmparator bile ona saygı duyarmış. Hatta Siyah Ejderha Kral bir yolculuğa çıktığında Ölümsüz imparatorların bile onunla karşılaşmak istemediği ve bu üstün güce yol verdikleri hakkında bir söylenti var."

"Bu, bu... Çok güçlü! Bir Ölümsüz İmparator ile aynı seviyede mi?" Niu Fen'in sözlerini duyan genç nesil ve Qu Daoli etkilendi.

"Madem Sİyah Ejderha Kral bu kadar güçlüydü, neden Cennetin İradesini sırtlayarak evrende hüküm sürüp bir Ölümsüz İmparator olmadı?" Luo Fenghua merakla sordu.

Niu Fen kafasını sallayarak cevapladı: "Bunun nedenini korkarım ki kimse bilmiyor. Bu her zaman bir gizem olarak kaldı. Siyah Ejderha Kralın öğrencileri bile bunun nedeni hakkında emin değil."

"Siyah Ejderha Kral ve Ölümsüz İmparator Ta Kong arasındaki savaşı kim kazandı?" Nan Huairen heyecanla sordu. Birisi üç nesil hayatta kalan biriyken diğeri yenilmez bir Ölümsüz İmparatordu. İkisi savaşmış ve Cennetin İradesi parçalanmıştı, bu savaş ne kadar dehşet vericiydi?

"Bilmiyorum." Niu Fen alaycı şekilde gülümsedi ve ekledi: "Şu an bile bu savaşın sonucunu bilen yok. Siyah Ejderha Kral o savaştan beri kayıp ve Ölümsüz İmparator Ta Kong da bir daha gözükmedi, İmparator aurası da soldu! Cennetin İradesi de gitti."

Luo Fenghua'nın grubu bunu duyduktan sonra şaşkına döndü. Bir Ölümsüz İmparator ile savaşabilmek için akıl almaz bir figür olman gerekirdi. Cennetin İradesi parçalanmış, Dokuz Dünyanın bağlantıları kopmuş ve otuz bin yıl boyunca gelişimciler ZOr Dao Çağına maruz bırakılmış. Bu nasıl bir dehşet verici savaştı böyle?

Luo Fenghua'nın grubu Siyah Ejderha Kraldan bahsederken Li Qiye bir şey demedi. Oracıkta oturdu ve sessiz kaldı.

Kılıç hizmetçisi Shuangyan onun değişimini fark etti. Herkes konuşmayı bitirdikten sonra nazikçe sordu: "Sorun nedir?"

Li Qiye kendine geldi ve gülümsedi, ardından kafasını sallayıp konuştu: "Bir şey yok, böyle fantastik bir efsane diğerlerinin görmek istemelerine neden oluyor." Bunu nedikten sonra kalbi yas içinde nazikçe iç çekmeden duramadı. Doğal olarak Küçük Siyah'ın neden harekete geçtiğini biliyordu.

"Böyle emsalsiz bir karşılaşma, o çağda doğup bu ilahi savaşa kendi gözlerim ile şahit olamamak bir utanç." Qu Daoli duygulu şekilde konuştu.

(Ç.N: Bu çağ da doğup Li Qiye'ye şahit oldun o daha iyi bence.)

Luo Fenghua'nun grubu uzun süre sessiz kaldı.

Bilinmeyen bir zaman sonra Satıcı Gu geri döndü. Li Qiye'ye doğru eğildi ve resmi şekilde konuştu: "Yüce Usta, klanımızın büyükleri tarafından değerlendirildikten sonra bunların kesinlikle hakiki sözler olduğuna karar verildi. Gu Klanı'nın büyükleri Usta'nın koşullarını kabul etti. Bize İlkel İnsanların dokuz lisanını verin, size karşılık olarak üç kağıdı vereceğiz."

"Gu Klanının işleri oldukça dolambaçsız." Li Qiye onaylayıcı şekilde konuştuktan sonra ekledi: "Size İlkel İnsnaların dokuz lisanını vereceğim. Eğer anlamadığınız bir nokta olursa Temizleyici Tütsü Antik Tarikatına gelip istediğiniz zaman beni bulabilirsiniz!"

Konuştuktan sonra Li Qiye yazmaya başladı. Shuangyan'ın grubu bunun önemli olduğunu bildiklerinden kenara çekildi. Onun yanında gözlemlemeye cüret edemiyorlardı.

İlkel İnsanların dokuz lisanını yazdıktan sonra hemen mühürledi ve SAtıcı Gu'ya verdi. Satıcı Gu çoktan Li Qiye için üç kağıdı hazırlamıştı. Onlar dikkatlice bir hazine kutusuna koydu ve saygıyla Li Qiye'ye teslim etti.

Li Qiye gülümserken ilgisizce konuştu: "Sizin Gu Klanınız ile gelecekte birçok kez iş yapacağım zamanlar olacak." Bunu dedikten sonra Li Qİye uzun süre orada durmadı ve Li Shuangyan'ın grubu ile birlikte gitti.

Giderken Luo Fenghua hala Gezici Ejderhaya bakıyordu. Gerçekten bu Yabancı Dao Gizemli Hazinesini sevmişti ancak ne yazık ki onu karşılayacak yeteneği yoktu.

O anda Satıcı Gu bir elini uzattı ve Gezici Ejderhayı yakaladı. Onu gitmek üzere olan Luo Fenghua'ya uzatıp konuştu: "Eğer küçük arkadaşım bundan hoşlandıysa bunu size verebilirim."

Luo Fenghua kulaklarına inanamazken şok olmuştu. Gözlerini ovuşturmadan edemedi ve önündeki Gezici Ejderhaya baktı.

"Çabuk cömertliği için Satıcı Gu'ya teşekkür et!" Li Qiye başıyla onayladı ve gülümseyerek konuştu.

Luo Fenghua kendine geldi ve dikkatlice gezici Ejderhayı sonra kullanmak için kaldırdı. Ardından heyecanlı şekilde satıcıya teşekkür edip Li Qİye'ye doğru başını eğdi: "Teşekkürler En Büyük Kardeş."

Lu Fenghua genç ve yetenekli bir öğrenciydi ve aynı zamanda zeki biriydi. Satıcı Gu'nun böyle değerli bir eşyayı ona verme nedeninin En Büyük Kardeşlerine olan hislerini göstermek olduğunu biliyordu. Aksi halde Satıcı Gu'nun statüsündeki birisi onun gibi küçük bir gelişimciyi önemsemezdi.

Bu manzarayı gören Nan Huairen salya akıtmaya başladı ve arsızca gülümseyerek konuştu: "Kıdemli Gu, heh, siz böyle tarafsız olmamalısınız..."

Nan Huairen sözlerini bitirmeden önce Li Qiye ensesine birkez daha şaplak attı ve gülümseyerek azarladı: "Küçük Velet, aç gözlü olma. Bugün Satıcı Gu zaten çok şey kaybetti. Eğer böyle vurdumduymaz olursan seni bir dahaki sefere yanımda getirmem."

Nan Huairen birkaç kez gülümsedi ve ağzını bir daha açmaya cüret edemedi. Li Qiye'yi sorgulayamayacağını herkesten iyi biliyordu.

"Avluya gitmeliyiz, Ustam öğrencileri çoktan haberdar etmiş." Antik Niyet Perhizi'nden ayrıldıktan sonra Shuangyan çok geç kaldıklarını fark edip Li Qiye'ye konuştu.

"Haklısın, öncelikle kalacak bir yere ihtiyacımız var." Li Qİye onayladı ve onları Dokuz Aziz Şeytan Kapısının avlusuna götürdü.

Dokuz Aziz Şeytan Kapısı Ölümsüz imparator Mirasları ile kıyaslanamasa da Ölümsüz İmparator Min Ren zamanında kurulmuştu ve şu ana kadar güçlü kalmıştı. Temeli derindi ve hazine bakımından zengindi. Antik Gökyüzü Şehri gibi pahalı bir yerde Dokuz Aziz Şeytan Kapısı bazı işlere sahipti.

Dokuz Aziz Şeytan Kapısının Antik Gökyüzü Şehrinde sahip olduğu mülk küçük bir avluydu. Dışarıdan oldukça küçük olsa da içeri girildiğinde farklı bir ilahi yer altı odası bulunuyordu. Çevresindeki bahçede ormandaki ağaçlar kadar yaygın köşkler görülüyordu.  Basitçe güzel olarak tarif edilebilirdi.

Hiç şüphesiz bu küçük avlu arıtılarak binlerce kişinin sığabileceği bir ilahi yer altı odasına dönüştürülmüştü.

Şeytan Kral daha önceden onlara emrettiği için Li Qiye'nin grubu içeri girdiğinde Dokuz Aziz Şeytan Kapısının öğrencileri hemen onlar için yaşayacakları yerleri ayarladı.

Antik Gökyüzü Şehrinin içinde böyle güzel bir ilahi yer altı odası Nan Huairen'in grubunu kıskandırdı. O an Temizleyici Tütsü ve Dokuz Aziz Şeytan Kapısı arasındaki farkı anlamışlardı.

"Bu yer çok değerlidir, ah." Nan Huairen'in gözleri neredeyse yere düşüyordu. Li Qiye'yi takip ettikten sonra bu velet çok daha aç gözlü olmuştu.

"Efsanelere göre bizim Temizleyici Tütsü Antik Tarikatımız da Antik Gökyüzü Şehrinin içinde büyük bir mülke sahipmiş." Sessiz Tu Bu Yu iç çektikten sonra ekledi: "Ne yazık ki düşüşümüzden sonra onu karşılayamadık ve en sonunda satmak zorunda kaldık."

Tu Bu Yu'nun sözleri velet grubunun keyfini kaçırdı. Düşüşleri inkar edilemez bir şeydi.

(Ç.n: Rahat olun ayaklarınızın altına füze bağlasanız ulaşamayacağınız bir hız ile yükseltecek sizi Li Qiye. Güvenin ona.)

"Şu an herhangi bir mülkümüz olmasa da ilerde kesinlikle yeniden alacağız." Nan Huairen motive oldu.

Canlı bir kişi olan Luo Fenghua da keskince onayladı ve konuştu: "Aynen öyle, bir gün yükseleceğiz."

Qu Daoli bir şey söylemese de yumruklarını sıkıca sıkmıştı.

Bu küçük veletlerin birliğini gören Li Qiye sessizce gülümsedi.

Herkes yerleştikten sonra hizmetçileri Shuangyan ve Baojiao Li Qİye'nin yanında kaldı.

Odaya girdikten sonra Li Qiye hazine kutusunu çıkardı ve üç kağıt parçasına baktı. Özenle onlara baktıktan sonra hisli bir şekilde konuştu: "Ölümsüz Buyruk, tamam haklı bir şanı var, sadece şans ile onları elde edebilirsin."

"Bunlar İmparatorun kağıtları değil mi?" Li Qiye'nin sözlerini duyan Baojiao, Shuangyan kadar sakin kalamadı ve sordu.

"İmparatorun kağıtları mı?" Li Qiye ona baktı ve kahkaha attı, ardından kafasını salladı: "Bunlar tabii ki İmparatorun kağıtları değil. Aksi halde nasıl olur da onları İlkel İnsanların dokuz lisanı ile takas edebilirim? Gu Klanı'nın ismi eşsiz bir güven ile altın kaplanmış. Bu sefer onlardan avantaj sağladığım söylenemez. Eğer onlara karşı bir şey planlasaydım İlkel İnsanların dokuz lisanı için taşı da vermeleri gerekirdi."

"Demek istediğin, bu üç sarı kağıt İmparatorun varlığından daha mı değerli? Antik Niyet Perhizi onların değerini bilmiyor muydu?" Shuangyan şaşırdı.

-----------ÇEVİRMEN NOTU--------------

Kağıtların özelliği ne? Li Qiye ne amaçlıyor? Düşüş ne zaman bitecek? Şehirde neler yaşanacak? Merak mı ediyorsunuz? O zaman... Bekleyin, okuyun ve öğrenin ????  

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1324

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1121

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 939

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 858

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 742

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 695

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 676

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 617

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 574

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 545

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 449

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 115

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 88

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 73

Site İstatistikleri

  • 17357 Üye Sayısı
  • 484 Seri Sayısı
  • 23479 Bölüm Sayısı


creator
manga tr