"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

Elveda ve Bütün O Çaldığın Şeyler İçin Teşekkürler [F5] - 4.Bölüm - Gerçekler


Oliric fotoğrafları sırasıyla eline alıp gördüğü tanıdık yüzlere göz gezdiriyordu. Gözünü masadaki yığında gezdirirken, Bark 3 farklı kişilere ait fotoğrafı bulunan politikacılardan birinin Virüsü yaydığına emin olduğunu söylüyordu. Hepsi için geçerli nedenler veriyor, yine de hangisinin işin içinde olduğundan emin olmadığını dile getiriyordu. Oliric, İç İşleri Bakanı David Vellnis; Adalet Bakanı Tyler Aves; Radikal Parti Başkanı Edwin Halas, isimli üç önemli politikacıların fotoğraflarını görünce şaşırmıştı. İç sesi, James'i dinlemesinin kötü fikir olduğunu o zaman dile getirdiğini tekrar hatırlattı, kendisinin o an bildiği halde duruma müsaade etmesine yine küfürler savurdu. Bu iş sandığından daha yorucu olmayacaktı, çünkü başından beri sandığı şey aldığı işin en zoru olduğunun farkında olmasıydı. Onun canını sıkan işin zorluğu da değildi, sorumluluğuydu. Eskiden, bir iş yaptığında sadece kendisi için ve yüksek para teklif eden yeraltı üyeleri için bir şey çalardı. Bu iş, tamamıyla başkalarının sorumluluğunu, ki tüm insanlığın sorumluluğunu üstlenmeyi gerektiriyordu ve bu durumdan nefret etmişti. İşin aslında, kendi sorumluluğunu bile üstlenmeyi sevmezdi. Bu işin hırsızlığa da benzemediğinin gayet farkındaydı, ki bu iş tam aksine bir dedektif olmaya benziyordu.


Oliric stres içinde alnını ovalarken, "İlk kimi takip etmeliyiz..." diye iç geçirdi.


Bark, "Efendim," dedi, "İç İşleri Bakanı David Vellnis'i takip etmekte çok zorlandım. Açıkçası 2102 yılından gönderildiğim gün, sadece bu üçünden birinin yaptığı bilgisi verilmişti bana."


"Kimin yaptığını bilmiyoruz demişti bana ihtiyar," dedi Oliric. "Neden bu üçü, velet? Bana yalan söylemeyi kendine güveniyorsan dene, bana sadece benden daha yalancı insanlar yalan söyleyebilir."


Bark çekimser ifadeyle başını aşağı eğmişti ve Oliric'le göz göze gelmemeye gayret ediyordu. "James, sana bazı şeyleri söylersek bizim zaman dilimimizin etkileneceğinden korkuyordu ve bu yüzden bazı şeyleri dile getirmemiş olmalı."


Oliric yavaş yavaş Bark'ın üzerine yürüdü ve önünde durdu, Bark yavaşça başını kaldırdı, Oliric'le göz göze gelmek zorunda kaldı.


"Şimdi," dedi Oliric ciddiyetle, "bana gerçeği anlat, yoksa seni bir parka götürür gömerim ve o iğrenç, kuma gömülmüş asıl ait olduğun yeri sana tekrardan dolu dolu anımsatırım."


Bark yutkundu, birkaç adım geri çekildi ve nefes aldı. "Başka zaman çizgisindeki senle..." dedi.


"Başka çizgideki ben mi?" dedi Oliric. "Dünyanın 1 Thomas Oliric'e katlandığı yetmezmiş gibi benim bir eşim daha mı var?"


Bark başını salladı, "Asıl konuya gelmek istiyorum. James paralel evrenlerdeki senle, yani Thomas Oliriclerle temas kurdu. Paralel evrenlerdeki kendisi de dahil. Kendi zaman çizgisinde dünyayı kurtarabilmiş Thomas Oliricler Virüsü kimin yaptığını söyledi, ama hepsinin verdiği isimler farklıydı ve çoğunlukla elinde tuttuğun 3 adamın ismi söylendi. Yani diğer zaman çizgilerindeki Virüsü yayan kişinin adı hiçbir zaman sabit olmadı. James, söylenilen isimlerle olasılık hesapladı ve bu üçünün arasından birinin yaptığına emin, sadece onu bizim bulmamız gerekiyor..." dedi ve başını kaldırdığında Oliric telefonunu yan çevirmiş Youtube'da bir video izliyordu.


"Özür dilerim," dedi Oliric, "en sevdiğim Youtuber yeni bir video atmış, dayanamadım."


"Beni dinledin mi?" dedi Bark, biraz hayal kırıklığına uğramıştı.


"Tabii tabii," dedi Oliric gözlerini telefondan ayırmadan, "diğer Thomaslar isim vermiş falan. İhtiyar olasılık hesaplamış, tamam, her şeyi anladım da, madem diğer Thomaslar benim yaşadığımı yaşamış, bu ibneler bu işi istemediğimi bilmiyor mu, neden engel olmadılar?"


"Bayım..." dedi Bark, sesi duygu yüklüydü, "başarısız olan öteki Thomaslar, hepsi intihar etmiş."


"Olaylara hepiniz ağaç kovuğundan bakıyorsunuz," dedi Oliric, telefonu kapattı ve ayaklandı, "başarısız oldukları için intihar ettiklerini düşünüyorsunuz. Onlar, çalabilecekleri değerli hiçbir şey kalmadığı için intihar etti."


"İnsanları soyamamanın nesi acı verici olabilir ki!" dedi Bark.


Oliric, "Babam..." dedi, "o, ölmeden önce bile, kalbini dinleyen doktorun cebinden makas çalan ve bunu 8 yaşındaki çocuğuna gururla anlatan biriydi. O, bir sanat aşığıydı. Gerçek anlamda sanat aşığı. Sadece ve sadece çaldığı sanat eserlerini satmazdı. Ölümün döşeğinde olsa bile. Ve bana, hırsızlığın ilk ve en eski sanat olduğunu söylemişti. Adem'in kendisine ait olmayan elmayı yemesi, insanlık tarihine geçen ilk hırsızlık sayılmaz mıydı? Tüm bu yaşam mücadelesi, sadece basit bir hırsızlık üzerine kurulu."


Bark şaşkınlıkla dinlerken ne söyleyeceğini bilemeden öylece kalmıştı. Oliric'in, atasının ruh hastası olduğunu düşündü. Barkeley Oliric'im ben... Diye iç geçirdi. Ben de mi, onun gibi delinin tekiyim, diyordu kendi kendine.


"David hakkında raporunu sun, asker," dedi Oliric, keyiflenmişti tekrardan.


Bark ayaklandı ve masaya gidip ona çitlerle örülmüş, askeri korumayla sarılmış fabrika benzeri yeri gösterdi.


Oliric fotoğrafı inceledi, "Güzel," dedi. "Üzerine bastığın halıyı sırtla."


"Efendim?" dedi Bark.


"Halı nedir, bilmiyor musun?" dedi Oliric.


Bark başını iki yana salladı.


"Tarih dersinden haberin var mı senin? Ayakkabı boyasının fırçasına benzer bıyığı olan Hitler'i veya günde 10 üzeri kadına binen Cengizhan'ı biliyor musun?"


"Ben..." dedi Bark.


"Ben de dinlemezdim zaten boş ver."





                              ***




Bark, sardığı halıyı omzunda taşırken, kalabalık arasında Oliric'le beraber ilerliyordu. Oliric, arabasını nereye bıraktığını unutmuştu, ki o arabayı aslında çaldığını unutması, arabanın nerede olduğunun pek de önemli olmadığını gösteriyordu. Boş bir caddeye döndüklerinde bir kadının hızla üzerlerine geldiğini fark ettiler. Oliric'in adımları gittikçe yavaşlıyor, yüz ifadesi ekşi bir hal alıyordu.


Kadın gelip önlerinde durdu ve Oliric'e tokat attı. "Benimle olabilmek için beni kandırdın! Evleneceğimizi, çocuk sahibi olacağımızı, mutlu bir aile olacağımızı söyledin! Bakireliğimi elimden aldın!" diyerek tüm caddeyi inletti kadın.


"İnanmasaydın," dedi Oliric.


"Abim seni gebertecek!"


"Abin bir gavat mı?" dedi Oliric usulca, "bu durumu ona nasıl açıklamayı planlıyorsun? 'Abi, çekici bir adam geldi ve tüm masumluğumu elimden aldı' diye mi zırvalayacaksın? Abinin, fizyolojik olarak senin seks yapabildiğinden haberi yok mu?"


"Gavat sözcüğünü kime kullandın sen?" dedi bir ses.


"Semis'in abisinden bahsediyorduk," dedi Oliric arkasında duran adama durumu açıklarken. "Aslında, benden daha önce de birileri ona gavat demiş olabilir. Semis'in abisinin ne kadar insan tanıdığına bağlı. Ama evet, öyle bir güruh varsa, ben de gavat diyenler arasındayım."


Semis ağlayarak adamın yanına koştu. "Abi, duygularımla oynayıp beni kandırdı!" dedi ve ağlayarak oradan uzaklaştı.


Oliric hemen arkasını döndü, adam Oliric'in yakasına yapıştı. "Öldüreceğim seni!" diye suratına tükürükler saçarak bağırdı.


"Neyle?" dedi Oliric merakla. "Silah mı, yoksa bıçak mı? Fanteziye de kaçabilirsin."


Adam, Oliric'e kafa atıp yere serdi.


"Hey! Ne oluyor burada?" diye ayırdı yaşanan olayları gören  başka bir kadın.


Oliric burnunu tutarken ayağa kalktı, kadına baktı ve bozuntuya vermedi. "Kız kardeşimin ırzına geçip, bir de üstüne beni dövüyor!" dedi Oliric sitemkar şekilde.


Kadın adamı ittirdi. "Özrün, kabahatinden büyük!" dedi.


"Ne?" dedi adam şaşkınlıkla, "o benim kardeşime... siz, ne- benimle dalga mı geçiyorsunuz!" diye öfkeyle söylendi.


Kadın ifadesini hiç bozmamıştı, Oliric'de arkasından sinsice gülüyordu. Adam yavaş yavaş geriye doğru adımını atarken küfürler edip, tehditler savurarak uzaklaştı.


Oliric'e döndü ve, "Naber?" dedi kadın.


"Gördüğün gibi, Lana," dedi Oliric.






Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1434

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1190

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 975

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 902

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 791

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 770

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 712

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 635

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 620

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 569

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 569

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 216

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 200

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 157

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 139

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 133

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 128

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 125

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 124

Site İstatistikleri

  • 13889 Üye Sayısı
  • 661 Seri Sayısı
  • 31361 Bölüm Sayısı


creator
manga tr