Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Ejderha İmparator - Bölüm 89: Ben Döndüm


 Ben Döndüm

 

 

 

 

 "Ateş Ejderhasının Dolunay saldırısı" Zeng tekniğin adını mırıldanarak incelemeye devam etti.

 

"Anlatsana nasıl bir şey?" Lynx arkadaşının yeni tekniği için merak içerisindeydi.

 

"Bir bakalım. İsmi Dolunay saldırısı olmasına rağmen savunma amaçlı da kullanılabiliyor." Zeng zihninde beliren teknik bilgilerini Lynx'e anlatmaya başladı.

 

"Nasıl yani?"

"Birleşik kanat saldırısından elde ettiğim dört hilali yatay ve dikey olarak bileştirerek bir dolunay oluşturmalıyım. Dolunay şeklini aldığında hilaller hızla dönerek dolunayın dışında açık bir alan bırakmıyor. Ayrıca düşüncelerime göre bu dolunay vücudumun etrafında şekilleniyor ve beni koruyabiliyor. Yani bir dolunaya hapsolmuş oluyorum."

 

"Beni koruması yerine saldırı için oluşturmayı seçersem kanat saldırısında olduğu gibi rakibe doğru fırlatmalıyım. Saldırı kısmının güzel tarafı birden fazla kez kullanabilmem. Fakat saldırı değil de koruma amaçlı kullanırsam İlki yok edilene kadar ikinci dolunayı oluşturamam." Zeng tekniğin inceliklerini özenle sıraladı.

 

"Yani diyorsun ki..."

 

"Evet. Koruma amaçlı kullanırsam başka bir teknikle saldırmam gerekiyor. Birleşik kanat saldırısı veya sadece kanat saldırısı tekniğiyle yada herhangi bir başka teknikle. En azından şimdilik böyle yapmalıyım. Anladığıma göre seviyem yeterince arttığında savunmayla aynı anda dolunay saldırısında bulunabilirim." 

 

"Gerçekten güzel o halde seviyeni arttırmaya odaklanacaksın."

 

"Ayrıca güzel bir yanı daha var. Teknik başkasını korumak için kullanılabiliyor. Yani bir nevi destek amaçlı. Takım savaşlarında veya çoklu rakiplerle karşı karşıya kaldığımda seni koruyabileceğim. Ehehe." Zeng tekniğin özellikle bu yanını beğenmişti.

 

"Beni korumakmış... Senin beni koruman için daha kırk fırın ekmek yemen lazım Zeng efendi." Lynx gözlerini kapattı. "Hiç güleceğim yoktu gerçekten. Neyse sen nöbet tut bugün biraz uyuyacağım. Bu arada sabaha kadar yeni gücünü dengeye sok." Lynx başka bir söz söylemeden gecenin karanlığında yavaş yavaş bilincini kapattı.

 

"Elber bir gün seni koruyacağım Lynx. Şimdilik buna gülebilirsin." Zeng yeni gücünü içsel olarak ölçerek meditasyonuna devam etti.

 

Zeng gece boyunca meditasyon yaparak Lynx'in dediği gibi içsel gücünü dengelerken gecenin varlığı hızla yok oluyordu. Meditasyon süresi boyunca Zeng'in bedeni etrafındaki alevleri ve Lynx'in kuyruğundaki alevlerin ışıltısı ikilinin bulunduğu yeri aydınlatıyordu. 

 

Zeng'in gözleri kapalı olarak yaptığı meditasyonda farkında olmadan alevleri bazen anlık bir nefes içerisinde renk değiştirip yeşile dönüyor ve tekrar normal kırmızı rengini alıyordu. 

 

Zeng meditasyon süresinde farkında olmadan artık güneş ışıkları yavaş yavaş yer yüzüne yansımaya başlamış ve gök yüzü artık kızıl rengine alıyordu.

 

"Zeng gidelim hadi." Lynx yüzüne yansıyan ilk güneş ışıklarıyla beraber gözlerini açarak ayağa kalktı. "Zeng saçların!" Bakışlarını arkadaşı üzerine getirdiğinde ufak bir şaşkınlık yaşadı.

 

"Ne olmuş saçlarıma." 

 

"Neredeyse hepsi kırmızıya yakın bir renk olmuş. Kızıl gibiler." 

 

"Ciddi misin?"

 

"Tabiki ciddiyim. Gece karanlığında farketmemişiz ama neredeyse hepsi kızıl çok az bir kısmı siyah kalmış." Lynx arkadaşının saçlarına dikkatle bir kaç nefes baktı. "Meridyenlerini kontrol ettin mi?" 

 

"Hayır, dediğin gibi şuana kadar yeni gücümü dengeliyordum." 

 

"O halde şimdi kontrol et."

 

"Tamam tamam. Sakin ol."

 

Zeng gözlerini kapayarak önce ruh denizine daha sonra meridyenlerine baktı. Aktif olarak kullandığı 13 meridyeninin artık yarısından fazlası kırmızı renkte parlamaktaydı. Ruh denizindeki büyü gücündeyse kıvılcımlar yerlerini ara ara parlayan küçük ateş parçacıklarına bırakmış gibiydi. Kıvılcım sayısı yok denecek kadar azdı.

 

Zeng yaklaşık bir tütsü boyunca meridyenlerindeki ve ruh denizindeki büyü gücünü inceledikten sonra gözlerini açtı. Keşfettiği gelişmeler sonucu gülümsüyor ve bundan keyif alıyordu. Gelişim dünyasının sınırsızlığına olan yolda bir adım daha ilerlediğinin farkındaydı.

 

"Ne gülümsüyorsun? Durum ne?" Lynx Zeng'in gülümseyerek keyif almasına memnun da olsa şuanki durumunu merak ediyordu.

 

"13 Meridyenimin yarısından fazlası artık kırmızı renkte parlıyor. Hatta neredeyse dörtte üçü diyebilirim. Ruh denizimdeki büyü gücümse ara ara parlayan alevlerle dolu. Kıvılcımlar yok kadar az." Zeng vücudundaki değişimleri açıkladı.

 

"Güzel böyle giderse 13 meridyenin  Kaynak ruh oluşumu yada Asil ruh oluşumu seviyesinde tamamen kırmızı rengini alabilir. En kötü Tahminime göre en geç Asil ruh oluşumunun zirvesi yada  büyücü seviyesinin başında olur."  Lynx, Zeng'in şuana kadar olan durumu hakkında kısa bir kaç nefes gözlem yaparak bir çıkarımda bulundu.

 

"Umarım dediğin gibi olur. O günü sabırsızlıkla bekliyorum." Zeng meridyenlerinin tamamen kırmızı renkte parladığı günün hayaline daldı.

 

"Her neyse hadi artık gidelim. Çok yolumuz kalmadı. Burdan sonrasında dinlenmek yok." Lynx yürümeye başladı.

 

Zeng dostunun sözleriyle beraber daldığı hayal dünyasından çıkarak arkadaşına yetişti. Yol boyunca çeşitli konular hakkında sohbet etmelerine rağmen ikilinin en çok konuştuğu kısım dostlarının şimdi ne kadar değiştikleri ve güçlendiklerine dair tahminleri oluyordu. Buna sebep olan ana etmense artık loncaya neredeyse ulaşmış olmalarıydı.

 

"Sence Mex ne durumda peki?" Zeng Thinker ve arianadan sonra Lynx'e Mex hakkında soru sormuştu.

 

"Mex bana ondan fazla bahsetme artık." Lynx konuyu kapatmak istedi.

 

"Sahi neden Mex'e bu kadar mesafelisin? Kaç zamandır sormak istiyorum. Fakat kendin söylemeni bekliyordum. Anlaşılan ben sormadan söylemeyeceksin." Zeng artık bu mesafenin sebebine dair duyduğu merakı gizlemedi.

 

"Bir sebebi yok. Sadece hislerim." 

 

"His mi? Nasıl yani?"

 

"Onda tuhaf bir şeyler olduğunu hissediyorum. Onu ne zaman görsem veya düşünsem garip duygulara kapılıyorum. Bir yanım onu hemen öldürmek istiyor. Diğer bir yanımsa bunu yapmamam gerektiğini. Bu duyguların sebebini bilmediğim için ona şuana kadar bir şey yapmadım."

 

"Öldürmek mi? Sen ciddi misin? O bizim arkadaşımız ve hatta dostumuz." Zeng duydukları karşısında açıkça şok olmuştu.

 

"Evet öldürmek. Hatta bir keresinde neredeyse yapacaktım." Lynx bu konu hakkında şakası olmadığını sert bir yüzle gösterdi.

 

"Yapacak mıydın? Ne zaman?"

 

"İkinizin ölüm kalım turnuvasından sonra ağır yaralandığı zaman. O an onu cidden öldürecektim. Sadece senin için rakiplerini oyaladığı ve kendisini tehlikeye attığından dolayı bundan vazgeçtim." Lynx yüz ifadesini korurken ses tonu buz gibiydi.

 

"Onu öldürmeyeceksin. O benim dostum." Zeng, Lynx'e bu konuda kesinlikle karşıydı.

 

"Zeng bana onunla nasıl tanıştığını anlatmıştın. Sence de birden bire öğrencin olmak istemesi tuhaf gelmedi mi sana? En azından o zaman dış dünyayı bilmiyordun ve herhangi bir fikrin yoktu. Şimdi az da olsa dünyayı tanıdın ve fikir sahibi oldun. Sence neden senin öğrencin olmak isteyerek karşında pes etti."  Lynx,  Zeng'in bu konuda ki fikirlerini gerçekten merak ediyordu.

 

"Bilmiyorum. Açıkçası hiç düşünmemiştim." Zeng bir süre düşündükten sonra bir cevap bulamadı.

 

"Hâla çok toysun. Sanki yüz binlerce yıldır yumurtada mühürlenen ben değilde sensin." Lynx adımlarını hızlandırdı.

 

"Hey ne demek istedin şimdi?"

 

"Boş ver sadece yürü."

 

"Umarım seni öldürmediğime bir gün pişman olmam Mex"

İkili artık şehre ulaşmak üzereydi. Sohbetleri ve arkadaşları hakkındaki konuşmaları bu sözlerle son bulmuştu. Zeng Lynx'in ne demek istediğine dair fikir arıyor olsa da aklına bir şey gelmiyordu. Lynx ise  aklında Mex'e dair duyduğu şüpheleri sorguluyordu.

 

"İşte geldik." Zeng önünde belirmeye başlayan şehri görünce kendisini tutamadı.

 

"Bende görüyorum, geldiğimizi."

 

Zeng ve Lynx sonunda tekrar yeşil vadi şehrine ulaşmışlardı. İkili yürüdükçe gördükleri şehir daha da büyüyor ve yanlarından geçen insan sayısı daha  da artıyordu. Her ne kadar bir çoğu Lynx'e baksa da yollarına devam ediyor ve bir an önce şehre ulaşarak giriş yapmak istiyorlardı.Anlaşılan  Lynx gibiler gözlerinde ender görülse de sıradışı değildi. Lynx ve Zeng kısa sürede Şehrin kuzey girişinin üç kapısından biri olan orta girişe ulaşmıştı.

 

 

"Durun. Giriş için 12 yeşil ruh cevheri vermeniz gerekiyor."  Girişi koruyan muhafızlardan birisi ikiliyi durdurarak giriş ücreti talep etti.

 

"Daha önce böyle bir şey yoktu." Zeng kafası karışık biçimde kendisini durduran muhafıza baktı.

 

"Ücret geçen yıl ortaya çıktı. Giriş yapan herkes 12 yeşil ruh cevheri ödemeli. Lonca üyeleri hariç. Onlar 7 yeşil ruh cevheri ödemeli." Muhafız durumu açıkladı.

 

"Anladım o halde 19 yeşil ruh cevheri buyur. Ben yıldız ışığı loncasının üyesi Zeng Dragel. Buda arkadaşım Lynx" 

 

Zeng kendisi için 7 Lynx için 19 yeşil ruh cevheri vererek  arkadaşıyla beraber muhafızların onayından sonra şehre girdi. İkili şehri görüp gezmek istesede bunu daha sonra yapmaya karar vererek doğruca loncalarına ilerledi. 

 

Bir kaç tütsü süresi boyunca ilerleyen ikili sonunda lonca binalarını ve lonca girişini görmüşlerdi. Zeng adımlarını hızlandırarak kısa bir sürede lonca girişine ulaştı. Lynx ise sessizce arkadaşına ayak uydurdu.

 

"Kimsiniz ?" Lonca girişi görevlisi ikiliyi durdurarak amaçlarını öğrenmek istedi.

 

"Ben loncanın dış saha üyesi Zeng Dragel"

 

"Peki ya yanındaki?"

 

"Arkadaşım Lynx"

 

"Sen bu diske auranı gönder." Görevli Zeng'in aurasını kontrol edip söylediği kişiyle eşleşip eşleşmediğine baktı. "Loncadan olmayanlar giremez. Tabi kefil olursan durum ayrı." Görevli Zeng'in lonca üyesi olduğunu onayladıktan sonra sözlerine devam etmişti.

 

"Ona kefilim. Herhangi bir durumda sorumluluk bana ait." 

 

Zeng, Lynx'e kefil olarak loncaya giriş yaptılar. İlerledikleri süre boyunca hizmetliler ve diğer lonca üyeleri ikiliye, özellikle de Lynx'e kaçamak bakış atsalarda kimse bir şey demiyordu. İkili tüm bakışlar arasında iki tütsü süresinde Zeng'in mağara odasına ulaştı ve bakışlardan kurtulmak için içeri girdi.

 

"Zeng dönmüşsün." 

 

Zeng ve Lynx'in mağara odasına girmesinden yaklaşık dört tütsü süresi sonrasında mağara kapısı açılarak İkilinin tanıdığı bir ses mağara odasında heyecanla yankılandı.

 

"Evet sonunda ben döndüm."

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Keyifli okumalar arkadaşlar. Yorum yapmayı unutmayın. Daha önce de dediğim gibi her yazar için yorum önemlidir. Zeng şimdi ne yapacak? Lynx ve Zeng yokken loncada neler oldu? Öğrenmek için takipte kalın.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1316

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1117

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 930

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 851

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 737

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 690

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 667

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 572

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 540

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 435

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 209

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 193

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 146

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 116

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 83

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 71

Site İstatistikleri

  • 17072 Üye Sayısı
  • 470 Seri Sayısı
  • 22918 Bölüm Sayısı


creator
manga tr