Milyonlarca insanın aynı kötülükleri paylaşması o kötülükleri erdeme dönüştürmez; aynı hataları yapmaları, o hataları doğru kılmaz. #Erich Fromm

Ejderha İmparator - Bölüm 74: İlginç Teori


 İlginç Teori

 

 

 

Ne yapmalıyım? Hangisi doğru kale? Lynx Nerdesin!"

Zeng allak bullak olmuş bir halde hangi kalenin doğru olduğunu bulmaya çaışıyordu. Haritada üzerinde bulunan kalelere bakarken, gözlerine hakim olan panik duygusu ve haritayı tutan ellerinin titremesi yaşadığı duyguları kontrol edemediğinin göstergesi haline gelmişti.

 

"Evet genç adam biraz hızlı olur musun? Tüm gün seni bekleyemeyeceğiz." Mavi ışık saçan insan sliüeti belli bir süre sonra konuştu.

 

"Lütfen gücünüzü istemiyorum, sadece Lynx'i kurtarın. Benim için yapılabilecek en büyük nimet olur" Zeng gözlerindeki panik duygusuyla beraber önündeki beş silüete baktı.

 

"Fark etmez gücümüzü iste veya isteme... Sadece arkadaşını kurtarmak için bile doğru tercihi yapmalısın." Beyaz ışık saçan silüet Zeng'e işaret ederek konuştu.

 

"Hangisini seçmeliyim. Gerçekten hiç bir fikrim yok mu?" 

 

Zeng haritayı tutan ellerinin titremesini bile fark etmemişti. Tek düşüncesi, tek odağı, doğru kaleyi bularak Lynx'in yaşamasını sağlamaktı.

 

Zeng elindeki haritaya bakarken  sakilnleşmek için derin bir nefes aldı. Zihninde daha önce kendisine verilen bilgileri düşünmeye ve bir tekrar bir ipucu aramaya başladı.

 

"Arkadaşın bu kalelerden birinde. Sekiz kale var. Sekiz kale. Doğru kaleyi bul onu kurtar. Yedi kale çember şeklinde. Sekizinci kale merkezde. Seçtiğin kaleye senden önce askerler ışınlanacak. Sekizinci kaledeki askerler ışınlanacak. Doğru kaleyi bul ve askerleri yenerek arkadaşını zindandan kurtar."

 

"Olabilir mi? Bu kadar basit olabilir mi?" Zeng  kendisine söylenen her kelimeyi hatırladıktan sonra aklında bir fikir oluşmuş gibiydi.

 

"O halde bu kaleyi seçiyorum." Zeng elini harita üzerine koyarak seçtiği kaleyi önündeki beş silüete gösterdi. "Umarım doğru olan budur."

 

"Emin misin genç adam. Bu senin son tercihin olacak. Eğer doğru kaleyi bulamazsan arkadaşının hayatına mâl olacak." Kırmızı ışık sacaç silüet, Zeng'e bakarak konuştu.

 

"Emin değilim. Fakat birtanesini seçmem gerekiyor. Seçimimse bu kale." Zeng karşısında kendisini izleyenlere baktı.

 

"Seçiminin sonucunu söylemeden önce neden bu kale açıklar mısın?" Beş silüet aynı anda konuştu.

 

"Elimdeki haritada baştan  beri sekiz kale vardı. Bana göre siz odağı yedi kaleye çekmeye çalıştınız. Harita üzerindeki kaleler her değiştiğinde sadece bir kale değişmeden kaldı. Yani sekizinci kale. Üstelik başından beri tüm askerlerin bu kalede olduğunu söylediniz. Diğer yedi kale boşken  neden sekizinci kalede askerler olduğunu belirttiniz? Beni buraya kadar getirmişken, tüm bu kaleleri de önüme seçenek olarak sunarken, sizlerden sadece birisi tüm kalelerde asker oluşturabilecek bir güçte bana göre. Başta anlamadım. Sanırım Lynx'i kurtarmak için fazla panik yaptım ve önümdeki şeyi göremedim." Zeng bu noktada tekrar elindeki haritaya baktı.

...................

 

 

"Evlat ne yapıyorsun burada." 

 

"Burada olmaman gerekiyordu baba."

 

"O benim senin için yaptığım oyuncaklardan biri değil mi? Onu neden buraya gömüyorsun." Jianta önündeki genç ve yedi yaşında olan Zeng'e baktı.

 

"Burada olmamalıydın." Zeng elindeki oyuncağı arkasına saklayarak Jianta'ya kızgın bir ifadeyle baktı.

 

"Onu kimden saklıyorsun... Yoksa benden mi saklıyorsun?" Jianta bir an için duraksadıktan sonra sözlerine devam ett.

 

"Evet senden saklamak istemiştim." Zeng oyuncağını tekrar açığa çıkararak başını eğdi.

 

"İyi de benden neden oyuncağını saklamak isteyesin onu sana zaten ben vermiştim." 

 

"Sen bana okumayı ve yazmayı henüz yeni öğrettin. ilk yazabildiğim kelimeler bunlardı." Zeng oyuncağın üzerine kazıdığı harfleri Jiantaya göstermek için ellerini kaldırdı.

 

"Jianta ve Zeng I"

 

Jianta oyuncağın üzerine kazınmış olan harfleri okuyarak tekrar Zeng'in yüzündeki masum ifadeye baktı. 

 

"Benden neden sakladın peki." 

 

"Çünkü henüz bitirmemiştim. Tamamlayabilseydim üzerinde yazacak olan şey "Jianta ve Zeng Hep beraber olacak" cümlesiydi. Ben bitirmeden önce görmeni istememiştim." Zeng ellerinde tuttuğu oyuncağına bakıyordu.

 

"Anladım. Bunun için üzgünüm yapacağın şey mahvoldu. Fakat bunu mahveden ben değilim, sensin." Jianta gülerek Zeng'e bakışına devam etti.

 

"Nasıl yani. Sen burada olmasaydın. Bunu görmezdin. Ben nasıl mahvetmiş olabilirim?" Zeng kafası karışık bir şekilde Jianta'ya baktı.

 

"Burası ikimizinde yaşadığı mağara elbet hep buraya geleceğim. Değil mi?"  Jianta gülümsemesi sürdürürken Zeng'in cevap vemesini bekliyordu.

 

"Evet geleceksin." 

 

"O halde her defasında bunu gömmek için uğaraşacak ve  ben yokkende çıkarmak için uğraşacaksın."

 

"Şuana kadar öyle yapıyordum."

 

"Yani bugün olmasada seni daha ileride yine bu şekilde görecektim." Jianta bir süre duraksadı. "Şimdi elindeki oyuncağın üzerindeki yazıları ters çevir ve diğer oyuncaklarının arasına koy."

 

Zeng, Jiantanın dediklerini yaparak elindeki oyuncağı ters çevirdi ve yazılar alta gelecek şekilde diğer oyuncaklarının arasına koydu. Jiantaya dönüp bakarak konuşmasına devam etmesini bekliyordu.

 

"Şimdi bu şekildeyken gelmiş olsam bu oyuncaklardan hangisinde bir şey yazıyor bilebilir miydim? Ben söyleyeyim hayır bilemezdim. Normal sıradan bir gün geçirmiş gibi olurdum. Seninse her defasında onu gömmek ve daha sonra çıkarmak için zaman harcaman gerekmizdi. Ne demek istediğimi anladın mı?" Jianta, Zeng'e aklındakileri anlatarak düşünmesi için zaman verdi.

 

"Yani bu şekilde dediğin gibi anlamazdın bile. Ama o zaman bu saklamak olmuyor öyle değil mi?" Zeng bir süre sonra başını kaldırarak kendisini izleyen Jianta'ya baktı.

 

"Elbette saklamak oluyor. Bazen senin için önemli olan şeyleri. Önemsiz gibi göstererek göz önünde saklayabilirsin. Bir başkası altında yatanı farketmese bile sen  bilirsin. Böylece kimse sakladığın şeyin göz önünde olduğunu bilmeden farklı yerlerde arar. Aslında bu çok etkili ve basit bir yöntemdir." Jianta sözlerinden sonra kendisini anlayan Zeng'e bakışlarını sürdürmeye devam etti.

...................

 

 

Zeng küçükken Jianta'yla beraber gerçekleştirdiği bu soheti hatırladıktan sonra kendisine verilen bilgilerler beraber birleştirerek Lynx'in en başından beri sekizinci kalede olduğuna dair bir fikir oluşturmuştu.

 

"Yani ben dikkatimi diğer yedi kaleye verirken, sekizinci kale bir an için bile aklıma gelmemişti. Sizse Lynx'in bu kalelerden birinde olduğunu söylemiştiniz. Yaptığım panikle beraber sekizinci kaleyi baştan beri hesaba katmadım. Gözümün önünde olan şeyi göremedim. Lynx en baştan beri sekizinci kaledeydi." Zeng tekrar harita üzerindeki bakışlarını beş silüet üzerine çevirdi.

 

"Gerçekten ilginç bir teori" Kahverengi ışık saçan silüet Zeng'in fikrini beğendi.

 

"Yani seçimim doğru mu?" 

 

Zeng cevabını en çok öğrenmek istediği ve içindeki korkudan dolayıysa bir o kadar öğrenmek istemediği soruyu cesaretini toplayarak sordu ve önündeki beş silüete baktı.

 

"Genç adam cevabın yanlış." Beyaş ışık saçan silüet Zeng'in beklemediği cevabı verdi.

 

Zeng duyduğu sözler karşısında vücudunun kontrolünü kaybederek üzerinde durduğu altın sarısı kumlara diz üstü çöktü.  Ellerini yumruk yapmış bir vaziyette tutarken başını eğdiği kumlar üzerine gözlerinden akan yaşlar damlıyordu. 

 

"Lynx, ölecek mi şimdi? Hemde benim yüzümden doğru kaleyi bulamadığım için ölecek mi yani" Zeng gözlerinden akan yaşları fark bile etmeden kendi kendine mırıldanıyordu.

 

"Hey hey sakin ol. Sadece şaka yaptık cevabın doğruydu.  ehehe" Mavi silüet tekrar önlerinde dizüstü ve başı kuma eğik olan Zeng'in haline bakarak konuşurken beş silüet aynı anda kahkaha attı..

 

"Şaka mı? Ne şakası!" Zeng duyduğu sözler karşısındabaşını kaldırdı ve önünde gülen beş silüete baktı.

 

"Bin yıllardır yalnızız çok nadir ziyaretçilerimiz oluyor. Ara sıra başkalarıyla konuşma fırsatı bulunca şaka yapmalıyız." Sarı renki silüet Zeng'e durumu açıkladı.

 

"Şaka mı? Sizi lanet taş bozuntuları! Bunun şakası mı olur! Şaka yapacak başka bir şey mi bulamadınız!" Zeng kendisini kontrol edemedi ve ayağa kalkarken bağırarak konuştu.

 

"Sakin ol ne yapalım. Bende sıkıldım. En son bir elementalist bize geleli kaç yıl geçti haberin var mı?" 

 

"Birbirinize şaka yapın o halde." Zeng siniri geçmediği için hâla yüksek sesle konuşuyordu.

 

"Malesef yapamayız" Beyaz renkli silüet sakince konuştu.

 

"Ne? Neden yapamayasınız?" 

 

"Çünkü beş ayrı taş olsakta beş farklı silüete bürünsekte biz tek bir zihne sahibiz. Yani bir zihni paylaşan beş farklı element taşıyız. Birbirimizin ne yapacağını nerdeyse her zaman biliyoruz. Zamanında kendi zihinlerimizi oluşturmak için çabalasakta sadece küçük farklılıklar yaratabildik. Hep bir zihne bağlı kaldık." Beyaz ışık saçan silüet yavaşça durumu açıklamaya devam etti.

 

"Yani beş kişi değil bir kişisiniz." Zeng duydukları karşısında şaşırmışken biraz sakinleşmişti.

 

"Öyle de denebiilir."

 

"Peki o halde Lynx şuan kurtuldu demi. Onu kurtaracaksınız yani?" Zeng konuyu tekrar Lynx'in durumuna getirdi.

 

"Evet elbette. Bir söz söyledik. Bunu yapacağız. Dediğimiz gibi sana gücümüzü de vereceğiz. Hemde hepsini." Beş silüet gururla Zeng'e bakarak gözden kayboldu.

 

"Peki o halde size güveniyorum." 

 

 

Zeng, gözlerini rahatça kapadı. Tekrar gözlerini açtığında kendisini beş silüetle ilk karşılatığı yerde ve oluşturduklar büyü çemberinin içinde bulmuştu. Beş silüetse Zeng'in gözlerini açmasını bekliyordu.

 

Zeng bakışlarını Lynx'e doğru çevirdiğinde hala yerde bilinçsiz bir şekilde yatan bedenini ve sönmek üzere olan alevlerini gördü.

 

"Onu kurtaracaktınız. Neyi bekliyorsunuz?" Zeng hızla beş silüete baktı.

 

"Kurtaracağız fakat bu işlem uzun sürecek. Sen artık uyuyabilirsin. Durumunu farkettik. Emin ol uyandığında arkdaşını sağlıklı olarak bulacaksın." Sarı renkli silüet Zeng'e cevap verdi.

 

"Peki o halde size güveniyorum." Zeng gözlerini kapatarak uzun zamandır yaşadığı uykusuzluk duygusuna karşı kendisini teslim etti.

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1323

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1123

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 939

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 861

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 745

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 696

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 676

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 618

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 573

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 545

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 450

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 147

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 116

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 88

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 73

Site İstatistikleri

  • 17394 Üye Sayısı
  • 465 Seri Sayısı
  • 23448 Bölüm Sayısı


creator
manga tr