Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Ejderha İmparator - Bölüm 42: xxxxxxxxxxxxxx


XXXXXXXXXXXXXX

 

 

 

 

 

"İstemeden oldu. Özür dilerim. Hadi bu kuşu  yiyelim. Oldukça lezzetli görünüyor." Zeng konuyu değiştirmeye çalıştı.

 

"Peki şimdilik bu konu hakkında seni daha fazla zorlamayacağım ama bir dahakine beni dinleyeceksin." Hırçın yemek lafını duyunca siniri azalmıştı. (Kaç bin yıldır yemedi bişe tabi. :D)

 

 

Zeng ve Hırçın tekrardan eğitim yaptıkları nehire geldikten sonra. Öldürdükleri üç gözlü altın gagalı şahini yemek için hazırlıklarını yaptılar. Zeng, Hırçının tamamen sakinleşmesi için şahinin tüylerini tek başına yoldu. Hırçınsa Zeng'in elindeki şahine ağzının suyu akarak bakıyordu.

 

"Hadi ama acıktım. Hızlı ol." Hırçın Zeng'in oyalanmasına daha fazla dayanamadı.

 

Zeng, Hırçının sözlerinden sonra şahinin siyah tüylerini yolma işlemini daha hızlı yapmaya başladı. Şahinin tüylerini tamamen yolduktan sonra yarısını Hırçın'a doğru uzattı. Hırçın kendi payını yerken Zeng kalan yarısını Hırçının yemeğini bölmeden kuyruğundaki kırmızı alevlerde pişirmeye başlamıştı. Hırçın etinin tadını çıkararak kendisini doyurduğunda Zeng etini daha yeni pişirmişti.

 

"Bu kuş oldukça lezzetliymiş." Zeng pişmiş etini bitirmiş parmaklarını yalarken hırçına bakarak konuştu.

 

"Aynen öyle baya lezzetli geldi bana da. Neyse oyalanma tekrar eğitim zamanı." Hırçın Zeng'i turnuvaya iyi hazırlamak istiyordu. Mümkün olduğunca Zeng'i sakatlanmaktan hatta ölümden uzak tutmalıydı. Lakin kendisi turnuva alanında görünemeyeceğinin de farkındaydı.

 

Zeng, Hırçının sözlerinden sonra tekrar eğitim için nehire doğru yürüdü. Eğitimine başlarken turnuvanın çok çetin geçmemesini umuyordu. Zeng önceki eğitmini tamamen tekrarladı. Suya yumruklar atıyor ve büyü gücü bittikten sonra uyurken Hırçın'ın kuyruğundaki alevlerin ısısını emiyordu.

 

Zeng Eğitimini yaparken Hırçın sürekli olarak izliyordu. Zeng uyku durumuna girinceyse kuyruk alevlerinin ısısını vermenin yanı sıra kulaklarını dört açarak civarda tehlike olmasına karşın her an tetikte duruyordur. Bu şekilde iki gün daha geçirmişlerdi. Zeng ve Hırçın toplam yedi gündür eğitim yapmaktaydı.

 

yedinci günün sonunda Zeng son döngüsünü bitirmiş uyurken Hırçın aniden birşey farketti. Birden bire Zeng'e olan mesafesine rağmen Kuyruğundaki alevlerin yarısı kaybolmuştu. Alevlerin yarısının kaybolmasıyla beraber hiç hissetmediği kadar bir soğuklu hissi yaşamıştı. Hırçın başını çevirip kuyruğuna baktığında gözle görülür bir şekilde kuyruğundaki alevler nokta halinde dağılarak Zeng'in bedenine doğru uçuyordu.

 

Hırçın bu durumun bir süre devam etmesine izin verdi. Artık dayanamayacağı noktaya geldiğindeyse Dönüşüm geçirerek kalan alevlerini koruyarak yeniden parlak bir şekilde yanmasını sağladı. Alevleri eski haline geldiğinde tekrar kırmızı alevlerini yaktı. Lakin Zeng'in hala alevlerini emmeye devam ettiğini gördü.

 

Zeng bu kez uyuduğunda bir günden fazla bir süredir uyuyordu. Sekizinci gün artık bitmek üzereydi. Hırçın tüm süre boyunca alevlerinin Zeng'e doğru ufak noktalar halinde süzülüşünü izliyor ve alevleri sönmek üzereyken dönüşüm geçirerek alevlerine destek oluyordu.

 

Dokuzuncu gün başladığında artık. Hırçın artık Zeng'e alevlerinin yetmediğini kabul etmek durumunda kaldı. Bir süre dönüşüm durumunda kalarak çevredeki ağaç parçalarını ağzıyla toplamaya başladı. Ağaçları topladıktan sonra bunları Zeng'e belirli mesafelerde bir daire oluşturacak şekilde yerleştirdi. Kuyruğunun alevini normale döndürerek Zeng'in etrafında küçük ateşler yaktı.

 

Zeng nihayet dokuzuncu günün sabahında uyanmıştı. Kendine geldikten sonra sürekli kendisini izleyen ve koruyan Hırçın'a bakarak gülümsedi. Hırçına bakarken etrafında yerde bulunan yanık izlerini farketti. 

 

Zeng uyuduğu süreç boyunca olan şeyleri Hırçından dinlerken şaşırdı. Zeng neredeyse üç gün boyunca uyuduğunu ve bununla kalmayıp direk ateşi özümsemeye başladığının farkında bile değildi. Hırçının anlattıklarını bitirmesiyle ruh denizini gözlemlemek için gözlerini kapattı.

 

"A.. altın seviye.." Zeng ruh denizine baktıktan sonra şaşırdı. "Birdakika bunun neredeyse yarısına yakınıysa platin rengine dönmüş." Zeng dikkatli bakınca aradaki soluk platin rengindeki az miktarda olan büyü gücünü de farketti. "Ayrıca... Kıvılcımlar,  Birleşip büyümüş gibiler, sanki ara ara küçük ateşler çıkartıyorlar." Zeng büyü gücünün içinde bulunan ısıya da baktı.

 

"Altın seviyenin ortasına yaklaştın demek." Hırçın gülümsedi. "Bende o kadar alev nerene gidiyor diyordum." Hırçın uyurken Zeng'in emdiği alevleri düşündü.

 

"Hahaha. Ben en iyisiyim Dokuz günde gümüş seviyeden altın seviyeye geçmeyi başardım." Zeng başarısıyla oldukça neşeli bir haldeydi.

 

"Bir bakalım. Sıcak eller." 

 

Zeng, Sıcak eller tekniğini harekete geçirdi. Altın seviyeye ulaşmanın nasıl bir güç yaşatacağını tüm vücudunda görmek istiyordu. Sıcak eller tekniğini ilkin tüm vücuda uygulayan zeng kolların omuzlarında bacaklarında küçük kıvılcımların vücudu üzerinde gezdiğini gördü. Tekniği sadece üst bölgesinde uyguladığı zamansa teknik artık kıvılcımları birleştirmeye ve daha büyük kıvılcımlar oluşturmaya başlamıştı.

 

Tekniği artık sadece omuzları ve parmak uçları arasında oluşturduğundaysa. kıvılcımlar ara ara parlak küçük alevler çıktığını gördü. Zeng sonunda sıcak eller tekniğini sadece parmak uçları ve bilekleri arasında oluşturdu. Ellerinde çıkan büyü gücü artık avuç içlerinde iki küçük alev topu oluşturmayı başarmıştı.

 

"Hırçın görüyor musun." Zeng ellerini Hırçına göstererek başarısının zevkini ve sevincini paylaştı.

 

"Güzel şimdi bir elementalistcik olmaktan elementalistliğe yükseldin. Lakin bu yeterli değil. Büyü gücünü saflaştırman gerekli. İlerisi için daha sağlam temeller atmalısın." Hırçın, Zeng adına sevinmiş olsada geleceğini düşünerek tekrar eğitime başlaması gerektiğini söyledi.

 

"Saflaştırmak mı? Nasıl?" Zeng sıcak eller tekniğini durdurarak sordu.

 

"Büyü gücün üzerindeki hakimiyeti kurmalısın. Şimdi sıcak eller tekniğini kullanarak alevleri ellerinden ayrımaya çalış. Büyü gücün bitene kadar bunu tekrarla. Büyü gücün bittiğindeyse uykuya diren ve büyüyle ısıyı aynı anda bilincin açık bir şekilde emerek büyü gücünün kalitesini arttır." Hırçın Zeng'e açıklamaya başladı.

 

"Uyurken emdiğin büyü gücü  ve ısı direk ruh denizinde birleşiyor. Bu da senin hızlı bir şekilde gelişim yapmana olanak veriyor. Şimdi bilinçli olarak büyü gücünü ve ısıyı absorbe et. Lakin ruh denizine göndermeden önce meridyenlerin arasında bunları sıkıştırıp çektiğin büyü gücünün bile birbiriyle bileşmesini sağla." Hırçın açıklamayı bitirince uzanarak Zeng'in söylediklerini yapmasını bekledi.

 

Zeng bir süre hırçının dediklerini yapmaya çalıştı. Lakin bir sonuç alamadı. Ruh denizindeki büyü gücü ne zaman boşalsa farkında olmadan gözleri gidiyor ve uyuya kalıyordu. Hırçın en son dayanamayarak uyuya kalan Zeng'e pençelerinden birini geçirdi.

 

"Ahhhhh" Uyuya kalan Zeng yerinden acıyla yerinden kalktı.

 

"Anlaşılan uyumaman için sana acı lazım." Hırçın, Zeng'e acı çektirerek uyutmamayı amaçladı. (Vicdansız sabuha, sabuha)

 

Zeng artık  uyuya kaldığı zamanlarda Hırçın, Zeng'in omuzunun hep aynı noktasına bir pençe darbesi atarak Zeng'in uyanmasını sağlıyordu.  Zeng absorbe ettiği ısı ve büyü gücünü yapabildiği süre boyunca meridyeninde toplamaya çalışıyor, meridyenlerinde daha fazla ısı ve büyü gücü tutamayacağı kıvama geldiğindeyse topladığı büyü gücünü birleştirerek ruh denizine gönderiyordu. Zeng'in ruh denizinde  büyü gücü tamamen toplanınca tekrar büyü gücünün tamamını harekete geçirerek tüketiyoru. Hırçın ise Zeng'in büyü gücünü tüketme aşamasında sürekli yeni ağaç parçaları toplayarak ateş yakmaya hazırlanıyordu.

 

 

Zeng  işlemleri tekrarlamaktan artık gözlerini bile zorla açamadığı duruma gelmişti. Bir noktaya kadar dayandıktan sonra tekrar uyuya kaldı. Hırçın her zamanki gibi Zeng'in uyuya kaldığını görünce omuzunun aynı noktasına bir pençe darbesi attı. Lakin bu sefer Zeng uyanmamıştı.

 

Zeng'in uyanmadığını gören Hırçın durumun kritik bir noktada olduğunu anlayınca bu sefer daha derine bir darbe attı. Fakat Zeng yine uyanmadı. Hırçın böyle devam etmeyeceğini düşündü. Zeng'i kesin uyandırmalıydı. tüm pençelerini Zeng'in bedenine aynı anda geçirdi.

 

"Ahhhh" Zeng bulunduğu ağır uyku durumunda bu acıyı hissederek gözlerini açabildi.

 

"Çabuk büyü gücünü topla ve sıkıştır." Hırçın Zeng'e bağırdı.

 

Zeng yarı uykulu olmasına ve canının aşırı derecede yanmasına rağmen hâla gözlerini kapatmak istiyordu. Yarı bilinçli bir şekilde Hırçının dediklerini yaptıktan sonra tekrar uyuyakaldı. Zeng limidine ulaşmakla kalmayıp, limidini aşmıştı. Lakin bu sefer uyuyakalmadan ve farkına varmadan meridyenlerindeki büyü gücünü birbiriyle birleştirerek sıkıştırmayı başarmıştı. Bu ufakta olsa Zeng'in büyüsünün kalitesinin artmasını sağlamıştı.

 

Zeng ve Hırçın bu işlemleri Zeng uyanınca tekrarladılar. On ikinci günün sabahında Zeng ruh denizinde bulunan büyü gücünün parlaklığının gözle görülebilecek kadar arttığını görmüştü. Tüm süreç boyunca canı çok yansa da çok fazla acı çeksede buna değdiğini düşünerek oldukça sevinmişti.  Zeng oturduğu yerden ayağa kalkarak nehirde elini yüzünü yıkamak istedi.

 

"Hı? Neler oluyor? Hırçın niye dönüyorsun?" Zeng kalktığı esnada hırçına bakarken başı döndü ve yere düştü.

 

"Zeng, Zeng, Zeng" Hırçın Zeng'in yere düştüğünü görerek koşarak yanına geldi ve Zeng'i dürttü fakat ne kadar dürterse dürtsün Zeng uyanmıyordu.

 

 

"Afererin velet. Büyü gücün ve bu gücün  saflığı bunun için yeterli. Ateş Ejderinin Kanat Saldırısı." 

 

 

Zeng kendisini uyandırmaya çalışan Hırçından habersiz baygınken Zihninde bir ses duymuştu. Zeng'in zihninde duyduğu Ses Jianta'ya aitti. Zeng sesi duydukan sonra Zihnine bir takım bilgiler akmaya başladığını hissetti. Zeng baygın olduğu bir kaç saat içinde aklında yeni bir teknik ortaya çıkmıştı. Bu teknik Jianta'nın Zenge kalbini verdiği zaman mühürlemiş olduğu tekniklerden biriydi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bölüm İsmi: İlk Mühürlü Teknik

 

 

Keyifli okumalar arkadaşlar. Umarım bölümü beğenirsiniz. Hepiniz seviliyorsunuz. İsim önerilerini hala değerlendiriyorum. Sizin hoşunuza giden isimleri bu olsa iyi olur dediklerinizi yazın. Bu isimlerden göze ve kulağa hoş gelenini oylamaya sunacağım ve 30 beğeniye çok az kaldı. Hadi ama buraya kadar okudun ve hala beğenmedin mi ayıp ama :(




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1317

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1117

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 930

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 851

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 737

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 690

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 667

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 573

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 540

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 436

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 209

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 146

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 115

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 83

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 71

Site İstatistikleri

  • 17096 Üye Sayısı
  • 473 Seri Sayısı
  • 22966 Bölüm Sayısı


creator
manga tr