Korku dağları bekler. #Atasözü

Düşüş - Bölüm 13: İdam Sehpası


Sargon iki gün içinde yolsuzluk yapan yöneticileri hizaya getirmek için iki yüzden fazla idam emri verdi. Gereğinden fazla zaman harcamıştı bu yüzden hızla nerden at bulabileceğini öğrenip yola çıktı. Bu sırada Diana da sakinleşmiş ve Sargon’a katılmıştı.

Sargon’un öğrendiğine göre Kuzey Karakolunun birkaç kilometre batısında bulunan bir ovada otuz bin nüfuslu bir kasaba vardı. Bu kasaba birkaç aileden oluşuyordu ve kasaba yöneticisi de bu ailelerden birinin lideriydi. Kasaba doğrudan Kuzey Karakoluna dolaylı olarak ta Kızıl Dağ Krallığına bağlıydı.  Bu kasabanın adı Hisan’dı.

Bu kasabanın çevresinde çokça yabanıl at sürüleri vardı. Doğal olarak kasaba halkı da atlar hakkında bilgiliydi ve halkın yarısından fazlası at sürmeyi biliyordu.

Sargon ve ona eşlik edenler uzun süredir yoldaydı. Yakında Hisan kasabası ufukta gözükecekti ama kasabadan önce koyu bir duman gözüktü ufukta. Bu dumanı ilk gören Sargon’un da içinde bulunduğu at arabasını süren deneyimli askerdi.

Duman demek ateş demekti ve ateşin pek çok anlamı olabilirdi.  Araçta taşıdığı kişi ise Kızıl Dağ Krallığının geleceğiydi doğal olarak çok dikkatli olmalıydı. Bu yüzden hızla at arabasını durdurdu ve ufukta gözüken dumanları at arabasında bulunan Sargon’a bildirdi.

“Prens Sargon, Hisan kasabasının bulunduğu taraftan dumanlar yükseliyor. Bildiğiniz üzere İblis Dağları çok uzakta değil. Kasabaya iblis saldırısı olmuş olabilir. Geri dönmemizi öneriyorum. ”

Sargon iblislerden korkmuyordu ama ölmemesi gerekiyordu ne de olsa yakında büyük bir savaş çıkma ihtimali vardı ve krallığın ona ihtiyacı vardı. Ama geri dönmekte istemiyordu çünkü zamanı yoktu. Yanında oturan Melena’ya döndü.

“Duyabiliyor musun Melena?”

Bunun üzerine Melena birkaç saniyeliğine gözünü kapattı.

“Evet, dün gece bir saldırı olmuş ama iblisler değil. Güvenlik konusunda bir sıkıntı çıkacağını sanmıyorum.”

Melena’nın sözlerine güvenen Sargon sürücüye döndü ve devam etmesini söyledi.

Sargon şehre yaklaştıkça yükselen dumanların kaynağı da açığa çıktı. Kasaba yanıyordu ama kasabanın surlarında hala Kuzey Karakolunun bayrağı vardı. Yani kasaba başka bir güç tarafından ele geçirilmemişti.

Şehirde kesin olarak bir savaş yaşanmıştı ama şehrin dışında hiç ölü yoktu. Şehre dışardan saldırı olmamıştı. Savaş içerde olmuştu.

Sargon’un arabası hiçbir kontrol olmadan kasabaya girdi. Zaten çevrede çokça insan yoktu. Melena’nın dediğine göre herkes şehrin merkezinde toplanmıştı.

Sargon, Diana, Melena ve Sargon’un korumaları arabadan indi. Şehrin merkezindeki kalabalığa varmışlardı. Bu kalabalığın merkezindeki idam sehpasında beş giyotin ve elleri bağlı onlarca kişi vardı. Bu kişilerin çoğu zırhlıydı.

Bu zırhlı kişilerin üstündeki amblem Kuzey Karakoluna aitti. Bu askerler Hisan şehrinde doğup büyümüşlerdi ve Kuzey Karakoluna bağlılardı. Kuzey Karakolu’nun askerleri Kızıl Dağın askerleriydi. Yani Sargon’un askerleri idam edilmek üzereydi.

Sargon ve korumalarından biri kalabalığın ortasına doğru koşmaya başladı bu sırada diğer koruması Diana’yı alıp güvenli bir yere götürüyordu. Melena da olası bir tehdide karşı kalabalığa karışmıştı.  

İki kişinin hızla giyotinlerin bulunduğu sahneye yönelmesi kalabalığın da ilgisini çekmişti ve kalabalık huzursuzlanmaya başlamıştı. Kimse daha ne olduğunu anlamadan bu iki kişi sahneye çıktı.

Sahnede uzun sakalları olan yaşlı bir adam ve birkaç silahlı kişi vardı.  Haliyle tanımadıkları bir çocuğun ve adamın sahneye çıkmasından hiç hoşlanmamıştı yaşlı adam.

Yaşlı adam ve yanındaki askerler silahlarını çekmek üzereydi ki bir anda yere yıkıldılar.

“Ben Kızıl Dağ Krallığı’nın Prensi Sargon Tiamat! Yanımda duran adam da Altı Duvardan Usta Rex! Şimdi neden askerlerimin giyotinler önünde beklediğini açıklayacak mısınız yoksa ben mi öğreneyim? ”

Kurulduğundan beri sadece üç Uyanmış yetiştirmiş olan kasaba halkının üstüne korkunç bir aura çökmüştü. Kalabalık için sahnedeki kişiler Tanrı gibiydi.

Zincirlerle bağlanmış askerlerden biri Sargon’un ve Rex’in ismini daha önce duymuştu.  Bu iki figürün Hisan’a gelmesini beklemiyordu ama gelmişlerdi. Kurtulma şansı vardı artık. Konuşmak üzere ağzını açmıştı ki kalabalığın arasından biri fırladı ve Sargon’a doğru saldırıya geçti.

Sargon bu saldırıya hazırlıksızdı ama Rex saldırıyı fark etmişti. Hızla saldıran adamla Sargon’un arasına fırladı ama saldırıyı karşılayabilecek pozisyonda değildi bu yüzden saldırıyı engellemek için vücudunu siper etti.

Rex saldırının etkisiyle sahneden fırladı ve yaklaşık 20 metre ötedeki bir binaya çarptı. Böyle bir saldırıyı ancak bir Uyanmış yapabilirdi ama böyle bir saldırıyı Kızıl Dağın en güçlü savaşçılarından birine yapmak normal bir Uyanmış için imkânsızdı.

Saldıran yaşlı bir adamdı ve Sargondan sadece beş adım uzaktaydı. Yaşlı adam belinde asılı olan kılıcını çekti ve kendisine nazaran çok güçsüz olan Sargona doğru ilerlemeye başladı. Sargon da karşıındaki yaşlı adama doğru yürüdü ve kılıcını çekip saldırıya geçti.

Yaşlı adam ve Sargon’un kılıçları çarpıştığında Sargon omzunun çıktığını fark etti. O anda Sargon karşısındaki adamı yenemeyeceğini anladı ama durmak gibi bir niyeti yoktu. Sargon’un yetiştirilme tarzı böyle bir şey yapmasını engelliyordu. Kızıl Dağın gelecekteki kralı olacak adamın kaçması imkânsızdı.

İkinci bir darbeyi daha kaldırabilirdi ama üçüncü ve dördüncü darbeler Sargon’un ölümüne neden olabilirdi. Sargon kendini ölüme hazırlamıştı ama olabildiğince direnmeyi kafasına koymuştu.

Bunun için de darbeleri karşılamak yerine darbelerden kaçınarak bir açık aramaya çalışacaktı. İki darbeye daha dayanmıştı ki Melena yaşlı adama arkasından saldırdı ve yaşlı adamın sırtında derin bir hançer yarası bıraktı. Yaşlı adam da hızla Melena ya karşılık vermeye çalıştı ancak aynı anda Rex’te sahneye atladı. Yaşlı adam sahneye atlarken tek amacı Sargon’u öldürmekti. Sargon’u öldürdükten sonra ölüp ölmemesi çokta önemli değildi. Ancak şu an yapabileceği bir şey kalmamıştı. Tek çaresi kaçmaktı.

“Canlı istiyorum!”

Bu sözlerle birlikte Rex bir anda yaşlı adamın önünde belirdi ve yaşlı adamın karnına tüm hışmıyla yumruk attı. Yaşlı adam organlarını kusacakmış gibi hissetti. Hemen ardından bir darbe daha aldı ve gözleri karardı.

“Melena neden bu kadar geciktin! Kendime gelemeseydim prens ölecekti!”

Rex’in azarı yüzünden Melena sinirlenmişti ama onun da haklı bir gerekçesi vardı. Dağılmakta olan kalabalığın ortasındaki bir boşluğu gösterdi. Bu alanın boş olmasının nedeni yerde yatan on kadar ölü bedendi.

“Kalabalıkta bazı şüpheli kişiler gördüm. Onları halletmem uzun sürdü affedin lütfen efendi Rex.”

Rex sinirliydi ama Melena da haklıydı. Bu yüzden hiçbir şey demeden Sargon’la ilgilenmeye gitti.

Sargon ise bu sırada sahnedeki askerleri bağlayan adamların başındaydı. En yaşlıları olanı kafasından tuttu. Çok sinirliydi.

“O yaşlı piçi tanıyorsunuz değil mi?! Şimdi siz mi konuşacaksınız yoksa ben mi sizi konuşturayım?!”




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1436

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1192

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 976

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 903

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 790

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 771

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 713

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 638

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 623

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 571

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 571

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 216

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 200

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 157

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 140

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 133

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 128

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 125

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 124

Site İstatistikleri

  • 14277 Üye Sayısı
  • 668 Seri Sayısı
  • 31676 Bölüm Sayısı


creator
manga tr