Korku dağları bekler. #Atasözü

Düşüş - Bölüm 12: Denetleme


Sargon mağaranın içinde önündeki iki kalın dosya ve onlarca kitapla birlikte oturuyordu. Babasından çok önemli iki görev almıştı. Aldığı görevleri tamamlaması için önündeki dosyalar ve kitaplar çok önemliydi.

Genç Sargon bir hafta boyunca mağaraya oyulmuş odada kaldı ve gerekli tüm bilgileri öğrendi. Artık verilen görevleri yerine getirmesi gerekiyordu.

Görevlerin ikisi de biri gizli olmak üzere iki birlik kurulmasıydı. Bilge Kral sadece savaş arabalarından oluşan bir birlik kurulmasını istiyordu. Bunun için gerekli olan üç şey vardı; At, araba ve asker.

Arabaları yapmak Kızıl Dağ Krallığının Zanaatkârları için basitti. Asıl mesele askerler ve atlardı.

Kızıl Dağ Şehrinde neredeyse hiç at yoktu. Olan atlar da yakın bölgelerden getirilmişti. Doğal olarak at sürmeyi bilen çok az asker vardı.

Savaş atlarının dayanıklı ve güçlü olması gerekiyordu. Uzak ülkelerden at getirmek atları yıpratabilirdi. Ayrıca başka bir ülkeden yüksek sayıda savaş atı satın almak çokta mantıklı değildi. Ne de olsa bu atlar gelecekte bu ülkelere karşı kullanılabilirdi.

Bilge Kral Bu durumun çözümünü sunmuştu tabi Sargon’a. Kuzey Karakolu’nun bulunduğu bölgede yaban atları vardı. Bu atlar çoğu savaş atından daha dayanıklıydı ama evcilleştirilmeleri çok zordu.

Bilge Kral, Sargona bu atları evcilleştirmesini, bu vahşi atları kontrol edebilecek güçte olan savaşçılar bulmasını ve Kuzey Karokulunu denetlemesini emretmişti. Savaş arabalarının imalatını ise Bilge Kral halledecekti.

Bu yüzden Sargon Kuzey Karakoluna gitmek üzere hazırlıklarına başladı.

“Melena yanımda bir arkadaşımı da getirmek istiyorum. Bir problem olur mu sence?”

Melena, Sargonun sorusuna küçük bir tebessümle cevap verdi.

“Yüce prensimiz emrettikten sonra hiç kimse sorun çıkartamaz.”

Sargon Kuzey Karakolu’nun bulunduğu bölgenin çok güzel olduğunu duymuştu. Uzun süredir görmediği Dianayı da kendisiyle götürmek istiyordu bu yüzden.

Sargon kendisini korumakla görevli iki Uyanmışla birlikte yola çıkmaya hazırdı. Tabi ki Sargonu gölgelerden koruyan birçok savaşçı da vardı.

Dianaya da haber vermiş küçük bir geziye çıkacaklarını, şehrin çıkış kapısında kendisini beklemesini söylemişti.

Kızıl Dağ Krallığında çok fazla at yoktu ama Krallığın hizmetinde ondan fazla at arabası vardı. Bu at arabaları uzun mesafeli yolculuklar için kullanılıyordu.

Sargon, Melena ve iki Uyanmışla birlikte şehirden ayrılmak üzere yola çıktılar.

Diana şehrin çıkışında yaklaşık on dakikadır bekliyordu. Uzaktan yavaş yavaş gelen at arabasını fark eden Diana şaşırmıştı. Çok geçmeden at arabası Diana’nın önünde durdu.

“Ulan madem prenstin niye kuru ekmek yedik o kadar! Çıkıp iki kilo et getirseydin de yeseydik.”

“Sana yüz kere söyledim prens olduğumu! Sen inanmadın manyak karı!”

Sargon ve Diana garip bir kavgaya başlamıştı ki Melena’nın sesi duyuldu.

“Prensim bence kavganıza arabada devam etmelisiniz.”

Çevrelerindeki kalabalığı fark eden Sargon ve Diana at arabasına bindi ve Kuzey Karakoluna kadar kavgalarına devam ettiler.

Yaklaşık iki ay içinde Kuzey Karakoluna vardılar. Kuzey Karakol’unun yöneticileri Sargonun geleceğini biliyorlardı hatta karşılama töreni bile hazırlamaya başlamışlardı.

Birkaç gün sonra Sargon şehre vardı. Sargon kutlamalarla çok fazla zaman harcamak istemiyordu bu yüzden oyalanmadan karakolun yöneticilerinin bulunduğu saraya gitti.

“Saraya gelmek istemiyorum” dedi Diana.

Sargon şaşırmıştı daha önce herhangi bir saraya girmediğini düşündüğü Diana’yı saraya götürmek istiyordu.

“Saraya gelmezsen daha sonra seni bulamam. Sarayın kapısında da beni bekleyeceğini sanmıyorum.”

“Şehri gezer, güneş batmadan sarayın kapısında olurum. Uygun mudur prens hazretleri?”

“Nasıl istersen -Yanında ki Uyanmışa dönerek- Usta Moris benim için Diana’ya göz kulak olur musun?”

“Nasıl is-”

“Ulan zaten geziye çıkalım deyip aylardır yollarda süründürüyorsun şimdi de abilik mi yapıyorsun?!”

Uzun süre arabada yolculuk yapmaktan bunalmış olan Diana Sargon’un tavırlarına sinirlenmişti. Sargona bağırdıktan sonra arabadan atladı ve kalabalığa karıştı.

Araçtaki herkes şaşkındı. Yol boyunca Diana ve Sargon arasındaki iletişimi öğrenmişlerdi. Şaşırmalarına neden olan bu değildi. Diana çok hızlı olmasa da 17 yaşında bir kızın içinden atlayıp koşamayacağı bir at arabasında olmalarıydı. Diana sokakta yürürcesine atlamıştı araçtan.

Şaşkınlığından ilk kurtulan birkaç saniye önce Dianayı koruma emri alan Moristi. Moriste araçtan atladı ve Diana’nın peşinden gitti.

Diana’nın arkasından giden kişi çok güçlüydü. Bu yüzden bu konuya çok takılmadan yollarına devam ettiler.


Kuzey Karakolu daha önce Kral olan üç kişi tarafından yönetiliyordu. Tabii ki hiç biri karışıklık çıkartamazdı. Bilge Kralın gücünü görmüşlerdi. Bilge Kral acımasızdı, oğlu ise daha acımasızdı.

Şimdi ise bu acımasız prensle ikinci defa karşılaşacaklardı. Hatalarının bedeli ağır olabilirdi. Bu yüzden prensi olabildiğince memnun etmek ilk hedefleriydi.

Prens eskiden taht odası olarak kullanılan odaya çıktı. Karakolun tüm kıdemlileri buradaydı. Prens odadakileri süzdükten sonra odanın ortasında eskiden kalmış olan tahta doğru yöneldi. Odadaki herkes Sargon’un tavırlarını biliyordu ya da duymuştu ama hiç biri böyle bir şey beklemiyordu.

Tahtın orda olmasının tek nedeni Bilge Kral’ın olası bir ziyareti içindi. Sargon’un bu durumu bilmemesi imkânsızdı. Bunu yapmasının tek anlamı vardı doğrudan babasını temsilen buradaydı.

“Buraya geliş nedenim karakolu denetlemek ve Bilge Kralın bana verdiği bir görevi tamamlamak. Şimdi! Karakolun kuruluşundan itibaren tutulan tüm raporları istiyorum! Ayrıca sözlü olarak da rapor vereceksiniz.”

Sargon emirlerini verdikten sonra hemen sağında bulunan Melena’nın kulağına bir şeyler fısıldadı. Aynı anda odadaki diğer insanlar da yardımcılarına raporları getirmeleri için emirler veriyordu.

Raporların gelmesini beklerken odadaki yöneticiler Sargona yakınlaşmaya çalışıyordu. Sargonun ilk baştaki tavırları gitmişti. Kendisine gelen tüm yöneticilerle gayet saygılı ve sevecen bir şekilde konuşuyordu.

Çok geçmeden raporlar geldi ve ortam tekrar gerildi. Herkes Sargonun raporların sadece sonuçlarına bakacağını düşünüyordu ama Sargon eline her aldığı raporu uzun uzun inceliyordu. Özellikle maliye raporuna çokça zaman harcadı.

Raporları incelemeyi bitirdikten sonra sözlü olarak yapılanları dinliyordu ki bu sırada Melena geldi. Melena’nın elinde kalınca bir dosya vardı.

Bu dosya odadaki birçok insanın dikkatini çekti. Melena dosyayı Sargona verdikten sonra Sargon’un sağında beklemeye başladı.

Sargon raporu on dakika kadar inceledikten sonra kıkırdamaya başladı.

“Bundan altı ay önce Kuzey Karakolun’un dış savunmasının sağlamlaştırılması ve yeni iş yerleri açılması için yirmi beş bin altın para teslim aldınız, doğru mu?”

Sargonun sorusuna kimse cevap vermedi. Sargon gözlerini merakla açmış odadakilerin yüzlerine bakıyordu.

“Cevap vermek isteyen yok mu?”

Eli titreyen yaşlı bir adam birkaç adım öne çıktı.

“Kızıl Dağ Krallığını bilgilendirdiğimiz gibi paranın teslimatında problem oldu. Yirmi bin altın teslim aldık.”

Sargon bunun üzerine Melena’ya döndü.

“Söylendiği gibi bir ihbar aldık. Teslimatı yapanlar Kızıl Dağ Elitleriydi. Sorgulandılar ve görevleri askıya alındı ama altınlara dair hiçbir şey bulamadık. Görevinden alınan Kızıl Dağ Elitlerinden biri olayları gururuna yediremeyip intihar etmiş.”

Sargon kapıya yakın duran ve kimsenin dikkatini çekmemiş olan siyah saçlı bir adamı gösterdi ve bir adım öne çıkmasını söyledi. Orta yaşlı adam sert adımlarla Sargon’un önüne geldi ve diz çöktü.

“Bu konuyla alakalı bir şey biliyor musun?”

Diz çökmüş olan adam şaşkın şaşkın Melena’ya baktı.

“Görevin sonlandı. Rahat ol asker.”  Dedi Melena.

“Efendim teslimatın yapılıp yapılmadığını kontrol etmek için ordaydım. Tamı tamına yirmi beş bin altın Karakol Yöneticisi Lerzan’a teslim edildi.”

İsmi Lerzan olan yönetici hışım ve korkuyla öne atıldı.

“Bu adam -Diz çöken adamı göstererek- basit bir saray muhafızı efendi Sargon! Bu köpeğin sözlerine itimat etmeyin lütfen!”

Lerzan bağırmaya devam ederken diz çökmüş adama vurmaya başladı ama diz çökmüş olan adam tepki vermiyordu.

Sargon hışımla tahtından kalktı ve Lerzan’a doğru yürümeye başladı.

“Şimdi ‘eski yönetici’ Lerzan. Kızıl Dağ Krallığının parasını çaldığınız için mi cezalandırılmak istersiniz yoksa doğrudan Bilge Kral tarafından görevlendirilmiş bir istihbarat şefine saldırıp iftira attığınız için mi?”

Lerzan kurtuluşunun kalmadığını anlayınca köşeye sıkışmış kediye döndü. Lerzan da bir Uyanmıştı ve deneyimli bir savaşçıydı. Biraz zorlarsa kaçabileceğine inanıyordu. Tek sorun kendisine fazla yaklaşmış olan Sargondu. Sargon’un da bir Uyanmıştı ve bu mesafeden Lerzan’ın kaçışını engelleye bilirdi. Bu yüzden önce. Sargon’u etkisiz hale getirmesi gerekiyordu. Ardından arkasına bile bakmadan kaçacaktı.

Aurasını yaydı ve Sargon’a saldırmak üzere yerinden fırladı. Tam Sargon’a vuracaktı ki kolu koptu. Kolunu koparan kişi Sargon’u korumak için görevlendirilmiş olan Uyanmıştı. Lerzan daha ne olduğunu anlamadan üstüne çeken auranın ağırlığı altında diz çöktü. Bu sırada odanın içinde siyah kıyafetler içinde yirmiden fazla siyah giyimli ve silahlı kişi belirdi. Odada bir anda beliren bu insanlar Sargon’un gizli korumalarıydı.  Sargon bile bu kişilerin varlığı hakkında çok bilgili değildi.

“Yardımın için teşekkür ederim Efendi Rex . Bu haini de götürün. Yarın öğlen şehir meydanında idam edilecek.”

Sargon’un verdiği emir beklendikti ama söylediği isim odadaki herkesin korkmasına neden olmuştu. Bu isim Bilge Kral’ın Altı Duvarından birinin ismiydi. Altı Duvar arasında hızıyla öne çıkan ve Kızıl Dağın Rüzgârı olarak da bilinen Rex’ti bu.

“Şimdi Melena’nın getirdiği istihbarat raporuyla sizin raporlarınızı karşılaştıralım mı?”




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1387

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1169

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 961

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 889

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 783

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 741

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 700

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 629

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 595

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 555

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 527

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 215

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 201

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 156

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 130

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 130

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 124

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 122

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 122

Site İstatistikleri

  • 20420 Üye Sayısı
  • 580 Seri Sayısı
  • 28617 Bölüm Sayısı


creator
manga tr