Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Düşüş - 11- Hazırlık


Patlamanın etkisiyle meydandaki kendi heykelinin önüne kadar fırlayan Şapur, ağır yaralanmamıştı. Düşüşünün birkaç saniye ardından ayağa kalktı ve hızlı adımlarla kaos içindeki kiliseye yöneldi.

O sırada kilise şovalyeleri klıçlarına sarılmış neler olduğunu anlamaya çalışıyordu.

Daha patlamanın Şapurun odasında olduğunu fark etmeden Şapur kilise etrafında yavaş yavaş toplanan halkın arasından geçerek kilise kapısındaki şovalyelerden birinin yanına gitti ve ‘’Git ve komutanına benim yanıma gelmesini söyle.’’ Dedi.

Ardından hızlıca bir piskoposun odasına daldı.

Odada bulduğu bir kağıda birşeyler yazdı ve kağıdı alıp odadan çıktı. Kilise yönetimine doğru gidiyordu.

Tabi yönetime vardığında orda kimseyi bulamamıştı çünkü patlamadan korkan yöneticiler çoktan kilisenin gizli geçitlerine saklanmıştı.

Zaten Şapur’un yönetimin sorularına ayıracak zamanı yoktu.

Kilise ve kabile için alınan kararların onaylanıp mühürlendiği odaya girdi.

Kilisenin kuraları onaylamak için kullandığı mühür bu odadaki bir kasanın içindeydi.

Kabilede yaşayan herkesin insan üstü fiziksel kuvvete sahip olmasına rağmen o sırada kabilede bulunan kimsenin gücü bu kasayı açmaya yetmezdi.

Şarpur tek eliyle kasanın kapağını kırdı.

İçindeki mühürü aldı ve birkaç dakika önce üstüne birşeyler yazdığı kağıda mühürü bastı.

Ardından odadan çıktı ve hızlıca kilisenin girişine doğru yöneldi.

Girişe vardığında birkaç görevli neler olduğunu Şapur’a sormak için yaklaştı.

Ancak Şapur’un tek yaptığı şey karışıklığın hızlıca bitmesi için birkaç emir vermek oldu.

Birkaç dakika daha bekledikten sonra Kutsal Şovalyelerin Ardak kabilesindeki garnizon komutanı girişten girdi ve Şapur’a yöneldi.

‘’ Efendim iyimisiniz? Bu patlamanın sebebi ne?’’

‘’ Tanrılar beni korudu önemli bir şey yok. Olanları elimdeki yeni kararları okuyunca anlayacaksın zaten. Alınan kararları uygulamayan kişilere cezayı vermekten sen sorumlusun. En kısa sürede yüm kabile alınan kararları uygulayacak. Acele et herkesi meydanda topla.’’

Kağıdı eline aldıktan sonra açıp okuyan komutan gördüklerine inanamadı.

‘’ Efen…’’

‘’ Kapa çeneni ve emirleri derhal yerine getir!’’

Bir şey sormaya yeltenen komutan daha sorusuna başlamadan aldığı cevap karşısında Şapuru selamlayıp gitmek dışında bir şey yapamadı.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

‘’Hey Leo uyan, sana ihtiyacım var.’’

Bu sözlerin ardından Sedir hafifçe Leo’yu tokatladı. Leo uykusundan uyandı ve yorgun ve acı bir sesle,

‘’ Vicudunun yarısı olmayan bir adam sana nasıl yardım edebilir ki.’’ Dedi.

gözlerindeki ki hüzün belli olan Sedir,

‘’ Kardeşim önemli olan hayatta olman. Ancak eğer bana yardım etmezsen bu durum biraz zorlaşacak ve hayatta kalmamızın tek yolu büyük bir fedakarlık yapman.’’

‘’ Hayatta kalmak umurumda mı sanıyorsun ha! *mına koyduğumun vicudunun yarısı yok!’’

‘’ Öğretilerin dışına çıkıyorsun Leo! Zor bir durumda olduğunu biliyorum ama kabileye haberleri iletmek için yardımına ihtiyacım var!’’

‘’ Kardeşim lütfen öldür beni. Bu bedenle tanrıları temsil etmeyi haketmiyorum. Lüt..’’

‘’ Şşşşşşş sesiz ol’’

Sedir toprağa yaydığı enerjiyle bir kilometre çevresindekileri hissediyordu. Bir kilometre kadar uzakta birşeyler hissetmişti. Bu  yüzden Leo’nun sözünü kesti.

‘’ Kardeşim seni anlayabiliyorum ölmek istiyorsun ama sen ölürsen bende ölürüm. Ben ölürsem kilisemiz ve dinimiz bu şerefsizler tarafından kirletilir. Şu an bize doğru yaklaşan 30 kişi var. İkimizin de durumu ortada. Onları yenemeyiz. Aradaki mesafeyi açmam için bana yardım etmelisin.’’

Bu sözlerden sonra çevresine bakınan Leo yüksek ve kayalık bir dağda bulunan elle oyulmuşa benzeyen bir mağarada olduklarını fark etti.

‘’ Seni burdan çıkartmamı mı istiyorsun.’’

‘’ Evet kardeşim. Eğer rüzgarı kontrol edip bana yardım edersen bu kayalığı kolayca aşabilirim. Böylece düşmanla aramdaki mesafeyi hızlıca açmış olurum. Lütfen zamanımız azalıyor.’’

‘’ hahahah. Ben ölmek istiyordum ancak sen çoktan beni gömmüşsün. Tamam kardeşim sana son bir kez yardım edeceğim. Adımı unutma yeter.’’

‘’ Hayır seni gömmedim Leo. Bu mağara çok derine gidiyor. Öyle ki sonunu ben bile hissedemiyorum. Bu adamlar büyük ihtimalle vicudumuzda topladığımız enerjiyi izliyor.  Bu yüzden tüm enerjini beni yukarı itmek için kullan böylece seni de bulamazlar. Basıncın etkisiyle sende mağaranın derinliklerine itileceksin. Şehire vardıktan sonra seni almaya geleceğim. Yüce Şapur bacaklarını iyileştirmenin bir yolunu bulacaktır.’’

‘’ Haklısın. Yüce Şapur bir yolunu bulur.  İstediğini yapacağım.’’

‘’Geri geleceğim.’’

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şapur’un odasında ölüm sessizliği vardı. Sonunda dünyadaki en üstün kişi olmuştu ancak en güvenli olduğu yerde saldırıya uğramıştı.

Gücün verdiği kibir olmasaydı Şapur çoktan kaçmış olurdu. Ancak Dünya’nın en güçlü kişisi nasıl kaçardı. Hele ki kendisine alay edercesine bir mektup yazılmışken.

Kendisi güçlü olabilirdi ama ordusunun en güclü üyeleri ve büyük bir bölümünden haber alamıyordu.

Karşı tarafın tam gücü de belirsizdi.  Şapur’un acele etmesi gerekiyordu.

Tam çıkıp kapıdaki muhafızlara emir verecekti ki kapısı çaldı.

Gelen Ardak Kabilesi Garnizon komutanıydı.

Şapur’u hızlıca selamladıktan sonra  ‘’Emrettiğiniz gibi halk Kutsal Meydanda toplandı. Sizi bekliyorlar.’’dedi.

Şapur kalkıp odasındaki cama yönelidi. Kalitli kumaşlardan yapılmış koyu renkli perdesini kaldırdı ve dışarıda toplanmış kalabalığı birkaç saniye süzdü.

Gözlerini kalabalıktan ayırmadan ‘’ Yetmez herkesi toplayın. Gerekirse silah zoruyla getirin. Bir saatin var.’’

Şapur’un kötü bir ruh alinde olduğunu anlamış olan  komutan, karşılık vermeden odadan ayrıldı.

Elli dakikanın ardından komutan tekrar odaya girdi.

Şapur hala pencere başında beklemekten sıkılmış olan büyük kalabalığı izliyordu.

Tatmin olmuş bir ifadeyle komutana döndü ve ‘’İyi iş başardın ama sana bir görevim daha var. 20 kişilik 10 ekip ayarla. Mümkünse en hızlı adamların olsun. Çevre köy ve kabilelerde silah tutabilecek herkesi toplayıp buraya gelsinler.’’ Dedi.

Komutan ‘’Emredersiniz.’’ Diyerek odadan seri adımlarla ayrıldı.

Şapur ayna karşısına geçip kıyafetlerini düzelterek kapıda bekleyen korumaları eşlliğinde kilise çıkışına yöneldi.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1324

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1121

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 937

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 858

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 742

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 694

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 676

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 617

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 573

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 545

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 445

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 115

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 86

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 73

Site İstatistikleri

  • 17322 Üye Sayısı
  • 483 Seri Sayısı
  • 23446 Bölüm Sayısı


creator
manga tr