Korku dağları bekler. #Atasözü

Düşüş - 10- Mektup


Hafif bir zırha sahip olan orta boylu bir adam atıyla son sürat kilisenin avlusuna girdi.

Önünü kesmeye çalışan muhafızlara Şapur’a acilen rapor vermesi gerektiğini söyledi.

Ardından bazı onaylamalar yapıldı ve altı kilise şovalyesi eşliğinde Şapur’un çalışma dasına götürüldü.

Odaya girdikten sonra eliyle şovalyelerin çıkmasını işaret etti.

Şovalyeler odadan çıktıktan sonra Şapur karşısındaki adamı biraz süzdü. Ardından sakin bir ses tonuyla,

‘’ Tahminimce sınr devriyesisin ve acilen iletmen gereken bir raporun var kardeşim. Acak aceleden adresini şaşırmış olmalısın çünkü burası dini bir kurum. Kilise şovalyelerinin karargahı burada değil. Ayrıca o yaraya da baktırmsan iyi edersin.’’

‘’ Ağır bir  yara değil efendim beni düşündüğünüz için teşekkür ederim ve bu bir rapor değil .’’

‘’Her neyse doğru düzgün açıklamayı planlıyormusun.’’

‘’Üzgünüm, çok üzgünüm efendim. İki gündür at sırtındayım ve çok yorgunum.  Müsadenizle oturabilirmiyim?’’

‘’Otur ve anlat.’’

‘’Sağolun efendim, çok sağolun’’

Yorgun adam birkaç saniye soluklandıktan sonra,

‘’ Efendim doğu sınırında devriye gezerken bir grup askerle karşılaştık. Birliğimdeki herkesi öldürdüler. Size bu mektubu ulaştırmam için beni hayatta bıraktıklarını söyldiler.’’

Dedi ve çantasından siyah bir zarfın içinde bulunan mektubu çıkarttı.

Şapur mektubu alıp açmıştı ki kapıdan içeri beyaz bir zırh içinde olan iki metrelik bir adam girdi.

‘’Efendim saygısızlığımı bağışlayın ama acilen size iletmem gereken bir rapor var.’’

‘’Dinliyorum’’

‘’ Özel olarak görüşsek daha iyi olur efendim.’’

Bu sözlerden dışarı çıkması istenen sınır devriyesi son kez Şapur’a,

‘’Efendim büyük ihtimalle sınrda etkin olan büyük çetelerin saldırısına uğradık. Çok önemli bir şey olmamalı.’’

Diyerek çekildi.

Sınır devriyesi odadan çıktıktan sonra Şovalye Şapur’a yaklaşım Tanrıların Yedi Kılıcından ve sefereçıkan ordudan haber alınamadığını ve aynı bölgede yüz bin kişilik bayraksız bir ordunun bulunduğunu söyledi.

Yedi Klıcın başında olduğu bir orduyu yenmek bilinen tüm kabileler için imkansızdı.

Ya rakibin gücü anlamsız derecede fazlaydı ya da sorun sadece iletişim problemiydi.

Şapur birçok ülkeye dini yaymaarı bahanesiyle rahipler göndertmişti. Tabiki bu rahiplerin asıl amacı bilgi toplamak ve diplomatik bazı işlerin ön hazırlığını yapmaktı.

Ancak bu ‘’rahiplerden’’ gelen hiçbir raporda bu denli güçlü bir ordudan bahsedimiyordu. Basedilen en güçlü ordu bile beş yüz bin kişilikti ki bu da Kiilise Şovalyelerinin yarısı civarıydı ayrıca kıta üzerinde bilinen en güçlü on kişi bir araya gelse bile Tanrıların Yedi Kutsal Klıcından ikisini bile zar zor yenebilirdi.

Bu yüzden gelen haberin gerçeklik payı çok azdı.

Şapur birkaç emir verdikten sonra şovalyeyi gönderdi ve masasına oturup düşünmeye başladı.

Bu sırada yarısını açmış olduğu zarf gözüne ilişti.

Zarfın içinde  siya bir kağıt vardı. Kağıdın üstünde sadece bir cümle vardı.

‘’Kağıdı besle’’

Şapu biraz inceledikten sonra kağıdın normal bir kağıt olmadığını ve çevresinden çok yavaş ve az miktarda enerji çektiğini fark etti.

Ardından şapur kağıda yavaşça enerji vermeye başladı. Kağıdın üstünde harfler belirmeye başladı.

Şapur sürekli olarak enerji vermezse harflerin kaybolduğunu fark etti.

Ve kağıda stabil bir hızda enerji aktarmaya başladı.

‘’ Ardak Kahramanı Şapur’a,

Sen ve kilisen umrumuzda değil. Eğer ölmek istemiyorsan Dokuzların Savaşına katılmış olan herkesi ve şehri geldiğimizde teslim et. Bizde canını bağışlayalım.  Bu mektup ve odana kadar giren askerimiz yapabileceklerimizin ön gösterimidir

 Doğu Bloğu     ‘’

 Şapur kağıdı birkaç kere daha okudu ve olayları anlamaya çalıştı.

Ayrıca birkaç dakika önce odasından ayrılan sözde sınır devriyesinn yakalanmasını emretti.

Kağıdı masaya bırakmaya çalıştı ancak kağıt eline yapışmıştı.

Kağıdı yırtmak istemeyen Şapur birkaç dakika kağıttan kurtulmaya çalıştı ancak başarısız oldu.

Ardından kahyasını çağırdı ve mektupta yazanları başka bir kağıda geçirmesini istedi.

Kahya yazma işini bitirdikten sonra elindeki kağıdı neden bırakmadığını anlamadığı Şapur’a garipçe baktı ve odadan ayrıldı.

Kahya odadan ayrıldıktan sonra elindeki kağıdı yırtarak çıkarmak için Şapur kağıda yapışık olan iki elini birbirinden yavaşça uzaklaştırmaya başladı.

Kağıdın en çok gerilen noktasında küçük bir kesik oluşmasıyla kağıdın patlaması bir oldu.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1323

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1126

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 940

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 862

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 746

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 699

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 678

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 618

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 574

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 545

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 451

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 148

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 123

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 118

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 118

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 94

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 73

Site İstatistikleri

  • 17479 Üye Sayısı
  • 466 Seri Sayısı
  • 23528 Bölüm Sayısı


creator
manga tr