Milyonlarca insanın aynı kötülükleri paylaşması o kötülükleri erdeme dönüştürmez; aynı hataları yapmaları, o hataları doğru kılmaz. #Erich Fromm

Düşler Diyarı - Bölüm: 16 - Hızlanıyoruz 1. Parça "Süvariler"


Atlılar bana daha ulaşamadan, okçuların attığı ikici atış bana ulaşmış ama hareket halinde oluşum sadece birkaçıyla buluşmamı sağlamıştı. Kalan okları da atlatmamla birlikte ilk atlıyla karşılaşmış oldum.  

İlk atlının kargı gibi koltuk altına aldığı mızrağı dibime geldiğinde, hızla altından kayarak hemen silahın sahibi olan süvariye yaklaştım. 

İkinci süvaride yanıma yaklaştığı bu sırada; bana çarpmak üzere olan ilk süvarinin atından kaçınarak, çevik bir şekilde parıltılarla dolu olan kafatasına dokundum. 

Nekrotik Nüfuz yeteneğim öncekinden daha etkili olacak ki anında toza dönüşüp üstündeki binicisinin tepe taklak olmasını sağladı. Hız kesmeden onunda işini bitirip, gelen ikinci süvariye yöneldim.

Üçüncü set okların gerildiği sırada aynı taktiği ikinci süvariye de uygulayıp onunda işini bitirdim.

Ama işler şimdi daha bir sakat haline gelmişti, çünkü bu sefer iki tane süvariyle aynı anda baş etmem gerektiği gibi yeni bir ok serisi de bize doğru gelmekteydi.

Zaten bütün düşmanlarım ölümsüz olduğu için atılan okların kendi birliklerine hasar vermesi imkansızdı. Ama aynı şey benim göreceli olan ölümsüzlüğüm için geçerli değildi. Sadece bilincim açık kaldığı sürece, kendi vücut fonksiyonlarımı çalışmaya zorluyordum.   

Düşünecek vaktim yoktu ve dört kollu iblisin deştiği vücudumu öldürdüğüm yaratıklardan ruh çekerek yavaşça düzelttiğim bu vakitte, daha fazla hasar almak istemiyordum.

Gelen ilk süvarinin mızrağını kalkanımla karşılayıp, dibine girmiş ve onunda atıyla birlikte işini bitirmiştim. 

Son kalkanımın kırıldığı bu anda üçüncü set oklardan da zorlukla sıyrılıp, dördüncü atlıya yöneldim. Yönelmemle birlikte göz hizama giren dört atlı daha olmuştu.

Bu yeterli değildi, dahada hızlanmalıydım. 

Hemen dördüncünün altından da kaymış ve çabucak işini bitirip kalanlara yöneldim. 

Tek bir noktada sabitlendiğim bu sırada süvarilerin atlarını kendime siper edip bir öteki süvarinin mızrağından kaçınmaya çalışıyordum.

Mızrakların arasın bir dansın temposunu tutturmuş ve en sonunda yavaşça hepsini öldürmeye başladım.

Ama dediğim gibi artık tek bir noktaya sabitlenmiştim ve gelecek oklardan kendimi koruyacak bir kalkanım olmadığı için, oracıkta yedi sekiz tane oku üzerime saplanırken buldum.

Acı yine yoktu ama hareketlerim zorlanmaya başlamıştı. Yinede bu olay dört süvariyi de yok etmeme engel olamamıştı.

Zorlukla ilerlediğim bu sırada, üzerimdeki bütün oklardan haşin hareketlerle kurtulmaya çalıştım.

Bu sefer bir yeni ok seti havada akın ederken, karşımda sıralanmış biçimde yan yana ilerleyen üç süvariden oluşan bir gurup vardı. 

Mızrakları tek bir hatta bana yönelmişken zorlu bir hareketle yerden kayarak üç mızraktan kaçınmış ama süvarilerin atlarının ayaklarının altında çiğnenmek zorunda kalmıştım.

Mızraklar tarafından deşilmenin daha mantıklı bir hareket olacağını düşündüğüm bu sırada, beni ezen bir atın arka bacağını yakalayıvermiştim. Böylelikle atın hızından yıpranırken, gelen oklardan da sakınmış oldum.

Biraz uğraşla tırmanıp atın üzerine çıkmış ve bana saldırmaya kalkışan sürücüsün işini sarılarak hemencecik bitirmiştim. 

Atında işini bitirmek üzre kafasını elimle kavrayıp, Nekrotik Nüfuz yeteneğimi kullanırken hareketleri kararsızlaşarak bilinçsizce koşturmaya başlamıştı.

Bu olayla birlikte kafamda başka bir fırsatın ışıkları saçılmış ve içimdeki seslerin fikrince vaşka bir plan oluşturup atı sürmeye başlamıştım.   

Sürdüğüm at yavaşlayıp diğer iki süvarinin yanından ayrıldığı bu alışma sürecinde tekrar hızlanmış ve üçlüden kalan ikiliye tekrardan yönelmiştim.

Atı sürdüğüm bu sırada peşimizde de kalan son altı kişilik süvari gurubu koştururken, yaylarını germiş olan okçu gurubunun arkasındaki son on kişilik gurubu görebilme fırsatı yakaladım. 

Sekizinin cübbeli elemanların oluşturduğu bu gurupta; geriye kalan iki kişiden biri taç takmış şövalye iken, diğeriyse altınların süslediği kara cübbeli başka bir şahıstı.

Kötü bir sonla karşılaşmamayı umarak, tekrardan bakışlarımı süvarilere çektim. İyice yaklaştığım bu sırada, çektiğim bir bıçak ile atın üstünde ayaklanıp süvarilere doğru atladım.

İvmeyi iyi bir şekilde kazanmış olacağım ki hedefimi bulmuş ve bıçağıma aktardığım Nekrotik Nüfuz yeteneğiyle kafasına yapışıp anında hedefimi yok etmiştim. 

Bu hareketle bir yanımda bulunan süvari uzaklaşma imkanı bularak mızrağıyla bana karşı atağa kalkmıştı. Aniden buna karşılık verme amacıyla bıçağımı fırlatmış ve kafasını deşmesini sağlamıştım ama amacım hedefimin tökezlemesiyken aniden toza karışmıştı.

Sanırım bıçağıma işlediğim Nekrotik Nüfuz yeteneği, fırlatsam da etkinliğini sürdürüyordu. 

Böylelikle yeni bir fikir edinmiş ve aklımdaki seslerle birlikte daha basit bir ikinci plan ortaya sürmüştüm. 

Ok yağmurları devam ederken, yeni atımı ani bir manevrayla yönünü kırıp, kalan altı süvariye doğru çevirdim. Ani hız kaybıyla devrilen attan fırlayıp, geride öldürmüş olduğum süvarilerden birinin mızrağını taklalar eşliğinde yerden kapıvermiştim.

Süvarilerle aramızda on metrelik bir mesafe kalmışken mızrağa yeteneğimi uygulayıp fırlatmış bulundum. 

İlk atış boşa çıksa da usanmamış ve bir kaç adım ötemdeki yerdeki bir diğer mızrağa yönelip almıştım. Süvarilerle aramızda üç metrelik bir mesafe kalmış iken bu mızrağı da fırlatıp atlardan birin toza karışmasını sağladım. 

Yere devrilen süvarinin oluşturduğu boşluktan yararlanarak gelen mızrakların saldırısından sıyrılıp ani bir hareketle yerdeki süvarinin de işini bitirmiştim.

Yanımdan esip geçerek beşe bölünen süvari birliği bu sefer ayarı ayrı akın ederek saldırmaya başladı. 

Ama alışık olduğum bu rutin, benim zaten asıl dans hareketim olduğu için, kısa sürede beşlinin hepsinin işini bitirmiştim.

Ve böylelikle kritik eşiği bir şekilde tamamlayarak seviye atlamış oldum.

-----

-6. Seviyeye Ulaşıldı-

1 Kabiliyer puanı elde edildi.

-----

Hız kesmemek adına direkt panele ulaşıp, puanı çevikliğe vermiştim. Hızım yüzde otuz civarı kadar artarken, ardındansa iyice uzaklaşmış olduğum ana savaş alanına yöneldim.

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1387

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1169

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 961

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 889

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 783

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 741

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 700

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 629

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 595

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 555

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 527

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 215

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 201

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 156

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 130

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 130

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 124

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 122

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 122

Site İstatistikleri

  • 20420 Üye Sayısı
  • 580 Seri Sayısı
  • 28617 Bölüm Sayısı


creator
manga tr