Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Donmuş Deniz Düşen Yıldırım - 5 - Akademi Seçmeleri


"Yeni gelenler sıraya girsin."

 

"Düzeni bozmayın ve sıranızı terk etmeyin. İkinci bir şansınız olmayacak."

 

Geniş avluda muhafızlar çocuklardan ve ailelerinden oluşan coşkulu bir kalabalığı hizaya sokmaya çalışıyorlardı. Çoğunluğu 8 yaşında olan çocukların burada toplanma amacı, akademiye girmeye çalışmaktı. Daha büyük olan çocukların hedefi ise dış saraya geçmekti. Concor ve Gan da bu çocukların arasındaydı.

 

"Nerelerdeydin Gan ? Son bir haftadır seni hiç görmedim. Bir an intihar ettiğini bile düşündüm."

 

Concor kalabalığın içinde Gan'ı bulup endişeyle koluna sarıldı.

 

"Merak etme Concor. Turp gibiyim. Hatta senin 4 gün önce enerji yoğunlaştırdığını duyduğumdan beri çok fazla iyiyim.Becerikli dostum benim. Ahahah! " Concor Gan'ı neşeli gördüğüne sevinse de içten içe delirdiğini düşünmeye başlamıştı. Acaba akademiden atılacağı için kafayı mı sıyırmıştı?

 

Gan arkadaşının kafasından geçenleri tahmin etse de gülümseyerek aldırmadı. Ne de olsa birazdan sebebini anlayacaktı. Geçirdiği zamanda meridyenlerini açtığından beridir artan enerjisini deveran ettirerek saflaştırmaya çalışmıştı. Saflaştırma işlemi uzun ve zor bir işlem olması gerekirken Gan çok hızlı bir şekilde saflaştırmıştı. Keyfine diyecek yoktu.

 

"Ben iyiyim de sen üzgün gibisin. Yoksa öğrenci yurdundan ayrılacağın için mi üzgünsün?" Gülerek Concor'u dürttü.

 

"Ne üzgün olacağım be! Sen Sera'yla kaldığın için bilemezsin tabi. Ayak kokusu, ter kokusu nasıl oluyor bilemezsin." Concor suratını ekşitmişti.

 

"Haklı olabilirsin. Belki dış sarayda böyle şikayetlerin olmaz." Gan halden anlar gibi görünüyordu.  

 

"Belki. Ne olursa olsun sonuçta kıdemli Sienna'ya biraz daha yakın olacağım." Concor'un ifadesi dokunaklı bir hale dönerken Gan'ın ifadesi battı.

 

"Şu cadaloz karının nesini beğeniyorsun anlamadım. Kadının çocuğu olsa senden büyük olurdu!"

 

Concor omuzlarını silkti. Ardından ciddi bir ifadeyle konuştu. "Endişelendiğim tek şey sensin dostum. Ben saraya geçince sen burada olacak mısın? Kalede kalma işini Sera'yla konuştun mu ?"

 

"Evet o iş tamamdır." Gan sırıtıyordu.

 

"Demiştim sana. Sonuçta Sera'nın manevi oğlusun,seni atamazlar." Concor rahatlamış ve bilgiç bir edayla kafasını sallıyordu.

 

İkilinin sohbetleri yüksek bir "Gong!" sesiyle bölündü. Akademinin dış kalesinde bulunan devasa çatal şeklindeki gök kulesi, turkuaz rengiyle hemen göze çarpan bir yapıydı. Kulenin bir değil üç tane tepesi vardı. Bir tepede devasa bir saat, diğer tepede devasa bir çan ve sonuncusunda ise ahşap bir kürsü bulunuyordu.

 

İşte şimdi öğrencilerin değerlendirmelerinin başlayacağını belirten, kuledeki çan çalınmıştı.

 

"İşte başlıyor." Gan heyecanla iç çekti.

 

Çanın çalmasıyla birlikte çevredeki tüm kalabalığın bakışları gök kulesine döndü.

 

Kuledeki kürsüde yerini almış kıdemli Sienna görünüyordu. Yanında bulunan muhafız elindeki küçük kutudan yuvarlak bir küre çıkararak Sienna'ya verdi. Sienna eline aldıktan sonra hafifçe parlamaya başlayan küreyi dudaklarına yaklaştırarak konuştu.

 

"Sessizlik!" Çıkan yüksek sesten dolayı kalabalığın sesi bir anda kesilmişti.

 

"O şey, büyülü bir küre. Sesini nasıl arttırdığına baksana." Kalabalıktan eşyayı tanıyanlar aralarında sessizce fısıldaşıyordu.

 

Sienna sessizliği sağladıktan sonra devam etti. "Gök Akademisi'nin seçmelerine hepiniz hoşgeldiniz. Ben dış saray ve dış kale kıdemlisi Sienna Green. Size seçmelerin kuralları açıklayacağım."

 

"Gök Akademisi nesillerdir Düşmüş Diyar'da öğrenci yetiştirmektedir. Kıtadaki, akademiye katılmak isteyen her öğrenci 8 yaşında akademiye gelir. Her yeni öğrenci sırayla Katalizör Hırka'yı giyip enerji toplamaya çalışır. Ceketi giydikten sonra etrafınızda parçacıklar şeklinde enerji toplanmaya başlayacak. Toplanan enerji parçacıklarını bedeninize emmek için ise iki dakikanız olacak. Bedenine enerjiyi emebilenlerin vücudunda enerji uyanır ve üretilmeye başlar. Bu aşamaya Enerji Biriktirme Aşaması denir ve yapmayı başaranlar dış kaleye alınır."

 

"Fakat bir istisna vardır. O da yanımda duruyor. Sahi nasıl olmuştu o ?" Concor Gan'a eğilerek fısıldadı.

 

"Sera'nın söylemesine göre ben 5 yaşındayken, odasındaki bitkileri sulamak için kullandığı büyülü bir eşyayla oynamaya başlamışım. Oynarken eşya etkinleşip etrafı su içinde bırakmış. Sera da böylece bedenimde enerji dolaştığını fark etmiş. Biliyorsun bedeninde enerji bulunmayanlar büyülü eşyaları aktifleştiremez. Fakat tam olarak nasıl olduğunu, ne zaman olduğunu ben de hatırlamıyorum. Çok küçüktüm." Gan daha önce de anlattığı hikayesini Concor'a hızlıca tekrar anlattı.

 

Sienna konuşmasına kısa bir ara verdiği sırada, öğrencileri hizaya sokan muhafızlardan biri elinde eski görünen koyu sarı bir hırka ile hazırlanan platforma çıkmıştı. Plaformun yanındaki sandalyede ise dış saray üstadı olduğunu belli eden üniformasıyla orta yaşlı bir adam, geçenleri tespit etmek için oturuyordu.

 

Sienna konuşmasına devam etti.

 

"Seçilen öğrencilere yurtta bir yer ve içinde enerjiyi deveran ettirecekleri teknik bulunan bir kılavuz kitabı verilir. Bu kılavuzu çalışarak 5 sene içerisinde Enerji Yoğunlaştırmaya ulaşanlar dış saraya terfi eder. Bugün hem dış kaleye girebilmek için gelen yeni öğrencilerin hem de dış kaleden, dış saraya geçmek isteyen öğrencilerin sınavı gerçekleştirilecek. 5 yıllık sürede hala Enerji Yoğunlaştıramamış olan öğrenciler ise dış kaleden atılacaktır.”

 

Sienna bu sırada kalabalıktan Gan ile göz göze gelerek kötü bir sırıtış gösterdi ve yüksek sesle devam etti.

 

“Kıdemliniz olarak testlerin başlaması için onay veriyorum.” Ardından güzel ve şen bir kahkaha atarak kalabalıktan topladığı yüksek alkış ve ıslık sesleri eşliğinde kürsüsünü terk etti.

 

“Çat!” Kafasına darbe yiyen Connor acıyla kafasını ovuşturdu.

 

“Noldu şimdi!”

 

“Sienna’yı izlerken sinirimi bozacak kadar mutlu görünüyorsun.” Gan’ın cevabı netti.

 

8 yaşındaki yeni öğrenci adayları sırayla platforma alınmaya başlamıştı. Hırkayı giydiklerinde suratlarında oluşan şapşal ifadeler kalablığı eğlendiriyordu. Bazıları enerjiyi emerek sevinç nidaları atarken bazıları da 2 dakika boyunca boşa uğraşıyor ve ağlayarak platformdan iniyordu. Ailelerden, başaramadığı için çocuklarını teselli edenler de çocuklarına kızanlar da vardı. Hatta zaman zaman seçme için görevlendirilen muhafızları tehdit eden anne babalar bile oluyordu.

 

Gan seçmeleri izlerken duygulanmaya başladı. Kendisini bildi bileli, bu kalede her sene yapılan seçmeleri izlemişti. Çocuğu geçsin diye rüşvet teklif eden zenginlerden, akademiyi tehdit edenine kadar her tür ebeveyni de görmüştü. Fakat akademi bu tip olaylara pek pabuç bırakmıyordu.

 

“Merhaba genç adam. Sen çok güçlü birine benziyorsun. Çöreklerimden almak ister misin?”

 

Gan bir anda yanında beliren yaşlı kadını görünce irkildi. Her seçmede olduğu gibi gelenlerin çoğu, biraz para kazanmak maksadıyla seçmeleri panayıra dönüştürüyordu.

 

“2 tane alayım.” Parasını verdikten sonra çöreklerden birini de Connor’a uzattı.

 

Kimi satıcılar ellerinde yiyecek sepetleriyle dolaşırken kimileri de tezgah açmıştı. Alanda sadece yiyecek değil şifalı malzemelerden büyülü eşyalara kadar her şey bulunuyordu. Fakat her şeyi parayla almak mümkün değildi. Bazı şeyler için takas, bazı şeyler için ise qi taşı isteyenler bile vardı. Qi taşları yetişimciler için paradan daha değerliydiler.

 

Qi taşlarıyla alışveriş yapan satıcıların çevresinde dış saraydan olan öğrenciler bile vardı. Nadiren saraydan çıksalar da böyle bir pazarı kaçırmak istemedikleri belliydi.

 

Gan her zaman seçmelere gelen bir genç kadının tezgahına geldi.

 

“Merhaba Rosie. Yeni bir şeyler var mı ?” Rosie dediği kız tombul yanaklı ve sürekli gülümseyen bir kızdı. Saçında taktığı yarım bir bandana ve ellerinde taze un izleri vardı.

 

“Bak bak kimler gelmiş yine.Boyun mu uzadı senin biraz daha? Kafanı da okşayamıyorum ellerim kirli.” Gan sırıttı. “Büyümekte olan bir çocuğum ben çok doğal.”

 

Peh. Ukala. Gelin bakalım şu yeni kakao kremalı kurbağa tatlısından tadın.” Gan gözleri ışıldayarak kahverengi kurbaga şeklindeki tatlılardan birkaç tane birden ağzına tıktı.

 

“Ummm nefis.” Bir yandan ağzındakileri çiğnerken bir yandan da konuşmaya çalışıyordu. Mest olmuş bir surat ifadesiyle yanındaki Connor da Gan’dan farksız görünüyordu.

 

“Hahahaha sevdiniz sanırım çocuklar.” Rosie tatlılarının beğenilmesinden hoşnut bir şekilde çocukları izledi. “Hadi artık gidin. Seçmeler bitmeden birkaç parti daha hazırlamam gerek.”

 

“Tamam Rosie. Ben yanıma da bir paket alayım.” Rosie’nin tatlıları her seçme zamanı kesinlikle es geçemediği bir şeydi.

 

Gan yeni öğrencilerin sırasına baktığında, sıranın hızlıca azaldığını fark etti. Zaman hızlı geçiyordu.

 

“Ben gidiyorum Gan. Biraz sonra Enerji Yoğunlaştırma testi için bizi de çağırırlar. Testten sonra seninle görüşürüz.” Connor yavaş yavaş Enerji Yoğunlaştırma için hazırlanan platforma yönelirken duraksadı.

 

“Sen niye geliyorsun Gan?” Gan’ın onu neden takip ettiğini anlayamamıştı.

 

“Bi şansımı deneyeceğim. Ne de olsa son seferim değil mi?” Gan pişkinlikle cevaplamıştı.

 

“Ehh peki!?” Connor arkadaşının davranışlarını garip bulsa da keyfini kaçırmak istemiyordu.

 

İkili, Enerji Yoğunlaştırma testine geldiklerinde, testi bekleyen öğrenciler Gan’a dik dik bakmaya başlamıştı. Buna yeni çömezlerinin kimler olacağını görmeye gelen dış saray öğrencileri de dahildi.

 

“Vay bu gelen beceriksizler kralı değil mi?” Etrafındaki küçük bir dış saraydan öğrenci grubuyla birlikte platformu izleyen Terra yüksek sesle bağırmıştı.

 

“Yoksa platforma çıkıp beni okuldan atmayın diye yalvaracak mısın?” Terra sesli şekilde gülüyordu. “Kim bilir babalığının biraz hatrı varsa belki de ahırda temizlik yapmana izin verirler.”

 

“Ah!”Connor bir şeyler söylemek üzereyken acıyla inledi. Gan hızlı bir çimdikle çocuğu susturarak platformun kenarında sıraya geçirmişti.

 

Platformda sıra bekleyen tüm öğrenciler Gan’a acıyarak bakıyorlardı.

 

Bir zamanlar küçücük yaşta enerjiyi kendi başına uyandırdı diye dahi gözüyle bakılan çocuk buydu. Gök Akademisinde enerjiyi, Katalizör Hırkayı giymeden kendisi uyandırabilen sadece üç kişi vardı. Bunlardan ikisi Azure şehrinin prestijli klanlarından geliyordu. Ve çoktan iç kaleye geçmişlerdi. Biri ise akademinin içinde büyütülmüştü. Kendi başına enerji uyandırdığı için yüksek potansiyel gözüyle bakarak uğruna qi taşları bile harcamasına rağmen, yıllarca enerjiyi yoğunlaştıramamıştı. En sonunda akademi de umudu kesmişti. Şimdi ise bu sıraya girmiş belli ki atılmamak için yalvaracaktı.

 

Sıranın başında bekleyen görevli öğrencilerin toplandığından emin olduktan sonra duyurdu.

 

“Enerji Yoğunlaştırma testini başlatıyorum. Platforma çıkmak için küçükten büyüğe doğru tekrar sıralanın.”

 

Yato adlı henüz ilk senesinde enerjiyi yoğunlaştırmış bir çocuk ilk sıraya ilerlerken Gan ise en sona doğru ilerliyordu.   




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1335

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1132

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 945

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 867

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 753

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 704

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 685

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 576

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 547

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 464

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 150

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 125

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 101

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 77

Site İstatistikleri

  • 17734 Üye Sayısı
  • 481 Seri Sayısı
  • 23935 Bölüm Sayısı


creator
manga tr