Korku dağları bekler. #Atasözü

DİPTEN EN TEPEYE - 13. Bölüm: Yalancılar Bir Araya Toplanmış


Yaklaşık bir dakika boyunca ses kesilince Alkar şaşırmıştı. Sonuçta dışından bağırmamıştı ama sanki o heriflere gidip bağırdığı için susmuş gibilerdi. Bu garip olsa da Alkar'ın işine geliyordu. Gitmiş olduklarını umarak sırt üstü yatağa yattı ve gözlerini yumdu. Bu huzur fazla uzun sürmedi.

"Pardon abi."

Alkar tekrardan gözünü açmak zorunda kaldı. Anlamamıştı. Biri ona 'Pardon abi.' mi demişti?

"Üzgünü- Yok lan ne üzgünü, üzgün falan değiliz. Bir dakika. Kaç kişi var lan burada. Bir kişi daha geldi. Bakın ben sinir hastasıyım demiştim neden üstüme geliyorsunuz lan?" Alkar yüzünü buruşturdu. Tamam, artık bir şeylerin farkına varmalıydı. Bu sesler dışarıdan gelmiyordu.

Yine de kontrol etmek için penceresine yürüdü. Dışarı bakınca kimsenin olmadığını gördü. Gözlerini kıstı ve iyice kontrol etti. Gerçekten kimse yoktu. Peki bu ses nereden geliyordu?

"Hey, an itibari ile yedi kişi olduk. Eğer orada saklanan varsa ses verebilir mi rica ediyorum?" Biri oradan kibarca konuşmaya çalışan adama çıkıştı.

"Sanki senin dediğinle konuşacak he." Başka bir adam atladı. "Hayır o arkadaşın dediği mantıklı. Beynime girmeniz için kaç kişi birlikte çalıştığınızı anlamalıyım."

Alkar kafasını iki yana salladı. Tam tamına altı tane adam sesi kafasında yankılanıyordu ve Alkar'ın kim oldukları ile ilgili en ufak bir fikri yoktu. Acaba odhue enerjisi ile yapılan tekniklerden biri miydi? Hadi onlardan biri olsun neden altı tane üstün seviyeli bir adam Alkar gibi bir ölümlünün kafasına girmek istesin ki? Bu saçmaydı. Alkar şimdilik susup bekleme kararı aldı.

"Aptal herif! Neden aynı gruptan iki kişi birbirine ana bacı küfür edip tehdit etsin?" Küfür sevmeyen ama eden adam mantıklı bir noktaya parmak basmıştı. Hepsinde bir takım sorunlar var gibiydi ama bazen doğru düzgün düşünebildikleri için sevindi Alkar.

"Her neyse! Son arkadaş sensin değil mi?" Bir tanesi Alkar'a seslendi ama Alkar cevap vermemeyi seçti. Beyninde sesleri yankılanan tanımadığı ve esrarengiz adamlar ile sohbet edecek değildi. Belkide seviyeliler arasında grup gibi bir şeydi? Eskiden mesajlaşma grupları olduğunu duymuştu. Gerçi bu arkadaşlar arasında olurdu ama bunların arkadaş olmadığı belliydi. Belki de sıkılan üstün seviyeli seviyecilerin yaptığı bir oyundu. Alkar'ın hissemediğini anlayınca onu gruptan atar gibi atarlardı herhalde. Sadece beklemesi gerekiyordu.

"Ah, konuşmayı sevmiyorsun galiba. En azından küfür etmiyorsun başkaları gibi." İğneleyici bir şekilde konuşmuştu. Lafları ilk duyduğu iki adama yönelik olduğu bariz belliydi. Hemen atladılar tabi. "Hadi ama! Bu durumda siz ne yapardınız? Gerçi zaten aynı durumdayız. Saçma oldu bu. Bir dakika verin bana harika ve dokunaklı bir konuşma ile geri dönüş yapacağım size." Alkar bu saçmalığa karşı yüzünü buruşturdu. Dokunaklı bir şekilde geri dönüş mü yapacaktı? Bunu kadınlarla dolu randevu listesine sahip olduğunu duyuran adam söylemişti. Parası ile dövebileceğini söyleyen adam sesini çıkarmadı. Alkar seslerinin hemen kesilmesini umdu.

"Sizim saçmalıklarınız yüzünden önemli bir toplantıda rezil oldum! Ahmak herifler amacınız ne bilmiyorum ama bunun bedelini ödeyeceksiniz." Bu herif kendini önceden övmeye çalışmıştı ama lafı başkaları tarafından kesilmişti. Gerçekten önemli bir toplantıda mıydı? Alkar gerçekliğinden emin olamadı nedense.

"Kardeşim daha iradeni koruyamıyorsun. Mesela ben neredeyim şuan sence?" Bunu her an sinir hastası olduğunu vurgulayan adam söylemişti. Neden böyle bir şey deme gereği duymuştu ki? "Neden senin nerede olduğunu tahmin edelim sayın İleri Zeka?" Kendini övmeye seven adam sinir olmuş bir sesle sordu. 

"Uf, her neyse. Şuan yaklaşık üç yıldır yatağa atmaya çalıştığım kadınla aramı yapmak üzereyim. Hatta siz kafamda kavga etmeye başlayınca onunla öpüşüyordum, yatağa atmak üzereydim. Birden tanımadığım adamlar kafamda kavga edince ne yaptım dersiniz? Size edeceğim küfürü dışarıdan ettim ve kız beni tokatladı! Bunun hesabını nasıl vereceksiniz ulan bana?"

Herkes anlaşmış gibi adama baş sağlığı diledi.

"Geçmiş olsun..."

"Ben olsam ümidi keserdim."

"Kanka sıkıntı yapma başkasını bulursun."

"Ah, evlenmeden yatağa atmaya çalışmak kötü bir şey!"

"O kız sana bir daha nah verir salak ahahahahahh."

Kanka? O kız sana nah verir? Geçmiş olsun? Ne biçim bir gruba düşmüştü Alkar? Az önce birbirlerini yiyorlardı şimdiyse o adamla dalga geçmeye başlamışlardı. Gerçi Alkar da son sözü söyleyen, kadınlarla dolu randevu listesine sahip adama katılıyordu.

"O kız sana bakmaz bir daha." Söylemeden edemedi. Birçok örnek görmüştü ve bu gibi durumların sonunda kızlar adamları hadım ediyorlardı genellikle. Sinir hastası adam Alkar'ın bile böyle söylemesi ile depresyona girmiş olacak ki sesini çıkaramadı.

"Tamam arkadaşlar ama konumuz sinir hastası adamın üç yıldır kovaladığı kızı nasıl kaybedişi ile ilgili değil. Ayrı yeten kadınları cinsel araç olarak görmeyin piç kuruları!" Alkar'ın bile bir an gözleri büyüdü. Baştan beri sakinliğini korumuştu bu adam. Konu aşk olunca ciddileşiyordu herhalde. Alkar ister istemez düşündü. 'Herhalde romantizm adamı.'

"Ah, tamam da küfür etme diye yırtınan sendin şimdi ne celallendin?" Bunu küfür sevmeyen ama küfür eden eleman söylemişti. Aptallığı sınır tanımıyordu. Onun hassas tarafı bu konuydu büyük ihtimalle. Salaklık fazla değil miydi?

"Yeter." Toplantısı bozulan kendini beğenmiş herif sakince söylendi. Kendine geliyor gibiydi. Onun sesiyle herkes toparlandı ve olayın ciddiyetinin farkına vardı. Alkar buna sevinmişti. Yaklaşık yarım saat sonra işe başlaması gerekiyordu ve bunu çabucak halletmeliydi. Bir hata olduğunu bildirmesi gerekiyordu.

"Olayın ciddiyetine vardığınızı umuyorum. Başta önemli şahsiyetlerin önünde rezil olduğum için size sinirli olsam da şuan içinde bulunduğum vaziyet onlardan daha önemli. O yüzden sakinleşmenizi ve gerçekten ne tür bir durumda olduğumuzun farkına varmanızı istiyorum." Alkar biraz şaşırmıştı diğerleri gibi. Bu herif ilk başlarda egolu ahmak bir herif gibi gözüküyordu ama kafasını toparlayınca diğerlerini de toparlamıştı. Birazcık şaşırdı ama kendisini geç toparladığı için tesadüf olabileceğini düşündü. Adam cümlesiyle diğerlerini toparlasa bile önemli olan ilk adımdı ve yanlış cümle ile ortama girmişti. Diğerleri gibi.

 Gerçi Alkar kadar yanlış bir cümle ile ortama dalamazdı. Resmen herkese söverek girmişti.

"Tamam bay çok bilmiş. Fark ettik ne tür bir durumda olduğumuzu. Birbiri ile alakası olmayan yedi şahıs birbiri ile beyninden konuşuyor. Yanlış mıyım?" Bütün herkes onaylayan mırıltılar çıkarttı. Bu sözü parası ile övünen adam söylemişti.

"Eee, şimdi ne yapalım? Tek seçenek hepinizin yalancı olması ve benim zihnime girmeniz. Övünmek ile alakası yok ama güçlüyümdür. Çok güçlüyümdür. Ayrı yeten zihnime bu gibi durumlara maruz kalmamak için koruyucu bariyerler yerleştirmiştim. Ama nasıl olduysa aynı zamanda altı kişi benim beynime girdi ve tartışmaya başladı. Bu normal değil. Benim zihnim altı kişinin aynı anda geçebileceği kadar güçsüz değildir." Devam ederek sözüne noktayı koydu.

Alkar hala o kadar güçlü bir herifin beyninde ne işi olduğunu düşünüyordu. Dediği gibiyse bu imkansızdı. Zaten Alkar gibi bir ölümlünün böyle bir şey yapması teknik olarak mümkün değildi. Seviyecilerin beyni her güçlendiklerinde kontrol altına alınması zor ve savunması en yüksek yerlerinde biri oluyordu. Bütün teknikler, bilgiler, gücün kaynağının neredeyse hepsi zihinde yatıyordu. Oraya girmek üstün bir seviyeci için zaten zordu. Bir ölümlü nasıl becerebilirdi ki bunu?

Tanımadığı biri kendi zihnini onlara mı bağlamıştı? Kim yapmıştı bunu? Böyle bir şey mümkün müydü ki?

"Haklısın." Sinir hastası adam depresyondan çıkmış olacak ki mırıldandı. "Ben de güçlüyümdür. Ayrı yeten kendimi geliştirmeye başladığımdan beri zihnimi güçlendiriyorum. Neredeyse herkesten daha güvenlidir. Sonuçta yaklaşık..." Duraksadı düşünüyor gibiydi. "Yaklaşık iki yüz kırk dokuz yıldır zihnim üzerine ayrı yeten yoğunlaşıyorum. İki yüz elli beş yaşında olduğuma göre yaklaşık altı yaşında seviyecilik alanına girdiğimi varsayarsak gayet  uzun bir zaman dilimi."

Adam bunu kesinlikle övünen bir ifade ile söylememişti ama Alkar o herifin yaşını duyunca verdiği tepkiyi tahmin edin. Elbette şaşırıp bağırmamış ya da heyecanlanıp gülmemişti. Her zaman ki gibi duvara boş boş bakmıştı. Ne sandınız ki?

"Vay, gençmişsin sen bayağı ya." Kadınlarla haşır neşir olan adam alayla söylendi. "Ben üç yüz otuz yedi yaşıma yeni bastım ve yaklaşık yüz yıldır zihin eğitimindeyim." Bunu böbürlenerek söylemiş ve eklemişti. "Övünmek gibi olmasın ama ustam tam olarak dört bin sekiz yüz yirmi dört yaşında olan bir seviyecidir ve sizden ne kadar üstün olduğunu anlamışsınızdır. Herif normalde öğrenci almazdı ama benim kadar harika birine hayır diyemedi tabi. Kızların diyemediği gibi Hahahahahaha."

Alkar gözlerini duvara dikmeye devam etti.

"Hah, ne olmuş yani büyüksen. Ben üç yüz kırk iki yaşındayım ama övünüyor muyum harikalığımla, ha?" Parası ile övünen adam resmen düşman bellediği karı meraklısına meydan okumuştu. Geri durmadı tabi. "Önemli olan ne kadar çok yaşamak değil, ne kadar dolu yaşamandır. Senin aksine dolu dolu yaşıyorum ben!" Bütün herkes gözlerini devirdi aynı anda. Tabi kimse bunu bilmiyordu. "Karı kızla ne kadar dolu geçirebilirsen tabi!"

"Ben sizden küçüğüm. Kıdemlilerim oluyorsunuz galiba. Yaklaşık iki yüz on dört yaşıma yeni bastım." Bunu baştan beri kibar olmaya çalışan ama konu kadınlara gelince katı olan adam söylemişti. Alkar kendi yaşını söyleyip söylememe arasında gidip geldi. En iyisi susmaya devam etmekti.

"Ben de üç yüz seksen altımı bitireceğim yakında." Küfürü sevmeyen ama küfür eden adam mırıldandı yavaşça. Bunu diğerlerine ayak uydurmak için yaptığı belliydi.

"Heh, bu da bir şeydir. Ben hepinizden büyüğüm herhalde? Yaklaşık dört yüz doksan bir yaşındayım. Sessiz olan arkadaşımız artık sen de ses verir misin? Artık yozlaşmaya çalışıyoruz ve herkesin iş birliğine ihtiyacımız var? Neden şaşırmamış gibi orada sessizce bekliyorsun ki?" Bunu bir anda değişen eski egolu şimdi az da olsa lider gibi davranan adam söylemişti. Alkar kendisine yöneltildiğini anladı. Ne demeliydi? On dokuz yaşındayım mı? Bunların arasında ne işi vardı harbiden Alkar'ın ya?

"Burada yanlış bir şeyler var." Alkar yaşını söylemeden direk olaya dalmayı tercih etti. "Bu imkansız." Dişlerini sıkarak yerinde dikleşti iyice. "Ben burada olmamalıyım."

Küfürü sevmeyen ama küfür eden adam şaşkınlıkla konuştu. "Evet burada olmamalıyız ama buradayız. Neden böyle dedin ki?" Diğerleri de onayladı bunu. Alkar çok konuşmamıştı. En az konuşan kişi oydu hatta. Diğerleri bu dediği şeylerle gerilmişti. Bu az konuşan herif bir şeyler mi biliyordu?

"Nasıl bundan emin olabilirsin. Odhue enerjisinin yapabilecekleri sınırsız." Lider gibi davranan adam konuştu. Sesi sorgulayıcıydı. Alkar onların bilmediği bir şey biliyordu gerçekten. Bu şeyin odhue enerjisi ile ilgili falan yoktu.

Ama emin olmalıydı. "Size ciddi bir sorum olacak. Sadece bu soruma doğru düzgün bilen kişiler cevap versin." Biri alınmış olacak ki, "Hey, kaba olmana gerek yok buradaki herkes, tamam belki herkes değil, en azından birazcık akıl sahibidir. Tabi karı kızla haşır neşir olan herif hariç." Parası ile övünen adam neden her fırsatta diğerine sataşıyordu. Alkar sinirle gözlerini kıstı ve kavgaya gireşecek adamları durdurdu.

"Şimdi sırası değil. Sadece cevap verin. Bir seviyeci herhangi birinin zihini başkasına bağlayabilir mi?" İşte sormuştu. Eksik söylediğini anlayınca ekledi. "Bir ölümlüyü baz alın lütfen ama seviyeci üstünden de yorumunuzu söyleyin bana."

Adamlar artık ciddi anlamda konuyu tartışabilecekleri için memnundular galiba. Sinir hastası adam mırıldandı. "Zihne girilebilir. Bir insan başka bir insanın zihnine girebilir ama başka bir insanın zihnini başka birinin zihnine bağlamak mı? Bu kanunlara aykırı. Bunu yapmaya çalışırken koymaya çalıştığı kişinin zihni evren parçacıkları ve odhue enerjisi tarafından yok edilir ve kişi oracıkta zihnini kaybeder. Şanslı ise bir deli gibi yaşar ama ölme ihtimali yüksek."

Uzun bir açıklamadan sonra Alkar kendini tatmin olmuş hissetmedi. "Uzay ve enerji üzerinde kontrolü son seviye olan bir seviyeci için geçerli olduğunu savunabilir misiniz peki?"

Bir süre sessizlik oldu sonra baştan beri kibar konuşan ve grubun en genci olduğunu düşünen adam konuştu. "Bunun hakkında pek bilgim olmasa bile enerji üstünde her ne kadar üstün bir kontrolü olsa da burada bir zihinden bahsediyoruz. Zihnin içinde sadece anılar yok, insanı insan, o kişiyi o yapan şeyleri barındırıyor. Evrende ve gezegenlerde bulunan parçacıklar tarafından ya özümseniyor ya da parçalanıyor." Duraksadıktan sonra devam etti. "Benim bildiklerim bu yani."

Kadınlarla haşır neşir olmayı seven adam ilk defa ciddi bir şekilde mırıldandı. "Eğer bir üstün seviyecinin zihni ise bu kuralın geçersiz sayılma ihtimali var bence. Biri kendi zihnini yüzyıllar boyunca eğitir ise başkası tarafından alıkonulan zihni kısa bir süreliğine de olsa evrenin ve gezegenin odhue enerjisine direnebilir. Bu parçalanmayı ve özümsenmeyi etkilemez tabi."

Alkar gözlerini kısarak doğmaya devam eden devasa ateş parçasına baktı. Kuşlar ötmeye başlamıştı. "Kısa süre dedin. Ne kadar kısa bir süre?" Sabırsızlıkla sormuştu bunu. Adam ciddiyetle cevap verdi. "Yaklaşık on on beş dakika?"

Alkar aniden saate baktı ve ne kadar zaman geçtiğini hesapladı. Yarım saati geçmişti bile. Ve zaten kendi zihni bir seviyecinin zihni gibi değildi. Hele üstün bir seviyecininki hiç değildi. Daha önce hiç o enerjiyi hissedememiş bir ölümlüden başkası değildi. Zihni de o kadar kırılgandı işte. Son sorusu sordu. "Peki bir ölümlü zihninin dayanması mümkün mü?" Lider gibi duran adam cevapladı hemen. "Bu mümkün değil."

Alkar ulaştığı cevap ile gerildi. Eğer dedikleri doğru ise daha da gizemli ve boktan bir şey ile karşı karşıyadılar.

"Tamam bu kadar sorudan sonra ağzındaki baklayı çıkarmaya ne dersin bay sessiz takılan?" Küfür sevmeyen ama küfür eden adam sabırsızca sordu. Alkar birkaç saniye duraksadı. Herkes onu bekliyordu.

"Bu şeyin odhue enerjisi ile alakası yok."

Ortam söyledikleri yüzünden birkaç saniye sessizliğe gömüldü. Sonra şüpheci bir sesle herkesin düşündüğü şeyi dile getirdi parayı seven adam. 

"Bundan nasıl bu kadar emin olabiliyorsun? Ne dediğinin farkındasın değil mi?"

Alkar ne dediğinin kesinlikle farkındaydı. Ayağa kalktı ve boynunu kıtlatarak pencereye yürüdü. Yüzünü sıcak ve iyi hissettiren enerjiye doğru çevirdi. Her gün seviyeli ya da seviyesiz diye ayırmayan o güzel enerjiye. Sonra ortaya bomba gibi düşecek gerçekleri tereddütsüz ve umursamaz sözlerle söyledi.

"Çünkü ben yalnızca on dokuz yaşında olan ve odhue enerjisini hissedemeyen normal bir ölümlüyüm."

 

Bilgi: Anlamayanlar için kısa bir açıklama. Birinin zihnini zorla başka birinin zihnine bağlamak imkansızdır. Eğer bağlamak istediği zihin gerçekten güçlüyse yarım saate kadar dayanabilir. (En azından şimdiye kadar görülen rekor 37 dakikadır) Bu adamların zihinleri başka birinin zihnine başka biri tarafından bağlanmadı mı diye düşünüyor olabilirsiniz ama orada olan herkes (Alkar hariç) diğerlerinin kendi zihnine zorla girdiğini ve onların yalancı olduğunu düşünüyor. Bunun imkansız olduğunu bildikleri için Alkar'ın düşündüğü şekilde düşünmediler. Sonuçta onlar önemli şahsiyetler ve zihinlerine girmek isteyen birçok kişi var. Bu ihtimali göz önüne almama ihtimalleri bu yüzden. Alkar ise sadece bir ölümlü olduğu için altı tane seviyecinin kendi zihnine girme ihtimalini düşünmeden direk başkasının kendi zihnini onlara zorla bağladığını düşündü ama duydukları ile enerji ile alakası olmadığını anladı.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 979

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 921

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 761

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 723

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 604

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 531

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 519

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 496

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 447

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 426

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 213

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 195

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 159

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 159

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 132

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 96

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 74

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 71

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 63

Site İstatistikleri

  • 8872 Üye Sayısı
  • 223 Seri Sayısı
  • 13798 Bölüm Sayısı


creator
manga tr