Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

DİPTEN EN TEPEYE - 6. Bölüm: Çöpten Bile Değersiz Hayatlar


Etrafta hiç ses yoktu. Alkar büyük bir baş ağrısıyla gözlerini açarken en son olanları hatırlamaya çalışıyordu. Birden beynine doluşan anılar yüzünden yüzünü buruşturup acıyla inledi. Ağrı hafifledikten sonra etrafa bir göz attı.

Bir yatağın üstünde uzanıyordu. Alkar ilk defa bir yatağın üzerinde uzandığı için bir an gerçekliği kavrayamadı. Daha önce yattığı yataklar hep sertti, bu ona garip gelmişti. Yattığı yatak biraz fazla süslüydü. Kız yatağı olduğunu düşündü.

Deli kızın kendisini kurban olarak seçmesinin üzerinden 13 saat geçmişti. Her yeri sarılı olan Alkar sandığından daha iyi hissediyordu. Oysa o darbeleri alırken birçok kemiğinin kırıldığına yemin edebilirdi. Özel ilaçlar kullanmış olabileceklerini düşünse de onun gibi bir köleye vermeleri saçmalık olurdu. Ama başka bir açıklama düşünemiyordu.

Üstü çıplaktı. Altında kendine ait olmayan bir pantolon vardı. Onun alabileceği bir pantolon değildi. 

Hafifçe ayaklandı. Şuan biraz tedirgin hissetse de ilk önce neler döndüğünü anlamalıydı. Gerçekten onu kum torbası olarak almış olamazdı değil mi? Daha ne kadar aşağılanacağını kestiremiyordu Alkar. 

Kapı aniden açıldı. Refleksle geriye adım atan Alkar kapıdan giren kişinin o kız olduğunu gördü. Gösterişli bir kıyafet giyen kız bıkmış gibi odaya atmıştı kendini. Alkar'ı fark etmesi zaman aldı. Onu görünce irkilse de sonradan yüzünde bir gülümseme oluştu.

"Değerli oyuncağım uyanmış mı?" Kız resmen şakıyarak konuşuyordu. Biraz önce kara bulutlarla kaplı kız iki saniyede değişmişti. Bu değişim Alkar'ı gerdi. Kız gerçekten deli gibi davranıyordu.

"Burada ne işim var?" Lafı dolaştırmadan sordu. "Ne? Bilmiyor musun? Seni kurban olarak seçtim yaklaşık 12-13 saat önce. Sinir krizlerim yüzünden birçok kişiyi öldürdüm veya yaraladım maalesef. Daha önce de böyle oyuncaklar edinmiştim ama hep sorun çıkarıyorlardı." Fularını yatağın üzerine bırakan kız şimdiye kadar bir normal insan gibi konuşuyordu. Birden bire odadaki hava ağırlaştı.

Gözlerini aniden Alkar'a diken kız insanüstü bir hızla ona atıldı ve boğazını kavradı. Ne olduğunu anlayamayan Alkar refleksle elini kızın elinin üstüne koydu. Kız onu hiçbir şeymiş gibi havaya kaldırmış boğazını sıkıyordu. Gözlerini kızıllaşmış, dövmesi çıkmıştı.

"Ama artık sen varsın!" Kahkaha attı. Kahkaha atınca odadaki bazı eşyalar parçalara ayrıldı. Alkar ise boş boş ona baktı. Bu dengesiz kızın elinde oyuncak olmuştu resmen.

Kızın gözleri parlıyordu. "İşte!" Sanki bir şey bulmuş gibi bağırdı. "Baksana! Yine tepki vermiyorsun!" Alkar'ın aklından geçen tek şey neden tepkisizliğinin onu bu kadar etkilediğiydi.

"Onlar!" Kız hatırladığı şeylerden hoşlanmamış olacak ki yüzünü buruşturdu ve gözlerini cama dikti. Efkarlanmış gibiydi. "Senden öncekiler yani!" Bu arada Alkar boğuluyordu. Yüzü nefessizlikten kızarmıştı ama gıkını çıkarmıyordu. Kız ise ona bakmadığı için anlamamıştı onu öldürmek üzere olduğunu.

Başını çevirip bakınca "Ah!" diye mırıldandı ve onu aniden bıraktı. Yere çakılan Alkar öksürmekten öleceğini sandı. "Üzgünüm! Seni şimdiden öldüremem... Neyse nerede kalmıştık?"

Alkar orada öksürmesini durdurmaya çalışırken kız odada dolaşmaya başladı. Patlayan eşyalar yerde birçok keskin parçalara ayrılmıştı. Kız yürürken hepsi ayaklarına battı. Ama o fark etmemiş gibiydi.

"Evet onlar! Sen öncekiler yani... Çok fazla tepki veriyorlardı. Hep bana yalvarıyorlardı. Önceleri zevkli olsa da sonradan sıkıldım ve onları öldürdüm. Neden hiç direnmediler ki?" Üzülmüş gibi yüzünü buruşturdu. Alkar ise içinden "Ne tür bir deli lan bu?" diye düşünüyordu. Böyle insanlardan hep uzak dururdu.

"Hehe, üstüne bir de zorla buraya getirildim. Ben böyle emrivakilerden nefret ederim yahu! Buraya geleli kaç kişiyi öldürdüm biliyor musun?" Gözlerini hızla ona çevirdi. Alkar ona tepkisizce bakmaya devam edebildi.

"Cevap versene!" Aniden bağırmıştı. Birkaç eşya daha patladı. Sonra ise kızın gözleri doldu. "Sen... Neden beni ciddiye almıyorsun?" Ellerini yüzüne kapattı. Omuzları titriyordu. Ağlıyor muydu? Alkar ne yapacağını bilemiyordu. Gidip teselli mi etmeliydi?

"Ne teselli etmesi ya umarım ağlayarak geberir."

Aklından geçen şeyi onayladı ve düz düz kıza bakmaya devam etti. Kız ellerindeki parmakları hafifçe aralayarak ona baktı. Boş boş ona bakan Alkar'ı görünce rolünü bırakıp ofladı. "Ah, duygusuz piçin tekisin."

"Beni öldürecek misiniz?" Büyük bir ciddiyetle sordu. Kız ona baktı ve omuzlarını dikleştirdi.

"Şimdilik hayır. Sen, ben öfke krizlerine girince sinirimi üstüne atabileceğim bir oyuncaksın. He diyorsun tek darbemle ölürüm, korkma bizim dayanıklılığı arttıracak iksirlerimiz, iyileşmeyi hızlandıracak haplarımız var. Senle çok uzun bir süre birlikte olacağız!" Tekrardan güldü.

"Hadi açılışı yapalım. Çünkü şuan çok sinirliyim!" Odadaki hava iyice ağırlaştı ve kızın görüntüsü değişti. Gece olduğu dışarıdaki karanlıktan ve odaya yansıyan ay ışığından belliydi. Lamba kız yüzünden patlamıştı bu yüzden odayı bir tek ay ışığı aydınlatıyordu. Alkar kıza baktı. Ay ışığı yan profilini aydınlatıyordu. Koyu kırmızı dövmesi parlıyordu. Gözlerindeki yeşilliğin içinde hafifçe kızıllıklar bulunuyordu. O güzel yüzü ise iyice çirkinleşmişti.

Alkar gözlerini ondan ayırmadı. Karşısındaki canavar onun hayatını kabusa çevirecek olandı. Onun gerçek yüzünü gördüğü ilk andı. Ve birçok kez bu yüzünü görecekti. 

Aniden sert bir tekmenin çenesinin altına gelmesiyle onun cehennemi başladı.

***

Sabahın ışıkları gezegeni aydınlatırken ev sessizdi. Bütün gece ana binadan gelen sesler yüzünden kimsenin gözüne uyku girmemişti. 

Odada ise tam bir kaos vardı. Her yerde parçalara ayrılmış eşyalar vardı. Yatak da dağılmış, yırtılmıştı. Odanın duvarlarında ve parkede kan izleri vardı. Bir kız yatakta huzur içinde yatıyordu. Yüzünde kanlar vardı ama huzurlu olduğu belliydi. Üstünde bir gecelik vardı. Kanlar yatağa da bulaşmıştı. Gerçekten korkunç bir manzaraydı.

O kanların sahibi ise odanın köşesinde cenin bir şekilde yatıyordu. Bütün vücudu kanlarla kaplıydı. Yüzünü görmeyen bir insan bile irkilir ve onun ölü olup olmadığı sorgulardı. Genç ağır ağır nefes alıp veriyordu. Gözlerini dikmiş kendi kanına bulanmış olan duvara bakıyordu. Kız bütün gece kendisini iyileştirip iyileştirip dövmüştü. Hayatında yaşadığı en boktan gecelerden biriydi. Rahatlıkla ilk beşe girerdi yani. Bir an sonsuza kadar dayak yiyeceğini sanmıştı. 

Dün geceden birkaç sahne aklına doluşan Alkar irkilmekten kendini alamadı. Son yaralarının iyileşmesi için hap almamıştı o yüzden bedeni şuan çok acıyordu. Acıdan ölmek diye bir şey varsa şuan ölebilme ihtimali çok yüksekti.

Kıpırdamaya korkuyordu. Kıpırdarsa ses çıkarırdı. Ses çıkarsa o kız uyanırdı. O kız uyanırsa... Tanrı bilir ona daha neler yapardı. Kalbinde ondan korkuyordu. Yüzüne yansıtamaması ondan korkmadığı anlamına gelmiyordu. Dün geceye şahit olan herhangi biri aklını kaybedebilirdi. Alkar'ın gözünden bir damla yaş aktı. Bunları hak edecek ne yapmıştı sahiden?

Ellerini hafifçe hareket ettirdi. Etraftaki cam kırıklarına değmemeye çalışarak doğruldu. Etrafa bir göz atınca dün geceden birkaç sahne gözünün önüne geldi. Kafasını unutmak için sallasa da işe yaramadı. Alkar'ın gözünden bir kaç damla göz yaşı düşse de acıya katlanmaya çalıştı. Kaburgalarından çıkan sesleri duyabiliyordu.

Her ne kadar sessiz olmaya çalışsa da kızın gelişmiş duyma yetisinden kaçamamıştı. Gözlerini aniden açan kız kırılmış pencereye bakarak gülümsedi. "Ne güzel bir gün!" Sanki dün gece hiç olmamış gibi yatağında gerildi ve Alkar'a gülümseyerek baktı.

"Uyanmışsın! Nasıl hissediyorsun? Dün gece çok eğlenceliydi değil mi?" Ellerini karnına sarmış olan Alkar ona anlamsız bir bakış attı. Ne demeliydi? Ne derse bu durumdan kurtulurdu? Deliler hemen sinirlenebilirlerdi. Onu sinirlendirerek tekrardan dayak yemek istemiyordu.

"..." Konuşmadı.

Kız yataktan atladı. Yüzündeki kurumuş kanı kaşırken Alkar'a doğru yürüdü. Geri çekilmedi Alkar.

"Hey. Cevap ver köle." Kızın yüzünde ifade yoktu ama yine delireceği belliydi. Bu kız kolaydı. Alkar onu birkaç güne tamamen çözeceğini düşünüyordu. "Umarım eğlenebilmişsinizdir."

Kızın ifadesiz yüzü aydınlandı.

"Evet! Çok güzeldi! İyi ki seni tanımışım. Senin sayende artık etrafa normal bir kız olarak görünebileceğim!" Alkar'ın kolunu tuttu. "İyi anlaşalım, ha?" Kafasını sağa yatırıp gülümsedi.

Alkar sadece kafasıyla onaylayabildi bu deliyi. Onunla çok fazla takılmak gibi bir düşüncesi yoktu. Artık cidden ölmeye karar vermişti. Biraz onun suyuna gidecekti. Bu aptal onun üzerindeki ipi gevşetince bu pisliklerden sonsuza kadar kurtulacak ve kardeşlerinin yanına gidecekti. Planı tam oluşturamamış ama hala zamanı vardı.

"Hey! Son yaralarını iyileştiremedik değil mi? Yut şu hapı." Kız aniden Alkar'ın nereden aldığını bilmediği hapı ağzına tıktı. Vücudu anında iyileşirken az önceki ağrılar ve yaralar sanki var olmamış gibiydi. Boş boş kıza baktı. Teşekkür edecek değildi.

Kız yeşil gözlerini kocaman açarak Alkar'a baktı. Sanki bir şeyleri yeni fark ediyordu. "Vay! Sen harbiden yakışıklıymışsın ya! Kaç yaşındasın?" Kız sanki dün gece onu dövmemiş gibi hayranlıkla ona baktı. Bu saçma bir sahneydi. Manyaklığın da bir sınır olmalıydı ona göre.

"14." Kızın gülümsemesi anında bozuldu. 

"Ne yanı ben senden 2 yıl daha mı yaşlıyım?" Ofladı. Yaşlı olmayı sevmiyor gibiydi. Alkar bunun acısını ondan çıkarmaması için dua etti Tanrıya. Kabul olmayacağını bile bile. 

"Hey, ben yaşlı mıyım?" Odadaki hava ağırlaştı. "Hayır efendim. Siz çok güzelsiniz." Alkar onun suyuna gitti. Her kız iltifat edilmeyi severdi. Bu kız da sevmişti. 

"Vay canına. Senin gibi yakışıklı erkekten iltifat alınca daha da harika hissettim! Sen de çok yakışıklısın! Birlikte gelecekte güzel zamanlar geçirelim olur mu?" Cümlesinden sonra baştan çıkarıcı bir şekilde göz kırpmıştı. 14 yaşında olan Alkar bunu anlayamamıştı tabi. Anlasa ifadesizliğine rağmen kızarırdı büyük ihtimalle. Ya da belkide utanma hissini de kaybetmişti.

"Eski yerinde kalmaya devam edeceksin." Kız konuyu değiştirdi. Aynı zamanda soyunuyordu. Alkar gözlerini başka yere çevirdi. "Tabi odanı biraz düzenlememiz gerekecek. Daha rahat etmelisin değil mi?" 

Alkar içinden gözlerini devirdi. Resmen dövülmeye karşılık iyi muamele görüyordu. Eski gururu yerinde olsa bu kıza hakaretler yağdırırdı. Bazen bu durumda olduğu için mutlu oluyordu. Eski kendisi olsa şuan ki durumdan daha beter bir durumda olurdu. Onların suyuna gitmeli ve kandırmalıydı. Kurtulmanın tek yolu buydu.

Kız giyindikten sonra Alkar'ın bileğine yapıştı ve odadan çıkardı. Hızlı adımlarla koridorda yürürken çalışanlar korkarak önünden çekiliyordu. Alkar sadece yere baktı. Kız birine seslendi. "Hey, beni takip et." Seslendiği kişi onu takip etti.

Kölelerin kaldığı binaya girdiler. Kız Alkar'a odasını sordu. Girdiklerinde düşünceli bir şekilde odaya baktı. "Yeni bir yatak ve dolap lazım. Bir masada getirin. Yeni giysiler de al. İşinde çalışmaya devam edeceksin ama özel zamanlarda bana çalışacaksın. Bedenine ihtiyacım olacak sıklıkla." Göz kırptı. Alkar içinden mırıldandı. "Evet dövmek için."

Kız Alkar'ı orada bırakarak ayrıldı. Alkar ise işine döndü. Artık bütün çalışanlar ondan kaçıyordu. Sanki hastalıklıymış gibi hissetti Alkar. Bu onun işine geldi. Kath ona hakaret edemiyordu. Ona verdiği ekmek artık kuru ve sade değildi. İçinde başka şeyler de oluyordu. Ralph da ona yardım ediyordu. İnsanların korkunca nasıl değişebileceklerini çok iyi gördü Alkar.

Odasına yeni yatak ve dolap geldi. Bir de birkaç elbise. Çok fazla kullanamayacaktı. Yakın zamanda bu lanet yaşamdan ayrılacaktı zaten.

Kız onu birkaç gün arayıp sormadı. Hep tetikte bekliyordu Alkar. Ne yapacağına karar vermişti. Kızın en savunmasız ve rahatına düşkün olduğu anın onu dövdükten sonraki yani sinirini boşalttıktan sonraki an olduğuna karar verdi. Kız huzurla uykuya dalınca kesici bir aletle boğazını parçalayacaktı. Kız farkına varsa bile çoktan ölmüş olacaktı. Mutlu son.

Ve bir günün akşamında kız sinirli bir şekilde ona geldi.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1267

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1082

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 893

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 823

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 666

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 645

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 605

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 525

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 197

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15647 Üye Sayısı
  • 515 Seri Sayısı
  • 21158 Bölüm Sayısı


creator
manga tr