Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

DİPTEN EN TEPEYE - 4. Bölüm: Ağır İş


Gemi yavaşça yere inerken herkes sessizliğini koruyordu. Bazı köleler hafifçe kıpırdanırken yere iniş yapıldığını belli eden bir ses çıktı gemiden. Bulundukları bölmenin kapısı şiddetle açılırken bir asker bağırdı. "Toplanın hemen! Çalışacağınız yere geldiniz."

Köleler hemen ayaklanırken Alkar da onları geriden takip etmeyi tercih etmişti. Gemiden çıkarken sahiplerinin çoktan çıkmış onu karşılamakta olan insanlarla sohbet etmekte olduğunu gördüler. Başları önde olan köleler arkada sessizce beklemeye başladı. Kimse ses çıkaramıyordu.

"Eee baba bunlar yeni köleler mi?"

Bir erkek adama doğru seslendi. 16-17 yaşında gibiydi. Alkar ona kısa bir süre için bakmış olsa da dişlek olduğunu görmüştü. Gözleri mavi renkteydi ve boyu ortalamanın altındaydı. Kölelere tiksintiyle bakıyordu. Tipik soylu çocuğu gibiydi.

"Evet oğlum. Artık bizim ailemize hizmet edecekler." Karısı olduğu belli olan bir kadın onlara doğru yaklaştı ve üstlerinde göz gezdirdi. "Hmm, işe yarar gibiler."

Gözlerinde pek bir ifade yoktu. Onlara hiç acıyacak gibi durmuyordu. Büyük ihtimalle çoğu genç olduğu için iş yükünün bayağı azalacağını düşünüyordu. Alkar yere bakmaya devam etti.

"Tiny nerede?" Sahipleri asabi bir sesle sordu. Etrafa kısa bir bakış atsa da istediği kişiyi bulamamış gibiydi. "Bilmiyor musun kızını? Yine tembellik yapıyor işte. Zaten bu gezegene geldiğimiz için bize tripli."

Gözlerini deviren adam homurdandı. "Onu mu çekeceğim ben şimdi?" Eve doğru yol aldı. Bıkmış gibiydi. Girmeden önce durakladı ve hizmetçiye benzeyen birine bağırdı.

"Kath kölelere iş ayrımı yapmak ve nerede kalacaklarını göstermek senin görevin!" Kath diye seslendiği orta yaşlı kadın hemen başını indirerek, "Emredersiniz efendim." diye mırıldandı. Yüzlerinde hoşnutsuz bir ifade ile onlara bakan anne oğul arkalarını dönüp ortamı terk etti.

Kath onlara doğru döndü ve kendisini takip etmelerini söyledi. Evin biraz arkasında başka bir bina daha vardı. Binaya seri adımlarla girdi. İçeride bir kaç çalışan vardı. Bazıları göz ucuyla onlara bakıp işlerine geri döndü. Mutfağın içine giren Kath aniden onlara döndü. Gözlerinde alaycı bir ifade vardı.

"Az önce efendinin de dediği gibi işlerinizi size ben vereceğim. Yani benim sözümden çıkamazsınız. İlk bilmeniz gereken şey kendinizin ne olduğunuzu unutmamanız. Siz kölesiniz. Bizim gibi basit çalışanlar bile burada sizden üstün. Anladınız mı?" Sonlara doğru sesi yükselmişti. Alkar boş gözlerini kaldırıp kadına baktı. Az önce efendisinin önünde saygılı ve korkak olan bu kadın nasıl olurda bir anda onlara sanki güçlüymüş gibi davranabilirdi? Eski Alkar olsa bunu yüzüne vurur ve onun bir kaltak olduğunu söylerdi ama şimdiki Alkar sadece boş boş bakabiliyordu.

Onun yapmadığı şeyi genç kız yaptı. "Az önceki itaatkar kadın gitmiş bize efendiliK taslayan kadın gelmiş. Ne büyük değişim. Hayranlık uyandırıcı..." Alaycı sesinin duyan kadın sinirlenmişti. Köle ise sırıtıyordu. Büyük bir iş yaptığını düşünüyordu. Ama maalesef yaptığı için bedeli ağır olmuştu.

Masanın üzerindeki oklavayı alan Kath bir an bile düşünmeden hızlı bir şekilde genç kıza doğru savurdu. Kollarına darbe alan kız aniden çığlık attı. Kadın köle ve erkek köle ondan uzaklaşmıştı. Alkar ise zaten uzaktı ondan. Onları izlemeye başladı. "Sen kim olduğunu sanıyorsun da bana karşı geliyorsun!? Pis sürtük!" Daha sert biçimde oklavayı savurdu. Kız sopayı tutmak istedi ama beceremedi. Sesi duyan bazı çalışanlar geldi. 

"Ne oluyor burada?" Bunu söyleyen bir adamdı. Hizmetçilerden biriydi. Garip bir şekilde Kath'e ve köle kıza bakıyordu. Kath asabice cevap verdi. "Bu sürtük sözümün üstüne söz söyledi!" Adam duyduğu şeyle kahkaha attı ve kibirlice kölelere baktı. "Köle olduklarını hala kabullenememişler galiba? Ne acınasısınız siz ya... Ykania'lıların hepsi böyle mi acaba? Aptallar sürüsü sizi. Bence ülkemiz bu gezegeni alarak en büyük iyiliği size etmiş."

Adam da onlara iğrenç bir çöpmüş gibi bakıyordu. Oysa o sadece bir hizmetçiydi. Şuan bunu takmıyor gibiydi. Alkar'a daha önce bir hizmetçi tarafından aşağılanacağını söyleseler ve onun buna karşı çıkmayacağını söyleseler kesinlikle kıçıyla gülerdi. Oysa şuan ki manzarada Alkar hiçbir şey olmamış gibi adamla kadına bakıyor ve sessizce orada dikiliyordu. Gururunu, onurunu, haysiyetini bırakın ruhunu kaybetmiş gibiydi. Gözleri tedirgin ediciydi. Ama o insanlar bunu anlayacak kapasiteye sahip olmadığı için korkak bir çocuktan fazlasını göremiyorlardı.

Bazı hizmetçiler işlerini bırakarak gösteriyi izlemeye başlamışlardı. Galiba hayatlarında hep ezildikleri için bir kere de olsa başkasını ezmek istiyorlardı. Kurbanlar ise onlardı.

Erkek çalışan büyük olan erkek köleye yaklaştı ve işaret parmağı ile kafasını dürttü. "Hey sen niye sinirli sinirli bize bakıyorsun? Seviyene şöyle bir bakıyorum da ancak ağaç taşıma için yeterli olur. Bize hangi özelliğine güvenerek öyle dik dik bakıyorsun?" Adam alaycıydı.

Erkek köle sinirle cevapladı. "Sizin gibi acınası böcekleri görünce birkez daha ırkımdan utandım..." Çalışan sinirlenmiş olacak ki kölenin yakasını tuttu. "Adın ne senin?!"

Köle uzun boyuna güvenerek çenesini kaldırdı. "Ralph." Çalışan güldü.

"Dinle Ralph. Buradaki sistemde siz en alt tabakadasınız. Yani ölseniz bile kimsenin umurunda olmayacaksınız. Gücünü hissedebiliyoruz. Öyle ağım şahım değil. Anca odun taşımada iyisindir büyük ihtimalle. Aaa, doğru ya. Bence senin işin bu evdeki bütün ağır yükleri taşımak olmalı. Anca bu işi becerirsin sen." Etrafta bir gülüşme oldu. Eğleniyor gibilerdi.

Köle cevap veremedi. Şuan an ne yaparlarsa yapsınlar kötü konumda olacaklarını anlamış gibilerdi. Kath onları süzerken gözleri Alkar'ın üzerinde durdu. Sonra yüzü buruştu. 

"Hadi çocuk olmasını geçtim! Bu çocuğun odhue enerjisi bile yok. Sahip onu alırken ne düşünüyordu." Alkar tepki vermedi. Kadın bıkkınlıkla nefes verdi.

"Sen." Diyerek orta yaşlı kadın köleye seslendi. "Mutfakta bana yemek yapmada yardım edeceksin. Umarım biliyorsundur?" Köle başıyla onayladı.

"Ve sen..." Genç adama baktı. "İşin az önce denildiği gibi ağır işler olacak. En azından başkaları gibi güçsüz değilsin." Bunu yan gözle Alkar'a bakarak söyledi. Alkar tepki vermeden gözlerini masaya dikti. Kadın tepkisiz oğlanı görünce hoşnutsuzca yüzünü buruşturdu. En azından uğraşacak birileri istiyordu.

"Sen genç köle." Kıza seslendi. "Oda temizliklerinden sorumlusun. Diğer hizmetçilerden öğrenirsin. Sonra avlu temizliğini de sen yapacaksın." Genç kız tedirginlikle onu onaylayabildi. En son Alkar kalmıştı. Bir süre düşünen kadın ona döndü.

"Bahçe bakımından sen sorumlusun. Ayrı yeten boş zamanlarında Ralph'a yardım edeceksin. Çok gücün olmayabilir ama senin görevin bu. Ezilmemeye çalış." Alaylı sesler odada yankılandı. Köle Ralph da kısa bir bakış attı ona.

"İlk günden kaytarmak yok! Herkes işinin başına!" diye bağıran kadını duyan çalışanlar hemen yerlerine koştu. Kölelere de elleriyle git işareti yapmıştı. Bir adam Alkar ve Ralph'ın yanına gelerek onları takip etmesini söyledi.

O binadan da uzaklaşan üçlü küçük bir ambara gittiler. Adam sabırsızca konuşmaya başladı. "Buradaki tahıl çuvallarını görüyor musunuz? Haftada üç kere arabayla 10-20 çuval arası bakliyat gelecek bu eve. Buraya taşımak sizin göreviniz. Mutfakta malzeme bitince oraya da taşımak sizin göreviniz. Düzenlemek, çuvallarda sorun olup olmaması, eksik olup olmaması sizim sorumluluğunuzda. Dikkatli olun derim."

Alkar adamın yüzüne dikkatli bakınca yalan söylediğini anladı. Büyük ihtimalle onun göreviydi ama şuan işi onların üzerine yıkıyordu. Sorumluluk isteyen bu gibi işler riskliydi. Eğer sorun çıkarsa suçu kölelere atacağı belliydi. Gözlerini tahıllara dikti. Onun görevi buysa yapacaktı. Başka bir seçeneği yoktu. 

Adam Alkar'a bakarak mırıldandı. "Dışarıdaki beyaz sakallı adamı görüyor musun? O da bahçıvandır. Ondan işlerini öğren. Bahçe işi bitince bu işlere bakıcaksın. Anlaşıldı mı?" Adam otoriter bir sesle mırıldanmıştı. Emir vermek hoşuna gittiği belliydi. "Anlaşıldı." diye mırıldandı ve gösterdiği kişiye gidip onun bahçe ile ilgilenmekle görevlendirilen köle olduğunu söyledi.

"Tch! Bir köle eksikti zaten!" Memnun olmadığı yüzünden belliydi. Bıkkınca Alkar'ın yüzüne baktı ve dediği tek şey, "Sabahları saat 7'de bahçede ol ve yaptıklarımı izle. Bir şey yapmanı istersem söylerim zaten. 12'de işimiz biter. Diğer işine gidersin."

Başıyla onaylayan Alkar adama bakmaya devam etti. İhtiyar ağzındaki sazlıktan koparıldığı belli olan otu yere tükürdü ve kafasıyla onu takip etmesini söyledi. "Bugün sana temel bilgileri anlatacağım. Odanın nerede olduğunu biliyor musun?" Alkar olumsuz cevap verdi. "Lanet olası kadın bir işi doğru düzgün yapsa!" Kafasını kaldırarak yakındı. "Ambarın biraz solunda küçük bir bina var. Orada kalacaksınız. En uzak bina o zaten. Siz kölelerin olabildiğince uzak olması gerekiyor. Neyse, maaş falan almayacaksınız zaten. Giysi yemek gibi ihtiyaçları Kath verecek zaten. Siz sadece dediklerimizi yaparsanız güzel geçiniriz." Alkar yine başıyla onayladı.

"Senin dilin yok mu be!?" Adamın sabrı taşmış gibiydi. Ona bakmaya devam eden Alkar ağzını açıp bir şey söyleyecekti ki adam konuşmasına izin vermedi. "Neyse böylesi daha iyi zaten. Gevezeleri sevmem."

Sonra birlikte bahçe eşyalarının olduğu bir odaya girdiler. Adam ona özellikleri anlatırken Alkar onu dikkatlice dinledi. Zorluk çıkarmadan yaşamak istiyordu. Bir hayalet gibi yaşayıp gidecekti. Mümkünse kimse onun farkına varmamasını istiyordu. Zaten şuan hayatına sıçılmış durumdaydı, daha fazlasını kaldıramazdı büyük ihtimalle.

Zaman geçti. Farkında olmadan akşam olmuştu. Kath'in yanına gittiler ve yemek olarak ekmek arası peynir ve bir kap su aldılar. Aç olan Alkar hemen yeyip yaşlı adamın tarif ettiği yere doğru adımladı. O bina gerçekten vardı. Odalar birbirlerinden baya uzak olduğu için kölelerin birbirlerinden haberleri dahi olmayacaktı büyük ihtimalle. Alkar bu durum karşısında memnun olmadan edemedi. Sonra odalardan birine girdi. Tahta bir masa, sandalye ve tahta bir yatak vardı. Yatakta eski bir örtü vardı. "En azından örtü var." diye içinden mırıldandı. Gerçekten berbat durumdaydı. Birden yatağa çöktü ve kafasını elleri arasına aldı.

Sanki günler içinde yaşanan olaylar birden çökmüş gibiydi. Gün boyunca ifadesiz olan çocuğun gözyaşları şimdi açılmıştı. Hıçkırık çıkmaması için ağzını kapattı. Aklına doluşan olaylar nefessiz bırakmıştı onu. 14 yaşında bir çocuk için çok fazlaydı. İyi bile dayanmıştı.

Onun istediği tek şey birisinin onun başını okşayıp, "Geçecek."diye mırıldanmasıydı aslında. O kadar berbat günler geçiriyordu ki artık daha kötüsünü hayal bile edemiyordu.

Alkar gibi iyi ve dürüst bir çocuğun bu hale gelmesi gerçekten boktan bir durumdu onun için. Geleceğini hayal etmeye çalışıyor, hiçbir şey göremiyordu. Artık hiçbir gerçekten emin değildi.

İçinden tanrıya yalvardı. "Lütfen! Hayatımı daha kötü haline gelmesine izin verme Tanrım!"




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 977

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 919

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 760

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 722

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 603

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 531

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 516

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 492

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 446

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 426

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 213

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 195

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 159

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 159

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 132

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 96

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 71

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 63

Site İstatistikleri

  • 8844 Üye Sayısı
  • 223 Seri Sayısı
  • 13721 Bölüm Sayısı


creator
manga tr