Milyonlarca insanın aynı kötülükleri paylaşması o kötülükleri erdeme dönüştürmez; aynı hataları yapmaları, o hataları doğru kılmaz. #Erich Fromm

DİPTEN EN TEPEYE - 92. Bölüm: Börü (3)


Şu işe bakın ki kral onaylamıştı. Tae buna şaşırdı. Hadi ama! Belki kaçacaklardı, fazla rahat değil miydi bu kral?

"Belki kaçacağız?" derken Börü'ye olan sinirinden dolayı yapıyordu bunu. Börü de her nasılsa bunu anladı ve gözlerini devirdi.

Gülüşmeler kulağına gelse de ciddiyetle kral denen palyaçoya bakmaya devam etti. "Oraya girerseniz çıkma ihtimaliniz baya düşük. Ha çıksanız bile tek çıkış ve giriş burası olduğundan sorun yok."

Tae yutkundu. Harika, ölümü burada olacaktı demek ki.

Muhafızlar ikiliyi uçurumun ucuna ittirdiler. Kral zevkle onlara bakarken öleceklerinden emin gibiydi. Börü hafifçe sırıttı. "Hain olduğumdan dolayı beni cezalandırmak istediğini biliyorum. Öleceğimden eminsin... devam et. Umarım pişman olmazsın kukla kral."

Börü söyledikleri kralı delirtirken kendini dizginlemeye çalışmasını zevkle izledi Börü. "Arhant." derken sesindeki nefret belliydi. "Umarım acı çekerek geberirsin."

Börü, "Dua etmeye devam et seni çöp." dedi. Tae bu ara onlara bakmıyor, sadece uçurumu izliyordu. Bir adım sonra oradan aşağıyı boylardı. Börü Tae'ye doğru yaklaşırken son sözünü söyledi. "Eğer canlı gelirsem hepinizin ağzına sıçarım, o yüzden gebermem için dua edin."

Sonra... Tae'yi kıçından tekmeledi. Ruqy çocuk uçurumdan aşağıya düştü. Ne olduğunu bile anlayamadığı için çığlık çığlığa zifiri karanlığın içine düşmüştü. Son bir bakış atan Börü de zifiri karanlığa atladı.

Tae kendini ve enerjisini dizginleyerek düşüşünü yavaşlattı. Ama yere çakılmasını engelleyemedi. Biraz sonra bir ruh yaratığı olan Börü normal bir şekilde yanına gelmişti. Tae nefretle ona bakarken yüzündeki çamuru temizlemeye çalıştı. 

"Bir haber verseydin keşke!" derken yere tükürmüştü. Börü etrafı gözetliyordu. Biraz aydınlık olması sayesinde etrafı inceleyebiliyorlardı.

Tae ayaklanıp onun yanına gelince, "Bu herif ne istediğini söylemedi." diye dehşetle konuştu. Bir daha çıkmaları mı gerekecekti bir de?

Börü ilerlemeye başlamıştı bile. "Hissedebiliyorum istediğini sorun yok." derken sesi koca mağaramsı yerde yankılanmıştı. Tae kaşlarını çatsa da onu takip etti.

"Irkına ait bir şey?" derken soru sorar gibi çıkmıştı sesi. Börü başıyla onaylarken, "Bir tür sutra." dedi. Tae anlamasa da başını salladı.

Her yer çamurluydu ve kenarlardan damlalar akıyordu. Tae yukarıya bakınca birçok keskin dikit gördü.

Kafasındaki düşünceleri şimdilik kenara iten Tae tetikdeydi.

"Yaklaştık mı?" diye sordu Börü'ye. Kendisi hissetmediği için pek anlayamıyordu. Börü, "Daha var." diyebildi.

Sonra önlerine garip bir yaratık çıktı.

Tae aniden çıkıp üzerlerine atlayan yaratığa kocaman gözlerle baktı ve kenara çekilmeye çalıştı. Börü ruh yaratığı özelliğini kullanıp o şeyin içinden geçmesini sağlamıştı. Yani bir tek Tae yere kapaklandı.

Börü ona bakmadan, "Halledince gelirsin." dedi.

Ne?

O ciddi miydi? Şuan arkasına bakmadan gidiyordu resmen. Tae ilk önce inanmadı ama görüş alanından çıkınca gerçeğin farkına vardı. O ruh yaratığı kendisini yalnız bırakmıştı!

Üzerinden attığı yaratık ona yaklaşmaya başladı. Tae'nin herhangi bir tekniği yoktu. Tek tekniği emir vermekti zaten. Özel deposunda kullanışsız bir silah ve birkaç altından fazlasına sahip değildi.

Bu şey ise pek de normal değildi.

İki bacaklı, alnının ortasında bir boynuz olan yaratık kükredi. Dikitler sallandı. Tae o dikitlerin düşme ihtimalinden korktu ve kullanışsız silahını yani kılıcını çıkardı.

Canavar tekrardan üzerine atlarken, "Lanet!" diye fısıldayarak kaçındı. Canavarın verdiği küçük boşluktan yararlanarak kılıcıyla onu kesmeye çalıştı. Sadece çalıştı. Kılıç deriyi delemedi.

Bir işe yaramayacağını anladığı için silahı yere attı. Bir kez daha gözleri üstteki dikitlere kayınca kaşları çatıldı. Dudaklarını şüpheyle yerken başka şansı olmadığından emindi.

Yaratıktan enerjisini kullanarak hızla uzaklaştı. Birden gözünden kaybolduğunu için şaşıran canavara doğru sinirlenmesini umarak seslendi. Şuan altında olduğu dikit en çok düşme ihtimali olan dikitti.

"Hey! Seni bok parçası! Eğer güçlüysen gelmeye ne dersin?!"

Canavar ona öyle bir öfkeyle baktı ki ağır enerji onu biraz sersemletti. Ama yılmadı.

Sonra canavar onun istediği şeyi yaptı. Öfkeyle kükredi. Dikitler yeniden sarsılırken Tae'nin altında durduğu dikit kopma noktasına geldi. Tae içinden dua etmeye başladı.

En azından onu sersemletebilmeliydi.

Canavar ona doğru koşmaya başladı. Tam dikit düşmek üzereyken Tae kenara çekildi. Dikit büyük bir hızla canavara çarptı. Canavar bir mucize olup ölmedi. Sersemledi ve daha da öfkelendi. Tae dilini ısırdı ve şuan kendinden olmayan canavara bakarak konuştu.

"Yeter!" Canavar tükürükler saçarak ve kanlar içindeyken ona koşarken o sözler biraz duraksamasına neden oldu. Tae tekrardan hareket edeceğini anlayınca tekrardan, "Yeter!" dedi.

Canavar bu sefer kısa süreliğine durdu. Ama bu yetmezdi. Tae nefes nefese ona bakıyorken geriye adımladı. Daha sonra hızlıca Börü'nün gittiği tarafa doğru koşmaya başladı.

Bunu halledemezdi.

Yaklaşık beş saniye sonra tekrardan bir kükreme duydu. Bu canavara aitti ve şuan Tae'yi takip ediyordu.

Tae o an ne hissettiğini, ne yaptığını bilmiyordu ama sandığından daha hızlı Börü'yü yakaladı. Şu işe bak ki canavar biraz geride kalmıştı. Normal bir şekilde ilerleyen Börü nefes nefese Tae tarafından durdurulunca tip tip ona baktı. Bir kükreme daha duyunca söylendi. "Sana onu halletmeni söyledim."

Gözleri, 'Beceriksiz' diye haykırsa da Tae cevap vermedi. Haklıydı. Maalesef o kadar beceriksizdi ki bir tekniği falan bile yoktu.

Börü derin bir nefes alarak canavarın tarafına yöneldi. Tae'ye bakarken, "İyi izle." dedi. Tae anlamadı ama izlemeye başladı.

Canavar etrafı yıkan adımlarla onlara koşuyordu. Börü düz bir şekilde ona baktı. Birkaç adımlık mesafe kala kürkünde simsiyah işaretler çıkmaya başladı. Bu onun dövmesi olmalıydı.

Sarı gözlerinde siyah bir ışık parlayıp söndü. Daha sonra Börü, tam önüne gelmiş olan canavara sadece bir kez dokundu.

Börü'den sızan zifiri karanlıkta olan yıldırım canavara aniden çarptı.

Yıldırımın o korkunç sesi bütün mağarada yankılanırken bir an her şey yavaşladı Tae'nin gözünde.

Börü'nün patisinde bir yıldırım oluştu. Küçük bir kıvılcım gibiydi. Ama asıl gitmesi gereken kişiyle buluştuğunda, yani düşmanla... Birden bire bütün bedenini bir kafes gibi sardı. Sanki her yerin pişmesinden emin olmak için kocaman yıldırım canavarın bütün bedeninde dolaşırken geriye doğru fırlattı.

 Gümm! Büyük bir gürültüyle pişmiş halde duvara yapışan canavar korkunç bir şekilde can vermişti.

Börü ona bakmadan konuşmaya başladı. "Her ırkın daha çok yatkın olduğu şeyler vardı. Biz insan değiliz. Doğamızda bazen güçle doğmak var. Aynı senin emir verme yeteneğin gibi."

Sarı gözlerindeki parlaklıkla ona bakarken Tae ne diyeceğini bilemedi. Börü devam etti. "İç güdüler Tae, iç güdü. Sen insan olmadığını biliyorsun ama hala insan olduğuna inandırmak istiyorsun. Kendini serbest bırakmazsan ileriye gidemezsin. İç güdünü bastırma, güçlendir."

Börü bunu neden yaptığını bilmiyordu ama nedense böyle bir şey yapmazsa bu çocuğun çok yara alarak bu gezegenden ayrılacağını hissetmişti. Tae düşünceli bir şekilde başıyla onayladı eski haline gelen ruh yaratığını.

Ruh yaratığı normal bir şekilde yoluna devam etmeye devam etti.

Sonra başka bir canavar daha çıktı önlerine. Börü Tae'ye bir bakış attı ve bu sefer kendi isteğiyle canavara yöneldi. Tae derin bir nefes alarak onu durdurdu.

"Bırak." dedi keskin bir sesle. "Bana bırak onu."

Börü birkaç saniye ona baktı. Çocuğun kendine güvenen gözlerine karşı çıkmadı. Bir şey demeden yola devam etti.

Tae ve canavar yalnız kalmışlardı.

Bu canavar konuşabiliyordu. "Hmm..." dedi havada süzülürken. Kanatları vardı. Bir yarasaya benziyordu ama pençeleri herkesi dilimleyebilecek gibiydi.

"Senin ırkın..." derken yarasa türü canavar bir şeyleri anlamak istiyor gibiydi. "Nedir?" diye devam etti cümlesine. Tae hafifçe güldü. Boş gözlerle ona bakarken, "Bilmiyorum." dedi.

Çok da bir şeye benzemeyen dövmesi açığa çıkarken, "Birlikte keşfetmeye ne dersin?" diye devam etti.

Canavar kısık bir sesle güldü. Oyuncu bir havayla, "Yanlışlıkla ölme de..." dese de Tae onu takmadı ve içindeki o garip hislere odaklandı.

"Ben kimim?" diye mırıldandı cevap beklercesine içine doğru. Cevap gelmedi.

O ara canavar ona saldırdı. Tae hemen kaçındı ve Alkar'dan gördüğü yumruk atma şeklini yakında olan canavara uyguladı. Canavar darbeyle hafifçe cıyaklayarak geriye kaçındı.

"Öğk!" diyen canavar gözünü tutuyordu. "Gözüm! Gözüm!" diye bağırması gözünün kötü durumda olduğunu gösteriyordu. Tae bir şey demedi.

Hala içindeki yerlere odaklanırken cevaplar arıyordu.

Kendisi neye yatkındı? Tek yeteneği şu emir verme miydi?

Alkar onu nasıl bulmuştu peki? Gözlemleyerek. Tae de kendini gözlemleyecekti.

Daha da sinirlenen canavar büyük bir gürültü kopardı. Tae ilk önce anlamadı ama birkaç tane daha gelirken sürüsünün olduğunu kavramıştı.

Tae her neyse... Kendisinin ne olduğunu ve güçlerini acilen bulmalıydı yoksa kendisine öfkeyle bakan bu sürü onu parçalayacaktı.

  ♛ ♛♛ 

Günün Bölümleri (2/2)  




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1323

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1121

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 938

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 858

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 741

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 695

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 676

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 617

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 574

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 545

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 446

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 115

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 86

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 73

Site İstatistikleri

  • 17328 Üye Sayısı
  • 483 Seri Sayısı
  • 23453 Bölüm Sayısı


creator
manga tr