Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

DİPTEN EN TEPEYE - 86. Bölüm: 'O' Leke


Karşısındaki adamın böyle demesi yüzünden nedense paniklemeye başladığını hissetti. Oysa ki dediğinin saçma olduğunu anlaması gerekiyordu.

Bir kere bu herif nereden bilecekti? Müneccim miydi? Hayır.

İkincisi adamın suratındaki ifadeden bundan zevk aldığı belli oluyordu.

Alkar yine de şansa bırakmadı. Hemen savaşıp geri dönmek istiyordu. İçine bir kere kurt düşmüştü. Rahat edemezdi. Börü oradaydı ama belki de o güçlü seviyecilerden biri onları takip etmiş, şuan kendisi öldürmek için gelmiş olabilirlerdi. Alkar uykuda olsun ya da olmasın onlardan kaçmanın zor olacağını biliyordu.

Uyanık olursa en azından bir şansı olurdu ama burada hiç şansı yoktu!

Eğer buradayken öldürülürse sonsuza kadar burada mı kalırdı?

Hiç sanmıyordu! Burada kalmayı reddediyordu.

Karşısındaki adam istemsizce Alkar'a bir travma yaşatmıştı. Alkar uzun bir süre daha buraya girmezdi büyük ihtimalle.

Alkar sinirle, "Savaş!" dedi. Adam gülümsedi ve düşünmüş gibi yaptı. Alkar adamın gülümseyen yüzüne bir tane geçirmek istedi.

Adam rahatça önünde takılırken konuştu. "İstemiyorum. Dövüşmem için beni gaza getirmen gerek." dedi. Alkar'ın tepesi hafiften atıyordu. Bir de bu elemanı mı gaza getirecekti?

En nefret ettiği tiplerden biriydi! Hem aklına değişik şeyler sokuyordu hem de burada dövüşmeyeceğim diyordu!

Hadi be oradan!

"Dövüş sanatları kullanan birine karşı savaşmak istemez misin?" diye sordu Alkar adamın önünde rahatça dururken. Artık yaşı gücü umurunda değildi. Tek isteği şu şeyi bitirmekti.

Adam, "İlgi alanımın dışında." dedi. Alkar düşündü. Bunun ilgisini ne çekerdi?

"Peki sence neden ben hissedilemiyorum?" Adam göz ucuyla ona baktı. Gözlerini kısarken, "Neden?" diye sordu.

Adamın bilmemesi Alkar'ın işine geldi. Alkar gülümsedi. Adam karşısındaki bebenin gülüsemesinden kıllanmış olacak ki gözleri daha da kısıldı.

Alkar, "Benimle savaşırsan söylerim." derken gülümsemesini yok etmeye çalışıyordu. Olmadı gaza getirecekti artık. Nedense çabuk gaza gelen bir tipi vardı.

Adam, "Mal mıyım lan ben?" derken sinirli bir boğa gibi burnundan duman çıktı. Hayır, cidden çıktı.

Adam herhalde yanan sigara falan yemişti. Arkadan "Sigara içerseniz böyle olur!" diye kamu spotu gelecek diye ikisi de korkmuş olabilirdi.

Adam bile buna şaşırmıştı çünkü.

Öksürerek devam etmeye çalıştı garip adam. "Mal mıyım ben sence? Savaşırsam tek vuruşumla gidersin böylece cevabı veremeden gerçek dünyaya dönmüş olursun! O zaman hiçbir zaman cevabı alamam!"

Alkar tek seçeneğin gaza getirmesi gerektiğinin farkına vardı. Bu durumlarda iyi olduğu için şansı vardı.

"Ne yani benim gibi birine karşı gücünü ayarlayamıyor musun?" Adam ona döndüğünde dikkatini çekmenin verdiği o zaferi hissetti.

"Saçmalama." derken adam ciddileşmişti. "Sana yaşımı söyledin. Beni gaza getirmeni anlamayacağımı mı sandın sen?" derken ona ciddi bir şekilde bakıyordu. Alkar onda başaramayacağını anlamalıydı.

Peki ne yapacaktı? Burada oturup ölmeyi falan mı beklemeliydi? Sonsuza kadar burada kalmayı kabullenmeli miydi?

Ya da... Savaşmalıydı.

Evet, cevap buydu.

Savaşacaktı işte.

Alkar adama ciddiyetle baktı ve ayaklandı. "Sana meydan okuyorum. Ne kadar şansım var bilmiyorum ama savaşmadan pes etmem." derken sesindeki keskin ve kararlı tını adamın gözlerinden bir parıltı geçmesine neden oldu.

"Tek yapman gereken buydu. "diye mırıldana adam dövmesini yeniden açığa çıkardı. Etrafta yaydığı enerjiden dolayı fırtına çıkan adama bakan Alkar yutkunmak istedi.

Ağırdı. Üstünde milyonlarca ton yük bindirilmiş gibiydi sanki. 

Adam onun terlemeye başladığını görünce bir şey demedi. Enerjinin ona ağır geldiğini biliyordu. Karşısındaki kişinin yaşını söylerken yalan söylemediğini biliyordu. Daha kendinden üstün olan birinin gerçek enerjisine saatlerce katlanmak zorunda kalmamıştı büyük ihtimalle.

Daha çok toydu. Toy birine göre güçlü olsa da gerçekler değiştirilemezdi.

Alkar savaşın karşılıklı olacağını düşünse de şimdi hiç de öyle durmuyordu. Karşısındaki kişi kollarını göğsünde kavuşturmuş onu izliyordu. Alkar sadece enerjisiyle yere çökeceğini düşünüyordu.

"Gördün mü?" diye mırıldanan adam boş gözlerle Alkar'a bakmaya devam etti.

Alkar zorlukla kıpkırmızı olmuş gözlerini ona çevirdi. Kendi odhue'sini kontrol etmeye çalışıyordu. Hayır! Yıkılmayacaktı! Ne olursa olsun bundan kurtulmalıydı! Bir şeyler yapması gerekiyordu...

Gözlerini kapattı ve bütün duyularını kapattı. Ne görüyor, ne duyuyordu... En son hislerini de kaybetti ve sadece kalbine odaklandı.

Değişim geçirmiş kalbi öyle yavaş atıyordu ki...

Hayır, kalbi yavaş atmıyordu. Ağır çekime alınmış sanki her şey. Kalbinin etrafını sarmış damarların değişik parlaklığını gözünü aldı. O nasıl görüyordu orayı şuan?

Bilmiyordu ama sanki bu yaptığı garip değildi.

İçindeki odhue dışarıdaki baskıdan dolayı zorlanıyordu. Ama içindeki odhue biraz farklıydı. Bunu kullanabilir miydi? Ona karşı koymasını sağlayabilir miydi?

Odaklandı. Ve istedi. Kalbi ağır çekimdeyken bile hızlandı. Enerji kamaştı, renkler birbirine girdi. Bütün her şey sanki bir an kalpte toplandı. Büyük bir acı ile kalpte toplanan birikim vücuduna daha sonra dışarı patlayarak yayıldı.

Alkar'ın bedeninden çıkan odhue adamın Alkar'ın etrafına sarmış olduğu odhue ile savaştı. Çok zordu. Adamın enerjisi o kadar güçlüydü ki Alkar'dan yayılan odhue yavaşça solmaya başladı.

Adam bu görüntüyü izlerken ilk önce şaşırdığını hissetti. Karşısındaki çocuktan yayılan enerji biraz değişikti. Kendisininki gibi olmadığı kesindi.

Nereden hatırlıyordu bunu?

Şaşkınca kaşları havaya kalktı. Cidden bunun yaşında biri böyle bir şeyi başarmış mıydı?

Nasıl?

Peki neden dövmesi yoktu? Aklına saçma sapan efsaneler gelse de o efsaneleri ciddiye alan biri değildi. O yüzden inanmamayı tercih etti ve enerjisini bir tık daha arttırdı. Ne kadar dayanabilecek merak ediyordu.

Alkar enerjisinin diğerine karşı geri çekildiğini hissettiğinde kendini daha çok sıktı. Hayır, o kadar olaydan sonra yenilemezdi. Bunu reddediyordu.

Kafasında bir ses yankılandı. "Böcek."

Alkar'ın kalbi tekledi. Bu sesi tanıyordu. Lanet olsun ona...

Lanet olsun onlara...

O kadar sinirliydi ki... Ona hayata oradaki bütün insan müsvettelerine. Hepsine çok kızgındı.

Başka bir ses daha yankılandı kafasında. "Ağabey!" Bu ses mutlulukla söylenmiş bir tona sahip değildi. O söz ölmeden önce söylenen ses tonunun aynına sahipti.

Kalbindeki nefret arttı. Artık nerede olduğunu bile unutmuştu. Sadece... Yok etmek istiyordu.

Alkar'ın enerjisi büyüdü hafif. Adam garipçe karşısındakini izliyordu. Birden bire terlemeye başlamıştı. İçten içe bir hesaplaşma içinde olduğunu anladı. Kaşları çatıldı hafifçe.

Alkar'dan yayılan enerji hafifçe güçlendi. Bir an hafifçe adamınkini baskıladı. Adamın kaşları nasıl oluyorsa daha da çatıldı.

Enerjinin baskısı artmaya başladı. "Şu garip enerji..." diye sıkıntıyla düşünen adam enerjisini arttırmak istedi. Arttırdığı an rakibinin enerjisi güçlendi. Bir an ne olduğunu anlayamadı.

Rakibinden gelen hafif enerji birden öyle bir patlama yaşadı ki adam enerji vermeyi kesmek zorunda kaldı. Hafifçe bir adım geri çekildi ve acı çeken rakibine baktı. Neden acı çekiyordu?

Alkar'ın enerjisi şuan çok düzensizdi. Kontrol edemediği için kalbinden gelen enerji kontrolsüzce dışarı çıkıyor, adam ondan kaçınmak zorunda kalıyordu.

Adam neler olduğunu anlamıyordu. Daha önce böyle bir şey görmemişti. Karşısındaki yasaklı teknik kullansa anlardı ama öyle bir şey yapmamıştı neden acı çekiyordu?

Alkar acıdan yere çökmüştü. Bir an acıyı geriye atmaya çalıştı. Göğsü yanıyordu. Bu tür bir acıyı en son ilk seviyeci olduğunda çekmişti.

Ayaklanınca adama dikti gözlerini. Adam gözlerini şokla açtı. Alkar'ın üstü hafifçe açılmıştı. Kalbinden yayılan o kara şey de neydi öyle?!

Kara şey neydi emin değildi ama nedense yaklaşmak istememesine neden oluyordu. Alkar o kadar kötü görünüyordu ki adam nasıl ayakta kaldığına anlam veremedi.

Acı çekmede baya iyi gibi görünüyordu. Mazoşist falan mıydı?

Alkar pozisyon aldı ve, "Savaş." dedi. Adam Alkar'ın sesindeki o tonu algılayamadı. Karşısındaki konuşan kişi farklı biri gibiydi. İstemsizce o da savaşmak için pozisyon aldı. Bir yanı ise o kara lekeyi düşünüyordu. Yirmi bin yıllık hayatında bir şeyler duymuş olmalıydı.

O şey neydi?

Alkar ne yaptığından emin değildi. Sadece savaşmalı ve çıkmalıydı. Onu yenemezdi ama bir yere kadar zarar verebilirdi. Değil mi?

Alkar herkesin yenebileceği bir sinek değildi.

Adam tam gücünü yine de açığa çıkarmadı ama yirmi bir yaşındaki bir velede göre daha fazla enerji kullandığı açıktı.

Alkar bir tekme gönderdi. Adam koluyla onu durdurdu ve fısıldadı, "Ses ve Öfke"

Fısıltısı maddeleşti. Sonra bir canavara dönüştü. Alkar canavarı görünce geri çekildi. Bir ejderha şeklindeydi. Saydam vücudu yavaşça parıltılı bir siyaha dönüştü. Alkar onunla dövüşeceğini anlayınca hemen saldırıya geçti.

Hızla altından geçerken ejderhanın kükreyişi gezegeni titretti. Doğuştan sinirli bir ejderha gibiydi. Alkar arkasına dönemeden kuyruğuna bastı ve zıpladı. Ejderha hızla ona dönerken sşyah bir alev fırlattı.

Alkar hemen kaçındı. Siyah alevler havada renk değiştirdi. Dağılırken ardında yeşil renkte bir gaz bıraktı. Alkar kendisine gelen kuyruktan takla atarak kaçındı ve hızla ejderhanın altında girdi. Midesi olduğunu düşündüğü bir yere arta kalan öfkesiyle öyle sert bir tekme attı ki...

Bu sonucu o bile tahmin etmiyordu. Ejderhanın gövde kısmı tamamen içe gömüldü, sonra dayanamadı, yarıldı. En son gövdesi tamamen ikiye ayrıldı.

Alkar o an şaşırmış bir şekilde arkasında gözleri kocaman açılmış adamı göremedi.

Adam, "Yok artık." diye fısıldarken çocuğun hafifçe artan lekesine göz dikti. 

Alkar kendine geldi ve ciddi bir şekilde ona yöneldi. Adam kendisine gelen Alkar'ı göremedi çünkü o an aklına gelen şeyden dolayı kafayı yemekle meşguldü. Ancak yumruk yeyince kendine gelebildi.

Garipçe çocuğa bakarken bunu hemen bitirmesi gerektiğini düşünüyordu. Daha fazla burada durmak istemiyordu.

Alkar'ın kendisine yönelttiği kolu tuttu. "Üzgünüm." diye fısıldarken tüm gücünü Alkar'ın az önce adamın nereden çıkardığını anlamadığı silaha yöneltti.

Silahı o kadar hızlı bir şekilde bedenine sapladı ki Alkar neden ağzından kan geldiğini anlamadı. Siyah leke biraz daha büyüdü.

Adam bir an o lekenin silahına geldiğini görünce panikledi ve silahın o acımasız gücünü açığa çıkardı.

Silah saplı olduğu vücudun içine küçük damarlar gibi yayıldı ve her yeri parçalamaya başladı.

Alkar o kadar büyük acıyla nasıl baş edeceğini bilemedi. Ölmeden önce adamın tedirgince kendi silahına baktığını görebilmişti. Nedenini anlamadı ama aniden uyanınca daha da güvende hissetti.

Etrafa göz attı. Adamın dediği şey hala aklındaydı.

Börü aniden fırlayan Alkar'a garipçe baktı. Ayağıyla yavaşça içki şişelerini geriye iteledi. Alkar o boş şişeleri görmüştü bile. Börü hemen savunmaya geçti. "Canım sıkılmıştı ve hayvan gibi uyuyordun." dedi.

Alkar garipçe Börü'ye bakarken konuştu. "Buraya biri geldi mi hiç? Düşman olarak?"

Börü ona kafayı yemiş gibi baktı. "Hayır?" derken soru sorar gibiydi. Alkar'ın çenesi kasıldı.

Kandırılmıştı resmen!

Acıyı daha sonra hatırlayabildi. Zar zor ayağa kalkarken orada olan şeyi neden bedenine yansıdığını düşünüyordu.

Bu şeyin yayılmasından nefret ediyordu. Bunun sonunda ne olacağını kestirememek Alkar'ı delirtiyordu.

Bu laneti durdurmalıydı. İmkansız olduğunu söyleseler bile.

Yapmak zorundaydı.

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1301

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1108

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 916

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 843

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 683

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 661

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 562

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 423

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 74

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16626 Üye Sayısı
  • 452 Seri Sayısı
  • 22376 Bölüm Sayısı


creator
manga tr