“Göklerin altında tek şeytan. Yeryüzünün üzerinde basit bir tavuk.. “ #Emperor’s Domination

DİPTEN EN TEPEYE - 80. Bölüm: Okulun Efsanesi


Alkar bilgilendirmeyi diğerlerine bırakmayı tercih etmişti. Şimdi A yurduna kadar gidip, "Şu manyak gezegene gidiyoruz." diyemezdi. Kendisi sadece Börü'yü çağıracaktı. Bir de Tae'yi. Çocuğun olumsuz yanıt vereceğini düşünmüyordu ama her ihtimale karşı tehditlerini hazırladı.

Tahmin ettiği gibi direk garip sorulara maruz kaldı. Çocuk Y yurdu ile ilgili belge gerektiren işleri hallediyordu. Alkar yanına gelmiş ve kısaca ne istediğini söylemişti. Tae kafasını kağıtlardan kaldırarak, "Ne?" diyebilmiş ve sonra, "Nasıl ya? Kim onlar? Manyak mıyız?" gibi sorularla devam ettirmişti.

Alkar çok önemli olduğunu vurgulamış ve onun bunu kendisine borcunu ödemesi için şans olduğunu söylemişti. Aslında çocuğun borcu falan yoktu. Babası ile anlaşmalı olduğunu için yapıyordu ama illaki gelmesi için yalan söyleyecekse söylerdi.

Çocuk sonunda, "Tamam." demişti. Alkar ise daha fazla oyalanmadan Börü'nün bulunduğu ormana dalmıştı. Neyse ki çoğu kendisini tanıyordu, bu yüzden saldırma girişimi falan olmuyordu. Börü'yü bulunca ruh yaratığının rahatça takıldığını gördü.

Onu tekmelemek istese de bir şey yapmadı. "Görev var." dedi sakince. Börü garipçe ona baktı. "Ne görevi ve ben ne alakayım?" dedi ruh yaratığı. Alkar derin bir nefes alırken, "Kütüphane ile ilgili ahmak." diyebildi.

Ruh yaratığı olayı çakarken az önceki rahatça uzanan o değilmiş gibi ayağa fırladı. "Zaten sıkılmıştım. Kral olmak fazla sıkıcı bir işmiş. Savaşmak tercihim." dedi. Alkar gözlerini ona dikti ve, "Ben söyleyene kadar sıkıcı işine devam et." dedi. Börü kocaman gözleriyle ona bakarken, "Nasıl yani şimdi gitmiyor muyuz?" dedi hayal kırıklığına uğramış bir sesle.

Alkar gözlerini devirirken, "Sadece hazırlıklı ol diye söyledim." diye mırıldandı. Sonra aklına yeni gelmiş olacak ki, "Seninkiler Ewlıp gezegeni hakkında bir şey biliyorlar mıdır? Enerji yiyormuş." diye sordu. Börü etrafa göz atarken birini yanlarına çağırdı.

"Ee sen-" adını hatırlamak istese de hatırlayamayan Börü biraz duraksadı. Hizmetçi, "Ur." diyebildi. Börü, "Ur!" derken etrafa 'Biliyordum bunu' bakışları attı. Sonra devam etti. "Ya siz hiç Ewlıp adında enerji yiyen bir gezegen duydunuz mu?" derken olaya bodoslama dalmanın daha mantıklı olduğunu düşünmüştü. Alkar kollarını göğsünde birleştirerek dinlemeyi tercih etti.

Hizmetçi bilmiyor olsa gerek başını onaylamaz anlamda salladı. Arkadan başkası konuştu. "Ben biraz biliyor olabilirim efendim." derken saygıyla başını eğmişti. Börü kafasıyla işaret verdi ama başını eğmiş olan hizmetçi göremeyince konuşmak zorunda kaldı. "O zaman konuş."

Hizmetçi başını kaldırarak ikiliye baktı. "Bazen tanımadığımız ve öğrenci olmayan seviyeciler buralara gelir. Bilirsiniz. Bir ara ağaçta uyuyordum. Oradan geçtiklerinde uykum neredeyse açılmıştı zaten. Ewlıp adındaki bir gezegenden ve birini oraya idam için gönderdiklerinden bahsediyorlardı. Ve bundan 'En kötü ceza yöntemi' diye bahsetmelerinin yanı sıra, 'Kurucu' adı altına bir hikaye anlattılar."

Alkar kaşlarını çattı. "Kurucu" diye bir hikayeden mi bahsetmişlerdi?

Okulun kurucusu mu?

Dikkatle hizmetçiye baktı. "Hepsini dinledin mi?" diye sordu. Hizmetçi hızla başıyla onaylarken, "Merak etmiştim." dedi.

Alkar dikkatini tamamen ona yönelterek, "Anlat." dedi.

Boğazını tedirginlikle temizleyen hizmetçi kesinlikle bu insandan uzak durmak istiyordu. Karşısındakinin enerjisini hissedemeyince tedirgin olması yetmezmiş gibi gözlerini kendisine dikmesi buradan kaçması için başka bir nedendi.

"Bu okul yaklaşık iki bin yıl önce kurulmuş." dedi hizmetçi hikaye anlatma moduna girerken. Alkar bu okulun tarihçesine biraz göz atmıştı. Epey köklü bir geçmişi vardı. "İlk kurucu yaklaşık bin yaşlarında dahi biriymiş. Çok ama çok güçlüymüş. En kötü uzay fırtınalarının arasından hiçbir şey olmadan geçer, birçok sistemi tek hareketiyle yok edebilirmiş. Ailesi de zengin ve güçlüymüş. Yani onunda böyle olması kaçınılmazmış."

Alkar uzun olacağını düşündüğü için oturdu. Börü de yanına kuruldu. Hizmetçi devam etmeden onun da oturmasını söyledi. Etraftaki diğer hizmetkarlar da meraklanmıştı. İstemsizce herkes anlatanın etrafında toplandı.

Hizmetçi ortamın oluştuğunu anlayınca devam etti.

"O kişinin adı tam olarak bilinmiyor. Bazıları Sauren olduğunu söylerken başkaları, Kraiwanther olduğunu savunur. Çoğu Kraiwanther'i tercih eder."

Alkar neden uzun olanı tercih ettiklerini anlayamadı. Sauren daha mantıklıydı.

"Kraiwanther kardeşi Urahante ile uzun bir yolculuğa çıkmış. Küçük kardeş. Bilirsiniz işte. Mükemmel bir abi, yetenekli olsa da her zaman abisiyle karşılaştırılan küçük kardeş. Ama her şeye rağmen birbirlerine değer verdikleri söylenir."

Alkar kafasında hikaye oluşturmaya başlamıştı bile. "Bunlar her şeyi yaparlar yıllarca. Her türlü zorlukla baş ederler ama Kraiwanther durmaları gerektiğini söyler. Kardeşi istemese de abisi demişti. Durmak zorunda kalırlar. Sonra bu gezegeni bulurlar. Neredeyse ölmüş olan bu gezegeni..."

 Neredeyse ölü olan mı? Gezegeni diğer gezegenler kadar harika bir yere mi çevirmişlerdi? "Kraiwanther burayı gözüne kestirmişti ve burada bir okul kurmak istediğini söylemişti. Urahante ise bunun mantıksız ve saçma olduğunu savunmuş, bir yere bağlanmanın ahmaklık olduğunu söylemiş. Ayrıca bu gezegenin iyileştirileceğine inanmıyormuş. Ama Kraiwanther yapmış. Gezegeni kendi gücüyle hayata döndürmüş."

Alkar'ın kaşları şaşkınlıkla havaya kalktı. Nasıl oluyor da bir gezegeni hayata döndürebiliyordu?

"Urahante bile abisinin bu kadar güçlü olacağını tahmin etmiyormuş. Maalesef abisine uymak zorunda kalmış ve bir okul kurmuşlar. Şu işe bakın ki bütün işler Urahante'ye kalmış. Yani söylentiler bu yönde. Abisi gezegeni hayata getirmekle büyük bir iş başardığını, baş ağrısı işlerle kardeşinin ilgilenmesi gerektiğini söylemiş. Urahante istemese de yapmış."

Alkar tek kaşını kaldırdı. Kraiwanther tam bir pezevenge benziyordu. "Her türlü buluşmayı, öğrencilerin iyiliğini, ortamı düzenleyen Urahante iken herkesin görüşmek istediği kişi Kraiwanther'miş. Çünkü o gezegeni hayata döndüren kişiydi!"

Alkar Urahante'nin ne düşündüğünü az çok anladı. Haksızlığa uğramanın verdiği o nefret. Adam baştan beri istemiyormuş okul falan bir de bütün iş ona yüklenince kinlenmiş olabileceğini düşündü Alkar.

Hizmetçi devam etti. "Urahante bir gün buna isyan etmiş ve abisine meydan okumuş. Yıllar geçtikçe abisi daha da vurdumduymaz ve hiçbir şeyden memnun olmayan birine dönüşmüş. Urahante buna dayanamamaya başlamış, bu okuldan kurtulmak için meydan okumuş Kraiwanther'e. Özgürlüğüne kavuşmak için."

İşte şimdi hikaye ilginçleşiyordu. Bazıları "Eee?" derken Börü ağzına bir tane enerji taşı attı. 

"Kraiwanther bu okulu yönetmek istemiyormuş. Hatta bazılarına göre okulun ayakta durmasının nedeninin kardeşi olduğunu bildiği için onu bırakmamaya kararlıymış..."

"Ve savaşmışlar?" diye sordu Alkar. Hizmetçi gözlerinin içine bakarken. "Evet." diye mırıldandı. Sonra Alkar'ın düşündüğünden daha farklı bir şekilde devam etti. "Kraiwanther güçlüydü. Ama uzun zamandır çalışmamış, sadece içmiş ve çevresiyle ilgilenmişti. O ara Urahante hem çalışmış hem de okulla ilgilenmişti. Kraiwanther ile aynı güçte olabilecek kadar güçlenmişti. Bunlar büyük bir yıkım getirecek kadar kavgaya giriştiler. Ve Urahante yendi..."

Herkes nefesini tuttu. Hizmetçi en az onlar kadar heyecanlı bir şekilde devam etti hikayeye. "Kraiwanther bunu kabullenemedi. Kendi küçük kardeşi nasıl olur da onu yenerdi? Bu ona saçma gelmişti. Onu bırakmamaya kararlıydı. Yakınlarda gördüğü boş ve ölü bir gezegeni seçti. Sonra yasaklı bir teknik uyguladı."

Alkar'ın kaşları çatıldı. Kraiwanther'in bu kadar mı gözü dönmüştü? "Kardeşi özgürlüğünün sevinciyle ve artık aralarının düzeldiğini düşünmesi nedeniyle gardını indirdi. Kraiwanther o teknikle gözünü bile kırpmadan Urahante'nin ruhunu tuttu."

Biri oradan, "Ruhunu mu tuttu?!" diye çığırdı. Herkes o kadar kaptırmıştı ki kendilerini hem bir şeyler yiyorlar hem de dinliyorlardı. Alkar bu duruma gözlerini devirdi.

Hizmetçi, "Maalesef..." diye mırıldandı üzüntüyle. "Yasaklı teknikle ruhunu tuttu. Urahante'nin bedeni parçalara ayrıldı. Kraiwanther kardeşi Urahante'nin ruhunu ölü gezegenle birleştirdi. O ölü gezegen Ewlıp'di."

Bu okulun iki kurucusundan biri olan Urahante'nin ruhu Ewlıp'le birleştirilmişti. Tabii bu yaklaşık iki bin yıl önceydi ama o gezegene artık tam olarak bir gezegen bile denemezdi...

"Ölü gezegende ilk önce hiçbir değişiklik olmadı. Kraiwanther herkese kendisinin kazandığını ve kardeşinin hayatını kaybettiğini söyledi. Herkes bunu beklediği için kimse olayın arkasını araştırmadı. Ama Kraiwanther duygusuz değildi. Kardeşinin ahı kalbine bir yük olarak binmişti. Bir gün içkiliyken okulun üçüncü yöneticisi olacak olan Oplan'a anlattı her şeyi ve gitti. Oplan Urahante'yi de en az Kraiwanther kadar severdi. Herkese gerçeği söyledi. İnanan oldu, bazıları ise yalanladı. Bu hikaye ne kadar gerçek kimse bilmiyor."

Alkar başını ovdu sıkıntıyla. Bir kardeş olayı daha kendisine fazla gelmişti. Ne gelirse en yakınlarından geliyordu canlının başına zaten.

Hizmetçi uğultuları umursamadan devam etti. "Ewlıp gezegeni ilk başlarda normaldi dediğim gibi. Kraiwanther gidince de hala normaldi. Sonra bir şey oldu. O gezegen bazı seviyecilerin dinlenmek için durduğu normal bir gezegendi. Bir gün üstünde gerçekten güçlü seviyecilerin cesetleri bulundu."

Alkar devamını kafasında kurmuştu bile. Neler olduğunu tahmin edebiliyordu. "Herkes katili arada ama bulunamadı. Bu korkunç olaylar devam etti. Gerçek katilin Ewlıp olduğunu fark etmeleri uzun sürdü. Oplan bunu bulmak için orada canını vermişti. Hatta bazılarına göre son sözü, "Dostum Urahante'yi kurtaramadığım için bu benim cezam." olmuş. Tabii dramatikleştirmek için yalan olduğu daha akla yatkın..."

Alkar eline ne zaman aldığını bilmediği şarabı içerken, "Yani o gezegen aslında Urahante?" diye sordu. Hizmetçi başını olumsuz anlamda salladı. "Bunun doğru olduğunu düşünmüyorum. Onun ruhun bir parçası gezegenle bütünleşmiş ve Urahante'nin nefretini almış olabilir. Bu yüzden enerji yayan herkesi öldürüyor."

Alkar enerji yayan sözünü duyunca olayı çakmıştı. Onun anahtarı getireceğine inanan Raly ve Luna'nın amacını anlamamıştı. Her şey enerjiye bağlıydı.

Alkar enerji yaymıyordu. Gezegen Alkar'ı öldüremezdi.

Tabi bu doğru olmayabilirdi ama en mantıklı seçenek buydu.

"Bu sadece hikaye değil mi?" diye sorarken umutlanmamaya çalışıyordu. Hizmetçi hızlıca başını salladı. Alkar dudaklarını ıslattı. Düşününce tek mantıklı şey buydu.

Hizmetçiye merakla bakarak farklı bir soru sordu. "Şu gizemli kütüphane... Biliyor musun?" Hizmetçi hızla yine başıyla onayladı. Diğerleri de refleksle onaylamıştı. Alkar sorusunu sordu. "Bu kütüphane Kraiwanther ve Urahante tarafından mı yapıldı?" derken bazı teorilerini ölçmeye çalışıyordu.

Biraz düşünse de yine onayladı. "Evet, ilkler tarafından yapıldığının söylendiğini hatırlıyorum..." Alkar memnunca başını salladı ve ayaklandı. Börü'ye, "Ben gidiyorum." derken keyfi yerindeydi.

Fazladan bilgiler her zaman işine yarardı. Bu bir efsane bile olsa.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 977

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 919

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 760

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 722

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 603

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 531

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 516

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 492

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 446

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 426

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 213

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 195

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 159

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 159

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 132

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 96

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 71

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 63

Site İstatistikleri

  • 8844 Üye Sayısı
  • 223 Seri Sayısı
  • 13721 Bölüm Sayısı


creator
manga tr