Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

DİPTEN EN TEPEYE - 78. Bölüm: Ruqy


Alkar Tong'a bakarken içindeki geri gitme isteğini tutmaya çalışıyordu. Adamın ondan güçlü olduğunu ve istese kendisini öldürebileceğini biliyordu ama şuan istese de yapamazdı.

Tong ona baktı ve derin bir nefes aldı. "Fazla zekisin ve bu iyi bir şey değil." Alkar bir şey demedi. Bu şuan öğrendiği şeyden dolayı çok da iyi bir şey gibi olmasa da bundan nefret etmiyordu. Eğer zeki olmasaydı bu saçma oyunda kurbandan başka bir şey olmazdı.

"O insan değil, öyle değil mi?" derken sesinde kendine güvenen bir ton vardı. Tong etrafına göz attı ve Alkar tam anlayamadan bir büyü yaptı. Sanki farklı bir evrene geçmiş gibilerdi. Alkar bunu anlayamadı.

"Burası-" derken Tong sözünü bitirmesine izin vermedi. "Yetenklerimden biri." Alkar sadece kafasıyla onayladı.

Adamın konuşmayacağını anlayınca kendisi girdi lafa. "Onu bir yerden tanıdığımı hissediyordum ve bunu saçma buluyordum." Gözlerini Tong'a dikerken adamın itiraz etmesini bekledi ama beklediği şey olmadı.

"Sonra saçma bir şekilde etrafındaki herkes onu dinliyordu. Anlamıştım, o ne insandı ne de yeteneksizdi."

Tong güldü hafifçe. "Peki bu olayların sonucunda hangi kanıya vardın, insan?"

Alkar düz bir şekilde ona baktı. "Siz onun babasısınız." derin bir nefes alarak devam etti. "Ve insan değilsiniz." 

Adamın ona saldırmasını veya tehdit etmesini bekledi. Görünüşe göre herkes onu insan sanıyordu. Alkar onun ne tür bir canavar olduğunu bilmiyordu ama kesinlikle normal olmadıklarından emindi.

"Evet." derken bir şey saklamak istemiyor gibiydi. "Ben insan değilim ve onun babasıyım."

Alkar histerik bir şekilde güldü. Her şey yerine oturuyordu. Y yurdunun A yurdunu yenmesini istemesinin nedeni oğluna yardım etmekti. Oğlu için Alkar'ı kullanmış, zamanı gelince kendisini ortadan kaldıracaktı.

"Ve bunu bir hiçmiş gibi itiraf ediyorsunuz?" derken sesinde anlaşılmaz bir ton vardı. İçten içe çok öfkelenmişti.

"Her şeyi biliyorken bunu inkar etmenin bir anlamı yok." diyen adam fazla rahattı. Belki de karşısındakinin kendisine çok fazla zarar veremeyeceğinin bilincinde olduğu içindi bu rahatlık.

Alkar bunları geriye attı ve farklı bir şey dedi. "Neler oldu bir fikrim yok ama oğlunuz yarı insan olsa da-" Alkar onun yarı insan olduğunu düşünüyordu çünkü bir canavarın kimsenin haberi olmadan insanların arasında bu kadar rahat yaşayabileceğini düşünmüyordu.

Ama Tong sözünü kesti. "O bir safkan." Alkar kaşlarını çattı. Doğru mu duymuştu? "Ne?"

Tong derin bir nefes alarak, "O bir safkan Ruqy."

Ruqy de neydi?

"Ruqy?" diye sorarken sesi meraklıydı. Tong hafifçe güldü. "Çok uzaklardan geldik biz. Yani ben. Buralarda böyle bir ırkı bilmemeleri normal." Hafifçe Alkar'a yaklaştı. Alkar adamın gözlerinin an ve an değişmesini izledi. 

İlk önce göz bebeği dikeyleşti. Mavi gözü ikiye ayırdı. Bir taraf siyaha dönerken diğeri bembeyaz oldu. Ortadaki siyah, dikey göz bebeği ise mavi oldu. Alkar ne diyeceğini bilemedi.

Hemen eski haline döndü göz. "Sana anca bunu gösterebilirim çünkü oğlum böyle bir göz yaparsa şaşırma."

Alkar yüzünü değişik bir şekle sokarken sordu. "Ben neden oğlunuzun o şeklini göreyim ki?" Tong cevap vermedi. Alkar oflarken konuştu.

"Bakın, safkan olması daha kötü. Siz resmen oğlunuzu terk etmişsiniz." Bir an Tong'un sinirlenip sinirlenmediğine baktı ama adam doğal bir şekilde onu dinliyordu.

"Bir canavarın insanlarla aynı şekilde güçlenmeyeceği açık. Onun bu zamana kadar eziklenmesinin ve kendisinin güçsüz olmasının nedeni insan olmaması."

Tong elini kaldırırken sözünü kesti. "Ve senin sayende az da olsa gücüne kavuştu." Alkar delireceğini sandı. "Bunu yapamayabilirdim. Şuan ona ne kadar zarar verdiğinizi biliyor musunuz? Çocuk kendisini insan sanıyor! Bir insan olarak güçlenemeyeceğinden bir haber yaşıyor."

Derin bir nefes alırken devam etti. "Ona ancak kendi ırkından biri öğretebilir. Bu da babası olarak siz oluyorsunuz. Peki bu garip olaylar ne alaka? Neden çocuğunuzun hafıza kaybına uğramasına izin verdiniz?"

Tong onu susturdu. Sesi sertleşirken etrafa buz gibi bir hava yayıldı. "Orada dur insan. Hiçbir şey bilmeden beni suçlamaya veya yargılamaya iznin yok."

 Saçlarını karıştıran Alkar bıkmış gibi hissediyordu. "Hadi bunu geçtim." derken sesi kızgındı. "Siz büyük ihtimalle beni kullandınız ve o anlaşma da yalandı değil mi? Hiçbir zaman isteğimden kurul denen şeye bahsetmediniz!" Sesindeki suçlayıcı tonu herkes anlayabilirdi.

Tong dudaklarını büzdü. "İnsan, ben yalancı değilim. Elbette söyledim..." derken sesi biraz kısılmıştı. "Ama dalga geçtiğimi sandıkları için ciddiye almamış olabilirler. Ben de daha fazla uğraşmak istemedim."

Alkar alayla güldü. "Ve bunu ne zaman söyleyecektiniz? Ne sikime burada zaman kaybediyorum ben?" Sesindeki gizli nefret hafifçe belli olurken konuşmasına devam etti. "O Y yurdu sikimde mi sizce? Saçma salak olaylara katlanıyorum burada bir haftadır. Ve sonuç olarak 'Beni ciddiye almadılar.' mı?" 

Alkar kahkahalarla gülmek istiyordu. Eğer açık göz biri olmasaydı bir ay boyunca kullanılacak mıydı? Börü'yü de alıp gitmeliydi belkide.

Tong bastonunu yere vurarken konuştu. "Ne düşündüğünü tahmin edebiliyorum insan. Ama senin başta inanman saçmaydı. Kimsenin giremediği, yaklaşık yüz yıldır burada olsam bile benim bile giremediğim yere seni mi alacaklardı?"

Kaşlarını çattı duyduklarıyla Alkar, "Siz de mi giremiyorsunuz?" Tong bastonunu sıkarken, "İki pezevenk hariç kimse giremez." diye homurdandı. Alkar, "Kim şu iki pezevenk?" diye sorarken ciddiydi. Belki de onları bulmalıydı.

Tong güldü. "Seninle yeni bir anlaşma yapalım insan." derken sesi ciddi aynı zamanda sinsiydi. Alkar yüzünü buruşturdu ve, "Yok ben almayayım." diye mırıldandı.

Tong sesini yükseltirken, "Onlarla istediğin için görüşebileceğini sanıyorsan yanılıyorsun." dedi.

Alkar bunun farkındaydı. Tong devam etti. "Onlara ulaşana kadar kelleni alırlar. Ama ben görüştürebilirim. Kazasız belasız isteğini onlara anlatmanı sağlayabilirim. Sence hangisi daha mantıklı?"

Alkar en mantıklı şeyin o olduğunu biliyordu ama Ruqy ile anlaşma yapmak istemiyordu. Şimdiye dek fark ettiği şeylerden birisi de Ruqy'lerin yalancı olduğuydu.

"Sana neden güveneyim, Ruqy?" derken sesi iğrenç bir şey söylüyormuş gibi çıkmıştı. Neyse ki Tong bunu takmadı.

"Güven demiyorum. Tek seçeneğin bu diyorum." Alkar dişlerini sıksa da pes etti.

"Anlaşma nedir?" derken sesindeki sinir bozucu tonu saklamadı. Tong yine ve yine güldü. Alkar adamın gülüşünden nefret etmişti.

"A yurdunu yenmelerine gerek yok çünkü ben de pek umursamam Y yurdunu." Alkar kafasını salladı. Bir işten kurtulmuştu sonuçta. Y yurduna A yurdunu yenmelerini sağlayacaklarını söylemişti ama söz bozulalı çok oluyordu. Kendisine itaat etmediklerini biliyordu o yüzden anlaşmayı kendi kendine bozalı uzun zaman oluyordu.

"Bu iyi..." diye kısık sesle mırıldandı. Tong devam etti. "Oğlumun bir Ruqy olduğunu bilen bir sen bir de ben varım. Bunu kimse bilmeyecek. Sayende geçen savaşta mührünü kırdı. Daha çok değişim geçirecek ve senin onu korumanı, kimseye fark ettirmemeni istiyorum."

Alkar saçlarını kaşırken, "Ya da bunun yerine oğlunu al ve git? Bu benim için kötü olurdu ama neden böyle bir şey yapmadığını anlamıyorum. Maaşın mı iyi?"

Tong ciddi bir şekilde maskesinin ardından ona baktı. "İstesem de şuan gidemem. Bir şeyleri çözmem gerek." Alkar adamın amacını bilmese de karışmaması gerektiğini biliyordu.

"Ve bu anlaşmada benim kazancım?" derken konuya dönmelerini işaret etti. Tong gözlerinin içine bakarken, "Seni iki puştla görüştürürüm." Alkar adamın nefretinin nedenini bilmese de bunu göz ardı etti.

Anlaşmaya bakınca gayet de kolay gibi görünüyordu. Öğrencilerden kendisine sorun çıkaran biri yoktu. Eğitmenlere gelince... Onları da halledebilirdi ama karşısındaki adam gibi biri olaya girerse kendisinden pek emin değildi.

"Eğer senin tayfandan biri çakarsa işi sana atarım. Şuan o kadar güçlü değilim." Tong bunun farkındaydı zaten. "Onlar öğrencilerle uğraşmazlar. Daha önemli işleri var."

Anlaşma ikisinin de yararınaydı. Tong'a son kez baktı. Tong ona elini uzattı. "Yani...?" derken cevabını bekliyordu.

Alkar isteksizce onunla el sıkıştı. "Bir yamuk daha olursa buradan basar giderim. O kütüphaneye her ne kadar girmek istesem de canımdan önemli değil." diyen Alkar gayet ciddiydi. Tong "Elbette." diye onaylarken onun da sesi en az Alkar'ınki kadar ciddiydi.

Alkar içindeki merakı bastıramayarak, "Senin insan olmadığını biliyorlar mı?" diye sordu. Tong arkasını dönmüştü o ara. Kendisine bakmadan, "Hayır, buna izin vermem." diye mırıldandı. Alkar kaşlarını çatarak, "Ya ben söylersem ve onlarla bu bilgi karşılığı görüşürsem?" diye sordu.

Tong bir an onun gözlerine baktı uzunca. Bir şeyler tartıyor gibiydi. Alkar tek kaşını kaldırdı. "Sen insan, bunun için fazla onurlu birine benziyorsun. Senin gibilerin soyu tükenmek üzere. Kolla kendini."

Alkar cevap vermedi. Tong büyüyü bozdu. Sonunda asıl yere varabildiler. Alkar da biliyordu. Birine yamuk yapan biri değildi kendisi. Bunu belli ettiğinin farkında değildi. Bu ne kadar iyiydi, hiçbir fikri yoktu.

Tong gitti. Alkar bir süre daha orada kaldı. Gökyüzüne baktı ve derin bir nefes aldı.

Yeni görevinin diğerinden daha kolay olacağını düşünüyordu ama yanıldığını kısa süre sonra anlayacaktı.

Ruqy'ler hakkında hiçbir fikri yoktu.

  ♛ ♛ ♛ 

An İtibari İle İfşa Edilebilir Bilgiler;

-En önemli şey zihin mi, kalp mi?

Alkar kalpten (burada organ olan kalpten değil ruhsal kalpten bahsedilmiştir.) hissedip zihnini kullanarak teknik yaratıyor. Zihni yok olursa aptallaşır ve sil baştan başlaması gerekir. (Bir bebek gibi olur) Kalbi (Ruhsal, elle tutulamayan kalp. Yani duyguların içinde bulunduran, değer verdiği kişiyi görünce hızlanmasını sağlayan o şey) yok olursa... kendisi de yok olur. (Alkar için geçerli)  




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1300

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1107

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 917

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 844

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 683

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 659

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 561

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 424

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16564 Üye Sayısı
  • 452 Seri Sayısı
  • 22351 Bölüm Sayısı


creator
manga tr