“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

DİPTEN EN TEPEYE - 73. Bölüm: Tanıdık Biri


 

Saat daha sabahın körüydü ama Alkar yanına Berthan ve Cloi'yi almış yurtlar başkanlığına gidiyordu. Diğerlerini bilerek geride bırakmıştı. Onların daha çok çalışması gerekiyordu.

"Ne kadar uzakta şu bina?" derken sesi huysuzdu Alkar'ın. Cloi gülerek konuştu. Morali yükselmiş gibiydi. Diğerlerinden daha fazla gelişim göstermesi onu mutlu etmiş olmalıydı.

"Çok da uzak değil patron." Alkar tek kaşını kaldırdı. Berthan da gülmüştü. "Patron mu?" derken sesi garipti. Cloi kafasıyla onayladı. "Eee bize gelişmemizde önderlik ediyorsun. Zaten bir başkanımız olduğu için sana patron diye seslenmeye karar verdik."

Berthan Cloi'yi gösterirken, "O karar verdi." diye lafı kendi üzerinden atmaya çalıştı. Cloi Berthan'a şakasına vurdu. "Hemen de sat zaten." İkili gülüştüler.

Sonunda binaya yaklaşmışlardı. Bulundukları bölge belli bir yurda ait olmadığı için birçok farklı yurttan insanlar vardı. Yurt başkanlığının birçok görevi vardı.

Siyah üniformalarına bakarak kıkırdayan insanları görmezden geldiler. Alkar serin ortama girince rahatladığını hissetti. Dışarısı çok fazla sıcaktı ve siyah üniforma resmen onlara işkence gibiydi. Bu gezegen hiçbir zaman soğumayacaktı galiba.

Cloi ve Berthan biliyor olacak ki önden gittiler, Alkar onları takip etmek zorunda kaldı. Bir masanın önünde durdular. Çalışan bir kadın bir şeyler konuşuyordu.

"Hayır efendim, 10 yatak daha getiremeyiz. Yatak isteme kapasiteniz dolmuş görünüyor buradan." Bir yerlere bastı. "Ne demek kırdınız? Ne yapıyorsunuz siz orada?" Kadın eliyle anlını ovaladı.

"Olmaz. Bunun için hak etmeniz gerekiyor. Öğretmenlerden biri size fazladan puan vermedikçe işe yaramaz." Sonra kaşlarını çattı. "Bir öğretmeni tehdit ederseniz elinize vermiş olduğumuz kuklalar alınır."

Karşıdan bağırma sesleri geldi. Alkar ve diğerleri olayı izlemeye devam ettiler. "Sadece bir yatak mı?" derken kadın şok geçiriyor olabilirdi. "Ne demek sadece bir yatak? Bir ayda iki yüz yatak değişti. Oraya bir müfettiş göndermemi istemiyorsanız gelecek aya kadar aramayın." Elindeki şeye vurdu.

Kadının sinirleri bozulmuş gibiydi. Biraz geç fark etti önündekileri. Üniformalarına bakarak kaşlarını çattı. "Bir sorun mu var Y yurdu öğrenciler?" Alkar önde durarak kağıdı uzattı. Etrafa göz atınca birkaç kişinin bakışlarını üzerlerinde yakaladı.

İ yurdu meydan okumak için buraya gelirken kaç kişiye haber etmişlerdi?

Kadın kaşlarını çatarak kağıdı aldı. İşteyken hep kaşları çatıktı galiba. Sonra bir şeyleri anlamış gibi kaşlarını kaldırdı. "Haa, bu şey geçen ortalığı dağıtarak gelen İ yurdunun meydan okuma mektubu." Alkar gözlerini kıstı.

Umarım bu olayı bütün okul bilmiyordur.

Kadın bir şeyler yaparken cık cıkladı. "Adamlar cidden kendilerini kaybetmişler. Resmen bağıra bağıra girdiler buraya." Cloi tedirgince Berthan'ın koluna dokundu. Alkar kadını dinlemeye devam etti.

Kadın kağıda bakarak bir şeyler yaparken, "Herkese duyurdular valla. Şu dövüş günü her yer dolacak gibi. Y yurduydu değil mi?" dedi. Sonra gözlerini kaldırıp bir kez daha üniformalara baktı. 

Bir şey hatırlamış olacak ki, "Çok dayak yemeyin bari." diye mırıldandı. Alkar, "Sağol." derken sesi buz gibiydi. Kadın gülerek konuştu. "Alınma ama sizin yurdunuz berbat." Berthan homurdanmayla karışık dürüstlükle, "Biliyoruz." dedi.

Kadın onlara bakmadan konuşmaya devam etti. "Başkanın mührü var. Yani onaylanmış. Süre geçmemiş. Şimdi... siz belirleyin. Grup maçı mı teke tek mi?"

Alkar duraksamadan, "Teke tek." dedi. Kadın bir şeyler mırıldanarak yazdı. Sonra konuşmaya devam etti. "Yeri ve zamanı belirleyin. Önümüzdeki dört gün içinde olmak zorunda." Alkar Cloi ve Berthan'a bakarak konuştu.

"Normal turnuvaların yapıldığı yerlerden birinde olsun yeter." Kadın garipçe ona baktı. "O zaman K yurdunun sınırları içerisinde bulunan sahayı vereyim size? K yurdu sizden o kadar da nefret etmiyor sonuçta." Alkar Cloi ve Berthan'a baktı. Bunun doğru olup olmadığını bilmiyordu.

"Sıkıntı yok." diye cevap verdiler Alkar'a. Alkar da kadını onayladı. "Olur." Kadın bir şeyleri girerken konuşmaya devam etti. Alkar sıkılmıştı. "Zaman?"

"Üç gün sonra. Saat 14:00."

"Kaç kişi olacak?"

"Altı kişi."

Kadın hızlı hızlı sorarken Alkar ona ayak uydurdu. Kadın da sıkılmış gibiydi. "Katılacakların ad ve soyadları lütfen."

Alkar bu işi diğerlerine bıraktı. Çünkü onların soyadlarını bilmiyordu. Her şeyi giren kadına son bir şey söylemeyi unutmadı. "Beş tane ana bir tane yedek dövüşçü var. Yani ana dövüş beş. Yedeği isteyen kullanabilir. İkili savaş anlamında değil. Seçim şansı olsun diye."

Alkar aslında altı maç düşünüyordu ama Kolpa sinirini bozduğu için onu yedeğe koymuştu. Kadın tip tip ona bakarken, "Baştan söylesene." diye homurdandı. Alkar onun homurdanmasını takmadı.

Sonunda bir kağıt çıkardı. "Bu sizinki. Zaman tarih hepsi yazıyor. Zamanında orada olun yoksa mağlup sayılırsınız." Alkar kağıdı aldı. Kadın başka bir şeyler yaptı.

Aniden Alkar ve tayfasına döndü. "Bir kopyası şuan İ yurduna yollandı. Bundan cayamazsını artık." Alkar uyarır gibi söyleyen kadına bir bakış attı. Sonra binadan çıktılar.

Etrafta dedikodular artmaya başladı. "Cidden kabul ettiler..."

"İ yurdu başkanının ne kadar sinirli olduğunu hatırlıyor musun?"

"Yine rezil olacak embesiller."

"Duyduğuma göre herkes orada olacakmış."

Son sözü söyleyen kız öğrenciye diğer arkadaşları garipçe baktı. "Bütün herkes derken?" Kız kıkırdadı. "Her yurttan bahsediyorum. Sence neden K yurdunun yerini verdi?" Arkadaşları merakla kızın ağzındaki baklayı çıkarmasını bekledi.

"Oranın kapasitesi büyük. Bütün yurtları alacak kadar. Duyduğuma göre A yurdu bile orada olacakmış!"

Birileri, "Hadi be!" diye bağırmayla karışık merakla bağırdı. Olayı bilmeyenler kızın etrafında toplandı. Y yurdu öğrencilerini işaret ederken, "Onlar İ yurdu ile dövüşecek ya... A yurdu bile izlemeye gelecekmiş."

Kimse ona inanmadı. "Neden bu çöplerin dövüşünü izlemeye gelsin ki? Dalga geçmek için bile uğramaz o asiller."

Kız somurttu. "Yalan söylemiyorum. C yurdundan arkadaşım söyledi. A yurdundan birini tanıyormuş." Arkadaşı kıza bakarak söylendi. "Ne kadar doğru söylemiş peki?"

Kız gözlerini ona dikti. Sonra bir şeyler konuşan Y yurdu öğrencilerine baktı. Gözleriyle birini işaret ederken, "Bak şuna." dedi. "Yeni gibi olana. Hani enerji hissedemediğimiz."

Herkes gözünü birden oraya dikince Alkar, Cloi ve Berthan ile konuşmayı kesip onlara baktı. Diğer yurtların bulunduğu karışık öğrenci grubu gözlerini kaçırdılar.

"Gördünüz mü?" diye mırıldandı kız. Hepsi aynı anda kafasıyla onayladı. "He, işte arkadaşım o çocuğu A yurdundan Relian ile konuşurken görmüş!" Herkes büyük dedikodunun verdiği heyecanla gözlerini fal taşı gibi açtı.

"Hadi be!" diye mırıldanan bir erkek inanmıyor gibiydi. Üzerindeki kahverengi üniformayı düzeltti. "Gözleri yanlış görmüş olmasın?" Yeşil üniformaya sahip biri çocuğun ensesine vurdu.

"Sen fazla şüphecisin bence! Baksana çocuktan enerji alamıyoruz! Normal biri gibi mi görünüyor?"

Herkes sözleşmiş gibi kafasıyla onayladı. "Ben bunların maçına geleceğim." diye konuştu bir kız. Diğerleri de seri bir şekilde onayladı. Y yurdu öğrencileri gitmeye başlamışlardı. Öğrenci grubu onları göz hapsinde tuttu.

Alkar her bir şeyi duymuştu. Onların kafalarını ezmek istiyordu. Doğru olup olmadığını bilmiyordu ama bu dedikodu kesin yayılacaktı. Eğer yayılırsa daha çok kişinin ilgisini çekecekti. Bu da demek oluyor ki zamanında onu görmüş kişilerle aynı ortamda olacaktı.

Bu da açığa çıkmak demekti. Onları tehdit etmek zorunda kalmak istemiyordu. Belki de kılık değiştirerek gitmeliydi.

Yürümeye devam ederken geçit binasından arkadaşlarıyla gülerek çıkan biri gözüne takıldı. Hassiktir...

Sandığından daha yakın yakalanacaktı muhtemelen.

Gülen çocuğun gözü Alkar'a ilişince duraksadı. Sonra gözleri irileşti. Alkar uyarır gibi gözlerini kıstı ama şokta olan çocuk anlamamış gibiydi.

"Bu nasıl olur-" diye seslice konuşmasına gerek kalmadan Alkar yanına adımladı. "Sen gelsene bir benimle." derken sesinde gizli bir tehdit vardı. Kuzey yerinde dondu. Arkadaşları Alkar'a baktı.

"Sen de kimsin lan?" diye kabaca konuşan çocuğu takmadı ve Kuzey'i sürüklemeye çalıştı Alkar. Kuzey'in arkadaşlarından biri kolunu tuttu. "Seninle konuşuyorum seni pis-" Kuzey hemen bağırdı.

"Hey! Dur dur dur! O benim... Eee eski arkadaşım. Evet. Onunla konuşmamız gerek. Bir süre beni bekler misiniz?" Arkadaşları şaşırsa da Alkar'ı küçümseyici bir şekilde süzerek kafalarıyla onayladılar. Alkar, Cloi ve Berthan'a önden gitmelerini söyledi.

Kuzey'i ortamdan uzaklaştırırken dedikoducu grup onları gözleriyle takip etti ve yeni teoriler üretmeye başladı.

"Sen nasıl?" diye şaşkınca mırıldanan çocuk şokta gibiydi. Sonuçta en son kendisini Kenan Hoca ile beraber Başkan'ın binasına götürülürken görmüştü. Büyük ihtimalle sınır dışı edildiğini düşünmüştü.

"Buraya falan sızmadım. Saçma salak düşünme." dedi Alkar hızlıca. Kuzey öyle düşünüyor olacak ki rahatladı. "Ama nasıl buradasın anlamadım." dedi dürüstçe.

Alkar kısaca, "Bir anlaşma." dedi. Kuzey anlamış gibiydi. "Ne zamandır?" derken sesinde saf merak vardı. Alkar kafasını duvara sürtmek istedi. "Ne yapacaksın? Boşver. Bir anlaşma yaptım o yüzden buradayım."

Kuzey kızgın sesle somurttu ve daha fazla bir şey demeye cesaret edemedi. Karşısındaki kişi, evrende dolaşmış, hocalarından birini dövmüş birisiydi. Ona kafa tutamazdı.

"Gidecek misin peki?" derken kaşları çatılmıştı Kuzey'in. Alkar boş boş ona bakarken bu sorunun önemini tartıyordu. "Zamanı gelince evet." dedi ucu açık bir şekilde.

Kuzey, "Zamanı ne zaman?" dememek için kendini zor tuttu.

"Sen neden siyah üniformalısın?" derken neden en kötü yurtta bu kadar güçlü birinin olduğunu sorguluyordu Kuzey. Alkar gözlerini devirdi. "Sadece şans."

Daha fazla soru sormasına izin vermedi. "Her neyse. Şimdi benden kimseye ama hiç kimseye bahsetmiyorsun. Eğer birinden bir şey duyarsam kelleni alırım." derken sesi tehditkardı Alkar'ın.

Kuzey yutkundu. "Kimseye bahsetmeyeceğim." derken sesinin titrememesi için zor tutmuştu kendini. Alkar ondan uzaklaştı birkaç adım.

"Güzel." derken hala Kuzey'e tehditkarca bakıyordu. Kuzey gözlerini kaçırdı. "Evet, yemin ederim söylemem." Alkar bir süre daha ona baktı. "Hangi yurttasın sen?"

Kuzey neden sorduğunu içinden sorguladı ama cevap vermek zorunda kaldı. "G yurdundayım." Alkar başıyla onayladı ve oradan ayrıldı.

Kuzey rahat bir nefes alabildi.

İyi yırtmıştı.  

  ♛  ♛ ♛ 

Günün Bölümleri (2/2)  




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 918

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 865

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 715

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 680

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 561

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 500

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 468

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 467

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 412

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 410

Popüler Orjinal Seriler

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 174

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 136

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 135

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 133

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 118

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 114

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 48

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 45

Angoria
Angoria
Beğeni Sayısı: 42

Site İstatistikleri

  • 7768 Üye Sayısı
  • 162 Seri Sayısı
  • 11990 Bölüm Sayısı


creator
manga tr