“Göklerin altında tek şeytan. Yeryüzünün üzerinde basit bir tavuk.. “ #Emperor’s Domination

DİPTEN EN TEPEYE - 66. Bölüm: Ormanın Kralı


Birkaç derse daha girdikten sonra Y yurduna dönmüştü. Günü dövüştüğü çocuk hariç gayet normal geçmişti. Birkaç kişiyle tanışmıştı. Tabiki de hepsi kendi yurdundandı.

Aslında Alkar tanımadığı insanlarla konuşunca uzun zamandır sosyalleşmediğini fark etmişti. Şuan yan yana yürüdüğü iki kişi vardı. Aynı yurttan olduğunu onlardan öğrenmişti.

Elenor ve Fayken. Duyduğuna göre uzun zamandır bir çifttiler ve birbirlerine aşıklardı. Alkar onları ilk önce garipsese de birbirlerine verdiği değeri ve sevgilerini görünce içten içe gülümsemeden duramamıştı. Yakışıyorlardı.

Fayken esmer bir adamdı. Yaklaşık yirmi altının sonlarında olduğunu söylemişti. Elenor ise daha yirmi beşine yeni girmişti. Alkar son sınıftaki herkesin aynı yaşta olmasını beklemiyordu zaten. Yan yana yürürlerken sohbet ediyorlardı. Ya da daha çok onlar konuşuyorlar, Alkar dinliyordu.

"İşte ben de Elenor'a elimi uzattım. O yerde tek yardım eden bendim. Böylelikle sohbetimiz başladı. Aşık oluverdik. Ne zaman hatırlamıyorum elbette." Fayken ensesini kaşırken güldü. Elenor'da onun koluna girmiş Fayken'in gülüşünü izliyordu. Alkar Fayken yerine utandığını hissetti.

Elenor ona çok güzel bakıyordu. Gerçek aşk dedikleri bu olsa gerekti. "Sizin adınıza sevindim." diye mırıldandı ikiliye bakarken. Fayken ve Elenor ona samimi bir şekilde baktılar. Alkar arkadaşlıkların böyle başladığını düşünüyordu. Belki de yavaş yavaş fobisini yeniyordu.

Daha geçitlerin yerine gelemedikleri için etrafta her çeşit yurttan insanlar vardı. Alkar etrafa baktı. Daha zamanları vardı. İsterse yurda dönmeyip dolaşabilirlerdi. Elenor ve Fayke'ye bakarak konuştu. "Yurda mı dönmek istiyorsunuz?"

İkili durduğundan Alkar da durmak zorunda kaldı. Fayken Elenor'un elini tuttu. "Aslında Hemrin Gölüne gidecektik. Sende gelmek ister misin?" Alkar göl ve çifti bir araya getirince romantik bir şeylerin olabileceğini tahmin etti ve reddetti.

"Hayır, ben de biraz yalnız başıma dolaşayım diyorum." Elenor endişeli gözlerle ona baktı. "Emin misin Alkar? Sen daha yenisin. Burası okul olsa da gezegen olduğunu unutma." Alkar daha yeni tanışmalarına rağmen endişeli bir şekilde kendisine bakan kıza gülümsedi. "Bir şey olmaz. Hem ben sizi rahatsız etmeyeyim."

Sona doğru söylediği cümledeki anlamı ikili anlamış olacak ki güldüler. Fayken, "İyi madem. Kendine dikkat et." diyerek binaya doğru yürümeye başladılar. Alkar bir süre arkalarından baktı. Bunlar çok iyi bir yuva kurabilirlerdi. Güçlü olup olmadıklarından emin değildi ama Alkar emindi ki potansiyel vardı.

Şimdiye kadar hissettiği kadarıyla Y yurdu ciddi anlamda diğerlerinden geri kalmıştı. Onlardan hissettiği enerjiler fazla düzensizdi. Ayrıca bazılarının doğru düzgün bir teknik bile ürettiğini düşünmüyordu. Bazılarıyla aynı sınıfa düşme şansına erişmişti ve derslerde fiyaskolardı.

Şimdiye kadar hocalar ne bokuma yaramıştı ki onlara?

Sadece onları azarlamış ve çalışmadıklarını ima etmişlerdi.

Bir Hoca öğrencilerinin başarısızlığının kendisi yüzünden olduğunu düşünmesi gerekmez miydi? Belli ki sorun kendilerinde değil direk Y yurdundaydı. Düşünceleri bu yöndeydi en azından.

Alkar derin bir nefes aldı ve kafasına göre yürümeye başladı. O kurak alana geri dönmek istemiyordu. Zaten uzayda olduğu için ne bitki ne insan görebiliyordu doğru düzgün uzun zamandır. Uzay o kadar genişti ki haftalarca tek bir canlı görmediği zamanlar oluyordu.

Bu biraz yalnız hissettirse de yanında yoldaşı olması iyi geliyordu. Yoldaş diyince... Börü neredeydi?

Hazır fırsat bulmuşken onu bulabilirdi.

Nereye gideceğini bilmediği için birinin kolunu tuttu. Üniforması beyazdı. Tam kendi üniformasının zıttı.

Beyaz üniformalı aniden birinin kolunu tutmasıyla irkildi. Onu hissetmemişti bile. Hemen gardını aldı. Sonra siyah üniformayı görünce şaşırdı. Alkar gözlerinde kısa da olsa ifade yakalasa da anında demir duvar örülmüştü.

Sarışın adam kolunu çekti ve, "Ne var?" diye soğuk bir sesle konuştu. Alkar kendisini aşağılayacağını düşünse normal bir şekilde cevap verince mutlu oldu. İlk defa ona ilk tepkisi normal olan birine rastlamıştı.

Yanındaki arkadaşları da durdu ve garipçe Alkar'a baktılar. Alkar sordu. "Ruh yaratıkları nerede kalıyor, biliyor musun?" Beyaz üniformalı onu süzdü. "Neden sordun?"

Alkar çevresine göz attı. Onlara kocaman gözlerle bakarak yanlarından geçen öğrenciler hariç farklı bir şey yoktu. "Bir ruh yaratığını arıyorum da." Sarışın adam kaşlarını kaldırdı ve arkadaşlarını baş işareti yaptı.

"Siz gidin. Ben arkadaşa geçiti göstereceğim." Arkadaşları şaşkınca ona baktılar. "Reilan, ne yapıyorsun sen?"

Relian onlara dik dik bakınca homurdanarak uzaklaştılar. Alkar, "Gerek yoktu." diyebildi. Relian etrafa göz attı ve hızlıca yürümeye başladı. Alkar yavaşça arkasından yürüdü. Ona yetişmek gibi bir kaidesi yoktu.

Öğrencilerden uzaklaşınca Relian'ın adımları yavaşladı ve sonunda yan yana gelebildiler. Soğuk suratında birden bire gülümseme belirdi. "Merhaba ben Relian." Alkar boş bakışlarla karşılık verdi. "Alkar." 

Relian açıklama yapma ihtiyacı hissetti. "Neden garip davrandığımı düşünüyorsundur... O kadar öğrenci birden bize bakınca rahat hareket edemedim ve uzaklaşma ihtiyacı hissettim." Alkar tek kaşını kaldırarak konuştu. "Ya da Y yurduna ait biriyle konuşmaya utandın."

Relian'ın bakışları düzleşti. "Ben asla utanacağım biriyle konuşmam. Utanacağım kişiler zaten güçsüz kişiler değil iğrenç kişiliğe sahip şahıslar olur." Alkar inanmış gibi yaptı. Relian onun inanmadığını anladı ama ısrar etmedi.

"Sadece söylesen yeterdi." diye mırıldandı Alkar gözlerini etrafta gezdirirken. Yanındaki adamın kim olduğunu bilmiyordu ama tehlikede hissetmiyordu kendini. Bu okulda onu zorlayabilecek bir öğrenci olduğunu düşünmüyordu. Daha geçen eğitmenlerden birini hastanelik etmişti.

"Biliyorum ama sana bir sorum var. Ondan kendim bırakmayı teklif ettim." Alkar göz ucuyla sarışına baktı. Ne soracaktı kendisine?

"Nasıl oluyor da seni hissedemem. Sen Y yurdundansın." Alkar herkesin kafasındaki soruyu soran beyazlıya cevap verdi. "Özel bir yetenek diyelim." Relian yüzünü buruşturdu. 

"Ne tür bir yetenek daha öğrenciyken bunu yapmanı sağlıyor?" Alkar derin bir nefes verdi. "Senin yapamayacağın bir şey, Relian." Sonra adamın tepki vermesine izin vermeden devam etti. "Aşağılamak değil amacım. Cidden istesen de yapamazsın. Şartların uygun değil." 

Relian şaşkınca karşısında ona dürüstçe 'Yapamazsın' diyen öğrenciye baktı. İlk defa yapamazsın gibi bir cümle duyuyordu. O her şeyi yapardı. Yapamazsın demezlerdi ona. Çünkü güçlüydü ama biri gelmiş ona yapamazsın diyordu.

Kaşları çatılmak yerine havalandı. "Benim yapamayacağım bir şey mi?"

Kafasıyla onaylamakla yetindi Alkar. Relian bir şey demedi. Sonra insanlar artmaya başladı. Bir bina vardı. Geçitlerin olduğu bina. Alkar böyle bir binanın var olduğunu duymamıştı. Çok insan yoktu. Neden kimse bunu kullanmıyordu?

İkili içeri girdi. Alkar etrafa göz attı. Burası biraz değişik kokuyordu. Daha vahşi... Sanki ormanda gibiydi. Etrafı süzünce sadece beş altı kişinin olduğunu gördü.

"Burası ruh yaratıklarının bölgesine gidebilmek için geçitlerin bulunduğu bina. Pek kullanan yok." Alkar anlamıştı. Kafasıyla onayladı. Relian ona sordu. "Nereye gitmek istersin?"

Alkar Börü'nün nerede olduğunu bilmiyordu. Kapılara baktı ve sordu. "Sınıflar var mı ruh yaratıklarında?" Relian hiçbir şey bilmeyen Alkar'a garipçe baktı. "Sen yeni misin?" Alkar yeni anladığı için şaşkınca sarışına baktı.

"Evet. Dün akşam geldim." Relian anlamış gibi kafasını salladı ve konuştu. "Bölgelere ayrılır. Ruh yaratığının türüne göre yani. Sınıflar bölgenin içinde ayrılıyor büyük ihtimalle. Pek gitmem. İnceleme gereği duymadım."

Sonra gizli bir şey söyleyecekmiş gibi fısıldadı. "Bilirsin onlar fazla vahşiler ve bizleri sevmezler." Alkar başıyla onayladı. Gerçekten yıllardır birlikte seyahat etmesine rağmen Börü onu yaralamaktan çekinmezdi.

"Seçenek falan var mı?" diye sordu Alkar kapılara garipçe bakarken. Relian kahkaha attı. "He, var. Ne istersin. Şurada buzullar var, burada da çöl, bak burada da bataklık. Orman da var istersen."

Alkar boş boş ona baktı ve, "Orman iyidir." dedi. Relian ciddi ciddi güldü ve bir geçidin başına yürüdü. "Buradan sonrası ruh yaratıklarının bölgesi. Ormana gireceksin, iyi olacağına emin misin?" Alkar kaşlarını kaldırdı ve emin bir sesle konuştu. "Hiçibiri bana zarar veremez." 

Relian karşısındaki öğrencinin kendinden bu kadar emin ses tonuyla konuşmasına şaşırdı. İlk gördüğü andan beri kendisiyle arasında bir fark olduğunu hissediyordu. Enerjiden dolayı değildi! Zaten hissedemiyordu. Bunun nedeni sanki karşısındaki adam öğrenci değildi... Binlerce yıllık seviyeciydi.

Kendisine olan güvenini görünce buna inanası geliyordu ama sonra onun üzerindeki siyah üniformayı görüyordu.

Kafasını kaşıdı ve konuştu. "Eee artık girsen iyi edersin." Alkar kafasıyla onayladı ve girmek üzere bir adımını attı. Sonra geri çekti ve konuştu. "Teşekkürler." Relian şaşkınca ona baktı. "Ne?"

Alkar, "Bunu yapmak zorunda değildin." dedi. Relian büyükçe gülümsedi. "İçimden geldi. Zaten soru sormak için yapmıştım." Alkar başıyla onayladı. Relian tam girmeden önce konuştu.

"Bu arada ben sana tam adımı söylemedim!" Alkar pek umursamadığını boş bakışlar göndererek gösterdi ama Relian bunu göz ardı etti.

"Ben Relian Alfio Gormenganoze. A yurdundanım." Alkar bu kadar uzun soyada sahip birini görünce şaşırmıştı. Hafifçe güldü. "Güzel soyad Alfio." 

Relian ona şaşkınca baksa da Alkar takmadı ve geçitten geçti. Relian ensesini kaşırken mırıldandı. "Kesinlikle unutacak."

Alkar geçitten geçtiği an soyadını unutmuştu bile. 

Bir ormana girmişti. Etrafta öten böceklerden başka bir şey yoktu. Hislerini açtı. Ruh yaratıklarını hissetmeliydi. Biraz zor lokmalardı canavarlara göre.

Dolaşmaya başladı. Binayı kaybetmek istemese de yarım saatin sonunda yolunu kaybetti ve takmamaya başladı. Börü'nün ormanda olduğunu umuyordu.

Sonunda bir tane ruh yaratığını yakaladı. Bir sincaptı. Alkar elinde çırpınan sincaba benziyen sevimli ruh yaratığını görünce biraz üzüldü. Korkmuştu.

Ama elbette bırakmayacaktı. "Bir ruh yaratığı arıyorum." diye mırıldandı. Sincap korkuyla çırpındı. Alkar devam etti. "Bir kurt türü. Kızıl-kahve kürkü ve sarı gözleri var."

Sincap duraksadı. Alkar kaşlarını kaldırdı. "Tanıyor musun onu?"

Sincap nedense donup kalmıştı. Alkar etrafına baktı ama kimse yoktu. Dediği şey yüzünden mi donmuştu?

"S-sen nereden biliyorsun onu?" diye sordu sincap. Asıl bu küçük şey nereden Börü'yü biliyordu. Daha dün gece gelmişlerdi. Sincaba dikkatle baktı. "Birlikte geldik." Tam gözlerinin içine baktı. Ruh yaratığının şeffaflaşıp kaybolmasını istemiyordu.

Cevap vermeyince devam etti. "Hatta adı Börü-" Sincap dehşetle cıyakladı.

"Sessiz ol insan. Sakın o adı sesli söyleme!" Alkar şaşkınca ona baktı. "Ne?"

Sincap etrafı süzdü ve konuştu. "Kralımız o adı pek sevmiyor da. İnsanın biri ona vermiş. Yanlışlıkla kullanınca herkes onun adını öğrendi. Çok kızdı."

Alkar donmuştu. Takılıp kaldığı şey Börü'nün adından hoşlanmaması değildi. Bildiği bir şeydi zaten.

Kral derken?

Bir gecede ne halt yemişti bu?!

  ♛  ♛ ♛ 

An İtibari İle İfşa Edilebilir Bilgiler;

Gezegenler oluştuğu zaman odhue enerjisi içinde bulunmuyor. Üzerindeki canlıların ölümlü gelişimi bitene kadar gezegenin çekirdeği odhue'yi uzaydan çekirdeğine toplar.  




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1301

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1108

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 916

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 843

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 683

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 660

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 561

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 423

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 74

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16609 Üye Sayısı
  • 452 Seri Sayısı
  • 22373 Bölüm Sayısı


creator
manga tr