Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

DİPTEN EN TEPEYE - 63. Bölüm: Güçsüzler Klubü


Alkar etrafta her yerlerinde morluklar ve şişlikler bulunan kişilerin neden herkesçe normal karşılandığını düşünüyordu. Acaba topluca kavga falan mı etmişlerdi? Kaşları çatıldı. Nereye düşmüştü böyle?

Daha kendisini fark etmemişlerdi. Aralarında sohbet edip küfürleşiyorlardı. Kızlar da erkekler de. Alkar ortaya çıkmadan bir süre etrafı dinledi.

"Hay ben böyle işin!" Kızın biri erkeğin kaşına elini bastırırken garip bir ışık yayıyordu. Erkeğin homurdanmasına ağzına vurarak karşılık verdi. "Kes sesini seni iyileştirmeye çalışıyorum."

Erkek alaylı bir şekilde gülerek kızın elini itti. "Sen mi beni iyileştireceksin Veronica? Atma. Sen beceriksizin teki olduğun için buradasın." Kızın gözleri hafifçe dolmuştu. Elini tutarken burnunu çekti. 

"Sen neden buradasın peki Bay 'Ben Harikayım!'?"

"Neden mi buradayım?" Çocuk belini koltuğa yaslarken derin bir nefes aldı. "Çünkü ben de beceriksizim." Kız onun omzuna yumruk attı ve bağırdı. "Pisliğin tekisin Tae!"

Etraftaki acı çekenler onlara bakarak mırıldandı. "Başım çatlıyor zaten kesin sesinizi ahmaklar!" Kız ağlamak için farklı bir yere koşturmuştu. Sarışın bir çocuk aksayan bacağıyla zar zor yürüyerek Tae'nin yanına oturdu. "Senden hoşlanan birine çok kötü davranıyorsun."

Tae omzunu silkmişti. "Onunla uğraşacak değilim. Şuan daha önemli konumuz var."

Diğer köşeden biri bağırdı. "Evet mesela neredeyse her gün diğer gruplardan dayak yememiz gibi!" Çoğu kişi isyan edercesine bağırdı. Biri sinirle vazoyu dondurmuştu. Ona dokunan biri soğukluk yüzünden küfür etti.

"Güçlerine sahip çık Kenny!" Kenny gözlerini devirdi. "Asıl sen git güçlerini kullanmayı öğren Jenny!" Jenny onun üzerine yürüdü. "Ne dedin sen?!"

Bazıları araya girmek zorunda kaldı. Eğer müdahale etmeselerdi bir de dayağın üzerine kendi aralarındaki kavgalar yüzünden zarar göreceklerdi. Alkar onları görülmeyeceği bir yerden izlemeye devam etti.

Bu nasıl bir manzaraydı böyle?

Bu 'Y' yurdu her zaman ezilen grup muydu yani?  Derin bir nefes aldı. İşini zorlaştırmaya çalışmalarını anlıyordu. O yüzden isyan etmedi.

Beyaz saçlarını at kuyruğu yapmış bir kız karnını sararken Tae'ye seslendi. "Diğerleri nerede Tae?" Tae denilen adam kahverengi saçlarını karıştırdı ve bir süre cevap vermedi. Başı dönüyor olsa gerekti.

Kız üsteledi. "Tae?" Sinirlenen genç adam aniden bağırdı. "Ne Tae ne?! Sikeyim bir susun lan!" Sesi holde yankılandı. Hepsi ona baktı ama Tae takmıyor gibiydi. Jenny kaşlarını çattı ve konuştu. 

"Neredeler diye sordu kız." Tae histerik bir şekilde gülmeye başladı. Kahkahası yankılanıyordu. Bazıları sinirlendiği için güçlerini açığa çıkardı. Biri Tae'ye hançer fırlattı. Tam genç adamın yanına saplanan hançer onu irkiltmedi bile. Gülmekle meşguldü.

"Neredeler mi?" Gözünden akan yaşı silerken onlara odaklanmaya çalıştı. Alkar acımıştı onlara. Büyük ihtimalle şuan bu ahmakların anlamadığını anlamıştı. O diğer grup her kimse onların oyuncağı olmuş olma ihtimalleri yüksekti.

"Ne yapacaksınız nerede olduklarını? Büyük ihtimalle çoktan topuklamışlardı dövüş başladığında. Ah dövüş mü dedim? Dayak demek istemiştim." Alkım diye bir ara adını duyduğu çocuk sinirle ona doğru yürüdü. Aynı zamanda dövmesi ortaya çıkmıştı. Mor renkteki dövme sayesinde anında göz rengi de değişmişti.

Kimse onu durdurmadı. Alkım, Tae ona karşı çıkamadan kafasını tuttu ve kendisine bakmasını sağladı. "Bana cevap ver Tae. Onlar nerede?" Tae hipnoz olmuş gibi bir süre gözlerine baktı sonra konuşmaya başladı.

"Onlarla anlaşma yaptım. Eğer birkaç kişi bırakırsam geri kalanını bu seferlik rahat bırakacaklardı. Onlar kurban oldu. Büyük ihtimalle hedef noktasında diğerlerini eğlendiriyorlar." Sonra ne dediğinin farkına varmış olacak ki Alkım'ın yüzüne yumruğunu geçirdi.

Alkım şok olduğu için karşılık veremedi bile. Sonra sinirle ona baktı ve küfür etti. "Şerefsiz! Bunu onlara nasıl yaparsın!" Bir kız ağlayarak, "Cloi..." diye mırıldandı. Büyük ihtimalle hedeflerden biri de oydu. Alkar bu görüntüyü soğukkanlılıkla izlemeye devam etti.

İş sandığından daha da ciddiydi. Okul bunu biliyor muydu? Sonra hatırladı. Onlar her şeyi bilirdi. Öğrencilerinin böyle bir savaş içinde olmalarına göz mü yumuyorlardı?

Bu savaş bile değildi. O hedeflerin şuan içinde oldukları psikolojiyi tahmin bile edemiyordu. Alkar'ın en nefret ettiği şeylerden biri de güçlünün kendinden zayıf olan birini bir hiç uğruna ezip zevk almasıydı.

Çünkü kendisi de böyle bir şey yaşamıştı.

"Sen başkansın be!" Kenny sinirle bağırdı. Kendisine bir şeyleri yediremiyor gibiydi. "Kendi yurdundan birilerini feda etmek..." Sesi sona doğru kısılmıştı. Saniyeler içinde çökmüş gibi görünüyorlardı. "Bu yönetmek değil."

Tae sinirle ayaklandı. "O zaman hepimizi orada sikmelerine izin verseydim keşke! Bu kadar meraklı olduğunuzu bilmiyordum!"

Bir tane kalıplı kişi öne çıktı. "Tae ileri gidiyorsun..." Tae ona bakarak güldü. "Hiç de ileri gitmiyorum Tunayhan. Çok isterseniz onlarla yer değiştirebilirsiniz. Eminim seve seve kabul ederler! Hadi! Gitsenize lan!"

O kadar sesli bağırmıştı ki Alkar bile neredeyse irkilecekti. Onları incelemeye devam etti. Maalesef kendisi de Tae'ye katılıyordu. Bütün bir grubun acı çekmesindense o da kurban vermeyi tercih ederdi.

Kimse öne çıkmadı. Çok sevdiği arkadaşı için ağlayan kız bile. Tae gülerek onları süzdü. "Ben de öyle düşünmüştüm." Kendini koltuğa bıraktı. "Daha arkadaşları yerine acı çekmeye gönüllü bile olamayan siz, sakın beni yargılama cüretinde bulunmayın."

Kimse konuşmadı ve yaralarına bakmaya devam ettiler. Fısıldaşmalar dışında ses yoktu. Tae çökmüş gibiydi. Başkan olarak üzerinde ağır bir yük vardı. En çok da vicdan yükü.

Alkar buraya yeni katılmış bir öğrenciydi. Bir ay da olsa bunlarla barınacak, 'Y' yurdu adı altında derslere girecekti. Belki de onlara bir hediye vermeliydi.

Kendini gösterme gereği duymadan geri yukarı çıktı ve odasına girdi. Oradaki gençlerin yüzündeki umutsuzluk ifadesi gözlerinin önünden gitmiyordu.

Bu normal okullarda yaşanan, o çok duyduğu ayrımcılığa benzemiyordu. O yüzlerde ancak ölmek isteyen kişilerde bulunabilecek ifadeler yakalamıştı.

Bu okul öğrencilerini güçlendirmek için nasıl politika izliyordu hiçbir fikri yoktu ama Alkar kesinlikle red oyunu vermişti.

Üzerini değiştirdi ve rahat kıyafetlerini giydi. Yani bir eşorfman takımı. Üzerinde sıfır kollu bir bluz vardı. O kalbinin üzerinde bulunan dövmeyi biraz gösteriyordu ama umursamadı. Her yerde insanlar dövme yaptırıyordu.

Havaya baktı. Güneş hala vardı. Bu yüzden şapkasını da taktı ve spor ayakkabısını giydi. Sonra pencereyi açtığı gibi dışarı fırladı. Havada durabilen biri olduğu için ilk önce yere inmekte kararsız olsa bile sonra ilgi çekmemek için yürümeye karar verdi.

O partiye uğraması gerekiyordu anlaşılan.

Sadece kendi yurduna hediye verecekti.

O kadar.

Adam dövmek için ayrı isteği falan yoktu, gerçekten.

Kimi kandırıyordu ki? Onları cidden dövmek istiyordu. Kim olduklarını bilmiyordu ama sorun yoktu. Ömürleri boyunca sadece kendi aralarında savaşmış ve gerçek evreni bilmeyen birkaç kişi onu indiremezdi.

Alkar tecrübeliydi.

Koşmaya başladı. Etraftaki binaların dolu olduğunu hissetse de kimse dışarı çıkmıyordu. Burası toplucak 'Y' yurdu olsa gerekti.

Çok hızlı koştuğu için çıkması uzun sürmedi. Enerjilerin yoğun olduğu bir yer arasa da bulmadı. Büyük ihtimalle bir tür teknik ile saklanmışlardı. Havada dolaşmak zorundaydı.

Zıpladığı gibi havaya çıktı ve etrafı süzerek ilerlemeye başladı. Özellikle hızlıydı ki birinin ilgisini çekmesin.

Kimse göremedi bile. Sonuçta kimse onu hissedemezdi.

Ne kadar uzaklaştığını bilmiyordu ama baya gitmişti. O kadar dikkatli süzüyordu ki hiçbir bariyer gözünden kaçamazdı. Sonunda yakaladı bile.

Şeffaf bir şekilde çok hafif bir şekilde parlayan yaklaşık iki yüz metrelik alanı kaplayan bir yer vardı. Orasının doğru yer olup olmadığını bilmiyordu. Yine de yere indi ve bariyere yaklaştı. Kendisine bir tepki vermemişti.

İçeri girdi.

İçeride tam bir şölen vardı. Etraf kahkaha atan öğrencilerle doluydu. Hepsi üniforma giyiyordu. Alkar bu okulun üniforması olduğunu bilmiyordu. Yurtta herkes serbest giyiniyordu. Üniformalarının rengi açık sarıydı. 

Alkar gözlerini eğlenen yüzlere dikti. Yaklaşık yüze yakın kişi vardı. Sonra ortaya baktı. 

Hedef tahtaları vardı. Devasalardı. Ortalarında ise insanlar vardı. Büyük ihtimalle 'Y' yurduna ait kurbanlardı.

Gözlerini kıstı ve olayları izledi.

"Ahahah Y yurdu domuzları nasıl da ağlıyorlar!" Bir tanesi kahkaha atarak hedef tahtasındaki kıza yaklaştı. Kızın ağzı kapalıydı ve ağlıyordu.

Erkek gülümsedi. "P yurduna karşı çıkmak ne demekmiş anlamışsınızdır umarım." Kız ağlayarak kafasını salladı. Oğlan kızın siyah saçlarına dokundu.

"Ah Cloi bu kadar beceriksiz olmasan kraliçeye bile kafa tutabilecek kadar güzelsin." Etrafta kahkaha tufanı yankılandı. Erkek de kızın saçlarını bırakmış gülüyordu. 

"Şaka lan şaka! Yanına bile yaklaşamazsın sen onun! Ama korkma giderin var." Alkar'ın gözleri kısıldı.

Taciz mi?

Bu arada bu kız o 'Cloi' diye ağlayan kızın arkadaşı olmalıydı. Doğru yerdeydi. Biraz daha gözlemledi.

"Berthan sence çok saygı duyduğunuz 'Tae' doğru bir karar mı verdi?" diye resmen anırarak gülen çocuk erkek olana yaklaşmış, kolunu kenara yaslamıştı. Şişko ve tipsiz biriydi ama Alkar enerjisine bakarak biraz güçlü olduğunu anladı.

Sadece biraz. 

Berthan'ın ağzı sertçe açıldı. Acıyla inleyen Berthan nefretle karşısındaki P yurduna baktı. "İğrençsiniz. Bir canavardan bile iğrençsiniz." P yurduna ait bir kız aniden elinde oluşturdu demir kapla karnını yumrukladı.

Berthan çığlık atarken kan kustu. Kız çok sert vurmuştu. "Kes sesini Y yurdu çöpü."

Alkar daha fazla izleyemedi. Ortada konuşma yapan adama yürüdü. "Gördüğünüz gibi Y yurdu kadar gereksiz bir yer yok bu okulda. Hepsi öl-"

Sesi yanağına yediği inanılmaz darbeyle kesildi.

Ne olduğunu bile anlayamadı. O kadar hızlı olmuştu ki. Metrelerce takla attı. Kimse onu yakalayamadı bile. Çünkü anlamamışlardı.

Takla atmaya devam etti. Sonunda ise...

O çok özenerek kurdukları bariyere çarparak, bariyeri parçalara ayırdı ve takla atmaya devam etti. Bir süre sonra gözden kayboldu. Bariyerin kaybolmasıyla şaşkınca o darbeyi vuran kişiye baktılar.

Ne oluyordu lan?

Kızın biri öne çıktı. Önlerinde eşorfmalı biri vardı ve az önce liderlerini tek vuruşuyla başka yere göndermişti. 

"Sen de kimsin seni lanet-" Kız dövmesini açığa çıkarmış kendisine bir tane ok gönderiyordu ki eşofmanlı adam olağanüstü bir hızla önüne geldi ve kızın boğazına sarıldı.

Duraksamadan bir kızın boğazına sarılan bir adam?!

Dövmesi yerinde dururken adamın karnına saplamaya çalıştı elinde yarattığı şeyi. Bedene girmedi. Büküldü ve yok oldu.

Herkes şokla karşısındaki görüntüye baktı. Kız nefes alamamaya başlamıştı. Karşısındaki kızıl-kahve gözlere baktı.

Kızıl-kahve gözlerin sahibi elini gevşetmedi. Kızın bilinci gidiyordu. Biri bağırdı. "Juli!" Sonra dövmesini ortaya çıkardı. Bedeni değişim geçirdi ve bir yılana dönüştü. Devasa bir yılana. Eşofmanlı adam ona bakmadı.

Kızın bilincinin daha çabuk gitmesi için boğazındaki elini sıkılaştırdı. Kız can çekişmeye başladı. Bu arada yılan çocuk üzerine atladı resmen!

Eşofmanlı çocuk göz ucuyla yılana baktı ve üzerine gelen yılanla göz göze geldi. Yılanın gördüğü son şey tam yüzüne gelen tekmeydi.

Resmen yüzü ezildi. Onlarca metre geriye fırlarken arkasında arkadaşlarını da götürmüştü. Eşofmanlının elindeki kız çırpınmak istese de bilinci gitmek üzereydi. Kızıl-kahve gözlere sahip eleman bıkmış olacak ki kenara fırlattı.

Kızın yüzü yere sürtülerek birkaç metre ilerledi. Büyük ihtimalle yüzünün yarısı bakılmayacak hale gelmişti. Eşofmanlı bunu bilerek yapmıştı.

Hedef tahtasına bağlı kişiler şokla karşısındaki manzarayı izledi. Birden biri geliyordu -eşofmanlı- sonra P yurdunun en güçlü elemanlarını dövmesini açığa çıkarmadan metrelerce öteye yolluyordu!

Bu eleman A yurdundan falan mıydı?!

Eşofmanlı rahat bir şekilde etrafını süzdü. "Sıradaki?" 

Herkes geriledi. 

Şu işe bakın ki kimse kaçamadı. 

Ona direnmeye çalışanlar en fazla birkaç saniye dayanmışlardı. Eşofmanlı herifte yorulduğuna dair bir ifade bile yoktu. Hedef tahtasındaki sekiz eleman önlerinde dayağa gözlerini kırpmadan baktılar.

Bir daha ne zaman böyle bir manzara göreceklerdi yahu?!

Son kalan elemana kafa atmayı tercih etmişti eşofmanlı. Kim yakın dövüşü tercih ederdi ki? Bu deli neden herkesi yakın dövüşle yenmişti?

Dahası neden yenmişti?

Onlar gibi çöpe yardım etmenin ne gibi bir yararı vardı?

Eşofmanlı son elemanı halledince etrafta acıyla inleme seslerinden başka bir şey kalmadı. Eşofmanlı herkesi bizzat çözdü. Serbest kalan Y yurdu mensupları melün melün ona bakmaya devam ettiler.

Sonunda hepsi serbest kalmıştı. Eşofmanlı onlara baktı, onlar eşofmanlıya.

Bir süre böyle devam edince eleman sıkılmış olacak ki konuştu.

"Merhaba." Gülümsemeye çalışıyor gibiydi ama beceremedi.

"Ben Alkar. Yeni yurt arkadaşınız."

Ha?

  ♛  ♛ ♛ 

Arkadaşlar bir soruyla geldim size. Geçen bölümde biri demiş her gün bölüm atma haftada bir toplu at, toplu okuyalım.

Siz ne düşünüyorsunuz?

Valla ben oy kullanma hakkımı her gün bir bölüme veriyorum çünkü kendimi biliyorum abi son güne bırakırım. Bir de düzenli çalışma huyunu yüklüyorum böylelikle. Ama sizin isteğiniz öncelikli tabi.

Lütfen yorumlarınızı eksik etmeyin. İyi okumalar dilerim...  




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1259

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 890

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 822

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 659

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 602

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 523

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 377

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 195

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 99

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15561 Üye Sayısı
  • 507 Seri Sayısı
  • 20944 Bölüm Sayısı


creator
manga tr