"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

DİPTEN EN TEPEYE - 62. Bölüm: Konuk Öğrenci


Rtikan olayı pek kavrayamamıştı. Şuana kadar onları tanıdığı kadarıyla kimseye günahını bile vermezlerdi.

Neden şimdi böyle bir şey yapmıştı?

Eliyle saçını kaşıdı. Bunu fazla düşünürse istemediği şeylere şahit olabilirdi o yüzden bir şey demeyecekti. Sessiz emri almıştı. Çocuğa bir ay vermişti. Yani bir ay boyunca ortalıkta olacaktı. Mükkemmel bir yalan bulmalı ve kimsenin şüphelenmemesini sağlamalıydı.

Bu ikiliyi okula alacaktı.

Onları süzdü. "Siz ikiniz." Düşüncelere dalmış olan ikili ona döndü. "Beni iyi dinleyin. Bir ay verildi. Nasıl buna razı oldu hala aklım almıyor ama şansın fazlaymış genç adam." Bunu Alkar'a bakarak mırıldanmıştı. 

Alkar kafasıyla onayladı. Ne şans ama...

"Neyse. Bu bir ay içinde okulda barınabilmeniz için iyi bir yalan bulmamız gerekecek. Ben buldum bile. Misafir öğrenci diye ikinizi alacağım." Alkar tek kaşını kaldırdı. Okulda öğrenci mi olacaktı? Sahteydi ama ilk defa öğrenci olacaktı.

"Kenan Hoca ve birkaç hoca gördü beni. Ayrıca birçok öğrenci de şahit olmuştu. İnanmazlar." Rtikan gülümsedi. "Onlardan uzak bir yere koyarsam sorun yoktur. Hiç kimse bilmeyecek onlardan." Börü Alkar'a baktı. "Cidden bunu yapacak mısın? O kütüphaneye girmesek de olur."

Alkar karşı çıktı. "O kütüphanede bir şeyler var Börü. Girmemiz gerek. Pes etmeyi düşünmüyorum. Benimle gelecek misin? İstemezsen zorlamam seni." Börü ayaklanıp gerildi. "Elbette ben de seninle bu işin sonunu göreceğim. Neler olacağını merak etmiyor değilim."

Alkar güldü.

Derin bir nefes alan Rtikan cama doğru yürüdü. "Buradan da birçok kişi sizi kelepçeli gördü o yüzden onlara farklı bir açıklama yapmam gerekecek. Fakat şimdi sizi normal bir şekilde aşağıya indiremem." Cama bakarak mırıldandı. Çok kısık sesle söylemişti. Alkar duyamadı.

Camı açtığı an farklı bir yer göründü. Bu bir geçitti. Rtikan ikiliye bakmadan konuştu. "Beni takip edin." İçeri girdiği gibi diğer bölgede belirdi. Alkar ve Börü hala hareket etmeyince diğer taraftan atarlandı.

"Sizi daha ne kadar beklemem gerekiyor?! Hadi ama çabuk olun." Alkar ilk hareket eden kişi oldu. Camdan geçtiği an Rtikan'ın yanında bulmuştu kendini. Börü de yanına gelince geçit kendiliğinden kapandı.

Alkar etrafını süzdü. Bir sürü bina vardı. Büyüklü küçüklü binalara bakarken tahmin etmeye çalıştı. "Burası da neresi?" diye mırıldandı etrafta ipucu bulamayınca. Rtikan önlerinde ilerlerken cevapladı. "Yurt binaları."

Alkar kaşlarını kaldırarak etrafını süzmeye devam etti. 

"Sonuçta yeni öğrencisin. Senin kaydını yaptırmalıyız." 

Başıyla onaylasa da aklına takılan bir şey vardı. "Börü bir ruh yaratığı. Ona ne olacak?" Rtikan istifini bozmadı. "Ruh yaratıkları için ayrı yerimiz var sen fazla düşünme."

Alkar kadının sert sesini fazla takmamaya çalıştı. Tong'un önündeki halini gördüğünden beri fazla bilgi sahibi biri olduğunu düşünmüyordu. O yüzden ona oynamayacaktı. Bazen öğrenciler çalışanlardan da bilgili oluyordu. Birkaç tanesiyle yakınlaşmak zorunda kalabilirdi.

Bir binaya girdiler. Bina neredeyse boştu. Alkar etrafa göz atarken bazı insanlarla göz göze geldi. Garipçe Rtikan ve onu takip eden kendilerine bakıyorlardı.

Rtikan bir kapıyı tıklattı ve içeri girdi. "Bayan Mory." Bayan Mory masada oturmuş bazı belgelere göz atıyordu. Önünde bilgisayara benzeyen bir şey vardı. Havada süzülüyordu. Sesle başını odaklandığı yerden kaldırdı.

"Bayan Hrian." Rtikan gülümseyerek içeri girdi. Alkar ve Börü onu takip etti. Mory şaşkınca üçlüye baktı. "Yıllar sonra buraya uğramanı neye borçluyum acaba?"

Rtikan kocaman gülümsedi. "Konuk öğrencinin yurt kaydını yaptırmak için buradayım." Mory garip bakışlarını gizlemedi ve ayağa kalktı. "Böyle bir şey hakkınca bilgilendirilmemiştim." 

Rtikan Hrian bocalamadı bile. "Daha çok yeni bir karar zaten. Ophliyan'dan geliyor." Mory şaşkınca ona baktı. Sonra Alkar ve Börü'yü süzdü. "Ophliyan mı? Hmm..." İnanmıyor muydu? Rtikan Hrian'ın elinde birden bire belgeler belirdi.

Alkar bile böyle bir şey beklemiyordu. Kadın Rtikan'ın elinden belgeleri aldı ve okudu. Gerçekten karşısındaki insan ve ruh yaratığının belgesiydi.

"Ah, o zaman kayıt yapılabilir." Bilgisayar gibi şeye sesli komutlar verdi. "Bay Alkar Hepzlin ve Börü Kmyak." Belgelere göz atarak devam etti. "Ophliyan'dan konuk öğrenci olarak bir aylığına gönderildi." Olmayan notları okurken gözlerini büyüttü. Sonra ikiliye baktı.

"Vay canına evlat. Notlarınız baya iyimiş. Burada birçok şey öğrenmekle birlikte öğretecek gibi duruyorsunuz." Alkar gözlerini kaçırma isteğiyle savaşmak zorunda kaldı. Hangi derslerden bahsediyordu?

Ahmak kadın neden harika yapmıştı ki notlarını? Börü'ye baktı. Pek de umursuyor gibi değildi. Derin bir nefes alarak örnek bir öğrenci gibi gülümsedi. Daha geçen adam öldürüyordu, ne halt ediyordu burada?

"Son sınıf öğrencileri... Evet.... tamam." İşi bitmiş olacak ki onlara döndü. Ellerinde aniden iki tane anahtar belirdi. "Odalarınızın anahtarları."

Rtikan onlardan önce davranarak kadının elinden aldı ve gülümsedi. "Ders programlarını odalarına gönderirsin artık." Bayan Mory gülümsedi ve Alkar ile Börü'ye şans diledi.

"Umarım harika bir ay geçirirsiniz." Alkar nedense çok da harika geçmeyeceğini düşündü.

Rtikan ilk önce Alkar'a odasını göstermeyi uygun buldu. Börü homurdansa da karşı çıkmadı. Yürümeye devam ederken etrafta kimsenin olmaması Alkar'ın ilgisini çekti. "Neden kimse yok?"

Rtikan da onun gibi etrafı süzerken cevapladı. "Çünkü herkes ders başında ter dökmekle meşgul." Alkar ter dökmek derken ne demek istediğini anlayamadı.

"Ter dökmek derken? Fiziksel mi işleniyor dersler?" Rtikan kafasını hafifçe ona çevirerek gülümsedi. "Daha önce hiç öğrenci olmadığın çok belli. Orada da böyle sorular sorma ve hemen kavramaya bak yoksa açığa çıkarsın. Bu kadar yardım görmen bile ayrıcalık."

Bir binanın merdivenlerinden çıkmaya başladılar. Binanın dışı diğerlerine benziyordu. Burada en az elli kişinin kaldığını düşündü Alkar. Gerçekten büyüktü.

"Demek istediğim..." Rtikan biraz sustuktan sonra devam etti. "Odana girdikten sonra okul sana herhangi bir yardımda bulunmayacak." 

Börü de onun gibi sessiz kalmaya devam etti. Ruh yaratığı garip bir şekilde hiç karşı çıkmıyordu. 

Bir odanın önünde durdular. '45' numaralı oda.

Bu kadar merdiven çıkmalarının nedeni buydu büyük ihtimalle. Tahmin ettiği gibi elli oda vardı ve kırk beşinci oda ona aitti. Binaya bakınca 'Y' harfinin yazılı olduğunu gördü. Her binadan harfler mi vardı? Ama o zaman yetmezdi ki?

"Her yurt binasında harfler mi var?" diye merakla sordu odasına görmeden. Rtikan şaşkınca ona baktı. Sonra gülümsedi. "Çoğu kişiye göre gerçekten önemli yerlere dikkat ediyorsun genç adam." Alkar bu saçmalığı bitirmesini bekledi.

"Evet, 'W'ya kadar binalar var ama elbette bu kadarla sınırlı değil. Bir de WW diye farklı bina var. Mesela YY diyebaşka bir bina daha var ve orada da öğrenciler var. Sizler bir grupsunuz."

Alkar tek kaşını kaldırdı. "Okul yavaşça gerçek yüzünü göstermeye başlıyor... Grup derken?" Rtikan Alkar'ın şüpheci tavrına güldü. "Fazla düşünme genç adam. Festivallerde grup kurmaya gerek kalmaması için bir şey bu."

Saçını geriye atarak devam etti. "Festivallerde savaşlar olur. Savaşçılar da grup grup olur. Otuz bir insan grubu var. İlk defa öğrenci olduğun için garip gelebilir ama neredeyse her okulda böyle sistemler vardır."

Alkar yinede pek ısınamamıştı. Eski efendisi de öğrenciydi ama onlarda kendi gruplarını kurma izni vardı. Şimdi şansına gruba iyi bir öğrencinin düşmesini mi bekleyeceklerdi?

Odaya girmek için tek adımını attı ama bir an duraksadı. Börü'ye seslenmiş ve gitmeye hazırlanmış olan Rtikan'ı kolundan tuttuğu gibi durdurdu.

"Bir dakika." Rtikan Hrian kolunu tutup durduran çocuğa bıkkınlıkla dönse de ciddi ifadesini görünce kaşlarını çattı. "Peki bu grup güçlü mü?"

Rtikan biraz düşündü. Sonra aklına ne geldiyse gülmemek için kendisini zor tuttu. Cevaplarken sırıtmasını gizlemeye çalışıyordu. "Bilmem genç adam. Akşam kendi gözlerinle görürsün." 

Alkar kötü hissetti. Bu grup tahmin ettiği kadar iyi olmayabilirdi. Ama umudunu kaybetmedi.

Rtikan ve Börü'nün arkasından bakarken düşünmeye devam etti. İkili gözden kaybolunca odaya girdi ve kapıyı kapattı. Odasına bakarken derin bir nefes aldı.

Daha dün özgür bir gezgindi. Şimdi ise bir aylığına konuk öğrenci. Herkese yalan söyleyecekti. Bir eğitmeni pataklamıştı ayrıca kendi yöntemini kullandığını düşündüğü bir adamla anlaşma yapmıştı.

"Bir ay içinde bana öyle bir neden ver ki sana izni bizzat eline vereyim."

Alkar kararlıydı. Artık ne nedenden bilmiyordu ama eğitmenin bile giremediği o kütüphaneye girecekti. İçinden bir ses orada ilerlemesi için gereken şeyin yattığını söylüyordu.

İlk önce odayı süzdü. Daha tam girmemişti. Bunlara hiç mi hiç güvenmiyordu. Koruma büyüsü yapmalıydı. Etrafı taradı ve koruma büyüsünü yaptı. Suç işliyor olabilirdi ama umursamıyordu. Onun özeliydi sonuçta.

Daha rahat hissettiğinde odaya tam olarak girdi ve etrafı süzdü. Küçük bir kapı vardı. Orada banyonun olduğunu düşündü. Yatak çift kişilikti. En azından öğrencilerin rahatını önemsiyorlardı. Yandaki küçük dolapların üzerinde aydınlatıcılar vardı.

Ona yaklaşıp enerjisini biraz aktarınca yandığını gördü. Odhue ile çalışıyordu. Çalışma masası olduğunu düşündüğü yere bakınca birkaç belge olduğunu gördü. Ayrıca bir tane not ve kağıt vardı.

Notta yazanı okuyunca yüzünü buruşturdu.

"Beni hayal kırıklığına uğratma insan. Umarım eğlenceli birisindir. -Efendi Tong/ ya da harika Tong diye de hitap edebilirsin fark etmez :)"

Bu herif ne ara bırakmıştı bunu buraya? Işınlamış falan mıydı? Kağıdı görünce notu buruşturdu ve yere attı. Kağıt toz oldu. Alkar garipçe toz yığınına baktı. Onu top yapacağını tahmin etmiş miydi?

Gözlerini devirdi ve diğer kağıda baktı. Dersler denen şey vardı. Cidden derslere girecek miydi? Alkar adlarından bile iğrenmişti. Hemen kenara koydu.

Dolap denen yere bakınca bir tane kitap olduğunu gördü. Ona yaklaştı. Üzerinde çark gibi bir şey vardı. Çarktaki çizgilerde derslerin adı vardı. Matematik denen şeye çevirdi. Bayan Tiny'den biliyordu. Pek de sevdiği bir şey değildi.

Matematik'e çevirdiği an kitap birden değişti ve matematik kitabına dönüştü. Alkar kaşını kaldırdı. Güzel bir yöntemdi. Birçok kitabı olmasındansa bir kitabı kullanmayı tercih ederdi.

Çalışma masasına yeniden bakınca gözünden kaçırdığı kartı gördü. Üzerinde kendi fotoğrafı vardı. Alkar yüzünü buruşturdu. O fotoğraf bile çektirmemişti!

Öğrenci kimliği olduğu için kaybetmeyeceği şeylerden biriydi belli ki. Bu yurtta neler döndüğünü anlamak için akşamı beklemesi gerekecekti galiba.

Yatağa uzandı ve bu garip haberi diğerlerine de söyledi. "Arkadaşlar ilk defa öğrenci oldum." Tabi hepsi şaşırdılar. Alkar tek başına öğrenmekten yanaydı. Birçok kez bir okula yazılmasını önerenler olmuştu ama Alkar böyle şeyleri zaman kaybı görüyordu.

"Sonunda lafımızı dinledin ha?" Emest gülerek mırıldandı. "Ah o günleri nasıl unuturum. İlk kez bir kızı okuldayken götürmüştüm." Alvar hemen kızdı tabi.

"Götürmek gibi iğrenç kelimeleri kullanmayalım lütfen." Emest homurdandı. "Gizli kız olduğunu düşünmeye başlıyorum Alvar. Kadınlara karşı aşırı korumacısın." Bir an kendi dediğine güldü ama düşününce mantıklı gelmiş olacak ki duraksadı.

Diğerleri de duraksamıştı. Alkar bile duraksadı. Alvar hemen karşı çıktı. "Yok artık ben bir er-" 

Garon sözünü kesti. "Alvar'cığım eğer önünde iki tane tepe varsa söylemelisin bize. Farkında mısın grubumuz kız yokluğu çekiyor. Hepimiz erkeğiz ve kesinlikle sağlıklı bir şey değil." Hemen kibarlaşan Garon yavşamaya hazır gibiydi.

Alkar gözlerini devirdi. Bu adamdan hızlısını görmemişti. Büyük ihtimalle ondan hızlısı babasıydı. Bir keresinde bu huyunu babasından aldığını söylemişti. 

Alvar itirazlarına devam etse de diğerlerine gerçekçi gelmemiş olacak ki goygoylarına devam ettiler. "Hadi ama Alvar. Saklandığın için yargılamayız seni." Mana dalgacı bir sesle konuştu. Alkar Alvar'ın erkek olduğuna emindi.

Bir kere erkek muhabbeti yapabiliyordu ayrıca sesi erkek sesiydi. Büyüyle iç sesi değiştirebilme mümkün olsaydı belki!

"Ehe. Bize söyleyebilirsin sonuçta bugüne bugün kankayız." Garon gülerek söylese de kesinlikle güvenilecek bir ses tonuna sahip değildi. Sonunda Alvar'ı bezdirdiler.

"Sikeyim sizi." Alvar küfür eden biri değildi. Bir saniye sessizlikten sonra Alkar dahil herkes kahkaha attı.

"Maytap geçiyorduk lan nasıl da küfür etti ama..." Mana kahkaha atarak konuştu. Emest de gülerek konuşmaya çalıştı ama sadece garip sesler çıkartabilmişti.

"Tamam tamam ana konuyu yitirmeyelim." Gür sesiyle kahkaha atanlardan biri olan Roald da nefes nefese konuştu. Alvar homurdandı. "İlk kahkaha atan sendin be..." Roald karşı çıkmadı çünkü oydu.

Vitale, "Neden okula yazıldın?" diye mırıldandı. Alkar yatakta uzanmaya devam ederken konuştu. "Bir aylığına buradayım. Bu okulun yasaklı kütüphanesine girebilmem gerek. Bir ay içinde bana izni verebilecek olan kişiyi etkilemeliyim."

Vitale'nin kaşlarının çatıldığına yemin edebilirdi. "Bu fazla tehlikeli gibi..." 

Alkar, "Biliyorum." diye mırıldandı. "Ama bilirsiniz. İçinden bir ses bunu kesinlikle yapmanı söyler. Şuan ben de öyle bir durumdayım." Diğerleri anladığını söylerken şans dilemekle yetindi.

"Başına bela alma." Roald bir abi gibi homurdandı. "Sonra bizden yardım istemek zorunda kalırsın. Senin fazla gururlu olduğunu herkes biliyor burada."

Maalesef bu kadar yılda herkes birbirinin pis huyunu öğrenmişti. Alkar gruptaki 'Gururlu Velet'ti. Evet ona velet dedikleri de oluyordu.

Sonuçta aralarında yüzlerce yaş vardı. Alkar buna itiraz etmekten yorulmuştu. Onların tavsiyelerini dinlemeye devam etti. "Sana şeker vereceğim diyenlerin peşinden gitme." Garon ağlak bir sesle mırıldandı. Alkar yüzünü buruşturdu ama onayladı.

"Bak gençler daha tehlikeli şimdiki zamanlarda. Arkadaş grubu yap gerekirse onları feda edersin." Emest çakalın tekiydi. İnsanlara pek önem vermediğini şuana kadar anlamıştı.

Her ne kadar insanlara önem vermese de bu gruptakilere farklı davrandığı bir gerçekti.

Alvar, "Derslerde yardımcı olabilirim. En yakında mezun olan benim sonuçta. Sence en çok neyde zorlanacaksın?" Alkar yüzünü ovarak, "Matematik büyük ihtimalle." dedi.

Bir süre kimseden ses çıkmadı. İlk konuşan Garon'du. "Oldu o zaman ben kalkayım yavaştan." 

Emest, "Öhöm. Sınav zamanında sakın benden kopya alma zamanında 05 almışlığım var." dedi.

Alvar, "Ondan zar zor geçmiştim..." diye mırıldandı. Alkar bu duruma üzülmüştü.

Vitale bile, "Benden medet umma." demişti. Kendisi savcı değil miydi? Kaçmıştı resmen.

Roald ve Mana aynı anda konuştu. "Benim matematiğim iyi."

İkilinin aynı anda konuşması Alkar'ı irkiltti. 'Niye o ikisi?!' diye içten içe feryat etti. Onların arası limoniydi. Bunun için kavga ederler miydi?

"Ben ederim dedim." diye mırıldandı Roald. Ah, hayır.

Mana, "Ve bende matematiğim iyi dedim." Alkar, "Ah evet sınavda ikinizden de iyi performans bekliyorum." diye konuşsa da adamlar birbirlerine odaklanmışlardı. Aradaki kıvılcım gözünün önünde belirdi resmen.

Sınav sorununu çözmüştü. Bu grup ne güne duruyordu?

İçinde hafiften atışmaya başlayan sesleri umursamadı ve saate baktı. Herkes gelmiş olmalıydı. Ayaklandı ve kapıya yürüdü. Yanına öğrenci kartını almayı unutmadı.

Merdivenlerden inmeye başlayınca sesler artmaya başladı. Çoğu öğrenci dönmüş olmalıydı. Tamamen görüş açısına girince Alkar duraksadı. Bu da neydi böyle?

Neden etraftaki çoğu kişinin ağzı burnu kırılmıştı?

Alkar içinden mırıldandı. "Lanet kadın!"

  ♛  ♛ ♛ 

An İtibari İle İfşa Edilebilir Bilgiler;

Alemlerde kullanılan üç tane metot vardır;

-İlki normalde kullanılan, her seviyecinin doğduğu an yaptığı, enerjinin bütün vücuda yayılması şeklinde kullanılan metot.

-İkincisi Odhue vücuda girince sıkıştırılıp ve kalbe hapsedilir. Enerji kalpte değişim geçirir. Bunu ölümlüler seviyeci olmak için seviyeciler ise enerjiyi daha iyi kullanabilmek için kullanır.

-Üçüncüsü enerji emilir ve içeride yok edilir. Bunu sadece "Yok ediciler" başarmıştır. Diğer dört türden başaran bir örnek şuanda yoktur. 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1221

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1054

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 872

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 688

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 644

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 600

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 548

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 346

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 180

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 97

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14843 Üye Sayısı
  • 457 Seri Sayısı
  • 19528 Bölüm Sayısı


creator
manga tr