Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

DİPTEN EN TEPEYE - 61. Bölüm: Bir Ay


Tong bastonunu eline alarak onlara baktı. Alkar adamın maskesinin ardındaki yüzü görmeye çalıştı. Şuan ne düşünüyordu? Neden ondan gelen enerji daha farklıydı? Daha mı güçlüydü? Hayır. Farklıydı işte. Enerji hissettiğine göre adamın dövmesi açıkta mıydı?

Maske olduğu için göremiyordu.

Anladığı şeylerden biri de Rtikan ondan hem korkuyor hem de saygı duyuyordu. Tong ona eliyle işaret verdi. "Eğilmene gerek yok Rtikan. Bilirsin ben diğerleri gibi değilim. Bundan zevk alacak değilim."

Rtikan nefesini tutarak kalktı. Hala saygısından kusur etmemeye dikkat ediyordu. Kenan ve diğeri o girdiği anda eğilmişlerdi ve şuana kadar kalkamamışlardı bile. Adam onlara da işaret edince düzeldiler ve kapıdan çıktılar.

Alkar ve Börü bu olayı garip bir şekilde izledi. Sonra kapı kapandı. Adam bastonunu kaldırdı ve mırıldandı. "Sessizliğin Kusursuzluğu"

Etrafta bir dalgalanma oldu ve odayı bir şey sardı. Alkar anlamadı ama çok güzel görünüyordu. Gözlerini enerjiden ayırmadı. Bir tanıdıklık vardı bu enerjide.

İncelemeye devam etti. Sonra farkındalıkla kalbi tekledi acıyla. Bu oydu. Bu onun kullandığı yöntemdi.

Bu adamın dövmesi falan yoktu o zaman. Yani dövmesinin olmadığını kimseye belli etmemek için mi maske takıyordu? Kaşları çatıldı Alkar'ın. Hayır hayır hayır.

Bir farklılık vardı. Kendi enerjisinden farklıydı. Neden? Neresi farklıydı?

Aklına bu yöntemle konuştukları zamanlar geldi. Belkide... Belkide o adam bu yöntemi başarmıştı ama Alkar gibi seviyeciliğe giriş için değil enerjiyi daha iyi kullanabilmek için zaten seviyeciyken başarmıştı.

Alkar Roald'ın dediklerine göre bunun gerçekten zor bir şey olduğunu biliyordu. Yüzlerce yıldır yaşayan seviyeciler bile başaramıyordu. Roald'ın dediğine göre bunu başaranlar az olsa bile onun yaşadığı gibi üstün yerlerde nadir falan değildi.

Ama Alkar'ın bulunduğu yer çok da harika bir yer değildi. Bu adam nereden biliyordu yöntemi? Alkar bu adam yakınlardayken enerjisini açığa çıkarmamaya özen gösterecekti.

Belli ki bunu kullanabilse bile enerji vücuttan yayılmaya devam ediyordu. Alkar şanslıydı ki bu yöntemle seviyeci olmuştu. Kimse gücünü kullanmadığı zaman onun farkına varamıyordu. Orada burada dolaşsa bile gözle görmeyen biri onun varlığının farkına bile varamıyordu.

Ama bu adamın enerjisini hissetmişti. Demek ki sonradan da olsa bu yöntemi kullananların enerjisini saklama özellikleri kayboluyordu.

Sorun şu ki Roald anlatırken öyle dememişti. Anılarındaki seviyecinin yapma nedenlerinden biri de enerjisini saklayabilmekti. Bu isteğe bağlı bir şey miydi? İsterse enerji yayılabilir miydi?

Peki bu Alkar için geçerli miydi?

Alkar beyninden duman çıkacağını sandı. Belki de yanılıyordu. Adam kendi yöntemini kullanıyor falan değildi.

Öyle bir yöntemi bilen biri neden burada olsun ki?

Tong gülümsemeye devam ederken Rtikan'ın masasına adımladı ama oturmadı. Elindeki bastonu yere vuruyordu. "Eee Rtikan, neler olduğunu açıklayacak mısın?" Rtikan soğuk terler döküyordu. Az önce kendisine dayılanan kişinin bu durumda olması komiğine gitmişti Alkar'ın.

"Önemli bir şey yok efendim. Sadece birkaç yabancı buraya gelmiş de olayı çözmeye çalışıyorduk." Tong'un sadece gözleri görünüyordu. Bir de burnundan aşağısı tabi. Alkar adamın yüz ifadesini göremediği için rahatsız oldu.

Tong çevik bir hareketle masanın üzerine oturdu. Bastonunu masaya dayamıştı. Bacak bacak üstüne attı.

"Ne tür bir olaymış bu?" diye sorarken sesi neşeliydi. Rtikan onun tam aksiydi şu anda.

Rtikan kem küm etmeye başladı. "Eee şey efendim bir karışıklı olmuş. Kenan Hocam ile..."

Eldivenli elleriyle masaya vururken etrafı inceliyordu Efendi Tong. Alkar kadının haline acıdı. Efendi Tong bir süre sonra kadını susturdu. "Daha fazla bir şey söylemene gerek yok Rtikan. Ben gerçekleri biliyorum."

Kadın yüzü iyice beyazlamıştı. Ceza alacağını düşünüyordu şuan Rtikan. Bu onun için kabustan başka bir şey değildi. "Bu yabancılar etrafı dağıttılar ve insan olan Kenan Hoca ile savaşıp onu yendi değil mi?" Her şeyi bilen adama dikkatlice baktı Alkar.

Bilmemiş gibi davranmasının nedeni kadını yalan söyleyip söylemeyeceğini anlamsı için miydi? Çakalın tekiydi karşısındaki adam.

"Sonra seninle konuşmamız gerekecek Rtikan Hrian." diye mırıldandı Tong. Sonra neşeli bir şekilde yabancılar döndü. "Merhaba yabancılar!"

Börü ve Alkar garip bir şekilde adama bakarak, "Merhaba." diye mırıldandılar. Bu herif iyi miydi, kötü müydü?

"Buraya maddi olarak birçok zarar verdiniz. İzinsiz girdiğini saymıyorum bile..." Alkar onu sessizce dinledi. "Buraya girmeniz için biri size yardım etti mi peki?" diye sonran Tong tam on ikiden vurmuştu.

Kuzey onlara yardımcı olmuştu. Alkar geçit vermedi. "Hayır bizler birer gezginiz ve ihtiyacımız olan bilgiler için eski kitaplara bakıyoruz."

Tong anlıyorum der gibi ona baktı. "Yani kimse yardım etmedi?" Alkar doğal bir şeymiş gibi konuştu. "Yardıma ihtiyacımız var gibi mi görünüyor?" Adam bir süre duraksayıp Alkar'ı süzdü.

"Senden enerji alamıyorum. Kaç yaşındasın?" Alkar doğal bir şekilde gerçeği söylemeyi tercih etti. "Yirmi bir." Adam şaşırmamıştı. Şaşırsa bile belli etmedi.

"Öyle mi? Baya yetenekli olmalısın genç adam. Ben üç yüz on bir yaşındayım mesela..." Alkar kafasını salladı. Üç yüz on bir gerçekten büyük bir yaştı. Normal insanlar şaşırırdı ama o şaşırmamıştı.

Tong'un gözleri kısıldı.

Alkar adamın mavi gözlerini fark etmişti. Buz gibi bakıyordu. Sesiyle gözleri zıttı. Yakalandın, Tong.

"Asıl amacınız nedir peki?" diyerek ortamdaki enerjiyi dağıttı. Tong böyle şüpheci gözlerin kendine çevrilmesinden haz eden biri değildi. Yıllardır o kadar çok kindar ve sinsi kişilerle karşılaşmıştı ki artık kimin tehlikeli olduğunu ilk bakışta kavrıyordu.

Tabi bu çocuğa tehlikeli denir mi emin olamıyordu. Kendisine bir zararı yoktu sonuçta. Ayrıca eminde ki kendisi ondan güçlüydü. Ama farklı bir şey vardı. Daha farklı bir şey.

Yutkundu. Bu çocuk burada kalmamalıydı.

"Asıl amacımız mı?" Alkar alayla sordu. "Bunu bildiğiniz belli. Yasak olan kütüphaneye girmek istiyoruz. İkimiz." Ruh yaratığını ve kendisini göstermişti genç adam. Tong kafasını salladı ve bastonunu eline aldı.

"Öyle olabilir ama giremeyeceğinizi biliyorsunuz." Bacaklarını salladı. "Orası 'Girilmez' tabelasının asılması gereken yer. Önermiştim ama dikkat çekeceğini söylemişlerdi." Sona doğru sesi homurdanma gibi çıkmıştı.

Alkar bir şey demedi. Börü sessizliğini korumaya devam ediyordu.

Tong ayaklandı ve odada dolaşmaya başladı. Hiperaktif biri gibiydi. "Peki ne tür bir bilgi arıyorsunuz?" Alkar gözlerini devirdi.

"Henüz ne aradığımızı size söyleyecek kadar güvenmiyoruz." Aslında hiçbir zaman söylemeyi düşünmüyordu.

Tong duraksamadan kenarda duran vazoyu incelemeye devam etti. "Öyle mi?" Sesi dalgacıydı. Alkar adamın yapısının böyle olduğunu düşündü. Her ne kadar dalgacı biri olsa da aslında içten içe acayip ciddi biriydi.

"O zaman size giriş izni falan vermiyoruz." Börü ve Alkar adamın kararlı sesiyle duraksadı. Börü konuştu. "Siz izin verebilir misiniz ki?" Tong gülümsemesini bozmadan onlara baktı.

"İzni elbette tek başıma veremem ama bu isteği kurultaya taşıyabilirim. Sonuçta üyelerden biri de benim." Alkar yanılmamıştı. Bu okulda bir kurultay vardı ve üstün bir kurumdu. Büyük ihtimalle kurultay başkanı da bu okulun kurucusuydu.

"İzin almak için ne yapmalıyız?" Alkar acele bir şekilde sordu. Adam ona baktı. "Bir şey yapamazsınız." Börü sinirle ona baktı. "Ne yani aradığımız şeyi söylersek izin için bu konuyu kurultaya taşıyacak mısın?"

Tong gülerken pencereye bakış attı. "Elbette hayır sadece merak ettiğim için sormuştum." Alkar tavana baktı bir süre. Ne demeliydi?

"Sizin bile yapamadığınız bir şeyi gerçekleştirebiliriz." diye mırıldandı. Tong gülümsemesini bozmadı. "Bizim yapamadığımız bir şey yok." Alkar düşünmeye devam etti. Ne demeliydi?

Tong bastonunu aldı. Artık sıkılmış gibiydi. İlgisini mi kaybediyordu?

Tong'un ilgisini kaybettiği falan yoktu. Açıkcası insan çocuğun buradan gitmesini istiyordu. Onu ilk gördüğü andan beri rahatsız hissediyordu. Burada durmasını en son kendisi hissederdi büyük ihtimalle. Sadece neden böyle hissettiğini anlamak için sorular sormuş, konuşmasına izin vermişti.

Nedenini bulamasa da sorun değildi. O giderse sorun da çözülürdü. Artık sorun neyse...

Alkar kapıya doğru yürümekte olan adamın arkasından baktı. Ne yapmalıydı? Börü de endişeli gibiydi. Bu şansı kaybedemezdi.

Sonra aklına gelen ilk şeyi yaptı. Bu aptallık olabilirdi ama yaptı.

"Sırrınızı biliyorum Bay Tong." Tong duraksadı. Bastonunu tutarken önündeki kapalı kapıya gözünü dikti. Ne sırrından bahsediyordu bu çocuk?

Kafasını hafifçe çevirerek ona baktı. "Ne sırrından bahsediyorsun çocuk?"

Alkar gözlerini ondan ayırmadı. "Yaptığınız büyü..." Gözlerini kısarak adamın mavi gözlerine dikti. Anlamasını umuyordu. Rtikan buradaydı. Açıkça söylerse kendisi de zarara uğrardı.

Tong'un kaşları çatıldı. "Normal bir büyü işte..." Bu seferki gülüşü gerçek değildi. Rtikan'ın kaşları çatıldı. Alkar gözünü Tong'dan ayırmadı. "Ben gerçek enerjinizi hissedebiliyorum, Bay Tong."

Tong'un mavi gözleri kısıldı. Yanılmamıştı. Bu insan çocuk tehlikeliydi.

Ama aynı zamanda eğlenceliydi. Bu okulda bazı şeylerin değişmesi gerekiyordu. Belki pimini bu olay çekerdi ha?

"Bir ay veriyorum sana insan." diye mırıldandı büyüsünü bozmadan önce.

"Bir ay içinde bana öyle bir neden ver ki sana izni bizzat eline vereyim."

Alkar adamın yukarı kıvrılan dudağını görünce emin olmuştu zaten. Tepkisiz kaldı. Adam çıkıp uzaklaşıncaya kadar hareket etmedi. Rtikan ne olduğunu anlamamıştı bile. Börü az çok biliyordu.

Rtikan Hrian şaşkınca adamın çıktığı yere baktı ve konuştu. "Az önce ne oldu öyle?"

  ♛  ♛ ♛ 

An İtibari İle İfşa Edilebilir Bilgiler;

Odhue enerjisini farklı bir şekilde kullanmaya yarayan ikinci metot (Alkar'ın kullandığı) birinci metotla oluşturulmuş bir bariyerden kolaylıkla yakalanmadan geçebilir ancak eğer birinci metotla oluşturulmuş bariyer güçlüyse iki metot da odhue'yi kullandığı için ikinci metot kullanıcısı fark edilebilir. 

Kısacası Alkar şuan bariyerlerden kolayca geçebilse bile ileride böyle olacak diye bir şey yok.  




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 918

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 865

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 715

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 680

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 561

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 500

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 468

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 467

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 412

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 410

Popüler Orjinal Seriler

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 174

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 136

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 135

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 133

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 118

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 114

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 48

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 45

Angoria
Angoria
Beğeni Sayısı: 42

Site İstatistikleri

  • 7768 Üye Sayısı
  • 162 Seri Sayısı
  • 11990 Bölüm Sayısı


creator
manga tr