Korku dağları bekler. #Atasözü

DİPTEN EN TEPEYE - 58. Bölüm: Kandırılma


Önündeki rakibine odaklanmış kendini hazırlıyordu. Kesinlikle normal bir gücü yoktu bu adamın. Gökyüzünden gelen tehditi hissedebiliyordu.

Elini hafifçe sağa götürdü. O kendisine bakmadan küpesini çevirmişti. İçindeki silahlardan birini almalıydı. Mümkünse o sopayı almak istiyordu.

Kenan'nın gözleri hafifçe kısıldı. O anda Alkar boşluktan sopayı aldığı gibi rakibine doğru koşmaya başladı.

"Bugün burada çok fena yenileceksin!" Kenan mırıldanarak elini havaya kaldırdı.

Gökyüzü gürledi. Mavi yıldırım gökyüzünü ikiye ayırdı resmen. Sonra bir tanesi tam olarak Alkar'a yöneldi!

Alkar sopayı aldığı gibi ona doğru koşmaya başlamıştı. Üzerine doğru gelen ani yıldırımdan son anda kaçabildi. Çarptığı yerde büyük bir çukur oluştu.

Alkar'ın kalbi hızlandı. Kendisini tavuk gibi kızartabilirdi. Resmen etraf sallanmıştı.

Gökyüzünden hiçbir enerji gitmemiş olacak ki Alkar iki adım attığı an yeniden önüne bir yıldırım çıktı.

Alkar hızla yana kaçındı. "Siktir." Arkasından bir tane daha geldi.

Gökyüzündeki yüzlerce yıldırım kendisine bakıyordu şuanda. Alkar öyle böyle bunlar atlatırdı. Tabi başka numaraları yoksa.

Kızdırmak için küçümseyerek konuştu. "Bu kadar mıydı? Ben de bir şey bekliyordum." Kenan sinirle ona baktı ve kendini tuttu. Karşısındaki gülebilirdi. Az sonra gülmeye devam edemeyecekti ama.

"O zaman seni hayal kırıklığına uğratmayayım." Bir yıldırım daha Alkar'ın koştuğu bölgeye geldi. Alkar yine kaçınmıştı. Bunun ne gibi özel tarafı vardı?

Garipçe Kenan'a baktı. Kenan sırıttı ve arkanda der gibi arkasını işaret etti. Alkar arkaya baktı.

Topraktan mavi elektrikler çıkmaya başladı. Sonra aniden şiddetlenerek kendisine doğru gelmeye başladı!

Alkar küfür ederek havalandı. Elektrik havalanarak kendisini takip etti. Fazla inatçı bir yıldırımdı bu!

"Belki de kızdırmamalıydım..." diye mırıldandı elindeki sopayı tutarken. Aynı zamanda zikzaklar çizerek yıldırımdan kurtulmaya çalışıyordu. Bir binanın arkasına geçerek yıldırımın ona çarpmasını sağladı.

Ortaya çıkan dumanı kullandı. Kenan dumandan dolayı rakibini göremediği için huzursuzlandı. Etrafına yıldırımdan bir kafes ördü. Alkar hala kalkmamış olan dumanın arkasından hareket etti.

Kenan'ı ve çok ışık yayan kafesini görebiliyordu.

Dudağının kenarı yukarı kıvrıldı ve aralarında yaklaşık kırk metre mesafe kaldığından ayaklarını yere sürterek durdu.

Duman daha çok artmıştı ve kalkması biraz daha uzun sürecek gibiydi.

Kenan gözleriyle tarasa da rakibini bulamadı. Enerjisini hissedemediği için zaten huzursuzdu şuan resmen zirvedeydi.

Bu arada eğitmenler ve öğrenciler de gelmişti. Yaklaşık elli metre gerideler, bulutların radarına girmemişlerdi.

Zehra kaşlarını çattı olayı anlamaya çalışırken. "O ne yapmaya çalışıyor?" Trek de sonradan gelmiş onlara katılmıştı. Bir an arkasındaki öğrenci kalabalığına baktı.

"Bunları cezalandıracağım..." İkili de ona katıldı. Hocalarının dövüşünü görmek için söyleneni dinlememişlerdi.

Kuzey arka taraflarda arkadaşlarının arasında görünmemeye çalışarak gözetlemeyi tercih etmişti. Belki de Alkar değildir ha?

Bir süre Kenan etrafı gözetledi ve kimse ortaya çıkmadı. Kenan artık huzursuzluktan terlemeye başlamıştı. Üzerindeki bornozu düzeltti.

"Saklanacak mısın?" Sesi yankılandı. "Çık ortaya sana ayıracak çok zamanım yok."

Ses gelmedi. Tamam. Bu çocuk kendisini endişelendirmek istiyorsa gerçekten başarıyordu çünkü şuan darbenin nereden ve nasıl geleceğini tahmin edemiyordu.

Alkar gelen kişileri hissetmişti. İzleyicilerin olması onu rahatsız ediyordu ama geri durmayı da düşünmüyordu. Gümüş rengindeki işlemeli sopayı elinde çevirdi.

Enerjisini verdi ve ucunu silvirtti.

Nefesini verdi ve mırıldandı. "Uza."

Sopadaki işlemeler parladı ve tam olarak Kenan'a doğru büyük bir hızla uzadı. Kenan aniden dumanı delip kendine yönelen şeyin ne olduğunu anlayamamıştı.

Etrafını saran yıldırımların dönme hızı arttı. O şey her neyse bu kafesi delemezdi.

Parlayan şeyin hızı arttı ve Kenan geri çekilme ihtiyacı hissetti.

O parlayan şey de neydi?

Sopa yaklaşık kırk metre uzayarak elektrikten oluşmuş kafesi deldi ve Kenan'ın karın boşluğuna girdiği gibi diğer taraftan uzamaya devam etti.

Kenan'ın gözleri şaşkınlık ve acıyla pörtledi. Siktir! Bir sopa içinden geçmiş ve hala uzamaya devam ediyordu!

Hayı hayır hayır! Bir sopa onun 'kırılamaz' kafesini delmişti!

Yuşa, Zehra ve Trek şokla meslektaşlarının en üstün tekniklerinden biri olan "Yıldırımın Delinemez Kafesi"nin yok edilmesini izlediler.

Nasıl oluyordu yahu? O sopa da neyin nesiydi?

Ayrıca şu sopa neden uzamaya devam ediyordu?!

Kendilerine doğru!

Öğrencilere baktı ve bağırdı Trek, "Hemen kenara çekilin!" Üstün bir hızla gelen sopa dört saniye dolmadan buraya varırdı. Donmuş bir kız öğrenciyi görünce ona yöneldi ve itti.

Ne yazık ki kendisi geç kalmıştı.

Şokla iki metre ilerisinde olan sopaya baktı. O sopa büyük bir gürültüyle arkasındaki kayaya saplandı. Trek kocaman gözlerle üç santim ilerisindeki garip işlemeleri olan sopaya baktı.

Az önce o şey neredeyse beynini delecekti.

Diğerleri anlamamıştı ama Trek anlamıştı. O sopanın menzilindeydi. Yani beynini delmesi gerekiyordu. Kendisi saçma bir şekikde donup kalmıştı.

O sopanın sahibi her kimse sopayı iki santim yana kaydırmıştı. O kadar uzaklıktan bunu nasıl fark edebilmişti?!

Birkaç adım geriye çekilerek kalbini sakinleştirmeye çalıştı. Kesinlikle ölümle yan yana geldiğini hissetmişti. Bu nasıl bir silahtı?

Kenan acıyla inleyerek içinden geçmiş olan sopayı tuttu. Bu şeyi kıramıyordu da! Dumanlar dağılınca ucunu tutan kişi de açığa çıktı. Acayip rahat bir şekilde kendisine bakıyordu!

Ağzından gelen kanı sildi. "Sikeyim böyle işi!" Sopayı zorladı ama gıdım hareket etmedi. "Bu da nedir böyle?!" Kesinlikle normal değildi. Çok ağırdı!

Ayrıca üzerindeki garip işaretler büyüyle yapılmış gibiydi. Bu sopanın başka ne gibi özellikleri vardı?

Kenan sinirle Alkar'a baktı.

Alkar yendiğini biliyordu. Diğer ucunu bilerek durdurmamıştı. Gözdağı vermek istemişti. Tabi amacı adam öldürmek değildi. O yüzden biraz kaydırmıştı.

Börü'ye bakınca ruh yaratığının yere inmiş yavaşça yanına geldiğini gördü. Savaş bitmişti.

Kenan ona bakarak konuştu. "Sen kazandın." Sopayı kanlı elleri ile tutmaya devam etti. İçinden geçmiş olan sopa yüzünden yarası iyileşmiyordu. Yüzünü buruşturdu. Rezil olmuş gibi hissediyordu.

Yüzündeki mavi dövme hala varlığını koruyordu. 

"Şu şeyi çıkar artık." Alkar bir süre ona baktı ve aniden sopaya enerjisini verdi. Sopa aniden saplanmış olduğu kayadan çıktı. Orada bulunan öğrenciler irkilmişlerdi.

Çok hızlı bir şekilde eski boyutuna dönmeye başladı. Hızlı bir şekilde Kenan'ın da içinden çıkınca Kenan ani acıyla irkildi ve sendeleyerek küfür etti.

"Bu şerefsiz..." Alkar eski haline dönünce küpeyi çevirip geri koydu. Anlaşmaya sadık kalma zamanıydı.

"Anlaşmayı hatırlıyor musun?" diye kimseyi takmadan sordu. Diğerleri de yaklaşmıştı. Zehra hızla Kenan'ın yanına geldi.

"Kenan Hocam!" Trek ve Yuşa da ikilinin önüne korumak için geçti. Alkar gözlerini devirdi.

Kenan bir şeyi olmadığını söyledi ve Alkar'a bakarak konuştu. "Hatırlıyorum." Duraksasa da konuşmasını kesmemeye çalıştı. "Sözümün arkasındayım." İstemediği belliydi.

Yuşa kaşlarını çattı. "Ne anlaşması Kenan Hocam?" Kenan omzunu silkti. "Onu ana binaya götüreceğim." Trek'in kaşları çatıldı.

"Kendisi bulamamış mı?" Sonuçta ana bina saklı bir şey değildi. Alkar gözlerini kaçırdı. Yön duygusu biraz zayıfsa ne olmuş yani?!

"Bulamamış işte uzatma." Kenan homurdandı ve arkada toplanan öğrencilere baktı. "Bir de arkanızda öğrencileri mi sürüklediniz?" Üçlü utançla birbirlerine baktı.

Kenan kafasını iki yana salladı. "Olan oldu artık." İyileşen yaradan elini çekti. Pek de iyi hissetmiyordu. 

Alkar'a bakarak konuştu. "Bizi takip et." Alkar ve Börü kalabalığa baktılar. Öğrenciler garip bir şekilde onlara bakıyorlardı. Kuzey'i görse de tanımamış gibi davrandı Alkar. Söz vermişti sonuçta.

Yuşa öğrencilere bağırdı. "Çabuk toparlanın! Geri dönünce hepiniz cezalandırılacaksınız!" İçinden devam etti. "Tabi biz de cezalandırılıcağız..."

Alkar sessizlik içinde önünde kalabalığı takip etti. Gideceği yer çok uzak olabilir miydi?

İlk bir kilometre de Zehra Hoca öğrencilerle birlikte kaldı. Yuşa da cezalandırılma için yardım edecekti. Kenan ve Trek'le devam etti.

Bir kilometre sonra önlerine ihtişamlı binalar çıktı. Sonra kocaman bir binanın önünde durdular. Alkar kafasını yere sürtmek istedi.

Sadece iki kilometre sonra mıydı yani?!

Börü ona bakarak güldü. "İki kilometre için enerjini harcadın."

Alkar tip tip ona baktı. Kenan ona pişmiş kelle gibi gülümseyerek baktı. Kandırabildiği için mutlu gibiydi. "Burası işte." Alkar sinirle ona baksa da gülümsemesi büyümekten ileri gitmedi.

Alkar gözünü devirdi ve burada da olay çıkmamasını diledi. Bunu istemiyordu.

İkili başka bir yere yönelince koca binanın önünde yalnız kaldılar.

İçeride onları ne bekliyordu?

  ♛  ♛ ♛ 

An İtibari İle İfşa Edilebilir Bilgiler;  

Bazı dövmelerin sadece kenarı renklidir ve ışıltılar saçarak parlar. Daha çok üstün seviyecilerin olduğu yerlerde bulunsa da çok da nadir olduğu söylenemez. Bu tür dövmelerin oluşması için "Zihinsel Doygunluk" seviyesine ulaşılması gerekir.

Zihinsel doygunluk seviyesine ulaşanlar tek bir materyal üzerinde yoğunlaşmak zorunda değildir.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1302

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1105

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 916

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 844

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 730

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 683

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 659

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 561

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 420

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16532 Üye Sayısı
  • 452 Seri Sayısı
  • 22335 Bölüm Sayısı


creator
manga tr