Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

DİPTEN EN TEPEYE - 57. Bölüm: Güçlü Olan Kim?


Alkar Kenan'ı takip ederek boşluk alana çıktı. Börü uçarak yukarıda bir yerden onları izliyordu. Alkar rakibini takip ederken içten içe onun ne kadar güçlü olduğunu tahmin etmeye çalışıyordu.

Şu iki yıldan hayatını değiştirecek kadar önemli bilgilerden biri de yüz dövmeleriydi.

Onların rastgele oluştuğunu sanıyordu.

Ama kesinlikle rastgele değildi.

İnsanların üzerinde gelişmeyi seçtiği materyal, element veya herhangi bir şey, kesinlikle dövmeyi etkiliyordu. Elbette eğer sadece ona göre oluşsa herkesinki neredeyse aynı olurdu. Bu yüzden Alkar bunu araştırmaya devam etmişti.

Şöyle ki her ne kadar üzerinde durduğu ve öğrendiği materyal ile teknikleri dövmesinin oluşmasında büyük bir katkıda bulunuyorsa, aynı zamanda insanın kişisel özellikleri de buna büyük bir katkıda bulunuyordu.

Mesela karmakarışık bir şekle sahip olan bir insan genellikle karar vermede pek iyi olmayan ve agresif biri oluyordu. Rengi kırmızıysa genellikle fırtınalı bir şeyler ortaya çıkıyordu. Fırtına olmasa bile kesinlikle korkunç şeyler olacağı kesindi.

Yeşil olanlar genellikle ya doğa ile ilgili ya da zehirli bir şey oluyordu. Tabi Alkar'ın gördükleriydi bunlar. Daha kaç kişiyle karşılaşmıştı ki?

Ayrıca dövmenin yaydığı enerji karşısındakinin gücü hakkında bilgi sahibi olmanızda büyük yardımı dokunuyordu. O yüzden birçok seviyeci enerjisini saklamak istiyordu. Alkar gerçekten avantajlıydı.

Şimdi karşısındaki adam daha dövmesini ortaya çıkarmamıştı. Her ne kadar dövmesi ortaya çıkmasa bile insanlar her an enerji yaymaya devam ederdi. Alkar bundan bir şeyler anlamak istiyordu.

Maalesef imkansıza yakın gibi bir şeydi. Bazen seviyelerin gerçek olmasını diliyordu. İçinde olmasa bile kafası çok karışıyordu.

Ayrıca kendisinin dövmesi yoktu!

Bu hile olarak sayılır mıydı?

Karşılıklı durdular. Kenan kaşlarını kaldırdı ve konuştu. "Kuralları anlatacağım." Alkar kural olacağını düşünmemişti. 

"Ne kuralı?" diye memnuniyetsizce sordu. Kenan sırıttı. "Sadece etrafı fazla dağıtmayacağız." Alkar buna sevinmişti. Bir süre birbirlerine baktılar ve aynı anda üzerilerine uçtular.

Alkar yumruğu kaldırdığı gibi adamın yüzüne indirmeye çalıştı ama adam son anda şaşkınlıkla yana çekilince sıyırdı ve büyük patlama yeri çatlattı. Sadece enerjisi patlama yaratmaya yetmişti. Kenan şaşkınlıkla kendisini yumruklamaya çalışan adama baktı ve enerjisini açığa çıkardı.

Yüzünde mavi renkte bir dövme oluştu. Sıvılar üzerinde mi yoğunlaşıyordu?

Alkar yüzündeki şekilleri inceledi hemen. İki yarım daire. Uzun mesafeli miydi yani? Kendisi yakın mesafede dövüşürdü. Ortada garip şekiller vardı. Bu adam biraz huzursuz ve şüpheci biri olmalıydı.

Kenan rakibinin yüzünde dövme görmedikçe daha da huzursuzlanıyordu. Dövmenin parlaklığı arttı. Nasıl anlayacaktı bu adamın gücünü?!

Alkar adamın kendisine bakarak elini kaldırdığını gördü. "Suyun Valsi"

Garipçe ona baktı. Tam o anda yerden bir gayzer fırladı. Tazikli su sıcaktı. Hayır kaynıyordu resmen! Son anda kaçmaya çalışsa da maruz kalmıştı. Yere çakıldı. Teninde yanıklar vardı. Her ne kadar iyileşmeye başlasa bile acıdığı gerçeğini değiştirmiyordu.

Su durdu ve Kenan ona doğru bir hamle yaptı. Bataklık suyuna benzeyen bir sıvı ona doğru gelmeye başladı. Kötü kokuyordu. Yaralarına aldırmadan ayaklandı ve fırladı. Biraz uzaklaşmalıydı. O sıvının içinde hastalık olduğuna adı gibi emindi.

Sıvı kullanıcıları özel bakteriler bulurdu. Seviyecilerin hastalanması zor olsa da bazı istisnalar vardı. Onları sıvıları ile karıştırır ve karşı tarafın hastalanmasını sağlardı. O sıvı Alkar'a değmemeliydi.

Kendi tekniğini kullanmaya karar verdi. Hemen kendisine gelmekte olan su sütunundan kurtuldu. Adamın etrafı yağmur damlacıklarıyla doluydu. Buz gibiydi. Alkar çeviklikle kendisine gelen donmuş buzlardan ve kaynar sulardan kurtuldu.

Kenan'ın kaşları çatıldı. Gerçekten çevikti. Yüzünü buruşturdu.

Alkar yeterli mesafeye gelince durdu ve tekniğin kullandı. "Enerjinin Kişisel Fırtınası"

Alkar odhue'yi iki elinde topladı. Elleri eskisi gibi kanamıyordu. Bu kadar enerjiyi dışarıda toplamakta sıkıntı çekmiyordu. Alkar aniden gözlerini açtı ve elinde şekillendirdiği enerjiyi parmağı ile yönlendirdi.

Enerji bir ok gibi Kenan'a yöneldi. Önüne çıkan bütün sıvıları deldi ve Kenan kenara çekilmesine rağmen ona yönelerek kolunu deldi. Saf odhue enerjisi Kenan'ın sağ kolunda büyük bir boşluk açtı.

Kenan acıyla çığlık attı ve etraftaki yağmur damlacıkları bir bir yere düştü. Aşağıda bir yağmur vardı adeta.

Kenan sadece kenara çekilmenin yeterli olacağını düşünmüştü ama enerji kütlesi gelip kolunu delmişti. O şey havadan mı yapılmıştı? Kolu yanıyordu.

Havadan değil de neydendi?

Yaranın kenarlarından duman çıkıyordu. Bu şey de neydi?

İyileşmesini bile yavaşlatmıştı. Yoksa...

"Odhue'nin ta kendisi miydi bu?!" Şokla ona bakarak sordu. Alkar havada ona baktı. "Evet." Kenan anlayamıyordu.

"Bu imkansız!" Kenan kabul etmeyerek bağırdı. "Odhue'yi kullanmak için bir materyal seçmelisin! Yani bir şeyin üzerinden kullanabilirsin! Mesela ateş! Ama bu odhue'nin ta kendisi!"

Kabullenmediğini belli eden bir şekilde kafasını iki yana salladı. Alkar şaşkınca ona baktı. "Bir şeyi baz almadığımı nereden biliyorsun?" Kenan daha yeni iyileşmeye çalışan kolunu tutarak kan kaybını azaltmaya çalıştı.

Yara yüzünden etraftaki suları kontrol etme yetisi azalmıştı. "Neyi baz aldın? Odhue'nin kendisini deme, bu ilk değil!" Dalgacı bir şekilde Alkar'a baktı ve bir tane teknik kullandı. "1. Dalga: Zehirli Sarmaşıklar"

Alkar içinden memnun olmuştu. "Bir kombo mu?"

Bunun devam serisi de var mı demek oluyordu?

Etraftan her çeşit sıvı etrafını sardı. Soğuk, sıcak, yarı katı, zehirli, hastalıklı, sadece kirli. Sarmaşık gibi kıvrılan sıvılar Alkar'ı resmen hapsetti. Alkar diğer tekniğini kullanacağı için yüzünü buruşturdu. Onu hiç sevmezdi.

Ama bunlara da dokunamazdı.

Derin bir nefes aldı. "Büyük Şok" diye sessizce fısıldadı.

Odhue kendisine yoğunlaştı. Alkar'ın etrafında yavaşça toplanan odhue bedene girdi. Sonra etrafını resmen yakarak kalbe gitmeye başladı. Alkar içinde yanan odhue yüzünden acıyla inledi. Ama yapmalıydı.

Kalpte yoğunlaşan odhue duraksadı, değişim geçirdi ve en sonunda o kadar hızlı bir şekilde vücuduna yayıldı ki... Alkar damarlarını kesiyorlar sandı. 

Olağanüstü bir hızla vücuduna yayılan enerji bir o kadar hızlı bir şekilde Alkar'ın vücudundan çıktı ve etrafına bir bariyer gibi yayıldı. Bu bariyer aynı zamanda kendisine değen bütün karşı teknikleri yok ediyordu.

Sarmaşığa benzeyen sıvılar kendisine gelen kalkan yüzünden parçalara ayrıldı!

Etrafta büyük bir şok oluştu ve kalkan da teknikle beraber yok oldu. Herkesin kalkan tekniği olurdu.

Bu özel değildi. Mesela Kenan buzdan bir kalkan yapabilirdi. Başkası ateşten bir kalkan yapabilirdi.

Ama onların kalkanları her tekniğe karşı duramazdı. Bu kalkan her tekniğe kafa tutabilirdi. Tabi gelişirse.

Kenan şaşkınca yok olan tekniğine baktı ve kaşlarını çattı. Galiba ciddileşecekti. Karşısındakinin gücünü açığa çıkarmasını sağlamak istemişti ama isteğine yaklaşamamıştı bile.

Yere indi. Alkar da ona uydu. Kenan dikkatli gözlerle rakibini izledi.

"Artık gerçekten başlayalım." Alkar da adama dikkatlice baktı. Onun gücünü sakladığını fark etmişti.

Kafasıyla onayladı.

Kenan aniden ellerini havaya kaldırdı. Alkar fırsat vermedi ve olağanüstü bir hızla adamın üzerine uçtu. Adam havadan fırtınayı çağırdı. Alkar adamın meşguliyetini fırsat bilerek karnına yumruğunu geçirdi.

Kenan yakalanmadı ve acısına rağmen tekniğini bitirdi. "Fırtınanın Yok Olmayan Öfkesi"

Kara bulutlar oluştu. O kadar büyüklerdi ki Alkar onların menzilinden kaçamayacağını hissetti. Şuan kendisine döndürülmüş kocaman bir namlu vardı.

Bu bulutları sadece o görmemişti. Kocaman patlamadan sonra huzursuzlanan Kenan'ın meslektaşları da görmüştü. Bir de arkadaşlarının en iyi tekniklerinden birini görünce ayaklandılar.

"Neler oluyor!" Zehra Hoca iki renkte olan gözleriyle bulutlara baktı. Kendisi zihinsel gücü geliştirme hocasıydı. Birlikte çay içtiği Yuşa Hoca ve Yönetim görevlisi Trek de onunla birlikte kara bulutlara baktı.

Sonra ara olduğu için şaşkınlıkla bahçeye çıkmış ve Kenan Hocalarının onlara göstermediği tekniğe bakarak fısıldaşmaya başlayan öğrencileri fark ettiler. Zehra sinirle küfür etti. "Hay ben böyle işin..."

Yuşa Hoca onu uyardı. "Seni duyabilirler." Zehra hoca yaklaşık bir kilometre uzakta olay çıkaran Kenan'a ancak içinden küfür edebildi. "Bu adamın sorunu ne?"

Trek ceketini düzeltti. İki yüz yaşını geçse de hala genç ve göz alıcıydı. Yönetimde olduğu için acayip otoriter biriydi ve böyle olaylara gelemezdi.

Hele öğrencilere kötü örnek oluyorken. Onların ne kadar heyecanlandığını görebiliyordu.

"Bu Kenan Hoca'nın kullanmayı reddettiği teknik değil mi?!" Öğrencinin biri heyecanla diğerine fısıldadı. Diğeri de heyecanla bulutlara bakarken konuştu. "Evet... Evet de neden kullandı ki?"

Kenarda arkadaşlarıyla konuşamayan bir öğrenci vardı. O öğrenciyi tahmin edebildiniz mi?

Baş harfi Kuzey.

O tarafa bakmamaya çalışıyordu. Çünkü saygı duyduğu Kenan Hocasının bu tekniği kime kullandığını tahmin edebiliyordu.

İçinden bağırdı. "Eee yuh ama! Bu kadarını beklemiyordum! Tanrım benim onu yönlendirğimi anlarlarsa okuldan atılırım! Son seneden hemde!"

Yazık.

Yuşa Öğrencilerin artmasını engelleyemediği için pes etti ve olaya doğru yola çıktı. Zehra Yuşa'nın onu arkada bıraktığını görünce sinirlendi. "Seni pislik beni bekle!"

İkili gidince Trek yalnız kaldı. İlk önce kendisine bakan öğrencilere baktı. "Burada bekleyin." Sonra kendisi gitti.

Öğrenciler gözden kaybolana kadar Trek'i izledi ve sonra kendileri de arkalarından gittiler. Bunu hiç kaçırırlar mıydı?!

Alkarla Kenan birbirlerine öldürücü bir şekilde bakıyorlardı ve büyük bir topluluk onlara doğru yönelmişti.

Tam da Alkar'ın istediği şeydi(!)

Ne kadar da kötü bir izlenim...

Tabi o an ikili bunu takmıyorlardı. 

Akıllarında ki tek şey rakibini indirmekti. Öyle ki onlara yaklaşan topluluğu fark etmediler.

Börü kafasını iki yana salladı.

"Şimdi sıçtın işte, Alkar."

  ♛  ♛ ♛  

Şimdi benim hikayem biraz farklı biliyorsunuz. Mana falan yok. O yüzden kimin güçlü olup olmadığını anlayamıyorsunuz. Hatta birçok konu sizde soru işareti olabilir. O yüzden artık "An itibari ile ifşa edilebilir bilgiler" adı altında bazı bölümlerin altında bilgiler vereceğim. -Shingeki No Kyojin animesinden çaldım ehe.-

An İtibari İle İfşa Edilebilir Bilgiler;

Yüz dövmeleri insanın, canavarların, ruh yaratıklarının (bu illaki yüzde olmak zorunda değil. Bir ruh yaratığının ya da canavarın vücudunun herhangi bir yerinde olabiliyor. İnsanlarda sadece yüzde belirir) hangi materyal üzerinde yoğunlaştığına göre değişir. Değişen şey renk ve şekildir.

Şekili etkilese de o kadar fazla değil. Şeklini genellikle canlının kişisel özellikleri belirler. Rengini ise baz aldığı materyal.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1301

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1108

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 916

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 843

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 683

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 660

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 561

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 423

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 74

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16609 Üye Sayısı
  • 452 Seri Sayısı
  • 22373 Bölüm Sayısı


creator
manga tr