Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

DİPTEN EN TEPEYE - 50. Bölüm: En Ağır Yenilgi


Kristian hızlı adımlarla kralın kaldığı odanın bulunduğu koridorda yürüyordu. Böyle bir durumda bu pislik uyuyor muydu?!

Hızla kapıyı açtı. Arkasında iki tane astı vardı.

Gördüğü şeyle ne diyeceğini bilemedi. Kral ölmüştü. Sinirle yandaki masayı tekmeledi. "Sikeyim! Kral ölmüş ve kimsenin haberi yok!" Astları korkuyla geri çekildi. Dışarıdan bağırış ve yalvarış dolu çığlıklar geliyordu. Hemen toparlandı.

"Hemen askerlere haber verin ve bir set oluşturun! Misafirleri güvenli bir şekilde gezegenden tahliye edin!" Askerle onayladı. Hep birlikte odadan çıktılar ve koşarcasına çıkışa yürüdüler. Birden bire askerlerden biri önlerine çıktı.

"Komutan Collare!" Sinirli bakışlarını adama çevirdi. "Ne var?!" Asker kanlar içinde konuştu. "Diğer-" Ağzına gelen kanı  yuttu.

"Diğer gezegenlerde de isyan çıkmış. İsyan bütün krallığa yayıldı!" Kristian bütün krallığı yakmak istedi. Siktir! Hiçbir şey istediği gibi gitmiyordu. İki gün sonra canavarlara savaş açacak ve kazanacaktı. Sonra kralın güvenini tamamen kazanıp zamanı gelince tahta kendisi oturacaktı.

Ama şimdiki durum kesinlikle hayal ettiği gibi değildi!

Biraz duraksadıktan sonra konuştu. "Bu gezegeni almalarına izin veremeyiz." Veliaht prensin nerede olduğunu bilmiyordu. O olsa belki askerlerin morali yükselirdi ama uzun zamandır adamı görmemişti.

Sinirle dışarı çıktı ve bağırdı. "Askerler!" Sesi yankılandı.

"Ne olursa olsun isyancıları öldürüyoruz! Kimse savaştan kaçmaya cüret etmesin! Öyle yapanı bizzat bulur kendim öldürürüm!" Askerler gelen şevkle daha da iyi savaşmaya başladılar. Kristian da saldırdı.

Ateşi yaktığı an etraf tutuştu. Havada kocaman alevden bulut oluştu. "Kutsal Ateş Yağmuru!"

Bağırdıktan sonra ateşten bulut aşağıya alevler atmaya başladı. İsyancılar çığlık çığlığa kaçmaya çalışıyordu. Bir tanesini gözüne kestirdi ve kılıcıyla ona saldırdı.

Gergedana benzeyen canavarın teninden geçemedi kılıç. Gergedanın boynuzu büyüdü ve keskinleşti. Kristian hemen geri çekildi. "Lanet..." Kendisine gelen hamleden kaçındı ve ateşini fırlattı. Ateş gergedana değdiği an patladı.

"Hayır!!" Gergedan acıyla haykırdı. "Yanıyorum!" Arkadaşları üzüntüyle gergedana baktı ve sinirle Kristian'a saldırdılar. Herkes ondan nefret ediyordu. Kristian bir bir onları doğradı.

Nefes nefese kestiği askerden çıkardı kılıcını ve etrafa göz attı. Kanlı savaş neredeyse bir saattir devam ediyordu. Yorulduğunu hissediyordu. Kaç kere ateş gücünü kullandığını hatırlamıyordu. Yüzündeki dövmeyi kaşıdı.

Tam saldırıya geçecekken birden görmediği bir yerden darbe aldı. Metrelerce ileriye yuvarlandı. Kılıcını toprağa saplamasa duramayacaktı. "Lanet olsun..." Nefretle küfretti. Bu krallık ölmüştü. Kral olmak falanda istemiyordu artık.

Kafasını kaldırdı. Kim vurduysa gerçekten güçlü olmalıydı. Gördüğü kişiyle göz bebekleri küçüldü. 

"Elvar." Elvar ona baktı. "Kristian." 

Kristian cani gözlerle ona baktı. "Hiç sevmezdim zaten seni." Elvar'ın vücudu değişirken cevapladı. "Aynı hisleri paylaşıyormuşuz."

Sonra çarpıştılar.

Testere şekline sahip eli kristian'ın alevinden geçti ve onun omzuna saplandı. Sert deriye tam giremeyen eli yamuldu. "Ahhh!" Acıyla bağırdı ve Kristian'dan uzaklaştı. Kristian alev alev yanan gözleriyle bağırdı.

"Ateş İçsel Patlaması!"

Kristian Elvar'ın gövdesinde bir yara açmıştı ve oraya ateşini göndermişti. Elvar fark edince onu yok etmek istedi. Kristian parlayan gözleriyle hamlesini yaptı.

Elvar'ın sağ kolu büyük bir gürültüyle patladı. Acı çığlık her yerde yankılandı. "Siktir!" Elvar artık olmayan sağ kolunu tutarken nefret tısladı.

"Orospu çocuğu!" Kristian zevkle güldü. "Hadi oradan!" Sonra ikisi de saldırıya geçti. Elvar öleceğini biliyordu. O yüzden geri durmadı. Bütün odhue enerjisini kullandı. Kristian'da derin yaralar açmaya çalıştı.

Onun sırtını keskin bıçağıyla yararken Kristian sinirle homurdandı ve önündeki kafayı ateşiyle yaktı. Elvar sönmeyen ateş yüzünden çığlık çığlığa yere yattı. Ölüyordu. Yanarak.

Ateşler içindeyken nefretle Kristian'a baktı. "Seni öldüren ben olamadım belki ama..." Ateş neredeyse bütün yüzünü kapladı. "Ölümün çok acılı olacak Collare..."

Sonra küle dönüştü. Kristian küle bakarken kahkaha attı. "Hadi oradan. Senin gibi güçsüzler anca konuşur."

Sonra oradan ayrıldı ve ormana girdi. Savaştan uzaklaşmalıydı. Askerlerini umursamıyordu artık.

Resmen satmıştı onları.

Savaş ormana kadar girdiği için hala savaşın ortasındaydı. Her yerde kanlı dövüşler vardı. Bir tane kelle önüne yuvarlandı. Ona tekme attı.

Tam uzaklaşmıştı ki bir ses duydu. "Komutan Collare!" Fark edildiği için dudağını dişledi ve normal bir ifadeyle kendisine koşan pelerinli garip çocuğa baktı. Bu da kimdi?

Pelerinden dolayı yüzü görünmeyen çocuk nefes nefese konuştu. "Efendim! Prens Luth'un size ihtiyacı var!" Kristian veliaht prensin adını duyunca yüzünü buruşturmak istedi. Şimdi zerre umurunda değildi o!

Bahanesini söyleyecekken adam devam etti. Kristian'ın ilgisini çeken bir şey ise karşısındaki adamdan enerji hissetmemesiydi. Ölümlü müydü? "Onu rehine almak istiyorlar. Elinde drox var!" Kristian'ın gözleri parladı.

Drox mu demişti o?

Hani uğruna binlerce adamını kaybettiği taş?

Öyleyse gidebilirdi.

"Bana yerini göster." diye sert bir sesle mırıldandı. Kesinlikle gidecekse de o taşla gitmeliydi bu gezegenden. Hızla önündeki ölümlüyü takip etti.

Ormanın derinliklerine iniyorlardı ama Kristian takmadı. Sonra bir açıklığa vardılar. Burada kimse yoktu. "Çocuk burada kimse-" Lafını bitiremeden önüne bir canavar topluluğu çıktı. Sinirle ölümlüye dönecekti ki bıraktığı yerde olmadığını gördü.

Neler oluyordu?

İleride kendisine gelen canavar topluluğu çok sinirliydi. Birkaçını tanıdı. Pişkince güldü. "Ah, siz oradansınız!" Bir tanesi cıyakladı. Çoğu hava kavmindendi. Kimse ona saldırmadı. Kristian dikkatle bakınca en öndekinin bir Kartal olduğunu gördü.

Ah, Kaşgar.

"Böyle şansıma edeyim." diye mırıldandı. Cidden o manyağın eline düşmek istemezdi. Ablasını yaktıktan sonra onu görmemişti.

"Kristian." diye mırıldandı karşısındaki canavar. Kristian düz bir şekilde ona baktı. "Ne istiyorsun Kaşgar?"

Kaşgar herkesin geri çekilmesini emretti. Kristian şaşırmıştı. Hep birlikte üzerine atlayacakklarını düşünmüştü. "Teke tek bir maç istiyorum." Etrafta bir sessizlik oldu. "Ölümüne."

Kristian yavşakca güldü. "Hadi be? Nereden bileyim beni kandırmadığını?" Kaşgar sarı-yeşil gözleriyle ona baktı. Kristian bu gözlerden nefret ediyordu. "Ben sen değilim insan." Öne çıktı. "Var mısın?"

Kristian çok yorgun olsa da bu fırsatı kaçıramazdı. "Seni yenince astların bana saldırmayacak ama." Kaşgar yerinde dikleşti ve gür sesiyle bağırdı. "Ben Hava Kavminin Efendisi Kaşgar. Beni duyan bütün canavarlara emrediyorum eğer olur da Kristian Collare beni yenerse kimse ona saldırmayacak ve gitmesine izin verecek!"

Herkes içten içe onu onayladı. İkili meydana çıktılar. Kristian göz ucuyla onu buraya getiren kişiyi gördü. Yanında bir kurt ruhu süzülüyordu. Kaşları çatıldı. Kurt pelerinliyle konuşuyordu. "İzleyecek misin gerçekten?" Pelerinli ellerini göğsünde kavuşturdu. "Çok uzun sürecek gibi değil. Son kalan iki hesabım bekleyebilir."

Kristian'ın kaşları çatıldı. O tanıdık ses kimindi?

Kaşgar üzerine atladı. Kristian ateşi kullanarak geri çekildi ve ona yeri yaracak kadar enerji barındıran ateşi yolladı. Kaşgar uçarak ondan kaçtı. "Lanet canavar!" Sinirle bağırdı. Bu canavar sinirini bozuyordu.

Kaşgar yere indi ve birden dönüşmeye başladı. Bir insana dönüşüyordu. Kristian bunu fırsat bildi ve saldırdı. Dönüşen bir canavara saldırmak hakaret sayılırdı ama Kristian iyi biri değildi. Kaşgar güçlüydü. Daha insan eline dönüşmemiş pençesini Kristian'a sapladı. 

Kristian acıyla bağırdı. Pençe onu bırakmadı ve derisini yardı. Şırıl şırıl kan akmaya başladı.

Krsitian acıyla bağırıyordu. "Ahh! Lanet olsun sana!!" Kaşgar tamamen insana dönüşmüştü. "Gevezelik edeceğine savaş."

Sarı-yeşil gözlerinde sarılık büyüdü. Kristian geri çekildi ama geçti. Topraktan çıkan büyülü bitki adamlar Kristiana yumruk attı. Kristian onlara son anda ateşini bırakabildi. Bitki adamlar yanarak kül olurken Kristian birkaç metre sürüklenmek zorunda kaldı.

"Siktir." Kaşgar küfür etti. Kristian bağırdı. "Ateşten Sütun!"

Bir ucu yerden gelen bir ucu gökten gelen sütun Kaşgarla arasında oluştu. Ormana sıçrarsa tamamen yok olurdu muhtemelen. Kaşgar ileriye adım atamadı ve sinirle bağırdı. "Korkak!" Yeri tekmeledi. "Yok et şunu da adam gibi karşıma çık!" Kristian zevkle güldü. "Bu bir teknik Kaşgar!" Kahkaha attı.

Kaşgar'ın gözü döndü.

"Sana hafif davrandım galiba." Yerden birkaç metre kalınlıkta birçok sarmaşık çıktı ve ateşi kaplamaya başladı. Kristian bu boşa çabayı izleyerek eğlendi. Sonra yüzündeki sırıtma soldu. Sarmaşıklar onları sarmıyordu. Direk kaynağına geliyordu. Kendisine.

"Yanması gerek." Tedirgince mırıldandı. "Yanması gerek!" Ama yanmadı ve büyük bir kuvvetle kendisine tokat attı.

Metrelerce geriye sürüklendi. Yanağını hissetmiyordu. Beyni dönüyordu. Ateşten sütun bozuldu. Kaşgar hızla üzerine geldi ve yakasından tuttuğu gibi yere çaptı. Kemik kırılma sesi bütün meydanda yankılandı.

Kristian kaşlarını çattı. "Hay ben-" Bir kez daha yere çarptırıldı. Elinde bir ateş oluşturdu ama aniden eline tekme yedi. Elini yere yapıştıran ayağa baktı. Kaşgar ona bakıyordu. "Neye bakıyorsun pis cana-" Lafını bitiremeden eli kırıldı. Gözü faltaşı gibi açıldı.

Ne? Elini mi kırmıştı? Bu imkansızdı! Onun eli çok güçlü ve kırılmazdı! Bu şey nasıl?!

Elinde oluşturduğu alev söndü. Hemen diğer elinde oluştursa da diğeri de kırıldı.

"Nasıl!!" Diye bağırdı ve boğazını saran elden kurtulmaya çalıştı.

Buraya gelmesi bir hataydı!

"Bırak! Gerçekten bir daha karşına çıkmam!" Kibirli komutan gitmiş yerine aciz bir korkak gelmişti. Kaşgar tüm heybetiyle gerçek haline dönüştü. Kristian'ın elindeki el de gitmişti böylelikle. Tam kaçacaktı ki pençeler onu durdurdu.

"Ne istiyorsun?! Para mı? Var bende!" Kristian her yolu denemeye hazırdı. Kaşgar güldü. "Ölümünün yakın olduğunu sen de hissettin herhalde!" Kristian bu pisliğin onu öldüreceğini anladı.

"Nasıl olur da kıt akıllı canavarlar böyle bir plan yapabilir?!" Pes etmişlikle bağırdı. Kaşgar hafifçe güldü. "Bu planı biz yapmadık, Kristian." Kristian'ın kaşları çatıldı. Anlamıştı. Her şeyi şimdi fark ediyordu.

Kaşgar onun anladığını görünce memnuniyetle gülümsedi. Kristian nefretle her şeyin arkasında olan kişinin adını andı. "Fred!"

Kaşgar'ın yüzündeki memnuniyet bozuldu. "Gerizekalı mısın yoksa rol mu yapıyorsun?" Kristian anlamamıştı. Etrafına baktı. Pelerinli ve yanındaki kurt hayal kırıklığına uğramış gibiydi.

Kurt konuştu. "Bu adamı büyütmüş olduğunu söylemiştim." Pelerinli hayal kırıklığı ile konuştu. "Adam iyi rol yapıyormuş."

Neler oluyordu burada? Kristian bir şey anlamamıştı.

Kaşgar boğazını kesmeden önce gerçek kişiyi söyledi. Kristian o kişiyi aklından bile geçirmemişti.

"Bunları yapan kişi ölümlü sandığınız kişi olan Alkar'dı." Sonra burnundan dalgacı bir nefes verdi. "Tanıdığından bile emin değilim artık."

Kristian harbiden tanımıyordu. Boğazı parçalandı ve adam yaşamını yitirdi.

Kanlı pençelerini ondan çekti ve oradan uçarak ortaya kondu. Koca gövdesiyle orada bulunanları süzdü Kaşgar. "Kristian Collare az önce bendeniz Kaşgar tarafından öldürülmüştür!"

Etrafta bir bağırış koptu. Alkar da memnuniyetle gülümsedi ve onları sevinçleriyle baş başa bırakarak ormana daldı.

İlk önce, yıllar önce kendisi köle olduğu zamanda ağzına sıçan doktoru bulmalıydı. Onu kesinlikle unutmamıştı. 

Börü yanında mırıldandı. "Seni tanımadığı zaman ne hissettin?" Alkar tek kaşını kaldırarak ona baktı.

"Sence? Elbette memnun oldum. O kadar harika bir oyuncuymuşum ki şüphelenmemiş bile." Börü güldü.

Etrafta katliam vardı ama bunlar gülüyordu.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 977

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 919

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 760

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 722

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 603

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 531

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 516

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 492

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 446

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 426

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 213

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 195

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 159

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 159

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 132

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 96

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 71

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 63

Site İstatistikleri

  • 8844 Üye Sayısı
  • 223 Seri Sayısı
  • 13721 Bölüm Sayısı


creator
manga tr