Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

DİPTEN EN TEPEYE - 49. Bölüm: Öfkeyle Gelen Fırtına


Prens Luth çok gergindi. Sevdiği kadınla evlenmişti ve herkes onları tebrik ediyordu. Bu günde ondan daha mutlu biri yoktu ama daha sonra-

Gezegenlerinden birinde isyan çıktığını duydu. 

Böyle bir günü mü beklemişlerdi lanet olasılar? Yanındaki kadına belli etmemeye çalışıyordu ama ne kadar saklayabildiği bilinmezdi. Tiny ona baktı. "Ne oldu canım?" Luth kafasını iki yana salladı. "Politik olaylar işte."

Kız şüpheyle gözlerini kıssa da bir şey dememesi Luth'u rahatlattı.

Onun yanından bir bahaneyle sıyrıldı ve babasının yanına yürüdü. Komutanlarla hararetli bir şekilde konuşarak içeriye giriyorlardı. Koşar adım onları takip etti. "Baba!" Sesiyle Kral bir an duraksasa da yoluna devam etti.

"Duyduklarım doğru mu?" Komutanlardan biri onu onayladı. "Evet Prens Luth, maalesef." Toplantı odasına girdiler hep birlikte. Kral sinirliydi. Birden öksürmeye başladı. Hastalığı iyiye gitmiyordu.

"İyi misiniz?" gibi meraklı sözcükleri takmadı ve sandalyeye yığılırken konuştu. "Son durum nedir?" Komutanlardan biri yüzünü astı. "İyi değil efendim. Zamanında oradaki askerlerimizi az tutmamız iyi bir fikir değildi. Direnmekte zorlanıyoruz."

Kralın gözleri karardı. Luth da korkmuştu. Daha yeni aldıkları gezegen elden mi gidiyordu. "Kimler bu isyanı çıkaran?" Komutanlardan biri öne çıktı.

"Garip olan şu ki bir kısmı insanlar olsa da aralarında canavarlar da var. İsyancı insanlar ve canavarlar iş birliği yapıyor." Luth anlamamıştı. İnsanlardan ölesiye nefret eden canavarlar insanlara mı yardım ediyordu?

Nasıl bir çelişkiydi böyle?

"Bu nasıl olur?!" Sinirle bağırdı Kral. Zaman geçtikçe daha da kötüleşiyordu. Luth onun yığılıp kalmasından korktu.

"Bilmiyoruz." diye mırıldandılar. Luth da sinirle başka sandalyeye çöktü. Dışarıda düğünü vardı ama o burada neler konuşuyordu. "İnsan tarafı kimmiş?" Eli hala başındayken sordu Luth.

"Emin değiliz ama başlarının o gezegende olmadığından şüpheleniyoruz." Luth kaşlarını çattı. 

"Ne yani başları farklı bir yerde mi?" Komutanlardan biri kasılan yüzüyle onayladı. "O zaman diğer gezegenlerde de isyan çıkabilir!" Düğünü olduğu için gezegenlerde bulunan askerlerin liderleri bugün buradaydı.

Siktir, ne güzel zamanlamaydı öyle.

"Siz ikiniz." Kral eliyle iki komutanı gösterdi. "Hemen yanınıza askerlerinizi alarak Ykania'ya gidin ve isyanı bastırın." Sonra başka bir komutanı gösterdi. "Sen de diğer gezegenlerdeki askerleri yokla. Olası isyan çıkabilme potansiyeline sahip gezegeni bize bildir."

Hepsi başlarını eğdi ve odadan çıktı. Komutan Elvar Krala baktı. "Efendim iyi görünmüyorsunuz. Odanıza çekilin isterseniz." Kral itiraz etmek için ağzını açmıştı ki ağzından kan aktı. Odadaki herkes hemen yanına koştu.

"Baba!" Luth telaşla yanına çöktü. Şimdi ölmese iyi ederdi. Düğün gününde daha fazla olay istemiyordu. "İyiyim." diye mırıldansa da odasına götürüldü.

Luth saçını kaşıdı ve Komutan Elvar'a baktı. "Şimdi ne yapacağız?" Komutan Elvar garip bir şekilde ona baktı. Etraftaki herkes telaşla başka yerlere gitti. Elvar Luth'un gözlerinin içine baktı. "Siz düğününüze gidin Prens Luth." İtiraz etmek için ağzını açsa da ağzına tıkıldı.

"Bize bırakın." Güvenmekten başka çaresi yoktu.

Son kez kapıya bakarak düğün yerine yürüdü.

Elvar Luth gidene kadar onu izledi ve kimsenin olmadığına karar verinde odaya girdi. Kral yatıyordu ama onun uyanık olduğunu biliyordu Elvar. Gözlerinde soğuk bir pırıltıyla krala yaklaştı. Kral yavaşça gözlerini açtı.

"Elvar-" Sonra Elvar'ın yüzündeki dövmeyi gördü. "Bu da ne demek oluyor?!" Elvar sırıttı ve eli bir bıçağa dönüştü. Kral dehşetle ona baktı.

"Ölüm vakti geldi Sözde Kral." Elini adamın tam kalbine soktu. Kralın gözleri kocaman açıldı. "Artık kralımız Fred'dir. Sen değil."

Kral bir şey demek istese de yavaşça gözlerindeki yaşamı yitirdi. Sonunda ise gözleri boş iki küreden ibaret oldu. Elini eski hale getiren Elvar çarşafa sildi ve mesaj gönderdi. "Kral halledildi."

Bunu duyan Fred sırıttı. "Başlayalım o zaman." Elindeki şampanyayı bıraktı ve çıkışa yürümeye başladı. Göz ucuyla gergince kalabalıkta duran Luth'u kontrol etmişti. Hızlı adımlarla yürüdü ve işaret için daha önce koyduğu ışık demetine yürüdü. Bir havai fişek gibiydi.

Yaktığı ateşi yaklaştırdı ve kırmızı havai fişek patladı. Bütün herkes kutlama için olduğunu düşündü.

Bir dakika geçti.

İki dakika geçti.

Sonra... Bir tane canavar ormandan gelip misafirlerden birinin üzerine atladı. Kadın çığlık atarak yere yapıştı. Herkes uzaklaştı. Canavar altında çırpınan kadının kafasını kopardı. Kan her yere sıçradı.

Şok olmuş kalabalık ne diyeceğini bilemedi daha sonra biri bağırdı. "Kaçın!" Herkes çığlık atarak kaçmaya başladı.

Aynı anda şehirdeki asker yatakhanesinde yangın çıktı. Askerler canlı canlı yanmaya başladı. Ateş sönmüyordu! Ryan sırıtarak askerlerin acıyla bağırışlarını dinledi ve bir sigara yaktı.

Başka bir yerde canavarlarla savaş için kurulan orduya ani saldırı düzenlendi. Nöbetçiler sessizlik içinde öldürülürken çadırlar ateşe verildi. Askerler farkına vardıklarında çok geçti. Bazıları hemen çıktı ve karşılarındaki kendiler gibi olan askerlerle kavga etmeye başladılar.

Doğru düzgün uyanamamış olan askerler teker teker katledildi.

"Siktir!" Biri bağırdı ve üzerine gelen canavarı yere iteledi. "Bu da ne lan?!" Dövmesinden aldığı güçle buzdan bir duvar oluşturdu. Rüzgar kullanıcısı olan karısı sayesinde yaptığı dikitler karşısındaki maymun benzeri yaratığa saplandı. 

Onu öldürebilmiş olsalar da arkasından kocaman bir şahin üzerlerine geldi! Kendisi es geçen şahin karısını kaptığı gibi havaya doğru uçmaya başladı. Adam küfür etti. "Lanet! Elizabeth!" Karısının arkasından bağırdı ama hala havalanmaya devam ediyordu şahin.

Üzerine gelen bir askeri dondurdu. Neler oluyordu burada?!

Yukarı çıkan şahin durakladı. Karısı çırpınıyordu.

Sonra karısını aşağıya bıraktı.

Karısı çığlıklarla aşağıya düşmeye başladı. Adam bağırdı. "Rüzgarı kullan Elizabeth! Rüzgar!" Karısı çığlık atmaya devam ediyordu. Hayır hayır! Yere çakılacaktı.

Adam karısının düşeceği yere koştu. Aynı zamanda, "Rüzgar!" diye bağırıyordu. Karısı rüzgarı kullanmadı. Herkes bir an durdu ve çığlık çığlığa düşen kadına baktı. 

Adam yaklaşında son kez bağırdı. Önündeki canavarları öldürmüştü bile. "Rüzgarı kullan!" Karısı ile göz göze geldi.

Sonra karısı büyük bir gürültüyle yere çakıldı. Etrafa kan ve et parçaları yayıldı. Kadının bağırsağı kocasının üzerine geldi. Adam şokla gözünü açtı. "Ne..." Ne olduğunu anlayamıyordu. Bazıları öğürdü.

"...Elizabeth..." Karısının ikiye bölünmüş kafası cevap vermedi. Adamın gövdesine bir el girdi. Yine bir şey demedi. Gözleri karısındaydı. Yere yığılınca bile gözlerini kafadan ayıramadı.

O da geri kalanlar gibi öldü.

Kendilerine seviyeci diyen bu mahlukatlar daha korku anında güçlerini kullanmaktan acizdiler.

İsyancılar ve kraliyet tarafı kanlı bir savaşa girişti.

İlk önce Ykania sonra Liwdaen'de isyanlar çıktı. Yavaş yavaş diğerlerinde de isyan patlak verdi.

Bir saatin sonunda Liwdaen krallığında büyük bir isyan çıktığı gecikmeyle duyuruldu.

Gecikmenin nedeni sonra anlaşıldı. Kuledeki koruyucu zehirlenerek öldürülmüştü. Cesedi şanssız Luth bulmuştu. Düğün gününde isyan çıkması kesinlikle onun şansızlığıydı.

Tiny nerede bilmiyordu ve açıkcası adamın zerre umurunda değildi. Önemli olan kendi canıydı. Yemini unutalı çok olmuştu. Kendisi veliaht prensti. Öldürülmek istenen ilk kişi.

Hemen dışarı fırladı yanında uzman savaşçılarla. Ölmemeliydi.

Hemen uzay aracına doğru yol aldı. Savaşçılar tehlikeye karşı onu korudular. Neredeyse ulaşıyordu. Yaşaması için bir umut vardı ama sonra önüne Fred geçti.

"Siktir." Aniden çıkması üzerine korkuyla geriledi. "Ne işin var burada?" Yüzünü memnuniyetsizce buruşturdu. Piç kardeşinin üzerinde rahat kıyafetler vardı. Ne ara takım elbisesini çıkarmıştı?

Fred bir şey demeden ona baktı. Luth yanından geçmek istese de koluna dolanan el onu durdurmuştu. "Lanet olası bırak kolumu-" Birden ileri fırlatıldı. Gözleri faltaşı gibi açıldı.

"Ne?" Düşündü. "Ne oldu az önce?"

Yerde yuvarlandı ve anca durabildi. Anında gücünü açığa çıkardı. Elinde bir orak belirdi Luth'un. Etraftaki bitkiler yavaşça soldu. "Sikeyim! Sendin değil mi?" Kahkaha attı Fred'e bakarken. "Kendine yediremedin piç lafını sonunda krallığı hakkın olmamasına rağmen istedin!" Fred'in yüzünde bir mimik bile oynamadı.

Tek söylediği şey. "Ben kralın bir oyuncağı olmadım en azından." oldu. Sonra kendi elindeki kılıçla saldırdı.

Orad ve kılıç havada çarpıştı. Etrafta büyük bir enerji patlaması oluştu. Luth bir adım geriye çekildi. Bu çocuk ne zaman bu kadar güçlenmişti? Elektrik ve kırmızı bir duman yayan kılıcı orakta küçük bir çatlak oluşturdu.

Luth sinirle ileri atıldı ve hamle yaptı. Fred yana kaçarak Luth'ta bir yara açtı. Acıyla bağıran Luth küfür etti. "Fahişenin oğlu!" Fred kızmıştı.

"Burada öleceksin." Luth ondan uzaklaştı. Fred kılıcı ona doğrulttu ve bağırdı. "Yüce Kırmızı Ruhun Zehirli Fırtınası!"

Luth daha önce piç kardeşinin böyle bir tekniği olduğunu bilmiyordu. Geri çekilse de kırmızı duman birden ayağına dolandı. Sonra vücudundan yukarı doğru çıkmaya başladı. Luth ister istemez nefesini tuttu.

Orakla onu dağıtmak istedi. Orağı dokunduğu her şeyi bozardı. Bu dumanı da bozmalıydı. Ama bozmadı.

"Seni pislik!" Luth öleceğini anlayınca yaralı bir av gibi bağırdı ve nefretini kusmaya başladı. "Halkı bahane ederek taht sahibi olmak için her bir boku yapıyorsun! Bu güç için hangi kralın altına yattın lan?" Sinirle güldü. "Aynı annen gibisin!"

Fred elini yönlendirdi ve duman Luth'un ağzının içine girdi. Luth o kadar nefret doluydu ki dumanın birkaç parçaya ayrılıp astlarını boğduğunu görmemişti. Etrafta cesetlerden başka bir şey yoktu.

Luth boğulurken buz gibi gözlerle ona baktı Fred. "Annem gibi miyim?" Kafasını yana eğdi. "İlki... Annem bir fahişe değil. Buradaki en büyük fahişe sizsiniz."

Luth gözlerindeki yaşlarla ona baktı. "İkincisi güç için birinin altına yatmaya ihtiyacım yok benim. Onu en iyi siz bilirsiniz." Sonra göz kırptı. "Prenses Adel bunları anlayınca benimle yatmayı teklif etmişti. Karşılığında onu koruyacaktım."

Luth'un gözleri kocaman açıldı. Kız kardeşi böyle bir şey yapmış mıydı harbiden?!

Fred güldü. "Kabul etmedim elbette. Şuan cesedinden sadece kemikleri kalmıştır herhalde." Ona bakarak konuşmaya devam etti. "Sadece kemikleri olunca pek de güzel değil, ha?"

İnsanlar yaşamayı severdi. Kafalarında ölümle burun buruna gelsem bile asla kendimden ödün vermem diyen insanlar gerçekle karşı karşıya gelince sırf hayatta kalabilmek için yapmadığı şey kalmıyordu.

Bu yaşama içgüdüsüydü.

Fred gözünü kırpmadan zehirli dumanla Luth'u boğdu. Beden hareketsiz kalınca onu duvara fırlattı. Ceset duvara çarpıp yere yapıştı.

Etrafta çığlıklar ve kan vardı.

Devrim için kan dökülmesi gerekiyordu. En azından onun krallığında böyle olması şarttı.

Fred çok fazla kan döküldüğünü düşünse de asıl kan henüz dökülmemişti. 

Kaşgar daha Kristian'ı bulmamıştı.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1302

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1110

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 918

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 843

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 684

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 662

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 616

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 562

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 535

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 423

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 75

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16689 Üye Sayısı
  • 455 Seri Sayısı
  • 22426 Bölüm Sayısı


creator
manga tr