Korku dağları bekler. #Atasözü

DİPTEN EN TEPEYE - 46. Bölüm: Hamle


Askerler hareketleniyordu.

Kristian Collare'nin liderliğindeki ordu canavarlara saldırmak için hazırlanıyordu. İnsanlar ve canavarların arası hiç olmadığı kadar gerilmişti. Herkes uygun anı kolluyordu.

Alkar hissediyordu. Savaş yakındı. Takvime baktı. Kolanes Çağı 2601.

Akşam kendi odasında yatağına uzanmış düşünüyordu. İçinde bir yerde vücudunu titreten his vardı. Sonra gözlerini yumdu. İki haftadır her gece yaptığı gibi.

Gözlerini açtığında garip bir yerdeydi. Pis koku etrafı sarmış, artık görünür hale gelmişti. Alkar'ın botları çamura bulanmıştı. Yutkundu. Ölü ağaçlar devasaydı. Sis her yeri kaplamıştı.

Kendini hazırladı. Arkasından bir çatırtı geldi. Anında oraya hamlesini yaptı. Elindeki küçük bıçaklara gönderdiği enerji patlayarak gönderdiği yere saplandı. Acıyla bağıran sesten sonra küfür sesi geldi. "Seni lanet olası..." Alkar onun güçlü bir seviyeci olduğunu hissetmişti.

Kalbi korku ve garip bir duyguyla hızlandı. Dikkatle bakınca bir ışık hüzmesi oluştu. Sonra arttı. Karşısındaki insan görünür hale geldi. Gözlerinin her iki yanından kıvrılan çizgiler vardı. Anlının ortasında duran şekil göz alıcıydı. Altın sarısı rengiyle parlıyordu.

Karşısındaki seviyeci kesinlikle çok asil ve üstündü. Bir de kendine baktı. Çamura bulanmıştı. Yüz dövmesi bile yoktu. Seviyeci kendisine baktı. "Altın Koza."

Sarı ışık arttı ve Alkar daha karşılık veremeden altın bir koza tarafından etrafı sarıldı. Onu kırmak için hamle yapmaya çalışsa da dokunduğu an elektrik bütün vücuduna yayıldı. "Sikeyim." Homurdandı acıyla. Bu ne biçim güçtü böyle?

"Seni küçük böcek. Beni yenebileceğini mi düşündün?" Seviyeci ona bakarak olağanüstü odhue enerjisini arttırdı. Alkar'ın kemiklerinden sesler geldi. Dişlerini sıktı ve acısını umursamadan kalbindeki odhue enerjisini bütün vücuduna yaydı.

İçinden büyük bir baskıyla çıkmak isteyen enerji derisini kanatmaya başladı. Enerjiyi şekillendirdi ve bıçak gibi keskin olmasını sağladı. Alkar'ı saran altın koza parçalanmaya başladı. Seviyeci bunu görünce hemen saldırıya geçti. "Esir Şehrin Altın Mabedi!" Etraftaki altın sarısı enerji hızlıca dönmeye başladı.

Alkar kozayı parçaladığı gibi havaya tekmesini geçirdi. Kendisine gelmekte olan enerji yoğun enerji yüzünden geriledi. "Bu ne lan?" Seviyeci sinirle bağırdı ve kılıcını çıkardı. Altın rengindeki kılıcın üzerinde kırmızı motifler vardı. Alkar ağzından akan kanı sildi.

"Benim enerji kullanma şeklim." Ona kızıllığı artmış kahverengi gözlerle bakarken cevap verdi. Karşısındaki seviyeci çok öfkelendi ve kılıcının ucunu yere vurdu.

Yer sarsıldı.

Alkar yer çökmeden önce destek alarak zıpladı ve enerjisini havada kalmak için bütün vücudundan eşit olarak dışarı yayılmasını sağladı. Uzun zaman sonra ilk defa doğru düzgün havada kalabiliyordu. Seviyeci tamamen gümüşe dönmüş gözlerle ona baktı ve o da zıpladı. 

Alkar o kılıcın kendisine geldiği an öleceğini biliyordu.

"Küçük bir böceğe göre fena değilsin ama hala gerçek bir seviyecinin dengi değilsin." Karşısındaki seviyeci dalgalanan altın sarısı halelerin arasında konuştu. Bir tanrı gibi duruyordu. Alkar yutkunmak istedi ama başaramadı.

Siktir, gerçek seviyeci denen şey böyle bir şey miydi?

"Bir gün sizlerden daha üstün olacağım gerçeğini değiştirmiyor." Kararlı gözlerle ona bakarak mırıldandı. Seviyecinin dudaklarında ufak bir gülümseme oluştu.

"Tabi burada bilincini yok etmezsem." Alkar birden bütün gezegendeki enerjinin karşısındaki adama çekildiğini hissetti. Dudaklarını kanatacak kadar ısırdı.

Kendi oluşturduğu tekniği kullanmalıydı. "Ölü Gezegenin Akan Irmağı."

Altın renkli seviyeciye giden enerji ilk önce yavaşladı. Sonra yavaşça durdu. Sanki o an bütün faaliyetler durmuştu. Seviyecinin gözleri kısıldı. "O da ne öyle?" Alkar kendisinden akan kanları umursamadan seviyeciye bakarak mırıldandı. Gözlerinde herhangi bir ifade yoktu.

"İddia'ya var mısın?" Seviyeci altın kılıcını hafifçe yere çevirdi ve ona baktı. "Ne iddiasından bahsediyorsun?"

Alkar kalbindeki artan acıyı umursamadı. "Bakalım bu gezegendeki odhue..." Sırıttı. "Kimi seçecek?"

Altın renkli dövmeye sahip seviyecinin halesi dalgalandı. "Neden bahsediyorsun sen? Benim gibi gerçek seviyeci yerine daha bir gezegenden çıkamamış sahte seni mi seçecek?" Alkar kibirini görünce onu yere sermek istedi.

"Var mısın?" Altın renkli seviyeci homurdansa da onayladı. "Eğer şansın varsa beni yenersin." Alkar içinden mırıldandı. "Ben işimi şansa bırakmam."

Alkar tekniğini tam anlamıyla kullanmaya başladı. Seviyeci ise elini havaya kaldırdı. "Akışken Altın Hale!"

Odhue enerjisi iki tarafa da gitmek için direndi. Enerji etrafta dönerek hortum oluşturdu. Alkar kendini zorladı. "Hay ben böyle işin!" Ağzındaki kanı tükürerek kendini zorladı ve gözünü kapattı. Kalbindeki acı artıyordu.

Sonra odhue yavaşça Altın renkli seviyeciden Alkar'a gitmeye başladı. "Nasıl?" Şaşkın gözlerini kocaman açan seviyeci şaşkınlık ve öfkeyle Alkar'a baktı. "Senin gibi bir çömez!" Alkar'ın tam kalbine girmeye başladı.

Bu o kadar büyük bir acıydı ki... Alkar bağırışını tuttu ve devasa odhue'yi içine almaya devam etti. Altın renkli seviyeci engellemeye çalışıyordu. "Neden odhue sana gidiyor?!" Sinirle bağırdı. "Uzun zamandır kullanan benim! Sen değilsin!"

Alkar kapalı gözlerini aniden açtı. Seviyecinin gözleri irileşti. Karşısındaki kişinin gözlerindeki kırmızı damarlar o kadar artmıştı ki... Altın renkli seviyeci içinde bir yerde kaçmak isteyen tarafını dinlememek için kendini zor tuttu.

"Sen uzun zamandır kullanıyor olabilirsin ama ben onun bana verdiği acıya her gün, her saat, her dakika hatta her saniye dayanıyorum..." Sonra kısık gözlerini seviyecinin gözlerinin içine dikti.

"Şimdi söyle bana... En iyi kim kullanabiliyor odhue'yi?" Altın renkli seviyecinin bakışları sertleşti. "Seni hafife almışım çocuk."

Alkar elini kaldırdı hafifçe. Altın renkli seviyeci gardını aldı hemen. "Altın Tozu Şelalesinin Işıksal Savunması!" Alkar'ın baskıdan dolayı üzerindeki giysi yırtıldı ve tamamen koptu. Altın renkli seviyecinin gözü karşısındakinin bedeninde bulunan şeye kaydı.

Karşısındakinin bedeninde çatlaklar vardı. Tam kalbinden başlıyordu. Çatlaklar siyah olsa da içinde lavlar gibi kırmızılıklar vardı. Adamın bedeni çatlıyordu sanki. "Bu da ne böyle?" Mırıldanmasını sadece kendisi duydu.

Alkar kalbinden yayılan bütün enerjiyi eline verdi. Etrafta dönen odhue yavaşladı. Sonra durdu. Alkar'ın kalbinden gelen bir çatlak koluna kadar uzandı ve sonunda elinde durdu. Alkar kızıl-kahve gözlerini adama dikti. 

"Seni tek bir parmak şıklatmam ile yeneceğim." Altın renkli seviyeci gardını sertleştirdi. "Emin olma o kadar çocuk." İçinde bir yerlerde onu haklı bulan tarafı vardı. Bu kadar enerjiyi nasıl olur da içine alabilmişti? 

Alkar'ın vücudu çok açgözlüydü.

Parmak ucunda biriken enerji ilk önce hafifçe parladı. Etraftaki her şey durmuştu. Alkar kanlar içinde kalan yüzüyle sırıttı.

Sonra parmağını şıklattı.

Öyle büyük bir patlama oluştu ki...

Altın renkli seviyecinin savunması ilk önce direndi. Sonra parçalandı. Adam yüzlerce metre geriye savruldu. Birkaç dağı yıktı. Sonra gezegenin öbür ucuna gelince anca durabildi.

Gecegenin yarısı parçalandı ve üstünde bulundukları kıta ikiye ayrıldı.

Alkar'ın vücundaki çatlak hafifçe büyüdü.

Sonra etrafa göz atmak istedi ama uyandı.

Gözleri açıldığında her yer karanlıktı. Ağzından akan kanı sildi. Başı çok ağrıyordu. Kalkmak istese de sendeledi. Zar zor dengesini korudu.

Aynaya bakmalıydı.

Koca aynaya dengesiz adımlarla ulaştı ve üzerini çıkardı. Hemen vücuduna baktı.

Çatlak hem genişlemiş hem de parlaklığı artmıştı. 

İçindeki kızıl lavlara benzeyen ışığa bakınca bir şey diyemedi. Kızıllığı artmış kahverengi gözlerle dövmeye bakmaya devam etti. Bir süre sonra aynadan geriye, Börü'ye baktı. Börü durgun gözlerle ona bakıyordu.

"Buna ne kadar devam edeceksin?" Alkar bir şey demedi. Kendisi de bilmiyordu. Sonra hafifçe mırıldandı. "Yendim." Börü'nün sarı gözleri öfkeyle kısıldı. "Görebiliyorum." Sonra devam etti. "Ne kadar güçlendiğini de görebiliyorum. Tam olarak ne tür bir vücuda sahip olduğunu bilmiyorum ama hem çok güçlü hem de güçsüz."

Alkar kalbindeki rengi matlaşmış dövmeye dokundu. Bunu keşfedeli çok olmuyordu.

Vücudu tam bir enerji delisiydi. Çok aç gözlüydü. Sanki her şeyi emecek gibiydi. Alkar'ı içten içe korkutuyordu. Ama biliyordu. Seviyeciler böyle bir enerji hakimiyetine sahip olabilmek için ölüyorlardı.

Gerçi yakında kendisini de öldürebilirdi.

"Kimseye söylemediğin için teşekkürler." Alkar mırıldandı. Börü gözlerini devirdi. "Seni anlayamıyorum. Kafanda uydurduğun kişilerle savaşıyorsun ve enerji hakimiyetin güçleniyor." Alkar onların sahte olduğundan emin değildi.

Fazla gerçekçiydiler.

Ama bu mümkün değildi, değil mi?

"Kendi başına uzayda ayakta durabileceğine yemin edebilirim." Börü konuşmaya devam etti. "Bu normal değil..." Sonra sesi kısıldı. "İki haftadan bahsediyoruz burada." Alkar cevap verdi. "Aslında... Bundan daha inanılmaz hızda güçlenenler olduğunu duydum."

Börü homurdandı. "Onlar efsane." Alkar güldü. Ona göre efsaneler o kadar da yalan değildi.

Alkar bir tane gömlek aldı ve üstüne geçirdi. "Ne zaman başlıyor?" Börü oflayarak konuştu. "Yakında insanlar saldırmayı düşünüyor." Sonra duraksadı. Hafifçe havada süzülerek pencereye yaklaştı. 

"Diğer gezegenlerdeki hazırlıklar tamamlanmış." Alkar buna memnun olmuştu. Çok yakında bitecekti.

"Ne zaman saldırı olacak peki?" Börü hafifçe gülerek ona baktı. "Güzel bir tarih seçtik. Tiny Gnaey'in düğün gününde." Alkar da gülmek istedi. Harika bir gündü.

Boynunu kıtlattı hafifçe. Masadaki eşyalara bakarak gülümsedi. "Çok yakında gideceğim." Börü bir şey demedi.

O insan gidince kendisi ne yapacaktı harbiden?

Belli etmese de bunun bitmesini istemiyordu. Eğleniyordu şuan. Yine sıkıcı hayatına dönmek tercihlerinden değildi.

Alkar'a belli etmedi elbette.

Üç gün sonra savaş başlıyordu.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1324

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1121

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 939

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 859

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 743

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 695

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 676

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 617

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 574

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 545

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 449

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 147

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 115

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 88

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 73

Site İstatistikleri

  • 17361 Üye Sayısı
  • 484 Seri Sayısı
  • 23482 Bölüm Sayısı


creator
manga tr