"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

DİPTEN EN TEPEYE - 25. Bölüm: Büyük Hayal İçin Küçük Adım


Elinde kalın bir kitapla verandada oturuyordu Alkar. Elindeki kitap odhue enerjisi ile ilgili genel bilgileri anlatıyordu. Buraya geleli üç ay olmuştu. Şimdiye kadar yaptıkları işler artık rutine dönmüştü.

Her sabah efendisini kaldırıyor, iş yapıyor, boş zamanda okulun kütüphanesinden kitap alıyor ve okuyor, diğer zamanlarda ise odasına kapanıyordu. Akşamları ise Tiny'nin olmadığı zamanda sokağa çıkıyordu. Bazen güçlerini denemek için kurban bulurken arada bir bilgi için yüzünün görünmesini engelleyerek bar, işletme sahipleri ile konuşuyordu. 

Şu son üç ayda enerjisinde baya ilerleme kaydettiğini hissediyordu. Artık enerjisini kontrol etmeye çalışırken fazla sızmıyordu. Mükemmellikten uzaktı ama eskisi kadar kötü de değildi.

Sadece tek bir sorun vardı. 

Üç ayda akşamları dışarıda gösterdiği faaliyet yüzünden adı çıkmıştı.

Siyah Şapkalı Adam.

Ona böyle bir lakap takmışlardı ve geceleri öyle birini görürlerse oradan tüymelerini söylüyordu herkes. Alkar bu kadar büyüyeceğini tahmin etmemişti. Son zamanlarda işi zorlaşmaya başlamıştı çünkü krallıktaki koruyucu muhafızların da ilgisini çekmeye başlamıştı. Yakalanamazdı.

Kitabın kapağını kapatırken kendini hala kısıtlayan dövmeyi kaşıdı. Şundan kurtulmadan işlerini halletmesi zor oluyordu ama dövme yok olursa Tiny hemen farkına varırdı. Odasına girdi ve kitabı bıraktı. Bir şeylere başlaması gerekiyordu. Bu kadar zamanda buradan pek çok bilgi edinmişti ve bölgeleri de aklında tutuyordu. İhtiyacı olan şeyleri yavaş yavaş temin ediyordu. Ama nasıl başlayacağını hala bulamamıştı. 

Ne zaman bir fikir bulsa önüne hep bir engel çıkıyordu. Daha fazla planını geri plana atamazdı. Her geçen gün nefret ettiği insanların mutlu bir şekilde yaşamasına dayanamıyordu. 

Evdeki buzdolabına bir göz attı. Yemek bitmişti. Hizmetçilerden Kübra'yı yanına aldı ve okulun içinde bulunan büyük markete gittiler. Kızlar bu alışverişten daha iyi anlıyorlardı. Para işi ise Alkar'daydı. Markete giderlerken etrafın yine kalabalık olduğunu gördü.

Öğrenciler kadar hizmetçiler de yaşıyordu burada. Küçük bir şehir gibiydi. Her dedikodu çabuk bir şekilde yayılıyordu ve hizmetçilerin statüsü bile efendilerin gücüyle değişiyordu. Bayan Tiny ilk başta yeni olduğu için pek saygı görmezdi onun hizmetçileri ama yaklaşık iki hafta önce yaptığı gösteriden sonra ve yayılan bir diğer dedikodudan sonra önemli şahsiyetler arasına ismini yazdırmayı başarmıştı.

Öğrenciler isterse birbirleri ile savaşmakta serbesttiler hatta her cuma akşamı ortak akşam yemeğinden sonra öğrenciler savaş bölgesine toplanır insanların birbirlerine meydan okumasını izlerlerdi. Hatta üzerlerine para bile yatırırlardı. Buna öğretmenler de dahildi. Onlar bile bu kumara para yatırıyorlardı.

Tiny'e bir kız meydan okumuştu. Kız güçlüydü. Ve okulda belli bir saygınlığı vardı. Asıl önemli olan kısmı ise Okul Öğrenci Birliği Başkanının potansiyel kız arkadaşı adayı olmasıydı. Herkes onların ya sevgili olduğunu ya da flört ettiğini düşünüyordu ama sonra Tiny gelmişti.

Okul Öğrenci Kurulunun Başkanı Cesur'un tavrı tamamen dönmüştü ve ondan çok Tiny ile ilgilenmeye başlamıştı. Kız ise delirmiş ve Tiny'e meydan okumuştu. Tiny ise kibirle kabul etmiş ve onu ezmişti. Alkar bu sahneyi düz bir şekilde izlemişti. Her geçen gün onun güçlenmesi kendisinin zararınaydı. Kızda deli gibi yetenek vardı. Bir de ölümlü bir bedende doğmuş kendisine baktı. 

Gerçekten güç iğrenç insanlara veriliyordu.

Ya da gücü tatmış insanlar yoldan şaşıp iğrenç insanlara dönüşüyordu.

Bunu şuan Alkar da bilmiyordu.

Asıl dedikodu ise yaklaşık beş gün önce çıkmıştı. Herkes Cesur ve Tiny'nin sevgili olduğunu konuşuyordu. Bazıları Alkar'ın ağzından laf almaya çalışmıştı hatta. Ama Alkar cevap vermemişti. Kendisi de cevabı tam olarak bilmiyordu ama adam son zamanlarda eve fazla gelir olmuştu. Aralarında bir şeyler olduğu kesindi.

Kübra market alışverişini yaparken Alkar etrafa göz attı. Birkaç öğrenci ve hizmetçi dışında kimse yoktu. Ayakkabılarına bakmaya başlamıştı ki bazı öğrencilerin konuşmalarını duydu.

"Duydun mu? Yakında yapılacak törende kraliyet ailesinden Prenses Adel, Prens Luth ve Prens Fred olacakmış. Bir de büyük komutanlardan biri gelecekmiş." Alkar Prens Fred'in adını duyunca ister istemez dikkat kesildi. O herifi en son o piç kurusuyla beraber görmüştü. Hala yaşıyordu ve buraya etkinlik için gelecekti. Bir de komutanın geleceğini söylemişti öğrenci. İster istemez onun Zakoes olup olmadığını merak etti. Çünkü o herif gelirse bir şansı olabilirdi. Planı başlatmak için.

"Hm, şu en yeni komutanın adı neydi..?" Öğrenci düşünüyormuş gibi mırıldandı. Diğeri ondan önce hatırlamış olacak ki konuştu. "Zakoes! Evet Komutan Zakoes!" Alkar içinde 'Bingo.' diye mırıldandı. Kendisi bulmadan ayağına geliyordu. Kübranın dolu sepetle geldiğini görünce elinden aldı ve kasaya gitti. O etkinlik her neyse büyük bir etkinlik olmalıydı ve herkesin katılması zorunlu oluyordu genellikle. Büyük ihtimalle komutanla geleceği kesin olan yardımcısı olacak pezevengi görünce kendine nasıl tam olarak hakim olacaktı? O ikisini bir arada nefes alırken görmeye dayanabilecek miydi?

Alkar'dı o. Her şeye dayanırdı. İradesi... Onun en büyük yeteneğiydi.

Gelecekte olacakları aklına getirdikçe içindeki ateş daha da harlandı. Onlar... Gerçekten pişman olacaktı.

Eve gittiler ve buzdolabına aldıkları malzemeleri yerleştirdiler. Akşam için diğerleri yemeğe girişirken Alkar malzeme doğramada yardım etti.

Akşam Tiny eve geldi. Masaya otururken arkada her ihtimale karşı Alkar bekliyordu. Yanında ise yemeği yapan aşçı vardı. Alkar gözlerini kızın sırtına dikti. Kız şarap kadehinden bir yudum aldı ve konuştu.

"İki gün sonra bir festival varmış. Önemli şahsiyetler geleceğini söylediler. Eğlenceli olması için bir gösteri olacakmış..." Alkar kızın kendisine hitap ettiğini biliyordu. Sessiz kaldı.

"Karşılaşma talep ettiler. Ben de varım içlerinde. Rakibim ise Ryan. Ne düşünüyorsun?" Ryan. Tiny'den pek haz etmeyen düşük bir aristokratın oğluydu. Ama hem yetenekli hem de güçlüydü duyduğuna göre. Alkar onu daha önce hiç görmemişti ama Tiny hep onunla ilgili yakınır dururdu. Eskiden olsa öldürmüş olurdu ama artık böyle bir yerde olduğu için yapamıyordu.

"Kendi gücünüze güveniyorsanız neden olmasın?" Tiny kafasını hafif yana çevirip ona baktı. Alkar da tam gözlerinin içine baktı. "Azıcık yaklaş. Boynumun ağrımasını istemiyorum." Alkar kızın görüş açısına girdi.

"Ne yani. Onunla dövüşeyim mi? Adam benden nefret ediyor. Onun yüzünden yanlış bir hareket yapmak istemiyorum." Alkar tam sırasının geldiğini düşündü.

"Efendim. Eğer benim sözlerimi duymak isterseniz bir tavsiye verebilir miyim?" Alkar ilk defa tavsiye vermek istiyordu. Tiny şaşkınlıkla kaşlarını kaldırdı. Ondan böyle bir söz beklemiyordu. "Söyle bakalım." Alkar kısık gözlerle planının ilk adımını attı.

"Bence onunla savaşmalısınız. Eğer dediğiniz kadar güçlüyse onunla yapacağınız bir savaş kraliyet ailesinin epey ilgisini çeker. Eğer tepeye oturmak istiyorsanız kraliyet ailesine bir şekilde girmelisiniz." Tiny gözlerinde garip bir ifade ile ona baktı. Alkar boş gözlerle ona bakarken devam etti. "Büyük hayaliniz için küçük bir adım, efendim." Tiny gözleri ile onaylayınca Alkar rahatladı. Kız kabullenmişti. "Haklısın. Büyük hayalim için küçük adım." Alkar ifadesiz bir yüzle ona bakarken içinden mırıldandı.

"Büyük hayalim için küçük adım."

Hizmetçi konudan pek bir şey anlamamıştı ama az önce önemli bir şey olduğu kesindi.

Tiny ona garip bir şekilde bakıyordu. Alkar gerildiğini hissetti. O bakışı biliyordu. Ah, lanet olsun.

"Uzun zaman oldu değil mi?" Tiny şarap kadehini diğer eline alırken diğer eliyle Alkar'ın elini tuttu. Hafifçe okşayınca yüzünü buruşturmak istedi ama sabit kaldı. "Akşam odama gel." Alkar içinden lanet etti. Kahrolası kadın. Daha geçen öğrenci kurulu başkanıyla flört ediyordu. "Dayan. Dayanmalısın Alkar. Büyük hayalin için küçük adım."

İki gün sonra etkinlik için her yer donatılmıştı. Etraf rengarek olmakla birlikte herkes en harika kıyafetlerini giymiş, öğrenciler ise üniformalarını en harika halleri ile taşıyorlardı. Alkar işi gereği Tiny'nin gösteriye hazırlanması ve rahat ettirmesi için peşinde dolaşıyordu. Bunun sayesinde okulun en gözde öğrencilerini görmüştü hatta.

"Çantamı sakın bırakma." Kız emir verdi. Alkar zaten bırakmayı düşünmüyordu. Bir balkondan aşağıya bakıyorlardı. Balkon üç kişinin anca sığabileceği kadar küçüktü. Kırmızı bir halı vardı yerde. Birkaç saat önce önemli misafirlerin geldiği söylenmişti. Az sonra o önemli misafirler bu halıda yürüyeceklerdi. Alkar bakışlarını insanlarla dolu stadyuma çevirdi. Alan devasaydı.

Sonra bağırışmalar ve tezahüratlar arttı. Kırmızı halıda birkaç kişi yürümeye başladı. En önde iki adam ve bir kız vardı. Gayet güzel giyinimliydiler. Yanlarında korumalar vardı. Alkar onların prensler ve prenses olduğunu düşündü.

Yürüdükçe bağırışlar artıyordu. Etrafa selam vermeye başladılar. Alkar içlerinden birini tanımıştı. O günkü sefil halinden daha farklıydı. Sahte gülücüklerini etrafa saçıyordu. Sonra arkadan gelen o adamı gördü. Alkar'ın gözü karardı.

Elini koyduğu mermeri sıkarken gözlerini ona sabitlemişti. İster istemez içindeki enerji yayıldı. Kalbi birden hızlı atmaya başladı. Kendine gelmeye başladı. Şimdi zamanı değildi. Gözleri transa girmiş gibi ona bakıyordu. Tiny koluna dokununca kendine gelebildi. Prens ne zamandan beri konuşma yapıyordu?

"Gitmem gerek. Şimdi sahneye çıkmamız gerek." Alkar ona baktı. Vücudu kasılmıştı. Tiny'nin kaşları çatıldı. Alkar toparlandı hemen.

"Gidin ve en iyi şekilde gösterinizi yapın efendim." Tiny onun az önceki halinin üzerinde durmadı ve odadan çıktı. Alkar bakmaya devam etti. Okul müdürü bir konuşma yapıyordu. Her yerden güçlü insanların enerjisini hissediyordu. Başını yavaşça havaya kaldırdı. Dayanmalıydı.

Zakoes Komutanın olduğu bölgede diğer herifi de görmüştü. Orada olup boynunu kırmak için nelerini vermezdi. Ölümcül gözlerini üzerlerine dikmekle yetindi. Şimdilik orada prensle konuşup kahkaha atmaya deva edebilirlerdi. Bu işin diğer tarafı da vardı. Kraliyet ailesine göz atınca prensesin ve diğer prensin Komutanla gayet içli dışlı olmasına karşın Prens Fred onlardan uzakta takılıyordu. Bu herifte isyancı görüyordu Alkar. Olabilir miydi?

Hemen karar vermedi. Daha yapacak başka şeyleri vardı. İlk önce Tiny kraliyet ailesine girmeliydi. Herhangi bir yolla. O girerse Alkar da girerdi. Ve onları daha çok görürdü.

İki kişi karşı karşıya gelince gözlerini onlara dikti Alkar. Ryan ve Tiny birbirlerine ifadesizce bir süre baktılar ve sonra birden büyük bir patlama oluştu. Ryan kaşla göz arasında Tiny'nin arkasında belirdi ve gökten bir alev indi Tiny'nin arkasına. Adam ateş kullanıcısı mıydı?

Alkar dikkatle izledi. Normal bir ateş değildi bu. Sönmüyordu. Tiny ilk defa bu kadar zorlanıyordu. En son o kadar büyük bir patlama oluştu ki etrafta bariyer örülmek zorunda kaldı öğretmenler. Bazı yerler yıkılmıştı. Ryan denen adam ateşten bir kaplan oluşturdu. Canlı gibiydi. Sanki... Ateşe hayat vermişti. Ateşe hayat vermek mi?

Kaplan saldırmadan önce Ryan'a baktı. Sanki izin istiyor gibiydi. Adamın hali çok da iyi değildi. Bütün gücünü buna harcıyor gibiydi ama gözlerinde başka bir ateş vardı. Nereden geliyor bu nefret?

Tiny ve Ryan en büyük tekniklerini çarpıştırdılar. Alkar içeri girmek zorunda kaldı. Etrafta kocaman bir toz bulutu oluştu. Neyse ki Alkar bu kadar zaman içinde etrafına bir bariyer örmeyi öğrenmişti. Kırık camlar ve taşlar ona zarar veremeden yere düştü. Tozların arasını görmeye çalıştı. Kim yenmişti?

Herkes ayaklanmıştı. Toz dağılınca ise Alkar şaşırmadığı için gözlerini devirdi. O çocuğun gözlerinden anlamıştı. O istekle yenilmezdi zaten. 

Ama efendisi de yenilmezdi.

İkisi de yarı ölü bir şekilde yatıyorlardı. Bilinçleri vardı ama kalkamıyorlardı. Prens Luth bir süre birinin kalkıp kalkamayacağını ölçtü ama ikisi de kalkamadı. Elini kaldırdı ve, "Berabere!" diye bağırdı. Alkar dişlerini sıktı ister istemez. Eğer kazanırsa kraliyetle samimi ilişkiler kurabilirdi ama lanet kız kazanamamıştı. Prensin ve prensesin yüz ifadesini inceledi. Oradaki ifadeyi görünce hala şansı olduğunu anladı. Gözlerinde ilgi vardı.

Gülümsemesini tuttu. "Belki de kız başarmıştır?" diye düşündü. 

Kız başarmıştı. Tedavi için çantası ile beraber tıbbi odaya koşmuştu. Kızın uyanması yarım saat sürdü. Uyandıktan beş dakika sonra ise prensin sözcüsü kraliyet ailesinin yarın onu şatolarına beklediğini iletti. Kız başarmışlıkla gülümsedi. Tek o davet edilmese bile sonuçta davet edilmişti.

Ayrıca Prens Luth onu diğer anlamda da beğenmişti. Kraliyete kapak atması yakındı. Alkar normal bir köle gibi ona hizmet attı. Planı işliyordu.

Tiny ona baktı ve sözcü çıktıktan sonra, "Başardım." dedi. Alkar ona baktı bir süre. "Evet başardınız efendim." Kız sevinçliydi. Ama asıl başarıya sahip olan o değildi.

"Evet, başardım."




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1323

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1122

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 939

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 861

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 745

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 696

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 677

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 618

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 574

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 545

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 449

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 147

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 123

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 117

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 88

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 73

Site İstatistikleri

  • 17411 Üye Sayısı
  • 466 Seri Sayısı
  • 23463 Bölüm Sayısı


creator
manga tr