Bölüm 1381: Hata

avatar
671 11

Desolate Era - Bölüm 1381: Hata



Bölüm 1381: Hata

 

 Mogg ve Titanos'un avatarları, Ning'e bakıyordu; kafaları karışmıştı.

 

“O büyük ağaç beni bitkin düşürerek öldürebilecek kadar güçlüydü… Peki o zaman Bowenya neden ağacı özgür bırakır bırakmaz kaçtı?” Ning ekledi. “Ayrıca o ağaçla savaştığınız sırada, yaratığın bilince sahip olduğunu da gördünüz. Daha önce karşılaştığımız aklını yitirmiş yaratıklara hiç benzemiyordu. Bowenya'nın emirleri doğrultusunda bana saldırmaya devam etti; ona saldırıyor olmanıza rağmen size karşı harekete geçmedi. Bir anda Bowenya'ya zarar vermesi mümkün görünmüyordu… Yani Bowenya'nın kaçması hiç de mantıklı değil!”

 

Tiran Mogg bir anlığına tereddüt etti. “Belki de… Büyük ağaç sahip olduğu son kozdur ve sen daha önceki saldırılarla başa çıkabildiğin için senden korkmuştur? Bu yüzden ağacı bırakır bırakmaz, bir kez daha onu şaşırtabileceğini düşünerek hayatını riske atmak istememiştir?”

 

 “Karakuzey, ne demeye çalışıyorsun?” Tiran Titanos sordu.

 

“Tiran Mogg'un sözleri mantıklı.” dedi Ning. “Ama Tiranlar… Bir şeyin farkında değilsiniz; ben Saklı Diyar'a girdikten sonra öncelikle 2,800'ü aşkın Hükümdar ve İmparator ile başa çıkmak zorunda kaldım. Ardından temellerinden ayrılarak bana saldıran iki Taoturgak Kulesi'yle mücadele ettim. Sithe'nin beni öldürmek için inanılmaz bedeller ödemeye razı geldiğini söylemeye gerek bile yok. Söyleyin bana, eğer Bowenya'nın yerinde olsaydınız ve elinizde öyle akılalmaz bir yaratık bulunsaydı, o yaratığı bana karşı nasıl kullanırdınız?”

 

Ning başını iki yana sallayarak ekledi. “Bowenya'nın yerinde olsaydım, 2,800 Hükümdar'dan önce o ağacı gönderirdim. Ağaç gizli düzlemi tamamen kaplayarak bana kaçacak yer bırakmazdı. Ardından Hükümdarlar etrafımı kuşatır ve beni kolayca öldürebilirlerdi.”

 

“Ağacın zeka sahibi olduğuna şüphe yok. O yaratığı son ana kadar bekletmek hiç de mantıklı değil. Neden o ağacı göndermek yerine, iki Taoturgak Kulesi'ni ve binlerce Hükümdar'ı feda etti ki?” Ning konuştu. “O kadar adamı kaybetmek… Bunun sonucunda ödüllendirilecek olsa bile, kaybettiği adamlardan ötürü alacağı ödül elbet azalacaktır.”

 

“En önemlisi de şu… Saklı Diyar'da birden fazla kez meditasyon yaptım ve eğitimime odaklandım. Hatta Taoturgak Kulesi'ne girmektense oracıkta bekleyip öleceğimi bile söyledim. Ve Bowenya'nın buna verdiği cevap şuydu; benimle savaşma riskini almaktansa, orada ölmemi beklemeyi tercih edeceğini söyledi.” Ning'in yüzü ekşidi. “Elinde öyle bir ağaç varsa neden benim ölmemi izlemeye kalksın ki?”

 

Mogg ve Titanos şaşırmıştı. Ning'in gizli düzlemdeki maceralarını tam olarak bilmiyorlardı ama duydukları şeylerden sonra bir şeyin ters gittiğini anlamışlardı.

 

O büyük ağaç zekaya sahipti; Ning'i öldürmek için gönderilmişti. Öyle güçlü ve sadık bir yaratığı neden ilk başlarda kullanmamışlardı? Neden onu kullandıktan sonra yaşananları Taoturgak Kulesi'nden izlemek yerine, direkt kaçmıştı?

 

Büyük ağacın sahip olduğu enerji ve dayanıklılık tek kelimeyle muazzamdı. Ning gibi Taobirleşimi'nde başarısız olmuş bir Taolordu'na karşı kullanılabilecek en mükemmel yaratıktı! Bowenya salağın teki değilse o ağacın Taolordu Karakuzey'e karşı tamamen ölümcül olacağını bilmeliydi… Ama buna rağmen ağacı kullanmamıştı. Önce diğer kaynaklarının tükenmesini beklemiş ve Taoturgak Kulesi çökmenin eşiğine geldiğinde ağacı kullanmıştı.

 

Neden?

 

 O yaratığı salmak yerine, Ning'in kulenin dışında doğal yollardan ölmesini izlemeyi yeğlemişti. Peki neden?

 

“Tabii…” Ning'in gözlerinde soğuk, sert ışıklar belirdi. “En başından beri o ağaç burada değilse, o zaman durum başkadır…”

 

“Burada değilse mi?” Tiran Mogg ve Tiran Titanos ikilisi gözlerini kıstı.

 

“Burada değildi… Bu yüzden Bowenya onu ilk başlarda bana karşı kullanamadı. Kaos döngüleri boyunca eğitim yaptığım o meditasyonlarımı sadece izleyebilmişti! Eğer o ağaç başından beri burada olsaydı onu kesinlikle kullanırdı.” dedi Ning. “Taoturgak Kulesi'ni ele geçirmeme ramak kalana dek bekledi. Muhtemelen çaresi kalmadığı için Sithe komutanlarından yardım dilendi ve onlar da buna cevaben o ağacı gönderdiler.”

 

“O zaman ağaç nereden geldi?” Tiran Titanos'un ses tonu ağırdı.

 

“Belki formasyon merkezlerinden birisinden gelmiştir? Belki de farklı bir gizli düzlem vardır? Ya da…” Tiran Mogg'un suratında çirkin bir ifade belirdi: “Sithe merkezinden gelmiş olmasın?”

 

Mogg ve Titanos endişe dolu ifadeleriyle birbirine baktı. Şafak Savaşı sırasında Sithe'nin nelere kadir olabileceğini görmüşlerdi. Büyük ağaç gibi yaratıklar kesinlikle Sithe'nin en güçlü savaş birlikleri arasındaydı. Bunlar, Sithe Yüceleri'nden bile daha önemli olabiliyorlardı!

 

 İnanmak istemiyor olsalar da… Ortada başka bir açıklama yoktu. Muhtemelen o yaratık, Sithe Diyarları'nın merkezinden gelmişti!

 

“İyi de yıllar önce Sithe'nin merkezini mühürlemiştik.” Tiran Mogg ne diyeceğini bilemiyordu. “Dışarı çıksalar bile bunu çok önceden fark ederdim.”

 

“Çok zaman geçti. Muhtemelen biz farkına bile varmadan o mühürleri aşmanın bir yolunu bulmuşlardır.” Titanos'un ağır bir ses tonu vardı. “Biliyorsun, birçok konuda bizden tamamen üstünler.”

 

“Karakuzey, bizi bilgilendirdiğin için sana bir teşekkür borçluyuz.” Titanos başını çevirerek Ning'e baktı. “Bugüne dek hiçbir şeyden şüphelenmemiştik. Bir sonraki savaş başladığında, Sithe bize fark ettirmeden etrafa dağılabilecekti. Biz burada onları gözetlediğimizi sanırken, onlar kaosdiyarının geri kalanını işgal etmeye başlayacaktı! Tamamen hazırlıksız yakalanacaktık.”

 

“Tiranlar, son anda yetiştiğiniz için orada olan şeyleri bilmiyorsunuz. Ben de geriye dönüp baktığımda ve yaşanan her şeyi gözden geçirdiğimde durumun mantıksızlığını anlayabildim.” dedi Ning. “Bir şeylerin yanlış gittiğini anlama sebeplerimden biri de, Sithe'nin yeni kuşak üyelerine acımış olmamdı.”

 

“Mm.” Titanos ve Mogg ikilisinin suratlarında kaskatı ifadeler vardı. Hiç olmadıkları kadar ciddi görünüyorlardı.

 

“Başka açıklamalar da olasılık dahilinde ve o ağacın kesin olarak Sithe merkezinden geldiğini söyleyemeyiz.” dedi Tiran Mogg. “Ama bana göre, bunun olma olasılığı %50'den bile fazla.”

 

“Mührümüzü alt etmiş olmaları çok mümkün. Belki de başından beri o mühür tamamen işlevsizdi.” Titanos başını salladı. “Görünüşe göre hazırlıklara başlamamız gerekiyor.”

 

Iyerre herhangi bir hata yapmamıştı. Ancak o ağacı göndermesiyle birlikte yaşanan olaylar, Bowenya'nın daha önceki hareket tarzına tamamen ters düşüyordu. Eğer Bowenya başından beri o ağaca sahip olsaydı onu kullanmak için son ana kadar bekler miydi? Ning'in gerçekruhunun doğal bir şekilde yok olmasını beklemeyi tercih eder miydi? Mantıklı değildi… Ve işte hata dedikleri şey de buydu!

 

……

 

Ning, Tiran Titanos ve Tiran Mogg üçlüsü havada süzülmekteydi. Önlerinde çok sayıda İmparator duruyordu. Sayıları üç bini aşkın olan bu grubun tamamı Sithe'nin yeni kuşak üyelerinden oluşmaktaydı! Yaklaşık otuz tanesi Hükümdar gücündeydi… Sithe'nin İmparatorlar'ı eğitme konusunda gelişimcilerden çok ama çok daha iyi olduğuna şüphe yoktu.

 

Ning önünde duran gruba baktı. “Sizler Sithe'nin yeni kuşak üyeleri olsanız da kaosdiyarımızın parçalarısınız. Gerçek Sithe üyeleri buraya farklı bir diyardan gelen işgalcilerdir. Sizi hiç umursamadılar. Sizden Sithe'ye karşı vereceğimiz mücadeleye katılmanızı istemiyorum ama onlara destek de olmayacaksınız. Kendinize ait bir ötekidiyarınız olacak ve orada sessizce yaşamaya devam edebileceksiniz. Medeniyetler arasındaki bu savaşa karışmayın.”

 

“Teşekkürler, Taolordu Karakuzey.” Kartaldiş hemen grubunu da yönlendirerek başını eğdi.

 

“Teşekkürler, Taolordu.” Birkaç tanesi onu takip etti.

 

“Teşekkürler, Taolordu.” Nihayetinde grubun tamamı Ning'e doğru eğildi; çoğunun gözlerinde yaşlar vardı. Sithe'nin onlara farklı davrandığını uzun zaman önce hissetmişler ve yıllar boyunca dışlanmışlardı.

 

“Artık gidebilirsiniz. Altı ölümlü dünyadaki bütün ölümlüleri de yanınıza alın.” dedi Ning. “Burası onlar için güvenli değil.”

 

“Anlaşıldı.”

 

“Derhal yola çıkıyoruz.”

 

“Gidelim.” Üç bini aşkın Hükümdar ve İmparator'dan oluşan muazzam ordu, hızla harekete geçerek geniş çaplı göç dalgasını başlattılar. Bu düzlemdeki altı ölümlü dünyada sayısız canlı varlık yaşıyordu ve üç bini aşkın İmparator'un birlikte çalışarak onları tahliye etmesi gayet basit bir işti. Ölümlülere hazırlanmaları için biraz zaman tanıdılar ve yarım gün sonra tahliye işini tamamladılar.

 

Ardından Ning onları Sithe Diyarları'ndan uzaklara götürdü. Büyük Karanlık'ın içinde yer alan uzak ve tenha bir lokasyona kadar uçtular.

 

Tırırırım… Karanlıkta devasa bir ötekidiyar beliriverdi.

 

“Kartaldiş, hadi bağla şunu.” dedi Ning ve önünde duran üç bini aşkın İmparator'a baktı. İmparatorlar heyecanlıydı. Daha önce huzur içinde yaşama fırsatına sahip olsaydılar, bir savaşta öncü olmayı hiç tercih ederler miydi? Bilhassa dışlandıkları, küçümsendikleri ve kasaba gönderilen koyunlar gibi muamele gördükleri için bu fırsata dört elle sarılırlardı.

 

“Pekala.” Kartaldiş'in gözleri parlıyordu. Nihayet aradığı hayatı bulmuştu.

 

Vhoosh. Vhoosh. Vhoosh. Kartaldiş ötekidiyarı bağladıktan sonra binlerce İmparator diyara akın etti. Ning, Mogg ve Titanos onları gülerek izliyordu.

 

“Burası zamanında eğitim yaptığım saklı bir diyardır. Sithe buraya gelecek olursa durumdan hemen haberdar olacağım.” dedi Mogg.

 

“Bırakalım huzur içinde yaşasınlar.” dedi Ning.

 

“Sithe'yi yendiğimizde kaosdiyarımız bir kez daha huzura erecek.” Titanos gülümsedi.

 

Üçü de o günü iple çekiyordu.

 

“Beyler, artık her şeyi hallettiğimize göre gitme zamanım geldi.” dedi Ning.

 

“Seni göndereyim.” Tiran Mogg öne çıktı.

 

“Hahah, gerek yok.” Ning başını iki yana sallayarak gülümsedi. “Zaten pek işim yok. Şu anda beni ilgilendiren tek şey ‘Gerçekruh'un Ebediyeti’ adlı teknik. Eve olan yolculuk kısa sayılmaz ama fırsat bu fırsat diyerek biraz etrafı dolaşacağım. Kim bilir, belki de bana ilham verecek bir şeyler görürüm?”

 

“Pekala.” Titanos ve Mogg üstelemedi.

 

Ning diyargemisine girdi ve Mavihabis'in avatarı geminin kontrolünü devraldı. Birlikte, Mogg ve Titanos'un bakışları altında Büyük Karanlık'a doğru kayboldular.

 

……

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 23121 Üye Sayısı
  • 828 Seri Sayısı
  • 41794 Bölüm Sayısı


creator
manga tr