Bölüm 1330: Gezgin Hayatı

avatar
821 13

Desolate Era - Bölüm 1330: Gezgin Hayatı



Bölüm 1330: Gezgin Hayatı

Proofreader: Wias

 

Ziyafet sona erdikten sonra Ji Ning diğerlerini alarak formasyonu oluşturmaya başladı! Ning'in Kadimikiz’i zaten formasyonun %90'ını kurmuştu ve geriye sadece o güçlü kaleyi merkeze oturtmak kalmıştı. Kalenin koca formasyonun merkezine yerleştirilmesiyle birlikte formasyon, artık daha güçlü olacaktı.

 

Tiranlar'dan başka kimse böyle bir formasyonu aşamazdı. Kavrulangüneş Hükümdarı gibi en güçlü Öz Yürüyenler bile muhtemelen bu formasyon karşısına çaresiz kalırdı. Tam anlamıyla aşılmaz bir kaleydi!

 

Çat çat çat… Kale yavaşça pozisyonuna oturuyor, Üç Alem Bölgesi'nin tam ortasına yerleşiyordu. Alt katındaki yapraklar yeşil çizgilerle adeta bir ağacın damarlarına bürünmekteydi ve bu çizgiler yapraklardan çıkarak boş uzaya uzanıyor, orada tamamen kayboluyordu. Kale büyük formasyonun geri kalanına bu çizgiler sayesine bağlanıyordu.

 

Ning gerekli düzenlemeleri yaparken Nuwa kaleyi kontrol etmekteydi. Üç günün ardından büyük projeyi tamamladılar.

 

Boom! Kale aniden kayboldu ve Üç Alem'i saran formasyonlar da görünmezleşti. Artık orada uzayın boşluğundan başka hiçbir şey yoktu.

 

“Burada daima kalması ve bölgeyi gözetlemesi için bir golem bırakacağım.” dedi Nuwa. “Bir şey bulursa hemen kaleye girecek ve onu kontrol edecek.”

 

Ning gülümsedi. Subhuti başını dönüp Ning'e bakmadan edemedi. Öğrencisinin Üç Alem için ne kadar çok şey yaptığını iyi biliyordu. Ning yitip gitmeden önce elinden geleni ardına koymuyordu.

 

“Oh, doğru ya. Usta.” dedi Ning aniden. “Parlakay ve ebeveynlerimle biraz zaman geçirmek istiyorum. Onları da yanıma alarak Kaosdiyarı'nda bir yolculuğa çıkacağım. Tao'yu daha iyi anlamama yardımcı olacak bazı mucizevi yerleri görmek niyetimdeyim. Acaba sen ve Rüzgarşeytanı da benimle gelmek ister misiniz?”

 

“Mükemmel!” Subhuti keyiflendikten sonra sordu. “Ama aile huzurunuzu bozmayalım?”

 

“Hahah, olur mu öyle şey? Takipçilerim de gelecek. Ne kadar kalabalık olursa o kadar iyi.” Ning gülümsedi. Geriye kalan yıllarını gelişime odaklamayı düşünüyordu ama sürekli meditasyon yapmanın bir manası yoktu. Fazla ömrü kalmamıştı; Kaosdiyarı'ndaki mucizelerin en azından bazılarını görmek istiyordu. O yerlerin çoğu normalde tehlikeliydi ama Ning gibi birine karşı tehdit oluşturamazlardı!

 

Artık Ning için Kaosdiyarı'ndaki bütün doğal tehlikeler önemsizdi; sonuçta genç adam Tiranlar'la aynı güç seviyesindeydi! Sekiz Bölge ve has özler denizi bile onun için hiçbir şeydi. Ning'in gerçek manada korkabileceği tek yer Sithe Diyarları'ydı ki Tiranlar burayı çoktan delmişti.

 

Bölgenin tehlikeli olmasında bazı nedenler vardı. Örneğin Tiranlar Sithe Diyarları'nın sadece dış kısmını delip geçebilmişlerdi. Tiranlar, bazı yerlere girmek yerine onları sadece mühürlemişlerdi. Dolayısıyla, Sithe Diyarları'nın dış katmanlarında macera arayan çok sayıda gelişimci vardı! Orası gerçekten de tehlikeliydi ve türlü türlü Sithe hazinesiyle kaplıydı. Ning ailesiyle öyle bir yere gidemezdi.

 

Oraya son yıllarında gidecekti. Şimdilik odağını gelişime vermeyi düşünüyordu. Diğer bütün Taoları Ebedi Nihai Kılıç Taosu’na katacak ve Kaosdiyarı'nın doğal mucizelerini görecekti! Aslında bu tecrübeler ona Tao'yu anlamakta yardımcı olabilirdi. Ayrıca kızına ve ailesine bu tarz yerleri göstermek istiyordu. Bazı yerler vardı ki Ötekidiyar Efendileri bile o yerlere giremiyordu.

 

“Belki de bu yolculuk sayesinde Parlakay sınırlarını aşar.” diye düşündü Ning. Ebeveynleri Dünya Seviyesi’ne hap kullanarak çıktıkları için artık daha ileriye gidemezlerdi. Parlakay ise Yu Wei'nin karnında 5 yıl ve 2 ay geçirdiği için inanılmaz bir yeteneğe sahipti ve Kutsal Ölümsüz Seviyesi’ne kolayca ulaşmıştı. Dünya Seviyesi’ne doğru giden yolu biraz inişli çıkışlıydı ama Ning onu sabırla ve dikkatle eğitmiş, böylece Parlakay hap kullanmadan Dünya Seviyesi’ne ulaşabilmişti. Ning'in kızından bazı beklentileri vardı; onun kolay yolu seçmesine izin vermeyecekti.

 

…….

 

Ekip belli olmuştu. Bu yolculukta aile üyeleri, takipçileri ve Subhuti ile Rüzgarşeytanı ikilisi olacaktı! Rüzgarşeytanı biraz tereddütlüydü, çünkü Ning'le arasındaki ilişki Subhuti'ninki kadar yakın sayılmazdı. Ancak kendisi artık Üç Alem'in bir üyesiydi. Üç Alem'in geleceği Nuwa, Subhuti ve Rüzgarşeytanı'na bağlı olacaktı. Ning onlara olabildiğince yardım etmek istiyordu.

 

“Hahah, sonunda Alevejder Diyarıdüzlemi'nden çıktık!” Parlakay heyecanlıydı; geminin içinden dışarıyı izliyordu. Diyargemisindeki herkesi tanıdığı için rahat hareket edebiliyordu. “Alevejder Diyarıdüzlemi'ni daha önce hiç terk etmemiştim. Duyduğuma göre diyarıdüzlemler birbirinden epey uzakmış.”

 

“Sakinleş bakalım. Önce yakındaki diyarıdüzlemlere gideceğiz, sonrasında ise uzak diyarlarda bulunan ‘Ateşlideniz'in Yağan Yıldırımları’ adlı tehlikeli bir bölgeye doğru yola çıkacağız. O yer Yıldırım Taosu ve Ateş Taosu için bire birdir.” Ning kızına baktı. “Parlakay, en büyük yeteneğin ateşte. Orada öngörüler kazanabilirsin.”

 

“Baba, Ateşlideniz'in Yağan Yıldırımları İmparatorlar’ı bile kolayca öldürebilen, Hükümdarlar’ı dahi ciddi şekilde yaralayabilen bir yer değil miydi?” Parlakay sordu.

 

“Evet. Kaosdiyarı'ndaki en tehlikeli otuz yerden biri olarak biliniyor.” Dedi Ning.

 

Mavihabis gülümsedi. “Küçük hanım, efendim yanımızda olduğu sürece bize hiçbir şey olmaz.”

 

“Seni ben de koruyacağım, Parlakay!” Tombul Ateşkanadı göğsüne vurarak konuştu.

 

Rüzgarşeytanı, Subhuti, Yichuan ve diğerleri merakla dışarıyı izliyorlardı. Daha önce biri bile Alevejder Diyarıdüzlemi'ni terk etmemişti.

 

…..

 

Zaman akıp geçti. Ning'in grubu On Altı Diyarıdüzlem İttifakı'ndaki diyarıdüzlemleri gezmek için otuz milyonu aşkın yıllarını harcadılar. Ning bu seyahatlerde ailesine ve dostlarına keyifle eşlik ediyor, rahat bir hayat yaşıyordu.

 

Nihayetinde bölgeyi terk ederek engin evrenin kollarına atıldılar. Yerel gelişimcilerin genelde barbar, güçlü ve eksantrik olduğu özel yerler gezdiler. Genelde bu tarz figürler yabancıları pek hoş karşılamıyordu! Ancak Ning'i görür görmez biri bile saygıda kusur etmiyordu.

 

Çünkü Ning, olası bir sorundan kaçınmak için önden Ateşkanadı'nı gönderiyor ve diyargemisi bölgeye ulaştığında bütün yerliler onları saygıyla karşılıyordu. İşler öyle bir hal almıştı ki, artık Ateşkanadı'nı gören herkes Taolordu Karakuzey'in yakında oraya ulaşacağını tahmin ediyordu. Böyle bir figüre saygısızlık yapamazlardı!

 

“Çok güzel bir gezegen. Daha önce böylesine güzel bir dünya görmemiştim.” Parlakay buraya bayılmıştı. Bu özel dünya Ölümsüzler Pınarı adıyla bilinen özel bir yerdi ve Ning'in grubu buraya duydukları ilgi nedeniyle bölgede bir milyon yıl geçirdiler. Tamamen doğanın eseri olan bir diyardı.

 

“Baba, şunu alalım! Ve şunu! Oradakini de istiyorum!” Ning ne zaman yeni bir yere gelse hemen yerlilerden oraya özgü hazineleri getirmelerini istiyordu. İlgisini çeken bir şeyi bulduğunda ise yüksek bir fiyat vererek onları satın alıyordu. Bu sayede yerlilerin arasındaki büyük güçler ona hazinelerini göstermekte fazlasıyla hevesliydiler. Taolordu Karakuzey'in ödeme yaparken cimri davranmadığını biliyorlardı.

 

…..

 

Parlakay, Kar, Yichuan, Subhuti ve Rüzgarşeytanı gördükleri manzaralar sayesinde daha çok şey öğreniyordu. Su Youji bile görmediği yerler görmüştü. Ning'e Kavrulangüneş Bölgesi'ne kadar eşlik etmiş olsa da, yolculuk hızlı geçtiği için pek fazla şey görememişti. Şimdiyse, zaman geçirmek konusunda hiç de tasarruflu davranmıyorlardı!

 

Birbiri ardına yerler gezdiler ve gördükleri bütün özel hazineleri aldılar. Ning her fırsat bulduğunda kızına rehberlik ediyor ve ona eğitim konusunda dersler veriyordu.

 

Lakin tabii genç adam zamanının çoğunu kendi gelişimine ayırıyordu. Kadimikiz’i hala Mavi Çiçek Malikanesi'ndeydi. Tiranlar'dan çok sayıda Sithe hazinesi almakla kalmamış, hepsinin Tiranlık’a ulaşmak için kullandığı Taolar’ı da almıştı! Dolayısıyla bunları incelemek ve belki de kendisine hayatta kalmanın bir yolunu bulmak istiyordu. Bunu başarma şansı yüksek değildi ama yine de denemeden bilemezdi. Ning öylece oturup ölümü bekleyecek biri değildi.

 

“Ebediyetin Kalbi.” Mavi Çiçek Malikanesi'nde…

 

Siyah cübbeli Ning elini salladı ve Ebediyetin Kalbi önünde süzülmeye başladı. Hazine hala daha karmaşık rünlerle kaplıydı.

 

“Uzun zamandır bunu çözmeye uğraşmadım. Bir kere daha denemeliyim.” Ning artık eskiye kıyasla daha üstün bir anlayışa sahipti. “Taobirleşimi'ne meydan okuduğum zamandan çok daha güçlüydüm. Bu sefer birkaç katman daha çözebilirim.”

 

Ning'in iki hedefi vardı. İlki diğer Taoları Ebedi Nihai Kılıç Taosu’na katmak ve ikincisi de mükemmel bir gelişim tekniği yaratmaktı. İki hedefinde de başarı şansı oldukça düşüktü! Ebediyetin Kalbi söz konusu olduğunda bazı şeyleri unutmamak gerekirdi; bu kalp, Tiran Erk'in bütün benliğini adayarak yarattığı bir oluşumdu. Ning bu oluşumu inceleyerek bazı şeyler öğrenebileceğini düşünüyordu.

 

Çat! Çat Çat! Ning katmanları aşmaya başladı; dış katmanları kolayca geçti. Öngörü seviyesi arttığı için mühürlerle daha kolay başa çıkabiliyordu. Çürük odun parçaları gibi çoğunu delip geçti ve anında ellinci mühür katmanına ulaştı.

 

Ellinci katman. Atmış. Yetmiş…

 

……..

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 23122 Üye Sayısı
  • 828 Seri Sayısı
  • 41794 Bölüm Sayısı


creator
manga tr