Bölüm 1104: Yolun Sonu

avatar
531 11

Desolate Era - Bölüm 1104: Yolun Sonu



Bölüm 1104: Yolun Sonu

 

Zaman akıp geçiyordu; altı saat geride kalmıştı. Geçen altı saatlik süreçte Zamanırüya'nın kullandığı saldırı tipi hazinelerin sayısı dokuzdu ve hepsi de Saklı Şehirler'in efendileri kadar güçlüydü. Bazısı daha güçlü ve bazısı da biraz zayıftı. Fakat Ji Ning'in Gölgesiz atlatma sanatı bütün bu hazineleri işlevsiz bırakıyordu. Bu sayede genç adam ufacık bir yara bile almadan hepsinden kurtulmuştu.

 

“Yine kayboldu.” Zamanırüya dehşet içinde kaçışını sürdürmekteydi. Arkasına baktı, Ning'in nereye kaybolduğunu hiç bilmiyordu.

 

Boom! Bir patlama sesini takiben Zamanırüya'nın etrafını çevreleyen sayısız iplik titredi.

 

“Dibimde!” Zamanırüya beti benzi atmış suratıyla ortaya çıkan Ning'e baktı. Ning iplikleri çoktan aşmıştı.

 

Boom! Boom! Boom! Svish! Boom! Kimisi hızlı, kimisi yavaş ve kimisi de vahşi olan kılıç ışıkları Zamanırüya'yı hedef alıyordu.

 

Zamanırüya karşılık vermekten bile acizdi. Taolordu Karneşe bile yakın dövüşte Ning'le aşık atamazken, Zamanırüya'nın bunu yapabilmesi imkansızdı.

 

Vhoosh. Adam bir kez daha ışık hüzmelerine dönüşerek mesafede yeniden belirdi. Rüya formunu kullanıyordu.

 

“Geber.” Ning'in kılıç ışığı hız kaybetmeden rakibi takip ediyor, ona saldırıyor ve kesikler savuruyordu. Zamanırüya'nın rüya formu saldırıların büyük bir kısmından kurtulabilse de, dokunulmaz su formu kadar iyi bir performans sergileyemiyordu.

 

Çat! Çat! Çat!

 

Zamanırüya bir kez daha mesafeye yeniden belirdi; suratı bembeyazdı. Hızla birkaç ruh hapı yutarken gözlerindeki çaresizlik dikkat çekiyordu. Altı kısacık saatte rüya formunu yüzün üstünde kez kullanmak zorunda kalmıştı. Her seferinde ağır yaralanıyor ve iyileşmek için ruh haplarını kullanmak durumunda kalıyordu.

 

“Bakalım o haplardan kaç tane var.” Ning hala daha öldürme isteğini taşıyordu.

 

“Taolordu Karakuzey, bağışla beni. Bağışla! Bir kaos döngüsü boyunca takipçin olur ve bütün hazinelerimi sana veririm. Ne diyorsun?” Zamanırüya yalvardı ve bu kez bir kaos döngüsü boyunca ona takipçisi olarak hizmet edeceğini vurguladı. Kendisi çok gururlu bir adamdı; bu sözlerinden ne denli çaresiz bir durumda olduğunu anlamak mümkündü. Sadece kendi hayatını kurtarmak istiyordu. Çok sayıda hap harcamıştı ve bu gidişle bir gün bile dayanamazdı.

 

“Takipçi mi? Her konuda benden zayıfsın. Seni ne diye takipçim yapacağım? Ne işe yararsın be adam?!” Ning kükredi.

 

“Fazla ileri gidiyorsun!” Zamanırüya da kükredi.

 

“Aynen öyle, ileri gidiyorum!” Ning nefretini gizlemedi. Zamanırüya'yı buraya kadar kovaladığına göre, artık vazgeçemezdi.

 

Zamanırüya gibi bir takipçiye sahip olmak fena bir düşünce değildi… Fakat Dokuztoz'un çektiği acıların asıl sorumlusu Zamanırüya'ydı. Ning'in Dokuztoz'a karşı duyduğu suçluluk duygusu, böyle bir şeyi yapmasına engel oluyordu!

 

……

 

“Bağışla!”

 

“Kahrolası Dalgadeğişen.”

 

“Neden, neden?!”

 

“Kabullenemiyorum! Hayır!”

 

“Ahahaha…”

 

“Şarapbilgesi! Acele et!”

 

“Neden? NEDEN?!”

 

Ölüm yavaş yavaş Zamanırüya'nın yakasına yapışırken, adam çıldırmaya başlıyordu. Şarapbilgesi gitgide onlara yaklaşmaktaydı ama hala aralarında günlerce sürecek bir mesafe vardı. Zamanırüya o zamana kadar dayanamazdı. Diğer üstün Taolordları ise Ning'e yaklaşmaya cüret bile edemiyorlardı.

 

Shaka, Karneşe, Ucubekral ve Zamanırüya… Dört üstün Taolordu güç birliği yaparak Karakuzey'e saldırdılar. Peki sonuç ne oldu? Ucubekral öldü! Shaka ve Karneşe kaçtı! Zamanırüya ölümün eşiğindeydi!

 

Bu gelişmeler çoğu Taolordu'nu korkutmaya yeter, hatta artardı. İkinci sınıf Taolordları araya girmeyi akıllarından bile geçirmiyordu ve üstün Taolordları da gergindi! Muhtemelen bu şahıstan korkmayan tek kişi Şarapbilgesi'ydi ama o da olay yerine uzaktı.

 

“Burada ölemem!” Zamanırüya'nın aurası zayıflıyordu. Bir kez daha o ışıklarla kaplı insanımsı figüre dönüştü ve ardından başını kaldırarak çaresizce göklere baktı.

 

Ning'in acımasız kılıç ışığı peşindeydi; ona saldırınca insanımsı silüetin ışıkları solmaya başladı.

 

“Karakuzey, bugün ellerinde can vereceğim… Ama gelecekte sen de öleceksin! Ahahah…” Zamanırüya'nın insanımsı figürü çılgınlar gibi bir kahkaha atarken soluyordu. Nihayetinde tamamen ortadan kayboldu ve arkasında sadece hazineleri kaldı.

 

Elini sallayan Ning hazineleri topladı. Ölmeden önce Zamanırüya bütün Tao mührünü ve tek kullanımlık hazinelerini kullanmıştı. Kaçamayacağını anlayınca Ning'e kendi hazinelerini bırakmak istemeyen Zamanırüya, elinden geldiği kadarıyla hazinelerini kullanmıştı.

 

Ning havada duruyor, uzak dağ tepelerini izliyordu. Sakindi. Dokuztoz'un hala daha malikanesinde acı çektiğini hissedebiliyordu ve suçluluk duyuyordu. Mırıldandı. “Kardeşim Dokuztoz, dayan. Dayanmaya devam.”

 

“Ve büyük kardeşim Saltsema…” Ning Taolordu Saltsema'nın inzivaya çekildiğini ve farklı bir malikanede olduğunu hissediyordu. “Dışarı çıkınca senden bir açıklama bekliyorum.”

 

Sınırlarını aşmasaydı yenilgiyi böyle bir zafere dönüştüremezdi! Shaka ve Karneşe ikilisini yenmiş, Ucubekral ve Zamanırüya ikilisini katletmişti. Fakat her şey o sınır aşımı sayesindeydi; yoksa Dokuztoz'un işi çoktan bitmişti!

 

Büyük kardeşim Saltsema, senden bir açıklama bekliyorum!

 

…….

 

Zamanırüya'yı öldürdükten sonra Ning sakinliğini koruyordu ama Dalgadeğişen Alemi'ndeki diğer Taolordları şaşkındı. Adam tek başına dört üstün Taolordu'yla savaşmış ve kazanmıştı! İkisi dehşet içinde kaçarken, diğer ikisi öldürülmüştü!

 

Kral Gorsch'un ölümünün altındaki ana sebep, rakiplerin sayıca üstünlüğüydü. Ning de sayıca dezavantajlı bir konumda olmasına rağmen… Saldıranların ikisini öldürmüş ve diğer ikisini kaçmaya zorlamıştı! Üstelik bunların hepsi üstün Taolordları'ydı!

 

“Taolordu Karakuzey bir Kalpgücü Gelişimcisi! Kalpdünyası yansıması Zamanırüya'nınkinden bile daha güçlü.”

 

“Taolordu Karakuzey o efsanevi suikast sanatlarından birine sahipmiş. Tanrıhissinden bile kaçabiliyor. Korkunç.”

 

“Yakın dövüşte de inanılmaz olduğunu duydum. Dört üstün Taolordu'nu tek başına yenebilmiş.”

 

Çeşit çeşit haber dört bir yana yayılıyor, sayısız Taolordu dehşet içinde yeni bir figürün yükselişini izliyordu!

 

Bu figürün kalpgücü bütün ikinci sınıf Taolordları'nı ve bazı üstün Taolordları'nı dehşete düşürebilecek kadar heybetliydi! Kaçmak konusunda yetenekliyseniz bile kalpgücüne karşı koyamadığınız sürece ölmekten kurtulamazdınız.

 

Suikast sanatlarıyla herkesin kalbine korku salıyordu ve yakın dövüş yetenekleri kusursuzdu. Aydınlık Kralı, Şafakyıldızı ve diğerlerinden bile daha korkunçtu! O kadar dehşet vericiydi ki ismini sadece Şarapbilgesi gibileriyle anmak mümkündü! Şarapbilgesi o Evren Hazinesi’ne sahip olmasaydı, birinci sırayı Karakuzey'e kaptırabilirdi.

 

……

 

Bu çağdaki üstün Taolordları'nın neredeyse tamamı Dalgadeğişen Alemi'ndeydi ve dolayısıyla bu durum Ölümsüzler Sarayı da dahil olmak üzere epey organizasyonun odak noktasıydı.

 

 Ölümsüzler Sarayı'ndaki bir Ölümsüz köprüsünün derinliklerinde.

 

Siyah cübbeli bir yaşlı adam ve kel, altın kürklü bir uzaylı yan yana oturuyor, şarap içiyorlardı. Hemen yanlarında duran bir aynada Dalgadeğişen Alemi'nde gerçekleşen görüntüler oynamaktaydı. Ning'in dört üstün Taolordu'na karşı savaştığını ve Zamanırüya'yı katlettiğini net bir şekilde gördüler.

 

“Eski dostum Karabulut, şu Karakuzey isimli çocuk epey sert çıktı. Öğrencinden bile daha sağlam.” Altın kürklü uzaylı övgüyle bahsetti.

 

“Yakın dövüş konusunda öğrencime denk olmalı. Asıl olay Karakuzey isimli şu çocuğun her konuda dengeli olması. Resmen ufacık bir kusuru bile yok. Öğrencimin saldırıları biraz daha güçlü, çünkü o kankılıcına sahip…” Siyah cübbel, siyah saçlı adam biraz duraksadıktan sonra yorumladı. “Yine de… Uzun bir süre hayatta kalmak istiyorsan, Karakuzey gibi her konuda dengeli olmak zorundasın. Kılıç sanatları mükemmel ve kusursuz.”

 

“Katılıyorum.” Kel, altın kürklü uzaylı başını salladı.

 

“Aynı zamanda Kalpgücü Gelişimcisi; kalpgücü epey güçlü.” Siyah cübbeli yaşlı adam başını salladı. “Adeta ikinci bir Şarapbilgesi'ni görüyorum. Şarapbilgesi de böyleydi ama şu anda bir Evren Hazinesi’ne sahip.”

 

“Evren Hazinesi’ne sahip olmasaydı, hangisinin daha güçlü olduğunu söylemezdik; savaşmaları gerekirdi.” Altın kürklü uzaylı konuştu. “Şimdiyse Evren Hazinesi’ne sahip olduğu için tartışmasız bir numara.”

 

“Yazık. Çağın bir numaralı Taolordu çıka çıka Karanlık Krallık'tan çıktı.” Siyah cübbeli yaşlı adam başını iki yana salladı. “Karakuzey Parkıyı'nın üyesi olsa da, Tao İttifakı'nın da bir üyesi.”

 

Tao İttifakı rahat bir organizasyondu. Parkıyı'ya ve hatta antik gelişimcilere bile katılabilirdiniz. Fakat Mengüler'e yahut Karanlık Krallık'a katılmak yasaktı.

 

“Sıralamayı yine değiştirmem gerekiyor.” Uzaylı altın kitabını bir kez daha çıkardı. “Son birkaç yılda listede hiç yapmadığım kadar değişiklik yaptım.”

 

Kitabı açtı ve hemen ardından yazmaya başladı.

 

Sonsuz Diyarlar'daki son sıralama şu şekildeydi:

 

Birinci Sıradaki Taolordu: Şarapbilgesi

 

İkinci Sıradaki Taolordu: Karakuzey

 

Üçüncü Sıradaki Taolordu: Şafakyıldızı

 

Dördüncü Sıradaki Taolordu: İrfanırüya

 

Beşinci Sıradaki Taolordu: Aydınlık Kralı

 

Altıncı Sıradaki Taolordu: Baltagök

 

Yedinci Sıradaki Taolordu: Tigrone

 

Sekizinci Sıradaki Taolordu: Habistanrıça Tozluyağmur

 

Dokuzuncu Sıradaki Taolordu: Yıldızkralı

 

Onuncu Sıradaki Taolordu: Bulutyürüyen

 

On Birinci Sıradaki Taolordu: Tepeyaka

 

On İkinci Sıradaki Taolordu: Kral Wu

 

On Üçüncü Sıradaki Taolordu: Shaka

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 21875 Üye Sayısı
  • 835 Seri Sayısı
  • 40659 Bölüm Sayısı


creator
manga tr