Bölüm 106: İnsanı Çılgına Çeviren Büyülü Hazineler

avatar
862 33

Desolate Era - Bölüm 106: İnsanı Çılgına Çeviren Büyülü Hazineler



Bölüm 106: İnsanı Çılgına Çeviren Büyülü Hazineler

 

Mesafedeki devasa, altın kürklü ayı başını hafifçe öne salladıktan sonra kendi kendine konuştu, “Ji Ning’in kılıç oyunu gerçekten üst seviyede…Demin savurduğu kılıç hamlesi ucu ucuna da olsa Wanxiang seviyesine yaklaşmıştı lakin elindeki güç bu kadarsa… İlk sınavı geçmesine imkân yok. Savurduğu kılıç hamlelerinin Wanxiang’a yeni adım atmış birine denk güce ulaşması lazım… Eğer ulaşamazsa, bir tütsü çubuğunun yanmasına yetecek kadar sürede ahşap kazığı parçalayamaz!”

Savaştanrısı Salonu’nun ilk sınavını geçmek için kişinin Wanxiang’a henüz adım atmış birine denk güce sahip olması gerekiyordu!

 

 Üstelik bu sınav malikane ruhunun seçebildiği en kolay sınavdı. Gerçek bir sınav dediğiniz, kişinin savaş potansiyelini, zihnini, hareketlerini ve daha nice noktaları deneyen bir kavramdı! Sonuçta, gerçek bir mücadelede, düşman oracıkta ahşap kazık gibi dikilecek değildi ya?

 

………..

 

“Yağmursuyu Kılıç Bölgesi’ni kullandığımda bile Karakuzey Kılıçlarım ahşap kazığı parçalayamıyor.” Ning hemen Karakuzey kılıçlarını geri çekti.

 

“Düşük Bin Kılıç Formasyonu.”

 

Otuz metre geriye çekilen Ning’in etrafında aniden yedi yüz kılıç tipi büyülü hazine belirmişti. Büyülü hazineler beyaz ışık hüzmeleriyle parlıyor ve Zifu seviye element enerjisi, her kılıcı dolduruyordu… Rotasyon tamamladığında, Ning’in hemen önünde akılalmaz keskinliğe sahip bir kılıç ışığı belirmişti.

 

Kılıç ışığının içinde zar zor da olsa uçan bir kılıç seçilebiliyordu.

 

“Normalde, Dong Ziqi’yle mücadele ettiğimde bu kılıçları Xiantian seviye enerjiyle kullanmıştım. Artık Zifu seviye element enerjisine sahip olduğuma göre Düşük Bin Kılıç Formasyonu da sağlam bir güç artışı yaşayacaktır.” Ning önünde duran kılıç ışığının ne denli keskin olduğunu anlayabiliyordu. Kılıç ışığının sahip olduğu güç muhtemelen daha önce yakından savurduğu kılıç hamlesine eşdeğerdi.

 

“Yağmursuyu Kılıç Bölgesi!”

 

Aniden genç adamın etrafında yağmur damlacıkları belirmişti. Ning’in etrafındaki üç yüz metrelik alan Yağmursuyu Kılıç Bölgesi’yle dolmuştu.

 

“Hadi.” Genç adamın tek bir düşüncesiyle önünde duran kılıç ışığı kaybolarak yağmur çizgilerinden birine dönüşmüştü. Kılıç ışığının dönüştüğü yağmur çizgisi göz açıp kapayıncaya dek otuz metrelik mesafeyi katetmiş ve ahşap kazığın üstündeki sembol düzenine göre kazığa atılmıştı.

 

Boom!

 

 Ahşap kazığın üstünde beliren çizik, bu sefer yarım parmaklık derinliğe ulaşmayı başarmıştı.

 

“Güzel.” Ning keyifliydi ve hemen önünde bir kılıç ışığı daha oluşmaya başlamıştı.

 

Swish! Swish! Swish! Swish! Swish! Swish!

 

Yağmursuyu Kılıç Bölgesi’ne odaklanan kılıç ışıkları, yağmur çizgilerine dönüşüyor ve çizgiler durmaksızın ahşap kazığa atılıyordu. Aslen ahşap kazığın içi, dışından daha sert olduğu için işlem uzun sürüyordu. Her ne kadar Ning’in vücudundaki Zifu element enerjisi hızla azalıyor olsa da ahşap kazığın üstündeki çizik de derinleşiyordu.

 

Aradan geçen zamanın ardından….

 

“BANG!” Ahşap kazığa atılan yağmur çizgisi kazığı ikiye ayırmayı başarmıştı.

 

“Başardım.” Ning keyifliydi genç adam çabucak başını çevirerek yanan tütsü çubuğuna baktı. Çubuğun büyük bir kısmı kül olmuştu.

 

“Tebrik ederim.” Devasa, altın kürklü ayı genç adamın yanına doğru yürümeye koyuldu, “İkinci seviyeye meydan okumak istiyor musun?”

 

Ning bir anlığına geriye çekilmişti.

 

İkinci seviye mi?

 

 Anlatılanlara göre Savaştanrısı Salonu’nun ikinci seviyesi geçildiğinde, ilk seviyedeki gibi ödül yalnızca Ölümlü seviye büyülü hazine oluyordu lakin iki seviye arasındaki zorluk farkı…

 

“Üstat, birinci seviyeye kıyasla ikinci seviye ne kadar zor?” Ning sordu, “Tehlike boyutları nasıl?”

 

“Doğal olarak daha tehlikelidir.” Altın kürklü ayı konuştu, “En basit sınavı geçmeyi başardın lakin ikinci sınavdan itibaren… Mesele bu kadar kolay olmayacaktır. Bir daha, sana karşı koyamayacak ahşap bir kazıkla karşılaşmayacaksın yani. Ayrıca, sana tavsiye de vermeyeceğim. Yapacağın tek şey saldırmak! Dövüşmek! Eğer tehlikede olduğunu hissedersen kontrol tılsımını kullanarak bölgeyi terk edebilirsin lakin dışarı ışınlandığında, sınavı geçememiş sayılacaksın!”

 

“İkinci şansını kullanarak Savaştanrısı Salonu’nun ikinci seviyesine meydan okuyacak mısın?” Devasa ayı, Ning’e bakıyordu.

 

“İkinci şansım mı?” Ning şaşkına dönmüştü.

 

Devasa ayı konuştu, “Sana kullanmanı öneririm. Zaten Habistanrı Vücut Geliştirme eğitiminde Xiantian’ın zirvesindesin. Her an Zifu’ya geçebilirsin ve böyle bir gelişme yaşanırsa… Xiantian’daki şansın boşa gidecektir.”

 

Ning biraz düşündü.

 

“O zaman deneyeceğim.”

 

“Git o zaman.” Devasa ayı konuştu.

 

Whoosh!

 

Ning aniden Savaştanrısı Salonu’nun ilk seviyesinden kaybolmuştu.

 

Lakin on saniye geçtikten sonra…

 

“Bang!” Genç adam bir kez daha gözlerini ilk seviyede açtı. Vücudu yere çakılmış ve dört bir yanında beliren yaralardan kanlar sızmaya başlamıştı. Tabii yaralar hızla iyileşiyordu.

 

“Kaybettin.” Devasa ayı Ning’ bakıyordu.

 

“Birinci ya da ikinci seviyede alınacak başarının sonucu aynı değil mi? İkisi de Ölümlü seviye büyülü hazineye çıkıyor.” Ning ayağa kalkıp öfkeyle söylenmişti. Üstündeki kürkler kendilerini direkt tamir etmeye başlamışlardı. “O zaman ikinci seviye neden bu kadar zordu?”

 

Genç adam ikinci seviyeye adımını atar atmaz, siyah panterlere benzeyen onlarca garip yaratığın saldırısına uğramıştı. Bir nevi hazırlıksız yakalanmış sayılabilirdi ve gücünü ortaya çıkardığında… Karşısında duran her siyah panterin Dong Ziqi’ye denk bir güce sahip olduğunu anlamıştı! Varını yoğunu kullanan genç adam pes etmeden önce yalnızca on saniye dayanabilmişti. Eğer pes etmeseydi, panterler tarafından paramparça edilecekti.

 

“Savaştanrısı Salonu’nun on seviyesi var, her seviyede zorluk artıyor.” Devasa, altın kürklü ayı konuştu, “Bu duruma Efendim karar vermişti. İsyan etmenin anlamı yok.”’

 

“Birinci ve ikinci seviyelerin ödülleri arasında gerçekten fark yok mu?” Ning sordu.

 

“Tabii ki var.”

 

Devasa, altın kürklü ayı konuştu, “İlk seviyeyi geçtiğine göre, sana içlerinden birini seçebileceğin çok sayıda Ölümlü seviye büyülü hazine ve buna eşdeğer eşyaları göstereceğim! Bazıları üst kademe Ölümlü seviye büyülü hazinelerdir.”

 

(Çn: Bundan sonra silahlarda kullanılacak yüksek, üst, orta, düşük niteliklere “seviye” değil de “kademe” diyeceğim haberiniz olsun.)

 

“Eğer ikinci sınavı geçmeyi başarsaydın, Hazine Salonu’ndaki bütün Ölümlü seviye büyülü hazineler ve buna eşdeğer eşyalardan seçim yapabilecektin. Bu eşyaların arasında normal olmayan, her yerde göremeyeceğin nadir eşyalar vardır… Her ne kadar hepsi Ölümlü seviye olsa da aralarından bazıları Yeryüzü seviye büyülü hazinelere eşdeğerdir.”

 

 Ning meseleyi anlamıştı.

 

“Hadi o zaman, Hazine Salonu’na…” Devasa ayı tüyle pençesini uzatarak Ning’in kolunu yakaladı.

 

Whoosh!

 

İkili ortadan kaybolmuştu…

 

Hazine Salonu’nda…

 

Hazine Salonu içinde sayısız büyülü hazineleri barındıran, devasa bir salondu. Büyülü hazinelerden heybetli güç dalgaları yayılıyordu... Her ne kadar hazinelerden saçılan dalgalar insanın kalbini titretiyor olsalar da ilk Efendi’nin sınırlayıcı büyüleri sayesinde Ning’e zarar veremiyorlardı.

 

“Burada çok sayıda büyülü hazine ve nadir eşya vardır.” Devasa, altın kürklü ayı başını çevirip Ning’e baktı. Ayının pençesinde aniden altın bir kitap belirmişti, “Bu kitapta Ölümlü seviye büyülü hazinelerin listesi var. Bunlardan seçebilirsin.”

 

Ning altın kapaklı kitabı aldı.

 

Kitabın üstünde iki Habistanrı karakteri yazıyordu: [Kıymetli Hazineler]. Genç adam kitabı açar açmaz sayfalarda yer alan değerli hazinelerin ve nadir eşyaların listelerini görmüştü. Ayrıca eşyaların açıklamaları da bulunuyordu.

 

“Bu…” Ning okumaya devam ettikçe şaşkına dönüyordu.

 

“Önümde duran büyülü eşyalara kıyasla Kırlangıç Dağı’ndaki Zifu Öğrencileri’nin büyülü eşyaları… Beş para etmezler.” Ning ne diyeceğini bilemiyordu. Adeta resmi askeri birliklerden biriyle karşılaşan köy korucularından farksızdı. Önündeki eşyalar bambaşka bir dünyadan gelmişe benziyorlardı…

 

Hemen üstündeki büyülü hazineler en azından yüksek kademe Ölümlü seviyedeydi! Çoğuysa üst kademe Ölümlü seviyedeydi!

 

 Doğal olarak ilk efendinin tutmaya razı geldiği Ölümlü seviye büyülü hazinelerin hepsi muazzam eşyalardı.

 

“Whew.”

 

“Bu Üçlü Zehir Bayrakları ne kadar vahşiymiş böyle… Bunları kullanarak Zifu’da olsan bile Wanxiang Üstatları’yla kapışabiliyorsun. Muhtemelen sahip olduğu güç İllüzyon Hortlak Bayrağı’nın tamamlanmış halinden bile fazladır. Üstelik, Bei Zishan’ın yaptığı o hazine sayısız insanın ruhunu emiyordu lakin bu Üçlü Zehir Bayrakları’nın öyle bir gereksinimi yok.” Ning hayranlık doluydu.

 

Şeytani Taolar’ın kendilerine özgü büyülü hazineleri vardı. Güçlü bir büyülü hazine yapabilmek için kişi illaki büyük günahlara girmek zorunda değildi.

 

“Bu da çok iyiymiş. Dokuz Yang Kılıç Formasyonu mu?” Ning’in gözleri adeta parlıyordu. Bu büyülü hazinenin en çekici yanı, her biri yüksek kademeli Ölümlü seviye uçan kılıç olan dokuz kılıçtan meydana gelmesiydi!

 

“Dokuz Yang Kılıç Formasyonu sana çok uygun.” Yanında duran devasa ayı konuştu, “Bu büyülü hazineyi seçersen dokuz uçan kılıç elde etmiş olacaksın. Her ne kadar kılıçlar yalnızca yüksek kademeli büyülü hazineler olsalar da aynı kaynaktan geliyorlar. Eğer bu dokuz kılıcı [Düşük Bin Kılıç Formasyonu]’n için temel olarak kullanırsan ortaya çıkacak güç en azından üç kat artacaktır! Gördüğün dokuz yüksek kademeli Ölümlü seviye uçan kılıç bile başlı başına yüzlerce sıradan Ölümlü seviye büyülü kılıçtan daha değerlidir.”

 

Ning kalbindeki heyecana hâkim olamıyordu.

 

Önündeki kılıçlar muazzamdı.

 

“Yin Ateş Şişesi mi?” Ning kaşlarını kaldırdı, “Acımasız…”

 

“Suateş Karışık Element Asası…” Ning bu eşyaya baktığında da nabzının artığını hissediyordu. Genç adam, suyu ve ateşi kontrol edebilen Habistanrı Ustları’ndan biriydi. Suateş Karışık Element Asası onun için biçilmiş kaftan sayılabilirdi.

 

“İlahi Yıldızucu İğneleri mi? Tek sette otuz altı iğne mi var? Ruhum güçlü olduğu için çok sayıda eşya kontrol etmekte iyiyim.” Ning bunu da istiyordu.

 

Birbiri ardına gelen büyülü hazineler…

 

Ona uygun olmayan hazineler bile genç adamın isteğini cezbediyordu. Bunların hepsi üst kademeliydi! Üst kademe! Bei Zishan ve Ju San’ı öldürerek bazı büyülü hazineler elde etmişti lakin bunlara kıyasla o hazinelerin… Beş para bile etmeyeceği ortadaydı!

 

 Tabii genç adamın anlamadığı konuysa, ilk efendinin “üst kademe” olarak değerlendirdiği, ikinci seviyenin ödülü olan silahlardan daha düşük olan bu eşyaların, dış dünyaya açıldıkları takdirde insanlar tarafından “en iyi silahlar” olarak görülecekleriydi! Dokuz Yang Kılıç Formasyonu’ndaki dokuz uçan kılıç bile… Modern standartlara göre, dokuz üst kademeli uçan kılıç olarak belirlenecekti.

 

“Olağanüstü.” Ning kalbindeki arzuyu bastırmaya çalışıyordu.

 

Gerçekten de elinden gelse hepsini kucaklayacaktı.

 

Genç adam Ölümsüz Juhua’yı anlamaya da başlamıştı. Zavallı Ölümsüz Juhua bu kadar büyülü hazineyi görmesine rağmen içlerinden hiçbirini alamamıştı! Eğer istediği hazineyi seçebilseydi, muhtemelen felaketini atlatarak Kutsal Ölümsüz olabilirdi!

 

 Her ne kadar ilk efendi gelecek nesilleri yetiştirmek istiyor olsa da kimseyi diğerinden ayırmamıştı. Gelecek nesiller can verse bile… Kurallar değişmeden ilerleyecekti. Büyülü hazine mi istiyorsunuz? O zaman ilk efendinin kurallarını takip etmek zorundaydınız!

 

“Buza mühürlenmiş Üç Gözlü Alevböceği Larvası mı? Sadece bunu kullanarak Üç Gözlü Alevböceği nesli yaratabiliyorsunuz. Yetişkinliğe ulaşmış sıradan bir Üç Gözlü Alevböceği, Zifu Öğrencisi’ne denk bir güce mi sahip? Tek sıkıntı yemek için gereken ruh materyalleri ve yetişkinliğe ulaşmaları için gerekecek zaman… Lakin sonuç olarak ortaya çıkacak Üç Gözlü Alevböcekleri olağanüstü güçlere sahip oluyorlar.” Ning’in kalbi alev almıştı.

 

“Wanxiang’a henüz atmış sıradan birine denk güce sahip golem mi? Ölümsüz bir golem mi? Tek sıkıntısı, kullanmak için çok miktarda element enerjisi gerekiyor…”

 

Büyülü hazineler, nadir eşyalar…

 

Her biri de Ning’i çılgına çeviriyordu.

 

“Kendine gel.” Devasa ayı uyardı, “Dokuz Yang Kılıç Formasyonu sana en uygun büyülü hazinedir. Aynı kaynaktan gelen dokuz muazzam kılıç... Dış dünyada böyle bir şeyi bulabileceğini sanmıyorum. [Düşük Bin Kılıç Formasyonu]’nun merkeze ihtiyacı var ve merkezdeki kılıçlar ne kadar güçlü olurlarsa, formasyon o kadar güçlü olur.”

 

Ning başka bir sayfayı daha çevirdi.

 

 “Formasyon teknikleri mi?” Ning’in gözleri parlamaya başlamıştı. Şu an için Ji Klanı akılalmaz bir tehditle karşı karşıyaydı. Bu tehdide karşı koymanın en iyi yolu mucizeler yaratabilen formasyonları kullanmaktı!

 

“Yeraltıyılanı Gökyüzü kilit Formasyonu. Klanları ya da tarikatları korumaya uygun, geniş bir formasyon. Beş parçadan oluşan büyük bir formasyon…” Ning yazılanları okudukça keyifleniyor ve heyecanlanıyordu.

 

“İşte bu, işte bu!!” Ning’in kalbi dört nala koşmaya başlamıştı, “Bu sayede gücümüz akılalmaz derecede artacaktır!”

               

………….

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 21887 Üye Sayısı
  • 836 Seri Sayısı
  • 40666 Bölüm Sayısı


creator
manga tr