Bölüm 79: Wanxiang Üstadı

avatar
863 31

Desolate Era - Bölüm 79: Wanxiang Üstadı



Bölüm 79: Wanxiang Üstadı

 

 Mavi cübbeli adam Ji Ning’in önüne inmeye koyuldu. Gülümseyerek konuştu, “Adım Mu, soyadım da Xiao. Genelde diğerleri bana Üstat Mu diye seslenir.”

 

“Selamlar, Üstat Mu.” Ning kalbinin sakinleştiğini hissediyordu. Daha önce tanışmadığı bu adam ona adını ve soyadını söylediğine göre kesinkes kötü bir niyet taşımıyordu.

 

“Üstat Mu, olaya müdahale ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Aksi takdirde, eğer Bei Zishan kaçmayı başarsaydı kim bilir gelecekte ne tür kötülüklere sebebiyet verirdi.” Ning teşekkürlerini sundu.

 

 Suratında gülümseme, Üstat Mu başını iki yana sallayarak cevapladı, “Aslına bakarsanız asıl teşekkürü benim sana etmem gerekiyor. Başlı başına buraya gelmemin sebebi Bei Zishan’dan başkası değildi ve aylardır adamı arıyordum. Ne yazık ki, Bei Zishan o garip formasyonu yerleştirmişti. Her ne kadar bir Wanxiang Üstadı olsam da eğer o formasyonu parçalamaya çalışsaydım… Neyse, bu konuda yeteneklerime güvenmiyordum diyebiliriz. Yani uzun lafın kısası, burada bekliyordum. Formasyon kalktıktan sonra onu öldürmeyi planlıyordum ancak böylesine muazzam bir performans göreceğim aklımın ucundan geçmemişti.”

 

Ning şaşırmıştı.

 

Ne yani?

 

Üstat Mu meseleyi başından beri izliyor muydu?

 

“Formasyonu parçaladığında…” Üstat Mu iç çekti, “Bunu senin yaptığını ilk başlarda anlayamamıştım. Böylesine bir formasyonu parçalayabilen bir genç… Muazzam, fevkalade! Üstelik o kadar Tao Askeri’yle, Xiantian yaşam formlarıyla ve Bei Zishan’ın bizzat kendisiyle uğraşabileceğini düşünmemiştim. Tek başına meseleleri çözdün, hahaha… Yani işimi kolaylaştırdın diyebiliriz.”

 

“Eğer Üstat Mu’nun burada olduğunu bilseydim, kendimi yormak zorunda kalmazdım.” Ning konuştu.

 

Üstat Mu meraklı gözlerle Ning’i izliyordu. “Ji Ning, sana sormak istediğim bir soru var: Zifu Öğrencisi misin? Yoksa Xiantian yaşam formu mu?”

 

 Kişinin gücü yalnızda dış görünüşünden anlaşılamıyordu.

 

Lakin Üstat Mu olayı başından itibaren izleyenlerden biriydi. Özellikle de Ning formasyonu parçaladığında ve mücadelelere başladığında Üstat Mu olayı dikkatle izlemeye koyulmuştu. Eskilerin dediği gibi, seyircilerin gözleri olayı en net gören şeylerdi…Üstat Mu meseledeki birkaç sıkıntıyı tespit ettiğinden Ning’in Zifu Öğrencisi olmadığını düşünüyordu.

 

“Henüz ‘Mor Sarayı’ oluşturmadım.” Ning durumu saklamadı.

 

Üstat Mu şaşırmıştı, “Düşündüğüm gibi! Kılıç oyununu gördükten sonra Tao’nun Gerçek Manası’na ulaştığını fark etmiştim. Eğer Zifu Öğrencisi olsaydın, kılıç oyununa element enerjisini ekleyerek… Kolayca siyah zombiyi öldürüp savaşı kendin için kolaylaştırabilirdin. Lakin sıkıntı yaşadığını görür görmez Zifu Öğrencisi olmadığını anlamıştım. Muhtemelen ‘ilahi irade”ni kullanarak o kılıçları kontrol ediyordun. Senin gibi daha Zifu’ya bile adım atmamış birinin böylesine güçlü bir ruha sahip olması… Öyle her yerde görebileceğim bir olay değil! Çok ama çok nadir!”

Ning başıyla onayladı.

 

Meseleyi reddetmemişti zira kitaplarda okuduğu kadarıyla bazı ucube Xiantian yaşam formları onun gibi “ilahi irade”ye sahip olabiliyordu.

 

“Ruhum doğuştan beri güçlüydü.” Ning konuştu. “Çocukken bile zihnimi ikiye bölebiliyordum. Ardından, Tao’nun Gerçek Manası’nı öğrenmeye başladığımda ilahi irademi de oluşturmayı başardım.”

 

———————

 

Karşısında kendisini kolayca yeryüzünden silebilecek bir Wanxiang Üstadı olduğu için Ning yalan söylemeye yeltenmiyordu. Madem canavarca bir yeteneği vardı, o zaman bu yeteneğini de gereksiz yere saklayacak değildi.

 

“Sana başka bir şey sormak istiyorum.” Üstat Mu Ning’e adeta yontulmamış bir yeşim gibi bakıyordu. “[Dokuz Gökler’in Parlakızıl Diyagramı]’nda mı çalışıyorsun?”

 

“Evet.” Ning onayladı.

 

“Hahaha…” Üstat Mu keyifli bir kahkaha patlattı. “Kim olduğumu biliyor musun? Neden Bei Zishan’ı kovalıyordum sence?”

 

Ning Üstat Mu’ya bakıp başını iki yana salladı. Daha önce herifi görmediğinden nasıl olur da bu sorunun cevabını bilebilirdi?

 

 Üstat Mu direkt olarak konuşmaya koyuldu. “Ben Büyük Xia Hanedanlığı’nın Yağmurejderi Korumaları’ndan birisiyim. Aldığım emirlerden sebep Bei Zishan’ı öldürmeye çalışıyordum.”

 

“Yağmurejderi Koruması mı?” Ning şaşkına dönmüştü.

 

Genç adam, Yabaniyaratık olan Yılankanadı’nı öldürdükten sonra ebeveynlerinden Sakinsu Eyaleti’nin durumunu ve bu bölgedeki akılalmaz gücü öğrenmişti! Duyduklarına göre Yağmurejderi Korumaları Büyük Xia Hanedanlığı’ndaki en güçlü ordu oluşumuydu! Efsanelere göre kişi Yağmurejderi Korumaları’na katılabilmek için en azından Wanxiang Üstadı olmak zorundaydı!

 

 Yağmurejderi Korumaları’nın akılalmaz derecede önemli bir kuruluş olduğunu herkes biliyordu zira bu oluşum direkt olarak Büyük Xia Hanedanlığı’na hizmet veriyordu!

 

 Sakinsu Eyaleti’ndeki sayısız oluşumların ve güçlerin içinde en heybetli konuma sahip iki kuruluş mevcuttu: Sakinsu Marki ve Yağmurejderi Korumaları! Sakinsu Marki bölgenin yöneticisi olan kuruluştu ve gerçekten de derin köklere sahiplerdi lakin Yağmurejderi Korumaları direkt olarak Büyük Xia Hanedanlığı’ndan emir alan bir kuruluştu. Yağmurejderi Korumaları’nın kendilerine has sayısız ustası bulunuyordu ve arkalarında koskoca Büyük Xia Hanedanlığı yer alıyordu!

 

“Ji Ning.” Üstat Mu Ning’e bir bakış attı. “Büyük Xia Hedanlığı’nın Yağmurejderi Korumaları bu devasa bölgedeki en güçlü oluşumdur. Ne kabileler ne okullar ne tarikatlar… Bunların arasından Yağmurejderi Korumaları’na meydan okuyabilecek herhangi kimse yoktur!”

 

Ning başıyla onayladı.

 

“Yağmurejderi Korumaları gayet rahat ve kısıtlamalardan uzak bir ekiptir. Kişi Yağmurejderi Korumaları’na katıldığında bir kabile kurabilir ve kabilen için on bin kilometrelik alanla ödüllendirilebilirsin. Bahsi geçen bu bölgeyse Yağmurejderi Korumaları’nın koruması altında olacaktır! Ölsen bile Yağmurejderi Korumaları bölgeyi bin yıl boyunca koruyacaktır. Herhangi bir güç bu bölgeye saldırmaya cesaret bile edemeyecektir zira bunu yaptıkları takdirde karşılarında bizzat Yağmurejderi Korumaları’nı bulacaklardır! Ve biz Yağmurejderi Korumaları olarak böyle bir harekete kalkışan herkesin soyunu ve köklerini bu dünyadan kazımadan meseleyi bırakmayız!”

 

 Ning daha önce Yağmurejderi Korumaları’nın bu tarz özelliklere sahip olduğunu babasından duymuştu.

 

“Üstat, o kadar şey söylediniz ancak Yağmurejderi Korumaları’na katılabilmeme mümkünat yok.” Ning gülümsedi.

 

Üstat Mu yalnızca Ning’e bakıyordu. “Sana şunu soracağım: Yağmurejderi Koruması olmak istiyor musun?”

 

“BEN Mİ?!” Ning’in gözleri sonuna kadar açılmıştı. “Ben…ben yalnızca bir Xiantian yaşam formuyum. Bunu istesem bile gücümün yeteceğini sanmıyorum.”

 

Lakin Üstat Mu başını iki yana sallamıştı. “Gücünün zayıf olması pek de büyük bir mesele değil. Şu an için Yağmurejderi Korumaları’na direkt olarak katılamayabilirsin lakin bizim de yan kuruluşlarımız var! Daha önce duymuşsundur okulların, tarikatların ve kabilelerin yetenekleri kendi cephelerine toplamak için açtığı bir sürü yan kuruluşları vardır ve bu durum Yağmurejderi Korumaları için de farklı değil.”

 

“Yan kuruluşa katıldığın takdirde çeşit çeşit tekniğe ve hatta ilahi yeteneklere bile ulaşım sağlayabilirsin.” Üstat Mu iç çekti. “Eğer Yağmurejderi Korumaları’nı bir okul ya da tarikat olarak düşünmek istersen bizlerin en güçlü okul ya da tarikat olacağımızı da hesaba katman lazım. Sayısız ustamız mevcut ve hatta içimizden Kutsal Ölümsüz olmayı başaran bile birkaç insan var.”

 

“Lakin tabii yan kuruluşa öyle her isteyeni almıyoruz. Şans bu ki sen, dünyadaki bir numaralı Habistanrı Vücut Geliştirme tekniği olan [Dokuz Gökler’in Parlakızıl Diyagramı]’nı kullanıyorsun. Bu yüzden sınavlara ya da testlere girmene gerek yok.”

 

“[Dokuz Gökler’in Parlakızıl Diyagramı] gerçekten çok ama çok zor bir teknik. Bu tekniği kullanarak bir Xiantian yaşam formu olmayı başaran herkes canavarca yeteneklere sahip kimselerdir.” Üstat Mu iç çekti. Oracıkta dikilen Ning yalnızca onaylamıştı. Gerçekten de mesele Üstat Mu’nun söylediği gibiydi. Bizzat kendisi, ateşi ve suyu birleştirmek için gölün yanında Tao aydınlanması yaşamak durumunda kalmıştı. Yine de bu herkesin başarabileceği bir şey değildi. Muhtemelen kendisi gibi bu tekniği kullanarak Xiantian’a adım atan kişilerin de çeşit çeşit yetenekleri vardı.

 

“[Dokuz Gökler’in Parlakızıl Diyagramı]’nda çalışan her figür olağanüstüdür.” Üstat Mu konuştu, “Sıradan insanların yalnızca Wanxiang Üstadı olduklarında Yağmurejderi Korumaları’na katılma hakları oluyor.”

 

“Lakin [Dokuz Gökler’in Parlakızıl Diyagramı]’nda çalışan kişiler Zifu’ya adım atıp bir ilahi yetenek öğrendikleri takdirde Wanxiang Üstatları’na denk bir savaş gücü elde ettiklerinden, Yağmurejderi Korumaları’na katılma şansları da oluyor lakin tabii yalnızca ‘katılma şansı’ elde ediyorsun gerçekten katılıp katılamayacağın yeteneklerine bağlı.” Üstat Mu konuştu. “Mesela ben üst seviye Wanxiang Üstadı olduğumda Yağmurejderi Korumaları’na katılabilmiştim.”

 

Bunu duyan Ning şaşırmıştı.

 

Üst seviye Wanxiang mı?

 

Yağmurejderi Korumaları’na katılmak gerçekten zordu!

 

—————–

 

Tam o esnada, hayatta kalmayı başaran binlerce Tao Askeri meseleyi korku dolu suratlarla izliyordu. Gökyüzünden iki figür daha inmişti Mavi Ateşkuşu ve siyah yılandan başkası olmayan bu iki figür de Ning’e bakıyordu.

 

“Sin gidip Usta Körbalık ve diğerlerini kurtarın. Benim bu üstatla konuşacaklarım var.” Ning hemen konuştu.

 

“Tamam.” Mavi Ateşkuşu ve siyah yılan onaylamıştı. Ning ve Bei Zishan’ın mücadelesini izledikten sonra kalpleri şaşkınlık ve şoklarla doluydu.

 

 Her ne kadar Ning annesi için endişelenmiş olsa da doğal olarak önündeki Wanxiang Üstadı’na saygısızlık yapmaya cesaret edemiyordu. Hatta Ning üstadı Batı Vilayet Şehri’ne bile çağırmıştı.

 

“Yan kuruluşa katıldığın takdirde geleceğin sonsuz olacaktır.” Üstat Mu konuştu. “İleride, Yağmurejderi Korumaları’na katılacağına kesin gözüyle bakıyorum. Orada elde edeceğin şanslar buradaki kabilede göreceğin şeylerden çok ama çok daha üstün olacaklardır. Bunu dikkatle düşünmen lazım. Eğer yan kuruluşa katılmaya istekliysen geri gidip ailene veda et. Ardından seni direkt olarak Sakinsu Şehri’ne götüreceğim!”

 

Sakinsu Şehri mi?

 

Ning ne diyeceğini bilemiyordu.

 

“Üstat Mu.” Ning hemen konuştu. “Yan kuruluşlara katılmak kişiye birçok fırsat sağlıyor lakin bunların hepsinin karşılıksız olacağını düşünmüyorum, yanlış mıyım?”

 

“Doğal olarak…” Üstat Mu onayladı. “Yan kuruluşa katıldığında, Zifu Öğrencisi olmadığın takdirde dağdan ayrılamazsın.”

 

“Dağdan ayrılamaz mıyım?” Ning’in aklı karışmıştı.

 

Üstat Mu konuştu. “Yağmurejderi Korumaları’nın üssü geniş bir dağ tepesindedir. Yan kuruluşlar da orada yer alıyor! Eğer Zifu Öğrencisi bile olmayı başaramazsan dağda yaşlanıp gideceksin. Zifu Öğrencisi olduğun takdirde dağdan ayrılabilecek olsan da yine de çoğu zamanını dağda geçireceksin zira dağdan yalnızca emirler altında ayrılabileceksin. Gerçek bir Yağmurejderi Koruması olduğunda özgürlüğüne kavuşacaksın.”

 

Ning onayladı.

 

Aslen bu yan kuruluşun bir nevi okul olduğunu anlamıştı. Kişi Zifu’ya adım atamadığı takdirde dağdan ayrılamıyor, Zifu’ya adım atsa bile yalnızca emirler üzerine görevlere çıkabiliyordu.

 

“Yeraltı Malikanesi’ne sahibim.” Ning kendi kendine konuştu. “O kadim malikaneyi kullanan Ölümsüz Juhua milyonlarca yıl yaşayabilmiş ve bir Kayıp Ölümsüz olmasına rağmen Kutsal Ölümsüzlere bile kafa tutabilmiş bir insandı… Yeraltı malikanesinde incelemem gereken çok sayıda gizem bulunuyor. Zifu’ya adım attığımda kontrol tılsımını bağlayabileceğim. Bu yüzden yan kuruluşa girmek için acele etmeme gerek yok, değil mi?”

 

Üstat Mu tekrar konuşmaya devam etti, “Ning, Kırlangıç Dağı’nda sana rehberlik edebilecek kim olabilir ki? Senin gibi doğuştan yetenekli kişilerin geniş ufuklara sahip olmaları gerekir.”

 

“Teşekkürler, Üstat.” Ning biraz düşündükten sonra başını iki yana salladı. “Üstat, sanıyorum siz de annemin hasta olduğunu duydunuz. Şimdilik buradan gitmek istemiyorum.”

 

Üstat Mu başıyla onayladı, “Mesele böyle olduğuna göre sana baskı yapmayacağım. Al bakalım, bu Yağmurejderi Korumaları’nın tılsımıdır. Gelecekte, Sakinsu Şehri’ne gittiğinde bir sıkıntıyla karşılaşırsan hemen bu tılsımı göster. Belki bir işine yarar.” Konuştuğu esnada üstünde Yağmur Ejderhası’nın tasviri bulunan siyah bir tılsımı çıkarıp Ning’e fırlatmıştı.

 

“Teşekkürler, Üstat.” Ning hemen tılsımı kabul etti. “Ji Ning sizden bir şey daha isteyecek, Üstat.”

 

Üstat Mu keyifle gülümsedi, “Bei Zishan meselesini halletmemde bana büyük yardımın dokundu. Seni Sakinsu Şehri’ndeki Yağmurejderi Korumaları’nın yan oluşumlarına göndermek istemiştim, ancak kabul etmeyeceğin aklımın ucundan bile geçmemişti… Bu yüzden iyiliğini nasıl ödeyeceğim diye düşünüyordum. Hadi, söyle bakalım. Eğer yardımımın dokunabileceği bir konuysa bütün kalbimle sana yardım edeceğim.”

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 21874 Üye Sayısı
  • 835 Seri Sayısı
  • 40659 Bölüm Sayısı


creator
manga tr