Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Denek 6 - 65. Bölüm: Bir Ormanda İki Garip Çift


     Güneşin batalı çok olduğu, karanlığın çöktüğü bir ormandaki tek ışık kaynakları gökyüzündeki iki ay ve yer yer görünen ateş böcekleriydi. Çekirgeler ve ara sıra yaprakları hışırdatan rüzgar dışında oldukça sessizken, bu sessizlik bir kadının acı feryadıyla kısa süreliğine de olsa bozuldu.


     Önceki antrenman alanının yakınlarında, yine dere kenarındaki başka bir açıklıkta, bir kamp ateşinin çevresindeki iki ayrı kütükte Danny ve Ursa oturuyordu. Ursa, anlından aşağı süzülen terlerle, neredeyse sesli sayılabilecek şekilde nefes alır bir biçimde kendi sol bacağına bakarken yüzünü Danny'ye çevirip konuştu: "İyileştirme gücünüz gerçekten sınır tanımıyor usta."


     O esnada ateşe bakmakta olan Danny bakışlarının yönünü çevirmeden konuştu: "Eğer bu dediğin doğru olsaydı o gün onu öldürmek zorunda kalmazdım." Ursa'ya bu konu hakkında daha fazla düşünme fırsatı vermeden Danny yüzünü Ursa'ya çevirip konuyu değiştirdi: "Bu arada, gerçekten iyi gidiyorsun. Bu gidişle birkaç güne bu tip durumlarda çığlık atmayacak dirayete ulaşacaksın."

 


     Değişen konuya anında uyum sağlayan Ursa konuştu: "Sizin isteğiniz olduktan sonra, ne kadar acı çektiğim önemli değil." Bunun ardına Danny konuştu: "Bu benim isteğim ama istediğim şey acı çekmen değil, ilerideki birtakım aşırı durumlarda hayatta kalma olasılığının artması. Yaptığım şey sana acımasızca gelebilir, ki öyle zaten, ama bu ileride hayatını kurtaracak. Unutma ki..."

 


     Danny sözünü bitirmedi ve Ursa'nın devamını getirmesini beklercesini eliyle ona doğru jest yaptı. Bu jeste binayen Ursa devamını getirdi: "Bir sorunla başa çıkmakta en başarılı olanlar, o sorunu çözmeyi daha önceden tecrübe etmiş olanlardır." Danny konuştu: "Kesinlikle."

 


     Aradan bir süre geçti ve tekrar başını ateşe çevirmiş olan Danny sordu: "Yine mi yaramazlık peşindesin?" Oturduğu yerden kalkmış olan Ursa, Danny ile izlediği ateşin arasına girdi. Yüzü Danny'ye dönecek biçimde Danny'nin kucağında yerini alıp kollarını ve bacaklarını Danny'ye dolayan Ursa, Danny'nin dudaklarına yapışmadan hemen önce muzip bir gülümsemeyle cevapladı: "Evet, kesinlikle yaramazlık peşindeyim."

 


      Aradan geçen sürenin ardından Danny ve Ursa yarı çıplaktı. Ursa, sevişme sonrası tekrar Danny'nin dudaklarına yapışmışken Danny'nin dudaklarını kendilerinkinden ayırması sonucu sordu: "Ne oldu?" Danny konuştu: "Bu gecelik bu kadar yeter." Bunun üzerine Ursa endişeyle konuştu: "Ama sadece üç kere yaptık! Bundan daha fazlasını yapabildiğinizi biliyorum! Yoksa benden sıkıldınız mı?"

 


     Danny Ursa'yı kucağından indirirken konuştu: "Sadece beni dinle ve üstünü giyin." Bunun ardından Ursa istemsizlikle giyinmekten başka bir şey yapamadı. Danny için giyinmek sadece göğsündeki diske dokunmaktan ibaretti. Giyindikten sonra Danny'nin yanına oturan Ursa en azından Danny'ye yaslanmakla yetinmek niyetindeyken arkasından gelen bir hışırtı sesiyle başını çevirip arkasına baktı.

 


     Bir kadının yumuşak sesi duyuldu: "Rahatsızlık verdiğimiz için özür dileriz." Ardından da bir erkek sesi geldi: "Uzaktan ateşinizi gördük." Ursa gelenleri inceledi. Kadın oldukça uzundu ve bir elfe göre bile uzun kulakları vardı. Orta yaşlı görünen kadının ten rengi Danny'ninki kadar olmasa da oldukça açık bir tondaydı ve gözleriyle omuzlarının aşağısına kadar inen düz saçları yeşil renkteydi. Uzun-ince yüz yapısı da vücudunun oturaklılığıyla uyumlu bir biçimde çok güzeldi. Kollarını kaplayan ve dizlerinin aşağısına kadar inen beyaz elbisesi, yer yer deri parçalarıyla kaplıydı. Bu şekilde hareketi zerre kısıtlanmıyorken bir miktar koruma da sağlıyordu. Belindeki kınında da bir hançer taşıyordu.

 


      Adamın boyu ortalama bir erkeğinki kadardı, ki bu onu yanındaki kadından daha kısa yapıyordu. Uzun kulakları bir elf olduğunu belli ediyordu ve ten rengi kahverengi-siyah arası bir renkken gözleri kahverengiydi ve kısa olan düz saçları siyahtı. Vücudu yapılı değildi. Yuvarlak yüzü de oldukça yakışıklıydı. Sadece boynundan yukarısını ve ellerini açıkta bırakan deri bir zırh kuşanmıştı. O da belinde yanındaki kadın gibi kılıfında hançer taşıyordu.

 


     Ardından Danny de kafasını çevirip konuştu: "Sorun değil, orman benim değil nasılsa." İki elf de Danny'yi gördükleri zaman benzer endişeli düşüncelere kapıldılar. Hissettikleri tehdit seviyesinin sahibinin iyi huylu biri olmasını umarak gelmişlerdi ama olabilecek en berbat ikinci şey olmuştu. Birincisi o tehdit seviyesinin bir canavara ait olmasıydı, ki bu tip canavarlar ateş yakıp kamp yapmadıkları için bu oldukça olasılık dışıydı. İkinci en kötü senaryoysa tabii ki o tehdit seviyesindeki canlının bir insan olmasıydı.

 


     Erkek elf mümkün olduğunca bozuntuya vermeden konuştu: "Yine de, açıkça bu kamp alanını siz kurmuşsunuz ve biz de izinsiz geldik." Kadın elf ekledi: "Evet, en iyisi biz gidelim." Elfler arkalarını dönüp gitmek üzerelerdi ki Danny konuştu: "Gitmek mi? Ateşi görüp geldiğinizi söyleyen siz değil miydiniz? Hem, bu karanlıkta nereye gitmeyi düşünüyorsunuz? Geceleri dolaşmanın daha tehlikeli olduğunu söylememe gerek yok herhalde."

 


     Geceleyin ormanda dolaşmaktansa geceyi burada geçirmenin daha güvenli olduğu bir gerçekti. Birbirlerine baktıktan sonra bir karara varmış gibi görünen elfler ateşin diğer tarafındaki kütüğe ilerleyip oturdular.

 


     Ardından Danny konuştu: "Ben Danny." Ursa da konuştu: "Ben de Ursa." Danny sordu: "Peki ya siz?" Kadın elf konuştu: "Ben Minda..." Eliyle yanındaki elfi gösterirken devam etti: "Bu da kocam Dunmo." Dunmo ekledi: "Tanıştığımıza memnun olduk." Minda da ekledi: "Evet, memnun olduk."

 


     Ursa da aynısını söyleyecekken Danny önce davrandı: "Ben de memnun oldum, derdim ama sizi yeterince iyi tanımadan kurabileceğim bir cümle değil. Bence siz de hemen dememelisiniz."

 


     Ufak bir sessizliğin ardından Danny sordu: "Yanınızda hiç aydınlatma aracı görmüyorum. Karanlıkta yolunuzu nasıl buluyorsunuz? Büyüyle mi?" Minda cevapladı: "Evet, basit bir ışık büyüsü."

 


     Yine ufak bir sessizliğin ardından bu sefer sessizliği bozan Ursa oldu: "Siz diğer elflerden farklı görünüyorsunuz." Minda cevap bekleyen bakışlarla kendisine bakan Ursa'ya bakıp tebessüm ederek konuştu: "Evet, görebileceğiniz üzere ben bir ay elfiyim. Kocam da..." Dunmo onun yerine devam etti: "Ben de bir kara elfim. Biraz alışılmadık bir çiftiz."

 


      Danny konuştu: "Hangi tür olursa olsun elfler hep genç gösteriyor sanırım." Minda konuştu: "Evet, ben 67 yaşındayım. Dunmo da 73." Ardından Dunmo Ursa'ya bakıp konuştu: "Bu zamana kadar birçok bestian gördüm ama seninki gibi kulaklara sahip olanını hiç görmedim."

 


     Minda sordu: "Kuyruğunu görebilir miyiz?" Ursa cevapladı: "Kuyruğum kıyafetimin içinde. Yani gösterebileceğimi sanmıyorum." Minda yine sordu: "Kıyafetinin içinde mi? Rahatsız olmuyor musun?" Ursa cevapladı: "Alt türüm ayı olduğu için kuyruğum küçük. Bu yüzden sorun olmuyor."

 


     İki elf de şaşırdı ve Minda konuştu: "Ayı tipi bir bestian mısın? Demek nesliniz tükenmemiş." İki elf de şaşkınlıklarını kısa sürede dindirdi ve Dunmo Danny'ye sordu: "Ve siz..." Danny devam etti: "Görünüşüm ve kıyafetlerim garip, biliyorum. İlk kez duyduğum bir şey değil." Dunmo konuştu: "Aslında alışılmışın dışında diyecektim."

 


     Danny konuştu: "Sorun yok, garip olduğu bir gerçek." Ardından Danny çantasından derisi yüzülmüş bir tavşan çıkarırken konuştu: "Aç olmalısınız." O boyuttaki bir çantadan öyle bütün bir tavşan çıkınca iki elfin de gözleri genişlerken Minda konuştu: "O bir boşluk çantası mı? İlk kez birini bu kadar yakından görüyorum." Danny konuştu: "Bunu 'Evet, açız.' olarak mı kabul etmeliyim?"

 


     Tavşan pişmişti ve Danny hariç herkes tavşandan yerken Minda sordu: "Siz neden yemiyorsunuz Bay Danny?" Ursa Danny'nin yerine cevapladı: "Ustam yemeye ihtiyaç duymaz." Dunmo şaşırarak konuştu: "Gerçekten mi? Böyle bir şey mümkün olabilir mi?" Minda da şaşkınlıkla konuştu: "Böyle bir şey inanılmaz."

 


      Ardından Minda devam etti: "Ursa size usta dedi. Onun eğitmeni misiniz?" Danny cevapladı: "Aslında Ursa benim kölem." Bunun ardından iki elf de şaşırarak Danny'ye sırnaşmış bir biçimde tavşan etini yiyen Ursa'ya baktılar. Bir köle için fazla bakımlı ve hayat doluydu, efendisine olan sevgisini görememek için de kör olunmalıydı zaten.

 


     Buna benzemekle yetinen durumlara insan-insan ya da insan olmayan-insan olmayan kölelik ilişkilerinde rastlamak çok nadir olsa da mümkündü. Lakin insan-insan olmayan bir kölelik ilişkisinde, hem de efendi olan taraf insanken, aynı türler arası kölelik ilişkilerinde bile görülemeyecek kadar ileri derecede olması... İşte bu hiçkimsenin, ömründe bir kez bile görmeyi ummayacağı bir şeydi.

 


     Bütün bu düşünce selinin ardından hala şaşkınlıklarını üzerlerinden atamayan elf ikilisinden Minda konuştu: "Bu arada, misafirperverliğiniz için çok müteşekkiriz." Dunmo ağzında yemek olduğundan dolayı kafa sallayarak katılmakla yetinebildi.

 


     Danny konuştu: "Sözünü bile etmeye gerek yok. Misafirperverliğin kutsal bir değer olduğu öğretildi bana." Minda konuştu: "Bunu size öğreten kişi bilge biri olmalı." Danny konuştu: "Biri değil, bir toplum."

 

     Minda duyduklarına anlam vermeye çalışırken Dunmo ağzındaki lokmayı yutup konuştu: "Siz gerçekten diğer insanlardan farklısınız Bay Danny." Danny konuştu: "Garip olduğumu dile getirmiştim zaten." Dunmo konuştu: "Hayır, yani kastettiğim şey davranışlarınız. İnsan olmayan insansılara olan tutumunuzda en ufak bir ırkçılık emaresi yok. Başta sizin de diğer insanlar gibi olduğunuzu düşünmüştük. Bunun için çok özür dileriz." Bu konuştuklarının hemen ardından Dunmo kafasını eğdi. Minda da neredeyse eş zamanlı bir biçimde kafasını eğdi.

 


     Olanları gören Danny konuştu: "Lütfen başınızı kaldırın." Bunun ardından iki elf de başlarını kaldırdı ve Danny devam etti: "Bunun için özür dilemenize gerek yok. Bu zamana kadar istisnasız bir şekilde, karşılaştığınız tüm insanlar size ırkçı tavırlar sergilemeden edemediğinde karşınıza çıkacak herhangi bir insanın diğerlerinden farksız olduğunu beklemeniz kaçınılamaz bir şey. Bence burada siz benden değil, insanlığın geri kalanı sizden özür dilemeli."

 


      Bunları dinledikten sonra yüzlerinde tebessüm oluşan elf çiftinden Dunmo konuştu: "İşte ben de tam olarak bundan bahsediyordum. Keşke diğer insanlar da sizin gibi olsaydı." Ardından Ursa, Danny'ye iyice sırnaşırken ekleme yaptı: "Benim ustam bir tanedir!"

 


     Tüm bunlardan sonra artık tüm gerginlikler uçup gitmişken Danny sordu: "Peki hep böyle zırhınızı kuşanıp belinizde hançerlerle karı-koca ormanda romantik gece yürüyüşlerine mi çıkarsınız?" Bu sorunun üstüne gülümsemelerini kaybedip hafif hüzünlü ifadeler takınan elf çifti önce birbirlerine baktı. Ardından Dunmo Danny'ye bakıp anlatmaya başladı: "Aslında..."




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1318

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1118

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 930

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 851

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 737

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 690

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 667

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 573

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 540

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 436

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 146

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 115

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 84

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 72

Site İstatistikleri

  • 17107 Üye Sayısı
  • 473 Seri Sayısı
  • 23026 Bölüm Sayısı


creator
manga tr