Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Denek 6 - 64. Bölüm: Beklenmedik Sorun


     Karışık ağaçların bulunduğu, sık olmayan bir ormanda bir iblis yürüyordu. İmplere benzeyen bu iblis bir impten farklı olarak 170 cm boyundaydı ve vücut yapısı da kas çalışmış bir adamınkine benziyordu. Bunun dışında, taşıdığı çatallı mızrak da dahil olmak üzere pek de farklı bir yanı yoktu.

 

 

     "İşte buradasın." Arkasında bu sesi duyan iblisin, kafasını mümkün olduğunca arkaya çevirip sesin kaynağıyla görsel temas sağlamasıyla, zorla tok sayılabilecek bir "GEEEEAAK!" sesiyle üzerine atılması bir oldu. İblisin mızrağı doğrudan sesin sahibinin yüzüne denk geldi ama yüzüne saplanmadı. Onun yerine mızrağın kabzası o kadar esnemeye dayanamayarak bir çatırtı eşliğinde kırıldı.

 

 

     Bunun akabinde dengesini kaybeden iblis, istemsizce yüzüstü yere kapaklandı. Tekrar ayaklanmak için kollarından destek almaya çalışan iblis aniden ensesinde keskin bir acı hissetti, ardından da gözlerine perde indi.

 

 

     Bayılttığı iblisi omzuna alan Danny düşündü: "Üç tanesiyle de başa çıkabiliyor ama şu an iki tanesi de gayet yeterli." Ardından Danny taşıdığı iblise zarar gelmemesi için normalinden çok daha düşük bir ivmeyle hızlanarak ağaçların arasında ilerlemeye başladı.

 

 

     Çok geçmeden onlarca, 70 cm çapındaki çukurlarla dolu, büyükçe bir toprak birikintisinin olduğu, dere kenarı bir açıklığa vardı. Danny ve omzundaki iblis haricinde orada bulunan diğerleri, çukurlardan birine sadece boynundan yukarısı açıkta kalacak şekilde gömülmüş, baygın olan bir diğer iblis ve normalde giymiş olduğu elbisesinin yerine post zırh kuşanmış olan Ursa'ydı.

 

 

     Danny'nin bir diğer iblisle geldiğini gören Ursa, Danny'nin yanına geldi ve konuştu: "İkincisini çok hızlı bir şekilde bulmuşsunuz." Danny; sırtındaki iblisi, diğer iblisin yanındaki çukura koyarken konuştu: "Evet ama bu çevrede daha fazlası kalmadı. Sonrakiler için daha uzaklara gitmem gerekecek." İblisi çukura yerleştiren Danny hızlıca çukurdaki boşlukları, toprak birikintisi vasıtasıyla doldurdu.

 

 

     Yeni getirdiği iblisi de diğer getirdiği iblis gibi gömen Danny çantasından iki tane su dolu deney tüpü çıkarıp iblislerin kafalarına bocaladı. Danny tüpleri çantasına koyarken iblislerin göz kapakları da o esnada açılma emareleri göstermeye başladı. İblisler tam ayılmamışken bir ağaç dalının tepesine zıplayan Danny'yi gören Ursa, hafif bir endişeyle söyledi: "Usta?" Ormanın içlerine doğru bakan Danny konuştu: "Sen onlarla uğraşırken ben diğer beluaları arayacağım." Ursa neredeyse kendilerine gelmiş ve hırıltılar çıkarmaya başlamış iblislere bakıp tekrar başını Danny'ye çevirip sordu: "İki beluayla mana kullanmadan dövüşmem gerçekten uygun mu?"

 

 

     Kafasını ormanın içlerinden Ursa'nın endişeli yüzüne çeviren Danny konuştu: "Ne bu yersiz telaş? Dün aynı şartlar altında üç tanesiyle kapışmadın mı? Sadece öğrendiklerine sadık kal. Bir sorun olmayacak. Yine de, gömüldükleri yerden çıkmadan önce duruşunu almanı tavsiye ederim."

 

 

     Aniden yükselen "GEEEAAK, GEEAK!" seslerini duyan Ursa başını, çoktan ayılmış ve gömüldükleri yerden çıkmak için çabalayan belualara çevirdi. Sonra tekrar Danny'nin olduğu yere bakıp Danny'nin artık orada olmadığını gören Ursa, kendisinin de kaynağını anlayamadığı endişesini mümkün olduğunca bastırmaya çalışıp, bir yandan yapacağı duruşu aklından geçirirken bir yandan da duruşunu almaya başladı: "Rakiple doğru açı oluşturacak şekilde dur. Arkadaki kolu yüzün yan tarafını ve karnı koruyacak pozisyonda tut. Elleri yumruk pozisyonuna getir ama fazla sıkı olmasın. Aradaki mesafeyi abartmadan, güçsüz olan ayağı parmak uçları rakibe denk gelecek şekilde biraz öne getir. Ayakları birbiriyle paralel tutma. Topukları yerden kaldır. Kafayı hafif eğerek çeneyi göğse yaklaştır. Öndeki kolu yukarıda tut. Tüm bunları yaparken vücudu zorlama ve rahat ol, ki rakibin hareketlerini daha kolay görebil."

 

 

     Ursa pozisyonunu aldıktan kısa bir süre sonra belualardan biri çukurdan kurtulmayı başarıp direkt Ursa'ya doğru koşmaya başladı. Belua Ursa'ya oldukça yaklaşmışken Ursa bir adım ileri sekip, beklenmedik bir şekilde arayı kapayıp öndeki kolunu kullanarak beluanın burnuna düz yumruk geçirdi.

 

 

     Burnuna denk gelen, omuzdan destekli ve ayı türü bestian kaynaklı bu yumruk, manayla desteklenmemesine rağmen implerden birkaç kat daha dirayetli bu iblis türünün kırık bir burunla, acı bir ciyaklama eşliğinde yere yıkılmasına engel olamadı. Yere yıkılan beluanın kurtulmasından hemen sonra kurtulmuş olan diğeri, Ursa diğer beluayla uğraşırken yeterince Ursa'ya yaklaşma fırsatı bulmuşken Ursa'nın arkadaki kolunu kullanarak karnına denk gelen dirsek darbesiyle karşılaştı.

 

 

     Bu dirsek beluayı devirmeye yeterli olmamıştı ama Ursa da henüz durmaya niyetli değildi. O darbenin ardından diğer kolunu kullanarak beluanın elmacık kemiğine bir dirsek darbesi daha vurdu. Bu da beluayı devirmeye yetmemişti ki Ursa gerideki bacağını kullanarak yüksek bir diz darbesiyle beluanın çenesine vurmayı hedefledi. İsteğine ulaşamadı ve beluanın sadece karnına vurmayı becerebildi.

 

 

     Karnına gelen bu son darbeyle geriye seken belua zorla da olsa dengesini korumayı ve ayaklarının üstünde kalmayı başardı. Belua, karnına üst üste aldığı sert darbeler sonucu istemsizce sivri dişlerinin arasından akan salyalar eşliğinde Ursa'ya gözünü dikti. Darbenin hemen ardından duruşuna geri dönen Ursa da kendisine dikkat kesilen beluaya odağını verdi.

 

 

     Bu oldukça acemice bir hataydı çünkü ilk yere yıktığı, dibinde yatmakta olan beluanın artık yerde yatmıyor olduğunu farkettiğinde o belua, ucu ucuna pençe sayılamayacak tırnaklarıyla Ursa'nın sağından ona darbesini indirmekteydi. Odağını tekrar dibindeki beluaya veren Ursa zorla da olsa arkadaki koluyla, yüzüne doğru gelen darbeyi bloklamayı başarabildi ve hemen ardından öndeki koluyla beluanın sağ kulağına bir kroşe geçirip beluayı tekrar yere yıktı.

 

 

     Ursa yüzünü o darbeden korumayı başarmıştı ama kolu da bundan nasibini almıştı. Post zırhı hiçe sayan o tırnaklar Ursa'nın kolunda derin tırnak yaraları açmıştı. O beluayı devirmişken diğeri tekrardan Ursa'ya atıldı.

 

 

     Aradan geçen kısa bir sürenin ardından sonunda iki belua da yerdeydi ve ikisi de bir daha ayılacakmış gibi durmuyordu. Bu kavgadan tek bir yarayla kurtulan Ursa nefesini tekrar düzenlemeye çalışırken sol omzunda hissettiği bir dokunuşla refleksif olarak arkasını döndü. Karşısında her zamanki soğuk ifadesiyle Danny'yi görünce tüm gerginliği uçup giderken konuştu: "Siz miydiniz usta? Her zamankinden erken dönmüşsünüz."

 

 

     Danny, Ursa'nın dediklerinden bağımsız bir şekilde konuştu: "Kolunu getir." Bunun ardından Ursa yaralı kolunu Danny'ye uzattı. Danny hasarlı post zırhı kolundan çıkarırken Ursa sordu: "Peki yakaladığınız belua nerede?" Danny cevapladı: "Belua falan yok." Ursa sordu: "Neden?" Danny konuştu: "42 saniye."

 

 

     Sorduğu soruya çok alakasız bir cevap aldığını düşünen Ursa anlamadığını dile getirmek üzereyken Danny devam etti: "Bu beluaları yenmen 42 saniye sürdü. Dün üç tanesini yenmen 18 saniyeni almıştı. Dün tek bir sıyrık bile almamışken bugün böyle bir yara aldın. Az önce nasıl bir performans sergilediğinden haberin var mı? İlk baştaki direğin dışında etkinliğin oldukça düşüktü. Biri o kadar yakınına girdiğinde yapacağın son şey değil, ilk şey diz darbesi olmalıydı. Madem dirsek attın, arkadaki kolunla yaptığın dirsek darbesine vücudunu bir miktar döndürerek güç katmalıydın. Öteki türlü açığa çıkan güç elinin tersiyle vurarak açığa çıkarabileceğinden öte olmaz. Peki ya o attığın dize ne demeli? O kadar yükseği hedefleyen bir dizi, hedefine ulaştırmak için vücudunu hafif geriye çekip dizini iyice ileri itmeliydin. Odağını tek bir rakibe vermek de oldukça korkunç bir hataydı, teke tek dövüşlerde bile yapılmaması gereken bir hata; tehlikenin nereden, ne zaman geleceğini asla bilemezsin. Beluanın tırnaklarını bloklamak mı? Post zırhın öyle bir durumda kağıt gibi yırtılacağını ve öyle durumlarda bloklamak yerine savuşturmak gerektiğini biliyorsun. Bir de ilki hariç diğer yumrukların... O yumrukları atarken hemen hemen hiç kalçalarından güç almadın. Etkili olan yumrukların da sadece rakiplerinin hassas noktalarına denk getirdiğin yumruklardı. Yaptığın hatalar listesi hala uzun ama senin ana noktayı anladığına eminim. Şimdi söyle bana, tam olarak ne oldu?"

 

 

     Ursa, kendisi de olanlara anlam veremez bir şekilde, hüznü belli olurken konuştu: "Ben... Ben... Ben ne oldu bilmiyorum usta! Gerçekten çok üzgünüm! Sizi hayal kırıklığına uğrattım!" Danny Ursa'nın yarasını çoktan iyileştirmişti ve gözleri dolmuş olan Ursa'yı göğsüne yaslatıp elini kafasının üstüne koyduktan sonra konuştu: "Hayır, yanılıyorsun. Hatta dürüst olmak gerekirse beklentilerimi oldukça aşıyorsun. Daha eğitiminin onuncu gününde kaç kişi böyle bir performans gösterebilir haberin var mı? İlk kez fiziksel-bedensel zekası bu kadar yüksek olan biriyle karşılaşıyorum. Ama şunu da söylemem gerekir ki dünkü sergilediğin performansa oranla bugünkü performansındaki düşüş, beklentilerimi aşan bir başka unsur. Bu sorunun kaynağına inmemiz gerekiyor."

 

 

     Ursa kafasını iyice Danny'nin göğsüne gömerken sordu: "Yani sizi hayal kırıklığına uğratmadım mı?" Danny cevapladı: "Gerçekten onca konuştuğum şey arasından takıldığın şey buysa hayır, hayal kırıklığına uğratmadın." Ursa bütün bunların ardından tekrar sevincini kazanmışken Danny'nin kendisini ondan ayırmasıyla Danny'nin yüzüne bakıp sordu: "Şimdi yeni belualar bulmaya mı gideceksiniz?"

 

 

     Üç adım daha geriledikten sonra Danny cevapladı: "Hayır." Ardından Ursa'ya öğretmiş olduğu duruşu bir çırpıda, ustaca aldıktan sonra devam etti: "Bugünlük, benimle dövüş antrenmanı yaptığın kısma erkenden geçiyoruz." Bunu duyan Ursa da peşi sıra duruşunu aldı ve ustayla öğrencinin dövüşü başladı.

 

 

Yazar Notu: Selamlar. Birçoğunuzun farketmiş olabileceği üzere sitede bir problem var. Yazıları düzenleme opsiyonlarının hiçbiri görünür değil. Yazılar kalınlaştırılamıyor, eğikleştirilemiyor, metin ortalanamıyor ve hatta paragraf arası boşluklar dahi oluşmuyor. Haliyle ortaya göze hitab etmeyen, özensiz gözüken metinler açığa çıkıyor. Sitedeki sorun düzelene kadar ben de, sizler de bu şekilde devam etmek zorundayız. Sorun düzeltildiği takdirde bu düzenlenememiş bölümler düzenlenecektir. Keyifli okumalar. 

 

Edit: Site düzelmiştir ve düzenlenememiş olan bölümler de düzeltilmiştir.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1259

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 891

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 822

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 660

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 602

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 523

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 377

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 195

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 99

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15565 Üye Sayısı
  • 507 Seri Sayısı
  • 20944 Bölüm Sayısı


creator
manga tr