“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

Denek 6 - 63. Bölüm: Tırpankuşu Derebeyliği'nden Ayrılış


     Tırpankuşu Derebeyliği'nde yeni bir gün ağarmıştı. Ağarmış olan güne gözlerini yeni açan Ursa, daha yatakta doğrulup etrafına bakmadan önce gece yaşananları hatırlamasının etkisiyle yüzüne istemsiz bir gülümseme yerleştirdi. Yatakta doğrulup kepenkleri açık olan cama bakan Ursa anlamlandıramadığı bir biçimde güneşin normalden daha parlak olduğunu hissetti.

 

 

     Kısa bir süre dışarı baktıktan sonra kafasını sandalyede oturan ve masanın üstünde bir şeylerle uğraşan Danny'ye çevirip heyecanlı bir şekilde konuştu: "Günaydın usta!" Danny bakışlarını yaptığı işten çevirmeden konuştu: "Günaydın." Ursa'ya dönüp baktı ve konuşmaya devam etti: "Bakıyorum da ağzın kulaklarına varmış."

 

 

     Ursa daha önce hiç böyle bir deyim duymamıştı ama anlamlandırması çok uzun sürmedi, ardından konuştu: "Evet, gece yaptıklarımızı düşündükçe heyecanlanmadan edemiyorum. O kondisyon antrenmanından sonra bir daha nefes nefese kalmam diye düşünüyordum ama resmen benim nefesimi kestiniz."

 

 

     Danny istifini bozmadan konuştu: "Onun muhtemel sebebi ağzını tıkamış olmamdı." Ursa, duyduklarından sonra yüzü kızarırken hafif titreyen bir sesle itiraz etti: "Hayır, demek istediğim o değildi!" Danny sükunet dolu tavrıyla devam etti: "Haklısın, daha doğrusu sen ağzını zorla tıkattın. Tanıdığım Ursa'nın bu kadar tutkulu ve şehvetli tavırlar takınabileceğini bilmiyordum."

 

 

     Ursa iyice yüzü kızarırken konuştu: "Lütfen öyle sesli söylemeyin usta." Danny kafasını önündeki işe çevirdi ama konuşmayı kesmedi. "Bu arada, o anormal gücünle kasıklarının ne denli kasıldığından haberin var mı? İyi ki normal ötesi bir bünyem var da bir şey olmadı. Öteki türlü çüküme olacakları düşünmek bile istemiyorum."

 

 

     Ursa utancından dolayı ağzından tek bir kelime bile çıkaramayacak raddeye gelmişti ki Danny konuyu değiştirdi: "Bu kadar utanca yeterince ayılmış olman gerek. Şimdi kalk da bir duş al. Buna feci halde ihtiyacın var." Ursa da kısa sürede öyle olduğunun farkına vardı. O kadar saatler süren ilişkinin ardından kimin ihtiyacı olmazdı ki?

 

 

     Ursa battaniyeyi üzerinden çekti ve banyoya doğru yönelmek yerine Danny'nin yanına gitti. Danny yaptığı işten kafasını çevirmeden konuştu: "Çıplak vücudunla beni etkilemeye çalışacağına git duşunu al." Ursa gülümsemeyle söyledi: "Denemekten zarar gelmez diye düşündüm."

 

 

     Ursa Danny'nin önündeki şeylere bakıp konuşmanın yönünü değiştirdi: "Tam olarak ne yapıyorsunuz?" Danny elindeki yarısı şeffaf-pembe sıvı dolu deney tüpüne bakarken cevapladı: "Ölüm Ormanı'nda bulunduğum ilk zamanlarda çeşitli canlılardan aldığım örnekleri inceliyordum. An itibariyle hepsinin detaylı incelemesini tamamladım ve elde vaaaaar... Sıfır. İlk başlarda o canlılarla ilgili özel bir şeyler olduğunu düşünmüştüm ama şimdi öyle görünüyor ki onlarla ilgili özel olan her şey tamamen büyüyle alakalı. Önümdekiler de dahil olmak üzere incelediğim hiçbir örnekten işe yarar bir şey çıkmadı."

 

 

     Ursa sordu: "Peki onlarla ne yapmayı düşünüyorsunuz?" Danny cevapladı: "Aslında satmayı düşünmüştüm ama kimsenin Ölüm Ormanı'ndan gelen ürünlerin ticaretini yaptığımı düşünmesini falan istemem. Üstüne parayla ilgili zerre sıkıntımızın da olmadığını hesaba kattığımızda, yol üstünde bir yerde onlardan kurtulmak yapabileceğim en iyi şey."

 

 

     Ursa başka bir soru yöneltti: "Yol üstü? Nereye gidiyoruz? Eğitim alanına gidip yeni eğitimlere mi başlayacağız?" Danny konuştu: "Senin eğitimin bir yana; hayır, eğitim alanına gitmiyoruz. Buradan ayrılacağız, temelli." Ursa yine sordu: "Ayrılmak için bu zamana kadar benim kondisyon eğitimimin bitmesini mi bekliyorduk?" Danny cevapladı: "Hayır, benim eğitimimin bitmesini bekliyorduk." Danny Ursa'nın bir anda soru işaretleriyle dolup taşan yüz ifadesine bakıp konuştu: "Daha fazla oyalanma ve duşunu al. Daha sonra açıklarım."

 

 

     Ursa merakını zaptedip konuştu: "Peki usta." Ardından yüzüne tekrar gelen bir gülümsemeyle söyledi: "Ama ondan önce..." Kendi sözünü kesti ve eğilerek Danny'nin dudaklarından öptü. Geçen gece olanların aksine bu öpücük sadece bir atıştırma sayılırdı. Ursa dudaklarını Danny'ninkilerden ayırıp yüzünden hala kaybolmamış gülümsemesiyle konuştu: "O zaman ben bir duş alayım." Ardından neşeli mırıldanmalar eşliğinde banyoya ilerledi. Arkasından Ursa'ya bakan Danny düşündü: "Acaba neden an itibariyle daha cürretkar olacakmış gibi hissediyorum?" Ardından önüne döndü ve önündeki malzemeleri çantasına geri koymaya başladı.

 

 

     Aradan geçen dakikaların ardından Ursa banyodan çıktı ve yatağın başında asılı duran kıyafetlerine yürüdü. Kıyafetlerini alırken bir anda aklına bir şey gelmiş gibi gözleri genişçe açıldı ve gözleriyle yatağın üstünü yoklamaya başladı. Gözleriyle aradığını bulamayan Ursa artan endişesiyle kıyafetlerini aldığı yere geri bırakıp battaniyeyi evirip çevirmeye, yatağın üstünü elleriyle yoklamaya başladı.

 

 

     Pencerenin kenarına yaslanmış, eşyalarını çoktan toplamış, en başından beri Ursa'nın yaptıklarını izleyen Danny sordu: "Sorun ne? Neyini kaybettin de arıyorsun? Umarım aradığın şey bekaretin değildir." Ursa enişesini belli eden bakışlarla Danny'ye bakıp cevapladı: "Aslında aradığım şey onun gibi bir şey." Danny, Ursa'nın devam edip söylediklerini mantıkı kılmasını bekler bir şekilde sağ gözünü kısarak Ursa'ya baktı. Ursa devam etti: "Aradığım şey kan. Hani, bekaretimi kaybettiğimde akması gereken. Ama burada hiç kan yok. Usta, yemin ederim ki ben bakireydim! Böyle bir şey nasıl mümkün oldu bilmiyorum!"

 

 

     Danny yüzünü eski haline getirmiş bir şekilde konuştu: "Seni endişelendiren şey bu muydu yani?" Ursa hala endişeli ve üstüne bir miktar şaşkınlık eklenmiş bakışlarla Danny'ye bakmaya devam etti. Danny de açıklamaya devam etti: "İçini rahatlatacaksa söyleyeyim. Dediğin üzere bakireydin, geçen geceye kadar. Kanı bulamıyorsun çünkü sen uyurken onu temizledim, uyandığında bir de onun temizliğiyle vakit kaybetmeyelim diye. Niye böyle bir şeye önem verdiğimi soracak olursan... Kimsenin seks hayatımızla ilgili fikir sahibi olmasına gerek yok."

 

 

     Bir anda üzerinden bir yük kalktığını hisseden Ursa muzaffer bir edayla Danny'ye söyledi: "Utanma duygunuzun olmadığını söylememiş miydiniz usta?" Danny zerre ifadesini değiştirmeden cevapladı: "Haklısın, benim yok ama senin var." Ursa'nın muzaffer edası yüzünden silinirken Danny devam etti: "Hadi artık, giyin de gidelim." Ursa daha fazla bir şey demedi ve giyinmeye başladı.

 

 

     Kalenin kapısının önünde nöbet tutan muhafız kendisine seslenildiğini düşündüğü bir ses duydu: "Hey, muhafız." Bu sesle kafasını yana çeviren muhafız kendisine seslenenin Danny olduğunu gördüğünde bir anda afalladı ama kendini kısa sürede toplayarak konuştu: "Buyurun Efendi Danny, bir şey mi istemiştiniz?" Danny konuştu: "Kralına buradan temelli ayrıldığımızı söyleyebilir misin, ya da en azından ona söyleyeyecek birine." Muhafız bu beklenmedik cümlenin artçı afallatma etkisinden sonra yine kendini kısa sürede toparladı ve konuştu: "Tabii söylerim."

 

 

     Ardından Danny muhafızın söyleyecek başka bir şeyinin olup olmadığına bakmaksızın yürümeye başladı. Ursa hemen Danny'nin yanında yerini aldı. Yürürlerken Ursa sordu: "Veda etmek istediğiniz birileri yok mu?" Danny konuştu: "Kimleri kasdediyorsun, İsnelya'yla Luna'yı mı? Onlarla o kadar yakın bir ilişkim yok." Bunun üzerine Ursa başka bir şey sormadı ve yürümeye devam ettiler.

 

 

Yazar Notu: Herkese selamlar. Evet, uzun bir aradan sonra tekrar buradayım. Bu sıkıcı yazar notuna mahcubiyetimi dile getirerek başlamak istiyorum. Geçen yarıyıl tatilinde 1 ay boyunca her gün bölüm atacağımı söylediğim halde sadece 6 bölüm atabildim. Bunun da üstüne yine önceden yaşanmış olduğu gibi duyuru da yapmadım. Bunlar için sizlerden özür diliyorum. Şu anki duruma gelecek olursak... Hem bir daha benim bu mahcubiyeti yaşamamam adına, hem de sizi gelip gelmeyeceği belli olmayan bölümler yüzünden merakta bırakmamak adına bu sefer her gün bölüm sözü vermiyorum. Ama en azından bir dahaki uzun ara dönemlerinde ,ki bu da muhtemelen okulların başlangıcına doğru olur, iki elim kanda olsa dahi ara verdiğimin duyurusunu yapacağıma söz verebilirim. Kapanışı da şu tarz bir klasikle yapayım: Birileri demiş ki kral öldü, şimdi yazın KralMeco geri döndü!




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1320

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1120

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 930

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 851

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 737

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 690

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 668

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 573

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 540

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 439

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 146

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 115

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 84

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 72

Site İstatistikleri

  • 17135 Üye Sayısı
  • 476 Seri Sayısı
  • 23125 Bölüm Sayısı


creator
manga tr