Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Denek 6 - 62. Bölüm: Ursa'nın İsteği ve Siftah


     Danny ve Ursa ağaçların köklerinden sökülmesiyle oluşturulmuş olan antrenman alanındaydılar. Danny konuştu: "İşte büyük an geldi. Dün ucu ucuna kaçırmıştın. Muhtemelen bu denemende başarılı olacaksın." Bugün kondisyon antrenmanının 2. aşamasının son günüydü. Dolayısıyla Ursa için paha biçilemez bir andı. Danny bunun farkında olduğundan "büyük an" şeklinde bir söylemde bulunmuştu. Ursa önündeki su dolu kovaya ciddi bir ifadeyle baktı ve düşündü: "Şu ana kadar sırf bunun için çabaladım. Bunu başarmak zorundayım." Ursa tüm nefesini verdi ve ardından alabildiğince ciğerlerini havayla doldurmaya başladı. Ciğerlerini tamamen doldurması 10 saniyeden uzun sürmüştü ve bunu yapar yapmaz kafasını su dolu kovaya daldırmak için zaman kaybetmedi.

 

 

 

     Ursa kafasını suya daldırdığı andan beri ne kadar zaman geçtiğini bilmiyordu ama bu önemli değildi. Yapması gereken tek şey dayanabildiği kadar dayanıp nefesini tutmaktı. Zaman akarken Ursa ciğerlerinde tükenen oksijenin ve biriken karbondioksitin verdiği rahatsız edici hissi hissetmeye başlamıştı ama hala inatla nefesini tutma çabasındaydı. Biraz daha zaman aktığında Ursa daha fazla dayanmasının imkansız olduğunu hissetti ve can havliyle yaparmışçasına kafasını kovadan çıkarıp doya doya nefes almaya başladı. Danny konuştu: "Kalbin çok yavaşladı. Nabzını eski düzenine oturtmak için ısınma hareketleri uygula." Ursa nefes nefeseyken bir yandan da Danny'nin önceden öğretmiş olduğu ısınma hareketlerini uygulamaya başladı. Birkaç dakika ısınma hareketleri yaptıktan sonra Danny konuştu: "Tamam, şimdi soğuma hareketlerine geç." Ursa bir süre boyunca da soğuma hareketleri yaptıktan sonra Danny konuştu: "Bu kadarı yeterli. Nabzın eski haline döndü." Ursa soğuma hareketlerini yapmayı durdurdu. Önceden de olduğu gibi, bu ısınma ve soğuma hareketleri sayesinde sanki az önce hiç nefesini tutmamışçasına düzenli bir şekilde nefes alabiliyordu.

 

 

 

     Ustasının bildiği yöntemlerin ne kadar mucizevi olduğunu tekrar düşünürken Danny konuştu: "Bu biraz beklenmedikti. Daha düne kadar 15 dakika bile nefesini tutamıyorken şimdi neredeyse 18 dakika boyunca nefesini tutabildin." Ursa gözleri genişlerken konuştu: "O zaman bu durumda..." Danny Ursa'nın sözünü tamamladı: "Kondisyon antrenmanını başarıyla tamamladın ve sözünü verdiğim şeyi hak ettin, tebrikler." Ursa büyük bir sevinç içindeyken Danny sordu: "Eee, bir anda böylesine bir performans artışı yaşamana sebep olan isteğin ne?" Ursa bulunduğu sevinç durumundan çıkıp düşündü: "İsteğim mi? İsteğim... İsteğim... Bir dakika, bu zamana kadar ne isteyeceğimi hiç düşünmedim ki!" Ursa'nın yüzüne bakıp durumu analiz eden Danny konuştu: "Yani ne olacağına karar dahi vermediğin bir istek için mi o kadar çabaladın?" Ursa sordu: "Usta, acaba siz..." Danny Ursa sorusunu sormadan cevapladı: "Hayır, akıl okumak gibi bir yeteneğim yok. Bu, analiz-tahmin becerimin ve insan, gerçi şu anki durumda insansı desem daha doğru olur, psikolojisi hakkındaki bilgi birikimimin harmanlanması sonucu becerebildiğim bir şey." Danny düşündü: "Eğer insan psikolojisi hakkında yeterli bilgi birikimine 8 yıl önce sahip olsaydım belki bir şeyleri değiştirebilirdim."

 

 

 

     Bir anlık belirip yok olmuştu ama o esnada Danny'nin yüzüne dikkatle bakmakta olan Ursa, efendisinin yüzünde beliren hüzünlü ifadeyi fark etmişti. Bu konuda bir şey diyemeden Danny konuştu: "Şimdi düşün o halde benden isteyeceğin şeyi. Ben de o sırada yaklaşan bir impi şişleyeyim." Danny impin yaklaştığı noktaya yönelmişken Ursa ejderin geldiği günü hatırladı, efendisinin gülümsemesini hatırladı, o gülümsemeyi tekrardan görmeyi nasıl istediğini hatırladı. Danny şişleme operasyonunu halledip, Ursa'nın önüne gelip sordu: "Düşündün mü? Ne istiyorsun?" Ursa Danny'nin yüzüne ciddiyeyle bakarken sordu: "Usta, o zamanki gibi tekrar gülümseyebilir misiniz?" Danny Ursa'nın yüzüne ifadesizce bir bakış attıktan sonra aynı o zamanki gibi gülümsedi. Ursa ustsının gülümsemesini tekrardan görebilmeyi umuyordu ama onu bu kadar kısa bir süre içinde tekrar görmek... Şu anda sevinçten dört köşeydi ve tekrar kalbi eriyormuş gibi hissederken Danny tekrar ifadesini soğuklaştırıp konuştu: "Şimdi onu bunu bırak da gerçekten bir şey iste." Ursa şaşkınlıkla sordu: "Ne!" Danny konuştu: "Sana benden bir şey isteyebilirsin diyorum, sen de benden sadece sahte bir gülümseme istiyorsun. Neden biraz daha büyük düşünmeyi denemiyorsun? Bak ne diyeceğim? Kararını daha sonraya sakla. Gerçekten istenmeye değer bir şey aklına geldiğinde bana söylersin."

 

 

 

     Ursa düşündü: "Bu benim için çok büyük bir istekti ama ustam bunu istekten bile saymadı. Yani gülümsemesi yanıma kar kalmış oldu, hi hi hi(şirin bir tonla). Aslında düşününce, bu gerçekten benim istediğim şey mi? Yani tabii ki de ustamın o muazzam gülümsemesini görmeyi istiyorum ama sahte olması... Benim istediğim şey ustamın gerçek gülümsemesini görmek, aynı o zamanki gibi. Peki başka ne isteyebilirim?" Danny Ursa'nın düşüncelerini yarıda keserek konuştu: "Öyle boş boş düşüneceğine koşmaya başla." Ursa konuştu: "Koşmak mı? Kondisyon antrenmanımı tamamladım sanıyordum." Danny konuştu: "Evet, tamamladın ama bu sefer hafif tempoyla koşmayacaksın. 4 saat boyunca aralıksız depar atacaksın. Bu, kondisyon antrenmanının seni nelere kadir kıldığını göstermek için yapacağın bir şey."

 

 

 

     Ursa sordu: "Gerçekten 4 saat boyunca aralıksız depar atabilir miyim?" Danny konuştu: "Bunu kendin deneyimleyerek öğren." Ursa bir yandan koşarken bir diğer yandan da ne isteğeceğini düşünüyordu. Aradan geçen 2 saatin ardından hava oldukça kararmıştı. Ursa önünü dahi net görememeye başladığını fark edip bu durumu Danny'ye söyleyecekken bir anda etraf pasparlak hale geldi. Bu ani parlaklıktan ötürü gözü kamaşan Ursa ışığın kaynağına baktığında kafasını efendisine doğru çevirmiş bulundu. İşin garip tarafı ışığın kaynağının ustasının olduğu taraf olmasından ziyade doğrudan ustası olmasıydı. Şu anda Danny  bembeyaz bir şekilde parlıyordu. En azından kafasının, boynunun ve saçlarının parladığı söylenebilirdi çünkü vücudunun geri kalanı giydiği kıyafetten dolayı görünmüyordu. Ursa durmuş Danny'ye şaşkın şaşkın bakarken Danny konuştu: "Dinamolu el fenerinden daha etkili değil mi?" Ursa'nın tepkisi zerre değişmemişti. Danny konuştu: "Ne var? O kadar şeyi yapabiliyorum. Parlayabildiğime de şaşırmayıver ve koşmaya devam et." Ursa sordu: "Ama nası..." Kendi sorusunu yarıda keserek konuşmaya devam etti: "Düşündüm de, sormasam daha iyi." Ardından Ursa deparına kaldığı yerden devam etti.

 

 

 

     Meraklısı için, Danny'nin parlama numarası çok basitti. Yaptığı şey vücudunun yüzeyinde bulunan hücrelerin içerdiği A ve B vitaminlerini hücre zarlarında toplamaktı. Bu vitaminlerin içerdiği tiamin, niasin ve riboflavin adlı maddeler güçlü florışıl(floresan) etkisine sahipti ki florışıl maddeler ultraviyole ışığın bir kısmını soğurarak görünür spektrumda ışık yayardı. Bu da Danny'nin karanlıkta parlamasını sağlıyordu. Toplamda aradan geçen 4 saatin ardından Danny konuştu: "Süre doldu. Koşmayı bırakabilirsin." Bunu duyan Ursa koşmayı bıraktı ve farkına vardığı şey şuydu ki gerçekten de zerre yorgun hissetmiyordu, gerçi oldukça terliydi. Danny yerdeki kovayı aldı ve içindeki suyu Ursa'nın başından aşağı boca etti. Ardından neden böyle bir şey yaptığını açıklamaya koyuldu: "Terlemek; bu kadar uzun süre boyunca, bu denli bir eforun beraberinde getirdiği yükselen vücut sıcaklığı sorununa çare olamaz. Farkında değildin ama vücut sıcaklığın 41° C gibi ölümcül olabilecek bir sıcaklığa varmıştı. Bu kondisyon antrenmanı sebebiyle yorulmanın verdiği tek avantajı kaybetmiş bulundun, nerede duracağını kendiliğinden bilme yetisi. Şu andaki durumun çita adlı bir kedi türününkiyle benzer. Maksimum hızlarını 1 dakikanın üstünde bir süre boyunca sürdürmeleri vücut sıcaklıklarını kritik bir noktaya çıkartır. Öte yandan sen bir çita kadar hızlı değilsin ve terleyebiliyorsun. Yani senin için sağlığının hiç tehlikeye girmeyeceği süre sınırı 3 saat. Bu sürenin üstüne çıkmamaya özen göster ve bu sürenin üstüne çıkarsan da kesinlikle vücut sıcaklığını düşürmek için harici bir yöntem kullanmayı ihmal etme."

 

 

 

     Danny çantasından su dolu deney tüpünü çıkarıp Ursa'ya uzattı. Ursa suyu alıp kana kana içerken Danny parlaklığını kaybetti ve çantasından dinamolu el fenerini çıkarıp Ursa'ya uzattı. Danny'yle Ursa boş deney tüpüyle dinamolu el fenerini değiş-tokuş etti ve Ursa dinamolu el fenerini açarken Danny de boş deney tüpünü tekrar çantasına atmakla meşguldü. Ardından Danny sordu: "Koşarken aklına düzgün bir istek geldi mi?" Ursa efendisinin yüzüne baktı ve hafif allanan yanaklarıyla cevapladı: "Aklımda bir şey var ama düzgün bir istek sayılır mı ya da sizi rahatsız eder mi bilmiyorum. Bunu söylemeden önce yıkanmak istiyorum." Danny konuştu: "O zaman yola çıkalım."

 

 

 

     Aradan bayağı bir vakit geçmişti. Danny ve Ursa odalarına varmışdı da Ursa çoktan yıkanıyordu bile. Biraz daha vakit geçtikten sonra Ursa kısmen kurulanmış bir şekilde banyodan çıktı ve kepenkleri kapalı pencerenin önünde duran Danny'nin yanında yerini aldı. Danny Ursa'ya bakıp soğuk olan istifini bozmadan sordu: "İsteğini söylemeden önce iç çamaşırlarını giymeyecek misin?" Ursa iyice kızaran yanaklarıyla kafasını kaldırıp Danny'nin yüzüne baktı. Cesaretini toplayarak iki eliyle Danny'yi omuzlarından tuttu ve parmak uçlarında yükselip dudaklarını Danny'nin dudaklarına değdirdi. Başta basit ve nazik bir temastan ibaretken Ursa'nın öpücüğü bir anda alevli bir hal aldı. Tutkulu bir şekilde efendisinin dudaklarına yapışmışken dilini kullanmayı da ihmal etmiyordu. Danny dilini kullanmıyordu ama Ursa'nın diline direnmiyordu ve Ursa'nın hareketlerine ayak uyduruyordu. Birkaç dakikalık ateşli öpüşme faslının ardından Danny, Ursa'yı omuzlarından tutup kendinden ayırdı ve hala omuzlarından tutarken konuştu: "Görünüşe göre sadece öpücükle yetinmeye niyetin yok. Ne var ki daha fazla ileriye gitmeden önce benim hakkımda bilmen gereken birkaç şey daha var. Eğer bunları duyduktan sonra hala niyetin aynı yönde olursa seni durdurmayacağım."

 

 

 

     Ursa hala sahip olduğu kırmızı yanaklarla ve neler duyacağını merak eden bakışlarla Danny'ye gözlerini dikti. Danny konuştu: "Sana aşık olmam imkansız, aslında bakarsan herhangi birine aşık olmam imkansız. Bu zamana kadar soğuk tavırlarımı fark etmemiş olman mümkün değil. Bunun sebebi sahip olduğum bir hastalık. Beni birçok duygudan, özellikle karmaşık olan duygulardan mahrum bırakıyor. Korku, utanma ve daha birçoğunun yanında aşk... Ben aşık olamam." Ursa konuştu: "Ama sonuçta hala o hastalığınıza rağmen birtakım duygularınız var değil mi? Yani aşık olamayacağınız konusunda nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz? Demek istediğim şey, belki hastalığınızla alakası yoktur. Daha önce hiç aşık olmamış olmanız, aşık olamayacağınız anlamına gelmez." Danny konuştu: "Hayır, öyle değil. Bak, aşık olma durumunda vücutta birtakım kimyasal maddeler salgılanır ve bende bu maddeler hiç salgılanmadı. Sadece durum bu olsaydı senin hipotezin doğru olabilirdi ama ben kendim bilinçli bir biçimde de o maddeleri salgıladım ve sonuç: Beynim herhangi bir duygusal tepki vermedi. Bu da asla aşık olamayacağımı kanıtlar nitelikte bir deney demek. Ve bir şey daha, hayatımda öyle biri vardı ki eğer aşık olabilseydim çoktan ona aşık olmuştum."

 

 

 

     Ursa bir süre bir şey demedi, bunun üzerine Danny sordu: "Eee, bu duyduklarından sonra hala devam etmekte istekli misin? Asla sana aşık olmayacak bir adamla seks yapacak mısın?" Ursa konuştu: "Aslında bakarsanız, bana aşık olmanız hiçbir zaman beklentilerim arasında olmadı. Yani, bana aşık olsaydınız bu çok daha iyi olurdu tabii ki ama madem bana aşık olamayacaksınız, varsın öyle olsun. Ben sizin için böyle yanıp tutuşurken ve az önce bu kadar şey yapmışken böyle bir şeyi istememem mümkün değil. O yüzden sizinle yatmayı istemekten vazgeçmeyeceğim." Ursa bu sözleri sarf ettikten sonra tekrar Danny'nin dudağına yapıştı ve birkaç dakikalık daha öpüşmenin ardından Danny göğsündeki diske dokunup tüm kıyafetin sıvılaşma vasıtasıyla diskin içine çekilmesini sağlayarak soyunmuş bulundu ve diski, çantayı, multisaatini çıkarıp yere attıktan sonra Ursa'yı kucağına alıp konuştu: "Gerisine yatakta devam edelim o halde." Ursa şu anda resmen bulutların üstünde uçuyordu. Daha birkaç gün önce ustasının gülümsediğini görmeyi yeterli bulurken şu anda bunları yaşıyordu. Ve o gece uzun, ateşli ve uzundu... Ve ateşliydi.   




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1120

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 998

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 835

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 780

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 656

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 610

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 599

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 578

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 519

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 492

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 292

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 200

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 179

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 110

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 83

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 12345 Üye Sayısı
  • 364 Seri Sayısı
  • 17442 Bölüm Sayısı


creator
manga tr