"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Ölüm Bir Seçenek Değil - 28. Bölüm: Yer Altı Şehri mi?


İlk önce, özür dileyerek başlıyayım. Taşınma işleri vs. derken kardeşimin LGS tercihleri sonuçları falan derken üstüme bayağı bir yük bindi, zamanımı ayıramadım. Kusura bakmayın.

 

Jaria büyülü alanın içerisine girdiğinde birazcıkta olsa burayı özlediğini fark etmişti, burası sınırları olmayan bir başka evren gibiydi ve pek çok sırrı da yanında bulunduruyordu.

 

Yanındaki savaşı artık pek umursamıyordu çünkü Jaria'ya zararları bulunmuyordu. Gözlerini çevirip başka alanlara daldı, gözlerini bir yere kestirerek ilerlemeye devam etti.

 

Etrafı aynı şekilde ıssız, kaotikti. Arada sırada karşısına canavarlar çıkıyor ama kendisini umursamadan ilerlemeye devam ediyorlardı.

 

Bir iki dakika sonra bir yere gelmişti, burası dümdüz ama etrafı ağaçlarla dolu bir alandı, sanki çevrelenmiş alanın içerisi bir yere gidiyor gibiydi.

 

Ağaçların dallarını eliyle hafif çekerek bu yerin ortasına girdi, sessiz bir rüzgar sesi harici herhangi bir şey yok gibiydi.

 

Etrafına biraz daha bakarken bir anda yer altından sırtında silah, para gibi değerli şeyler taşıyan küçük bir oyuncağımsı aslan çıktı. Küçücüktü.

 

Jaria'nın kaşları çatıldı ve buna anlam veremedi. Burasının ortasından neden böyle bir şey çıkar ki tiplemesiyle sorguladı.

 

Biraz daha ortalara geldiğinde bir daha toprağın yerinden oynamasıyla bir iş adamı ortaya çıkmıştı, sinirli gibiydi ve kaşları çatıktı.

 

Sanki daha demin çıkan aslanı arıyordu. Gözlerini Jaria'ya getirdi ve bir şey olmadığını görünce o aslanın gittiği yöne baktı.

 

"Poff..." Çaresizce bir iç çekmişti.

 

"Yine kaçırdım..." Yere bağdaş kurmuştu ve sakinleşiyor gibiydi.

 

Bu iş adamı aslında bir insandan çok şişman şeytana benziyordu. Jaria bu adamı merak etmişti ama korkmuyor da değildi.

 

Yavaş adımlarla adama yürümeye başladı, yanına yanaşmak için o da bağdaş kurmaya yöneldi.

 

"Görünüşe göre, daha demin kaçan aslanı arıyorsun. Neden o aslanı peşliyorsun ki?" Jaria birazcık acıyormuş gibi bir ses ifadesiyle söylendi.

 

"O lanet hayvan hazine kaçakçısı! Hazinelerini görür görmez, kendi değer sisteminde değerlendirip anında çalıyor! Olağanüstü hızı sayesinde kovalaman çok zorlaşıyor ve ölmüyor! Yani zorla ondan çalmak zorundasın." Sinirli bir sesten sakin bir sese geçmişti.

 

"Hmm, demek öyle. Peki bu çıktığınız yer neyin nesi. Toprağın altından çıktığınızı görmüştüm." Jaria bir kez daha soru yöneltti.

 

"Yer Altı Ticaret Şehri, eğer oraya girersen pek çok şeyini takas edebilme imkanın olabilir ama çok fazla hırsız olduğu için gücüne güvenmen gerekecek. Pek girmeni önermem." Şişman iş adamı açıkladı.

 

"Peki nasıl çıkıyoruz, girmeyi bilmediğime göre hem çıkmayı hem de girmeyi öğrenmem gerek." Jaria meraklı gözlerle adama bakıyordu.

 

"Ben seni içeriye sokabilirim, çıkış konusuna gelirsek istediğin zaman toprağı deşerek çıkabilirsin." Adam sanki Jaria'nın girmek istediğini anlamış gibi ayağa kalktı ve Jaria'ya ayağa kalkmasını işaret etti.

 

"Kucağıma gel." Şişman iş adamının dudakları kıvrıldı.

 

'Lan? Ne oluyor.' Jaria bir anda titremişti.

 

"Şaka şaka, sadece seni iki elimle taşıyacağım."

 

Jaria'nın zihninde ise Ning kıkırdıyordu.

 

"Girdikten sonra seni tekrar bulacağım, bir para almam gerekli, boşa insanları götürmüyorum." Şişman iş adamı bir bilgi daha vermişti.

 

"Pekala." Jaria kendini rahat bırakarak şişman iş adamının iki ellerine kendisini bırakmıştı.

 

Şişman iş adamı ise hemencecik Jaria'yı kaparak, bir anda yerin altına gömüldü. 

 

Jaria ise toprağa gömüldüğü an hala etrafın karanlık olduğunu ve bir şey göremediğini fark etti.

 

Biraz daha yer altına ilerledikten sonra karşısındaki manzara yavaş yavaş şekillenmeye başlıyordu, alevler, karanlık ve her yerin kırmızı tonda olmasıydı.

 

Sanki yanardağının içinden lavlarını çekmişler de ateşe vermişler gibiydi. Her yer paramparça ve basit bina yapıları vardı. Pek çok ırktan kişiyi de görebiliyordunuz.

 

Burası birazcık sıcaktı da, Jaria hafif terlemişti ve bir anda şişman iş adamı Jaria'yı yere bıraktı ve bir tepeden bu şehri izliyordu.

 

"Gidebilirsin, iyi şanslar." Şişman iş adamı Jaria'ya mutlulukla bakarken el sallamaya başlamıştı bile.

 

Jaria ise tepeden aşağıya doğru ilerlemeye başladı, neler yaşayacağını o da bilmiyordu...

 

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1320

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1120

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 930

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 851

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 737

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 690

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 668

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 573

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 540

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 439

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 146

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 115

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 84

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 72

Site İstatistikleri

  • 17135 Üye Sayısı
  • 476 Seri Sayısı
  • 23125 Bölüm Sayısı


creator
manga tr