"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

[D]orian - [1] Son


 

 

Kapının yanında, büyük bir kutunun üzerine konulmuş olan devasa salyangoz ,gözlerini titreştirerek ve ağzını açarak garip bir ses çıkardı. Tahta duvarlarla çevrili alanın kapısı açıldı ve çocuklar dışarı fırlamaya başladılar.

 

İçeride eğitim alan bir sürü çocuk olmasına rağmen alanın boşalması birkaç dakika sürmüştü. Güneşin altında kaldığı için terleyen göbekli memur, içeriyi kontrol etmek için kapının yanına gitti.

 

İçeri girmek için davrandığında karşısında koltuk değnekleri olan bir erkek çocuğu gördü. On beş yaşlarındaki çocuğun değnekleri yere saplanmıştı ve çocuk kapıya ulaşmak için çaba gösteriyordu. Tahta duvarlarla çevrili bir toprak parçasıydı bu alan ve öğrenciler buraya dövüş eğitimi almaya geliyorlardı.

 

Adam, koltuk değneği olan çocuğa yardım etmek yerine çocuğun çırpınışlarını izlemeyi tercih etmişti. Çocuğun ayaklarının tamamen tutmadığını ve ayaklarının üstüne basamadığını fark etti. Yine de yardım etmedi ve tahta kapıyı kapatıp dışarıdan kilitledi.

 

“Bu dünya güçsüzler için değil velet.”

 

Kendi kendine söylendi ve altında, çocuğun bağırışlarını duyamayacağı kadar uzakta olan bir ağacın yanına gitmeye başladı. Birkaç dakikalık yolu vardı ve bu yolu kendi kendine konuşarak geçirdi.

 

“Anladık, büyü var, fakat bacağı tutmayan bir çocuk nasıl güçlü olabileceğine inanır ki! Daha önce savaş meydanında ölen sakatları herkes biliyor zaten.”

 

Ağacın altına yattı ve ellerini göbeğinde birleştirerek uyumaya başladı. Kapıyı açıp kapatmaktan başka bir şey yapmayan bu adamın büyü kullanmaya ihtiyacı varmış gibi gözükmüyordu.

 

Alanın yanından geçen yol uzakta olduğu için genelde kimse oraya uğramazdı. Bazı geceler ise serseriler gelip içeri atlar ve eğlenip geri giderlerdi. Kimseye karşı koruması gerekmiyordu ki o alanı.

 

 

 

 

 

 

___

 

 

 

 

 

“Artık bağırmanın bir faydası yok.”

 

Gece olmuştu, çocuk yüz üstü yere çakıldıktan sonra yerde ters dönmüştü. Birkaç saat boyunca yerde sırt üstü yatmış ve daha fazla hareket etmeye çalışmamıştı. Değnekleri toprağın ıslanmış kısmına saplanmıştı ve çocuğun onları çıkaracak gücü yoktu.

 

“Antrenmanda yorulmasaydım belki de büyü ile halledebilirdim.” dedi içinden. Ellerini yere koydu ve gözlerini kapatıp odaklandı. Ellerinden biraz ışık çıktı ve etrafı fazla aydınlatamadan söndü. Çocuk, annesinin kendisine dediklerini hatırladı ve büyü yapmaya devam edemedi.

 

“Sağlam bir bedene sahip olamadan sağlam bir büyü gücüne sahip olamazsın Dorian.”

 

Gözlerini kapattı ve ellerini yanlara salarak ağlamaya başladı.

“Annem bile bana inanmıyor. Böyle olmayı ben seçmedim.”

 

Ağlarken yüzünü aydınlatan gökyüzüne bakıyordu. Ay ışığını görünce anıları canlanmaya başlamıştı. Eskiden çocuklar, gece ay ışığının altında oyun oynarlardı fakat Dorian hiçbir zaman onlara katılamazdı.

 

Bacakları felçli bir çocuğun onlarla oynayabilmesi imkansızdı. Kötü günlerini hatırladıktan sonra eskisinden daha da şiddetli ağlamaya başlamıştı.

 

“BÖYLE OLMAYI BEN SEÇMEDİM OROSPU ÇOCUKLARI! BEN SEÇMEDİM! BEN SEÇMEDİM! “

 

Bir sürünme sesi duydu fakat umursamadı, kulağının yakınlarında bir böcek olduğunu düşünmüştü. Ses şiddetlenince kafasını çevirdi ve neler olduğuna baktı. İrkildi ve ellerini kullanarak kendisini hareket ettirdi.

 

Karşısında gördüğü şeyden kaçamayacağını anladığında yüzünde bir gülümseme belirdi. Karşısında maksimum boyutlarına ulaşmış bir Kral Kobra vardı ve boynunu açmış bir şekilde çocuğa bakıyordu. Kafası yerden bir metre kadar yükselmişti ve çocuğu tek ısırışıyla defalarca kez öldürebilirdi.

 

Çocuk kafasını geriye attı ve gökyüzüne bakarak kahkaha atmaya başladı.

 

“Diğerleri yatakta yatarken ben sabahtan akşama kadar çalıştım. Sadece güçlü bir insan olup annemi iyileştirebilmek için. Şimdiyse ölüyorum, mükemmel! Bir fırsatı hak ediyordum! Bir fırsatı hak ediyordum! “

 

Ağlanmaktan vazgeçti ve mantıklı düşünmeye başladı. Yılan kendisine bakıyordu fakat herhangi bir hareket söz konusu değildi. Karşısındaki yaratık kafasını dik tutup herhangi bir olaya karşı hazır bir şekilde bekliyordu.

 

“Burada kral kobra olmaz. Olsa da onu tehdit etmeyecek bir konuma geçersem bana zarar vermez. Hadi ama! Kral Kobralar zaten insanları neden durup dururken öldürsünler ki! “

 

Ellerini kullanarak yavaş yavaş geriye gitmeye başladı. Ay’a bakarak hareket ediyordu ve sakin olmaya çalışıyordu. Küt küt atan kalbini dinlemedi ve sakince geriye çekilmeye başladı. Kurtulduğunu düşünürken ayın karardığı fark etti.

 

Boğazı tıkandı ve nefes alamamaya başladı. İçinden “Yılan beni ayağımdan ısırmış olmalı , sinirlerim felç oluyor! “Diye düşündü ve nefes almak için ağzını açıp kendisini zorladı.

 

“Sikeyim! Böyle bitmemeliydi!”

 

 

 

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1181

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1033

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 854

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 798

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 678

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 628

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 621

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 592

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 536

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 513

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 321

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 203

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 186

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 136

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 112

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 89

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13992 Üye Sayısı
  • 415 Seri Sayısı
  • 18723 Bölüm Sayısı


creator
manga tr