Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Crime Academy - Geçmişin Cinayeti - #0


Crab Cage, diğer insanların çöplük diye nitelendirdiği, umutsuz, sefil, dışlanmış, yaşıyor sanılan ama sadece hayatta kalmak için nefes alan, ruhları hapsedilmiş insanların yaşadığı bir kafes, sonu belli olan bir yaşam süren insanların hayatta kalma mücadelesi verdiği bir savaş alanı, ölümü bekleyen insanların hasarlı ve yağmura dayanıksız kutularda yatıp, insanların yarım bıraktığı yiyeceklerle beslendiği, buradan kurtulup güzel bir hayat yaşama hayali kurduğu bir kar küresidir.  


Burası, çıkanların hapishaneyle kalanların ölümle tanıştığı bir kara deliktir.


Crab Cage de insanlar yaşamaz. Sadece hayatta kalmaya çalışırlar. Fakat yaşamak demek sadece hayatta kalmak demek değildir. 


Yaşamak, insanın kendi kurallarıyla, kendi dünyasını yaratmasıdır. Özgür bir biçimde düşüncelerini söyleyebilmektir yaşamak. 


Ya da insanların normalde yapmaya cesaret edemeyeceği şeyleri yaparak farklı olmaktır. 


Yaşamak, dünyadaki en zor şeyi başarmak demektir.  


Crab Cage de yaşayan Akechi, o gün kutusunda yatarken bunları düşünüyordu.

Diğerlerinden farklıydı. En azından diğerleri gibi umudunu kaybetmiş ruhsuz bir kukla olmak istemiyordu. Bu yüzden bu bataklıktan kaçmak ve kaçtıktan sonra neler yapacağı hakkında bütün gece düşündü, ama gözleri bir yerde iflas etti ve uykuya daldı. 


Sabah, balık ve çürük limon kokan bir adamın, karnına tekme atması sonucunda gözlerini açtı. Ona tekme atan kişiyi yüzüne bakmadan kokusundan tanımıştı zaten. 


Bu yüzden hemen yerden kalkıp cebinde bulduğu bütün bozuklukları adama uzattı. Akechinin elindeki bozuklukları gören adamın yüzündek pis sırıtış kaybolmuştu ve sinirli bir şekilde Akechinin suratına bakıyordu. 


Adamın, elindekileri almadığını gören Akechi, ne olduğunu anlamak için yüzünü kaldırdı. Fakat yüzünü kaldırır kaldırmaz bu hareketi yaptığına pişman oldu. 


Çünkü karşılaştığı surat ifadesi ve yüzüne yediği yumruk darbesi adamın parayı az bulduğunu, birazdan onu herkesin ortasında döverek ve onunla dalga geçerek, onu herkesin karşısında rezil edeceğini anlatıyordu.


Akechi, sendeleyerek ayağa kalktı ama ayağa kalktığı anda sinirli adam Akechinin arkasından kıyafetini tutup, Akechi’yi yerde sürüklemeye başladı. 


Yerde sürüklenen Akechi acı içinde inliyor ve adama ‘ Lütfen beni bırak. Lütfen patron, beni insanlara rezil etme. Ne olur! ‘ diyerek adamın merhamet etmesini umuyordu. Ama adam merhamet edecek gibi görünmüyordu.


Akechi’yi sürükleyip herkesin etrafında toplandığı bir kafesin içine attı ve kendiside içeri girip kapıyı kapattı. Kafesin etrafındakiler içlerindeki vahşilik ve illegal eğlence anlayışları ile bağırıyor. ‘ Patron ‘ denilen adamı destekliyorlar ve onu gaza getiriyorlardı. 


Akechi bu sırada kafesin köşesinde ayağa kalkmış kendine vahşi gözlerle bakıp ölmesini isteyen insanlardan gözlerini kaçırmaya çalışıyordu. Korkmuştu ama korkmaktan daha çok sinirlenmişti. 


Karşısındaki adamın kendisine yaptığı eziyetler aklından geçiyordu ve adamın yaptığı bu son hareketi, adamdan daha fazla nefret etmesine ve bir anlık bile olsa adamı öldürme isteği beslemesine yol açmıştı.


Adam kapıyı iyice kilitledi, seyircilerin verdiği iki bıçağı aldı ve elindeki iki bıçaktan birini karşısında duran, kendisinden yirmi iki yaş daha küçük olan, biraz korkmuş olsada sinirinden yerinde duramayan çocuğa fırlattı. 


Yerdeki bıçağı eğilip alan Akechi, belini doğrulturken karşısındaki adamın kendisine doğru hamle yaptığını fark edip geriye çekildi. Karşısındaki adamdan daha çevik olduğu için onu hızıyla alt edebileceğini daha ilk hamlesinden anlamıştı. 


Fakat ondan daha hızlı olması ondan daha güçlü olduğu anlamına gelmiyordu. Bu yüzden hamlelerinden kaçarken yeni bir plan kurup adamı alt etmeyi düşündü. Ama aklına herhangi bir şey gelmiyordu. Ayrıca yorulmaya başlamıştı, bu da bir kaç hamle sonra gelebilcek bir hamleden kaçamayacağını gösteriyordu. 


Adamın yaptığı hamlelerden bir süre kaçmaya devam etti. Bazı hamlelerden kaçarken hızını koruyamadığı için bıçak darbeleri yiyor ve acıyla inliyordu. Yediği bıçak darbeleri düşen hızı yüzünden gittikçe artıyordu. 


Bu yüzden Akechi kaçmayı bıraktı. Elindeki bıçağı önü yırtık ayakkabısının içine ayağının altına sıkıştırdı. Planı adamın hızla üstüne koşup karnına tekme atmaktı. 


Bu sayede, adamın karnına aldığı tekme sonucunda karnını tutarak ve yerde kıvranarak yatmasını umdu. Ama planı işe yaramadı. Adama doğru hızla koştu, zıpladı ve tekmesini adamın kafasına doğru savurdu. 


Fakat adam kafasına doğru gelen ayağı havada kolayca yakaladı ve Akechi’yi kafes duvarına fırlattı. Duvara kafasını çarpan Akechi daha bu karşı saldırının etkisini üzerinden atamamışken ‘ Patron ‘ denilen adamın kaslı kollarının boynunu sardığını hissetti.


Adam boynunu sıktığı Akechi’ye bakarak ‘ Sonun geldi evlat. Sende annenin yanına gidiyorsun. ‘ dedi ve devam etti. ‘ Oraya gidince ona selam söyle. Nasıl olsa o da benim yani Christopher Monkhaw’ın elinde can verdi ‘ dedi pis ve tiz bir kahkaha atarak.


Bu sözleri duyan Akechi büyük bir şaşkınlık geçirmişti. Fakat bu şaşkınlığı uzun sürmedi. Çünkü annesinin biri tarafından öldürüldüğünü biliyordu. 


Sadece onu kimin öldürdüğünü bilmiyordu. Ama şu anda öğrenmişti. Hem kendine eziyet çektiren hem de annesini öldüren kişi yıllardır Patron dediği kişi, yani Christopher Monkhawdı


Akechinin kalbi bu saniyeden sonra bütün duygularını kaybetti. Sadece nefret duygusu kabardı içinde. Başka bir şey hissetmiyordu. Ne acı ne üzüntü ne korku. Sadece nefret vardı içerisinde. 


Her şeyden herkesten nefret ediyordu. En çokta Christopherdan. Onu parçalarına ayırmak istiyordu. Annesine yaptığı bütün her şeyin iki katını herkesin önünde yapmak ve herkese kendini kanıtlamak istiyordu. Bu yüzden normalde yapmayacağı bir şey yaptı.


Elleriyle boğazını sıkan Christopherın hayalarına sağ ayağıyla gerilip güçlü bir tekme attı.


Normalde Christopher’ın yediği tekme sonucu yere düşüp kıvranmasını bekliyordu ama başka bir şey oldu. Christopher’ın hayalarından kanlar fışkırmaya başladı.

 

Fışkıran kanlar o kadar fazlaydı ki bir kaç saniye içerisinde Christopher’ın bütün pantolonu kan içerisinde kaldı. 

  

 Ne olduğunu anlamayan Akechi, kendisini bırakmak zorunda kalan Christophera bakakaldı.


Christopher acı içerisinde kıvranıp yardım çığlıkları ile oratalığı inletiyordu. Arada bir de Akechi’ye bakıp ‘ Şeytan velet! Ne yaptın bana! Biri bu psikopatı tımarhaneye kapatsın! ‘ gibi küfürlü/küfürsüz hakaretler ediyor. Sonra diğerlerine dönüp ‘ Çabuk ambulansı arayın! Yardım etsenize! ‘ gibi sert tavırlar sergiliyor ve bağırdığı kişilerden yardım istiyordu.


Bir süre sonra Christopher’ın sesi kesildi. Koca bedeni, büyük bir gümbürtüyle yere yığıldı. Akechi, Christopher’ın yanına gidip, ölmüş mü diye kontrol etmek için eğildi. Fakat o anda Christopher kapalı gözlerini açıp Akechi’nin üzerine atladı. 


Yerdeki bıçağını aldı ve Akechi’nin boğazına dayadı. Akıl almaz gözlerle Akechi’ye ‘ Beni bu hale sen getirdin. Eğer öleceksem seni de yanımda götüreceğim. Fahişenin eniği seni! ‘ diyerek bıçağını havaya kaldırdı. Pis bir gülümsemeyle ‘ Caer muerto! { Geber! } Bastardo! { Piç Kurusu! } ‘ dedi. 


Fakat sözlerini bitirdiğinde, bıçağını saplayamadan yere devrildi. Kan kaybından bayılmış olmalıydı fakat bu bayılmanın Akechi’nin hayatını kurtarması Akechi için büyük bir şans olmuştu.


Bayılmış olan Christopher’ı üzerinden atan Akechi, Christopher’ın bıçağını alıp bayılmış adamın önüne eğildi. 


Onun yüzünü çevirip bıçağını boğazına dayadı. Nefretle yanan gözleriyle bıçağı serçe batırıp ‘ Tu mueres! { Asıl sen öl! } Hijo de puta! { Orospu Çocuğu! }dedi ve elindeki bıçağı havaya kaldırıp Christopher’ın iki göğsünün ortasına sertçe sapladı. 


Bıçağı sapladığında içinde bir boşluk hissetti Akechi. İntikam duygusu ortadan kaybolmuştu. 


Christopher’ın kanının sıcaklığı elinden başlayıp bütün vücudunu bir anda sarmış, intikam duygusunun yerini işlediği cinayetin ve aldığı intikamın verdiği rahatlık, bu kadar rahat olmanın verdiği huzursuzluk kaplamıştı. 


Akechi, önündeki cesete intikam duygusundan arınmış bir şekilde bir daha baktı ve yaptığı şeyin farkına vardı.


Akechi bir insanı öldürmüş, bir katil olmuştu…



Y/N : Bu bölüm karakteri ve eskiden sürdüğü yaşamı anlayabilmeniz için yazılmıştır. Karakterimiz ileriki bölümlerde yaptığı şeylerin nedenini ve neden böyle bir yola girdiğini anlatmak istedim. Beğenilerinizi, yorumlarınızı, eleştirilerinizi ve tavsiyelerinizi eksik etmeyin. İyi okumalar... 





Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1432

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1189

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 975

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 902

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 791

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 772

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 712

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 634

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 619

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 567

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 567

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 216

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 200

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 157

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 147

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 139

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 133

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 127

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 125

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 124

Site İstatistikleri

  • 13823 Üye Sayısı
  • 656 Seri Sayısı
  • 31164 Bölüm Sayısı


creator
manga tr