Bölüm 705: Onur Sarayı, Herkesin İlgi Odağı

avatar
1190 5

Charm of the Soul Pets - Bölüm 705: Onur Sarayı, Herkesin İlgi Odağı


Editör: Kinyas

Bölüm 705: Onur Sarayı, Herkesin İlgi Odağı

 

Normal şartlar altında bir ruh, sahte imparatorun yediği miktardı. Bir ruh yüz milyondan aşağıya bulunmuyordu. En önemlisi de ruh hayvanı eğitmenleri az bulunan ve sınırlı olan ruhları altınla takas etmezdi.

 

Normalde ruhlar altınla takas edilirdi ama altınla ruh satın alınamazdı. Altının değeri hep katlanırdı. Ayrıca ruh sayısı artıp azaldıkça fiyatı da değişirdi. Arz az olduğunda bazen bir ruh 1 milyar bile edebilirdi.

 

(ÇN: Kaynak metinde ne demek istediği anlaşılamıyor. Olduğu gibi çevirdim.)

 

Bu sayıları duyan Chu Mu şok olmuştu. Yani Mo Xie'yi doyurabilmesi için 100 milyon altın harcaması gerekebilirdi ve hatta bazen bu miktara bile alamayabilirdi!

 

Chu Mu, Göklerin Altındaki Savaş yüzünden ruh hayvanı eğitmenleri arasında zengin olarak bilinirdi. Normalde böylesine kaynaklar elde etme şansı bulamazdı. Bir de şimdi günde bir ruh kullanması lazımdı!

 

Yaşlı Li “Bu imparatorun yeterince yemeği olduğundan emin olmak için. Fazla savaşır ya da ruh hayvanını bir seviye yükseltmek istersen harcamalar daha da büyüyecektir. Bu yüzden önceden de dediğim gibi imparatorlar tarafından geri çekilen ruh hayvanı eğitmenleri çok olmuştur. Hayatları boyunca bu seviyede kalırlar ve gelişemezler.” dedi.

 

Yaşlı Li'nin dedikleri Chu Mu'yu terletmeye başlamıştı.

 

Yakında üç tane imparatoru olacaktı. Bu da ruh hayvanları savaşmasa bile Chu Mu'nun günde 300 milyon altın harcaması gerektiği anlamına geliyordu! Kısa bir süre önce Chu Mu birkaç yüz milyon altın bile zor buluyordu. Şimdi bu miktar gündelik harcaması olacaktı!

 

Yaşlı Li “Genç efendinin endişelenmesine gerek yok. Her ruh hayvanı eğitmeni böyledir. Harcamaları büyüktür. Ama genç efendi buna uyum sağlayabilir, oldukça fazla kazandınız. Uzay yüzüğünün içinde altmış ruh vardı. İki ay boyunca ruh almak için endişelenmenize gerek kalmayacak. İki ay sonra genç efendi hemen bu yemek sorununu halletmeli.” dedi.

 

Chu Mu başını salladı. Belli ki Yaşlı Li'nin uyarısı sırf korkutmak için değildi.

 

İmparator sınıfına ulaşınca kaynaklar azalıyordu. Bu insanların gücü arttıkça gördüğü bir şeydi. Yoksa hükümdar sınıfı ve imparator sınıfı arasında bu kadar büyük bir güç farkı olur muydu?

 

    ...

 

Yaşlı Li bütün bunları Chu Mu'yu uyarmak için söylüyordu.

 

Yemek problemi bile bu kadar sıkıntılıyken bir ruh eşyasıyla imparator sınıfını güçlendirmek daha da zordu. Chu Mu'nun Mo Xie'yi önce orta seviye sonra da yüksek seviyeye çıkarmak için artık daha da acımasız savaşlara girmesi gerekiyordu. Bu çok zor olacaktı. Ne de olsa Chu Mu'nun gerçek uzmanlarla ve hegemonlarla karşılaşması gerekiyordu!

 

Chu Mu geçici bir süre bu konuyu bir kenara koydu çünkü onuncu âlemin son onurunu alma günü gelmişti...

 

Chu Mu'nun son onur ödülüyle ilgili hâlâ söylentiler dolaşıyordu. Tianxia yetkililerinden birkaç kişi Chu Mu'yu yarışmadan atmayı ve ona ödülü vermemeyi düşünüyordu.

 

Ancak sonunda Ruh Sarayı'nın baskıları sayesinde vermekten başka şansları kalmamıştı. Bunların hepsi Chu Mu'nun hiç tanışmadığı kıdemli yaşlı sayesindeydi.

 

Göklerin Altındaki Savaş'ın son onuru genç nesilin en olağanüstü insanını temsil ederdi. Onur Sarayı'na çıktığında herkesin gözleri ona çevrilmişti. Chu Mu Tianxia Meydanı'ndaki insan seline baktı. Sayısız hayranlık ve kıskançlık dolu gözlere baktı. Chu Mu normal insanlara kıyasla daha soğukkanlı olsa da yine de şaşırmıştı.

 

Tianxia Âlemi'nde on iki krallık vardı ve her krallığın da bölgeleri vardı. Her bölgede sayısız sekizinci seviye şehirler vardı.

 

Chu Mu en önemsiz sekizinci şehirlerden birinden buralara kadar gelmişti. Genç neslin zirvesine ulaşmıştı, başkası olsa bu sahneden bile etkilenirdi.

 

Kendini genç nesilden ayırmayı başarmıştı. Kim bilir, gelecekte belki de Altın Saray'a ulaşacak ve bir taht koltuğuna oturacaktı.

 

Binlerce insanın tezahüratı Chu Mu'nun kulağında çınlıyordu. Chu Mu yüzlerce binlerce insanın kendisi hakkında konuştuğunu duyabiliyordu.

 

“Chu Chen'in kimliği nedir? Bu kadar uzun süreden sonra hâlâ bilinmiyor mu? Yoksa Wanxiang Şehri'nden gelen bir uzman mı?”

 

“Chu Chen'in arkasında biri olmadığını duymuştum. İmparator sınıfından ruh hayvanı yasaklı bir bölgedenmiş. İkinci âlemde Chu Chen Büyüleyici Dünya'nın zorluklarından tek başına geçmiş. Av turunu tamamlamış, yani vahşi doğada çok iyi. Onuncu seviye Büyüleyici Dünya'ya girip orada birkaç gün kaldığını ve bir hükümdarı imparator yapabilecek bir hazine bulmuş... Bu eşyayla ruh hayvanını güçlendirecekmiş ama Göklerin Altındaki Savaş başlamak üzere olduğu için sonra hemen geri dönmüş. Son ana kadar bu kozu kullanamamış!” 

 

“Salla babam salla. Genç nesildekiler imparator sınıfı bölgelere giremez. Ayrıca imparator ruh eşyaları nadir bulunur. Onu mutlaka imparator sınıfından bir hayvan koruyordur. Chu Chen onu alamazdı. O kadar sene boyunca saklansa bile işe yaramazdı. İmparator sınıfı ruh hayvanı var çünkü yaşlılardan biri güçlendirmesine yardım etmiş.”

 

İnsanlar Chu Mu'nun nasıl bir imparator elde ettiğiyle ilgili konuştukça konuşuyordu. Chu Mu'nun biyografisini yazıp da tüm ruh hayvanlarını da bu hikâyeye sıkıştıranlar da vardı. O kadar gerçekçiydi ki bu hikayeler, Chu Mu bile şaşırıyordu.

 

Söylentilerin çoğu sokaklarda yayılıyordu. Ne de olsa bu insanların çoğu sıradan vatandaşlardı. Kâbus Sarayı, Ruh Hayvanı Sarayı, Ruh İttifakı ve Ruh Sarayı'nın gençleri hem güçlüydü hem de yüksek pozisyonlardaydı. Ama son onuru onlardan biri alamamıştı.

 

Ruh Sarayı'nda Chu Mu'yu tanıyanlar ve onla konuşanlar Shang Heng, Ting Lang, Zhao Cheng ve Li Zhan'dı. Bu insanlar Chu Mu'nun onuncu âlem onurunu aldığını görünce avazları çıktığı kadar bağırarak tezahüratlar yapmıştı.

 

“Onu ilk gördüğümde gücü üçüncü kademeye göre iyi sayılırdı. Şimdi birinci kademeye kadar gelmiş...” Chu Mu'yu ilk tanıyan Ting Lan olmuştu. Gücünün büyümesindeki eşsiz hızı hayranlıktan başka bir şekilde ifade edemezdi.

 

Zhao Cheng “Haha, başta ben de hiç böyle dağa taşa meydan okuyacak deli biri olduğunu düşünmezdim. Taç prensimiz bir efsaneydi. Ama Chu Chen son onuru alarak Ruh Sarayı'nın efsanelerinden biri daha oldu. Onunla aramı daha iyi yapmam lazım.” diyerek güldü.

 

Ruh Sarayı'nın Sekizici Genç Efendisi Fang Ze de olağan üstü biriydi. Ama bir imparator bile çağırmış olan Chu Mu'ya ancak acıyla bakabiliyordu.

 

Ruh Sarayı'nın Sekizinci Genç Efendisi uzun süredir göze batmıyordu ve aslında Kâbus Sarayı'nın prensi Jiang Yiteng'den çok daha güçlüydü. Kendini en sona kadar saklamış, gücünü dokuzuncu âleme saklamıştı. Hedefi dokuzuncu âlemin son onurunu almaktı.

 

Ama Chu Mu ortaya çıkmıştı. Sonuncu onuru alamamıştı, şimdi de ikinci kademenin son onurunun bir başka ruh hayvanı eğitmenine verilmesini izliyordu.

 

“Chu Chen'le iyi arkadaş olmalıyım.” En başta kendisine ait olan onur noktasına bir başkasının durduğunu gören Fang Zhe sonunda konuşmuştu.

 

Fang Ze'nin yanında duran Zhan Hong da hiç hâlinden memnun gibi değildi. Bu memnuniyetsizliğin sebebi Chu Mu'yla ilk tanıştığında onun yeteneğini fark edememesinden kaynaklanıyordu. Bu onu korkutmuştu. Çoktan Chu Mu'yu ziyaret edip ondan özür dilemeyi planlamıştı.

 

Zhan Hong her zaman kibirli biri olmuştu. Sekizinci Genç Efendi Fang Ze'den başka kimseye saygı duymazdı. Şimdi sekizinci genç efendinin bile Chu Mu'yla arasını düzeltmesi gerekiyordu. Bu yüzden o da Chu Mu'ya karşı bir saygısızlık yapmaya cesaret edemiyordu.

 

Kâbus Sarayı ise ikinci kademedeki üç en büyük uzmanı Chu Mu tarafından yenilince Chu Mu'ya yarışmadan sonra iyi bir ders vermeyi planlamışlardı.

 

Ama artık Chu Mu birinci kademeye girmişti, bir de birinci kademede bile bir düşmanı yoktu. Bu Kâbus Sarayı'nın üç uzmanı Jaing Yiteng, Xing Yang ve Lu Shanli'nin sanki kafasına inen birer çekiçti!

 

“Siz istiyorsanız yapın. Ben karışmayacağım. İmparator sınıfından ruh hayvanı olan biriyle düşman olmak istemem.” Olaya karışmak istemediğini ilk belirten Lu Shanli olmuştu.

 

Bir Beyaz Kâbus'la bile Lu Shanli'yi yenebilmişti. Lu Shanli Chu Mu'ya karşı nefret doluydu ama yine de kendini tanıyordu.

 

“Rezil. Kâbus Sarayı'ndaki konumumuzu kullanarak sence Saray Lordları'nı ve yaşlıları arkamıza alamaz mıyız sanıyorsun?” Jiang Yiteng iliklerine kadar Chu Mu'ya karşı nefret doluydu. Chu Mu'nun birinci kademenin onurunu alışını izlerken öyle nefret dolmuştu ki sanki ciğerleri patlayacaktı!

 

Xing Yang fısıldayarak “Genç efendi... Ben de karışmayacağım...” dedi.

 

Xiang Yang'ın da işten çekildiğini gören Jiang Yiteng öfkeyle, “Ödlek! Zor olabilir ama bu adamdan kurtulmazsak en büyük engelimiz olacak!” dedi.

 

Lu Shanli bakışlarını Jiang Yiteng'e çevirdi. Xing Yang'ın Jiang Yiteng'den korkması doğaldı, arkası çok sağlam sayılmazdı. Ama Lu Shanli'nin pozisyonu da düşük sayılmazdı, Jiang Yiteng'den korkmuyordu. Soğuk bir ses tonuyla, “Engelimiz mi? O zaman kendini fazla abartıyorsun demektir. Kısa bir süre sonra otuz yaş dar boğazına varacaksın. Bir de ruhun ağır yaralandı. Ruh İmparatoru olmak ya da imparator sınıfından bir ruh hayvanı elde etme umudun varsa çoktan yok oldu bile. Onun engelimiz olması imkânsız çünkü onunla asla aynı seviyede olamayacağız.” dedi.  

 

Kendi onurunu ayaklar altına alan Lu Shanli moralleri düzeltmiyordu. Gerçekten de hükümdar sınıfı ve imparator sınıfı arasındaki farkı iyi biliyordu. Şimdi bir de Chu Mu'nun iki imparatoru olmuştu, kısa bir süre sonra Kraliyet Lordları, Saray Lordları ve belki de Ruh İmparatorları bile Chu Mu'nun rakibi olamayacaktı. Bu insanların ruh hayvanları üst kademe hükümdar seviyelerindeydi.

 

Üçü de ikinci kademeden boşluğa doğru uçmuştu. İkinci kademeye tekrar çıkmaları, birinci kademenin en güçlüsü olmaları ve imparator sınıfıyla hükümdar sınıfı arasındaki o acımasız ve devasa uçurumu aşmaları gerekiyordu.

 

Chu Mu'yla aralarında kocaman bir fark vardı. Chu Mu büyük bir başarısızlığa uğramazsa Chu Mu'yla aynı seviyeye çıkmaları gibi bir ihtimal yoktu.

 

Arada bu kadar büyük bir uçurum varken intikamın bahsini açmanın manası neydi?

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 20663 Üye Sayısı
  • 808 Seri Sayısı
  • 40053 Bölüm Sayısı


creator
manga tr