Bölüm 703: Yarışma Bitiyor, Chu Mu'nun Kazancı Bol

avatar
914 1

Charm of the Soul Pets - Bölüm 703: Yarışma Bitiyor, Chu Mu'nun Kazancı Bol


Editör: Kinyas

Bölüm 703: Yarışma Bitiyor, Chu Mu'nun Kazancı Bol

 

Kaçan genç kadın Mo Xie'nin tekrar saldırıya geçtiğini görmesine rağmen kaçmadı.

 

Altı yıllık planı dikkatsizlik yüzünden bozulmuştu. Ve bunu bozan kişi de görmezden geldiği, ruh anlaşması yaptığı ruh hayvanı eğitmeniydi.

 

Kaçan genç kadın artık kaçmıyordu. Hiddet dolu gözlerle Chu Mu'ya bakıyordu, sanki Chu Mu'nun her bir ayrıntısını hafızasına kazıyordu. Kaçan genç kadının bu sefer cidden öfkelendiği belliydi!

 

“Shua!”

 

Mo Xie'nin pençeleri kaçan genç kadının doğrudan kalbine doğru gitti!

 

Kaçan genç kadın olduğu yerde duruyordu. Kalbi parçalanmış olsa da acı çektiğini hiç göstermiyordu, intikam dolu bir hayalet gibi hâlâ Chu Mu'ya bakıyordu.

 

Kaçan genç kadının bu bakışları Chu Mu'yu hiç etkilemiyordu.

 

    ...

 

“Tanrım... Chu Mu ne kadar soğukkanlı!”

 

Kara bulut eğiminden Li Huang kaledeki savaşı izliyordu!

 

Li Huang kaçan genç kadın kuklayı önceden görmüştü. Görünüşü onu hayretler içerisinde bırakmıştı. Böylesine bir kadına gece gündüz tapmak gerekirdi. Ama Chu Mu böylesine bir güzelliği paramparça ederken gözünü bile kırpmamıştı. Gerçekten de güzel şeyleri yok etmekte üstüne yoktu!

 

Camgöbeği Gizli Ejderha'sını kaybeden Li Huang pes etmemişti. Uzaklarda gizlenmiş iki tarafında zayıflamasını bekliyordu. Ama gizemli kadın bile imparator sınıfındaki ruh hayvanına rakip olamamıştı.

 

Bunu gören Li Huang daha fazla durmaya cüret edemedi. Chu Mu onu fark ederse öleceğinden emindi. Yeterince güçlü olmadığının farkındaydı, gidip de Chu Mu'yu sinirlendirmenin bir anlamı yoktu.

 

    ...

 

Kan her yere yayılmıştı. Zemin bedenden yeterince uzaklaşan kanları emiyordu.

 

Kaçan genç kadın artık sadece et ve kandı, ama bir insana benzemiyordu. Mo Xie bedenini parçaladıktan sonra kocaman mavi solgun bir çiçeğe dönmüştü.

 

Mavi çiçek Kutsal Dal Çiçeği'nin asıl bedeniydi. Kaçan genç kadın kuklasının gözleri kocamandı, ölmüş olmasına rağmen Chu Mu'ya bakıyordu.

 

Chu Mu bedenin yanına gitti. Kafası hâlâ duruyordu. Chu Mu gitti ve peçesini koparttı.

 

Kaçan kadının yüzü tıpkı Chu Mu'nun hafızasındaki hâline benziyordu.

 

Tabii ki gerçek kaçan kadına kıyasla bu kuklanın hâlâ eksikleri vardı. En azından Chu Mu'nun aklını kaçırmasına sebep olan o çekiciliği yoktu. Bu boş kabuğun hiçbir şeyi yoktu.

 

Gerçek kaçan genç kadının hem kutsal bir aurası hem de kusursuz bir yüzü vardı. Kuklanın kasvetli hâlinin tam zıttıydı. Chu Mu kaçan genç kadının peşinden şimdi giderse çekiciliği karşısında tüm öfkesini unutabileceğinin farkındaydı.

 

Chu Mu peçeyi kaldırınca görünüşü bulanıklaşmaya başladı ve yüzü de çiçekler olup yere dağıldı.

 

Kaçan genç kadının cesedi kaybolduktan sonra Chu Mu cesedi birkaç kez daha tekmeledi.

 

Chu Mu'yu sinirlendirebilecek şeylerin sayısı azdı. Ama bu kadın Chu Mu'yu öyle bir sinirlendirmişti ki, Chu Mu cesedine bile saygı göstermiyordu!

 

    ...

 

Sonunda ilk ruhuyla ilgili ipuçları elde etmişti. Chu Mu'nun kalbi sakinleşmiş gibiydi ve güçlenme arzusu daha da kuvvetlenmişti!

 

Kuklanın gücü imparator sınıfına ulaşabiliyordu, bu da demek oluyordu ki kaçan genç kadın çok daha kuvvetliydi. Onu kölesi yapmak istiyorsa Chu Mu'nun hem andacını hem de ruh hayvanlarını güçlendirmesi gerekiyordu!

 

Chu Mu'nun şu anda 12 tane ruh anlaşması yeri vardı. Kaçan genç kadın üzerinde kontrolü kazanabilirse Chu Mu iki ruh anlaşması yerinin onun tarafından işgal ediliyor olmasını umursamazdı. Çünkü kölesi olduktan sonra Chu Mu onu ruh anlaşması uzayına çekip hiç çağırmayabilirdi. Böylece kadını hem hapsetmiş olurdu hem de birinci ruhunun kontrolünü geri kazanmış olurdu.

 

Chu Mu “Mo Xie, iç kristal var mı hiç?” diye sordu.

 

Chu Mu, kuklanın sadece çiçeklerden oluşuyor olmasından endişeleniyordu. Eğer durum böyleyse kuklanın bir kristali olmazdı.

 

Ama neyse ki kukla gerçek bir Kutsal Dal Çiçeği'ydi. Mo Xie hemen pençeleriyle Kutsal Dal Çiçeği'nin iç kristalini çıkardı.

 

Chu Mu neşelenmişti, hemen kristali temizleyip ruh hayvanı uzayına attı.

 

Ye Qingzi kurtulacaktı. Chu Mu rahat bir nefes aldı.

 

“Eğer bu kukla gerçek bir Kutsal Dal Çiçeği ise o zaman kaçan kukla kadın ne oluyor?” Chu Mu'nun aklında bir soru daha belirmişti.

 

Chu Mu, onunla ruh anlaşması imzalarken bir Kutsal Dal Çiçeği'nden çıktığını hatırlıyordu. Ama Yaşlı Ruh Öğretmeni De çürük çiçeklerden bunun bir Kutsal Dal Çiçeği gibi durmadığını, başka bir canlı olduğunu söylemişti.

 

“Kutsal Dal Çiçekleri düşük seviye imparatorlardır. Kaçan genç kadın ya güçlendirilmiş bir Kutsal Dal Çiçeği'dir ya da daha üstün bir canlıdır. Ama imparator sınıfından yüksek olamaz.” Chu Mu kaçan genç kadınla ilgili tahminler yürütmeye başlamıştı.

 

Kaçan genç kadın imparator sınıfını aşıyor olsa bu kadar zahmete girmezdi. Bu yüzden muhtemelen üst kademe ya da yüksek seviye imparator sınıfındaydı.

 

“Neyse ne. Daha fazla güçlenmenin zararı olmaz.” Chu Mu düşünmeyi bırakmıştı.

 

Mo Xie zaten imparator sınıfındaydı. Küçük Gizli Ejderha da iki seneye imparator sınıfına ulaşacaktı. Onuncu âlemin son onuruyla birlikte bir imparator sınıfına daha sahip olacaktı!

 

Küçük Gizli Ejderha'yı düşünen Chu Mu hemen kaçan genç kadının Ölümsüz Kaynak Suyu olduğunu hatırladı!

 

Chu Mu hemen etrafa bakınmaya başladı, kaçan genç kadının uzay yüzüğünü arıyordu.

 

Uzay yüzüğü kaçan genç kadının kan gölüne düşmüştü. Chu Mu yüzüğü hemen aldı.

 

Yüzüğün içinde çok fazla bir şey yoktu. Genelde ruh enerjisi dolu küçük kristaller vardı, bunlar ruh kristallerine benziyordu ama ruh kristali değillerdi. Chu Mu daha önce hiç böyle bir şey görmemişti.

 

Chu Mu bunların ne olduğunu bilmese de hepsini uzay yüzüğüne koydu. Kaçan genç kadın tutuyorsa değeri yüksektir diye düşünüyordu.

 

“Haha, bu da Ölümsüz Kaynak Suyu olsa gerek!” Chu Mu birden gülmeye başladı. Kaçan genç kadının uzay yüzüğünde lacivert sıvı dolu bir şişe vardı.

 

Chu Mu, Ye Qingzi'yle bayağı bir vakit geçirmişti. Şişenin içindekinin nadir bulunan bir ilaç olduğunu anlamıştı. Bu şişe onuncu seviye bir ilaç şişesiydi, Ye Qingzi'de bile bunlardan birkaç tane vardı.

 

Şüphesiz bu pahalı şişede Ölümsüz Kaynak Suyu vardı. Eğer yoksa Chu Mu gidip cesedi evirip çevirmeye hazırdı!

 

“Prenses, Ölümsüz Kaynak Suyu...” Chu Mu tam da Prenses Jin Rou'ya şişeyi göstermek üzereydi.

 

Ama arkasını dönen Chu Mu prensesi göremedi, sadece üst kademe hükümdar Boşluk Canavarı'yla savaşan Çökük Rüzgâr Ejderha'sı vardı.

 

Chu Mu'nun kalbi sıkıştı. Chu Mu hep Prenses Jin Rou'nun neden Ölümsüz Şehri'ne geldiğini düşünürdü. Şimdi birden kaybolmuştu, şüphesiz antik kalenin içine girmişti.

 

“Beyaz Kâbus, sen burada kalıp Çökük Rüzgâr Ejderha'sına yardım et. Ben de gidip içeri bakacağım.” Chu Mu'nun artık kaçan genç kadının hazinelerine bakacak zamanı yoktu. Beyaz Kâbus'u arkada bırakarak antik kaleye girdi.

 

Mo Xie dört tane yüksek seviye hükümdar bir tane de üst kademe hükümdar öldürmüştü. O da Chu Mu'nun ardından antik kaleye girdi.

 

Kaleye giren Chu Mu hayalet aurası gibi bir aura hissetti. Bu daha önce gördüğü hayalet tipi bir ruh hayvanının aurasına çok benziyordu.

 

Hayalet tipi ruh hayvanları hep nadir bulunurdu. Chu Mu bırakın hayalet tipini, ölümsüz tipten bile çok ruh hayvanı görmemişti. Bu antik kale muhtemelen hayalet tipi ruh hayvanlarının yuvasıydı ama hayvanlar yakın zamanda temizlenmişti.

 

“Chu Mu?” Kalenin içinden yumuşak bir ses geldi.

 

“Prenses burada ne yapıyorsun?” Chu Mu hemen mavi elbiseli prensesi gördü.

 

Prenses Jin Rou cevap vermedi, antik kalenin zeminini inceliyordu. Derin düşüncelere dalmıştı, arada bir havayı kokluyordu.

 

“Prenses?” Chu Mu tekrar sordu, Prenses Jin Rou'nun yaptıkları belli ki ona mantıklı gelmiyordu.

 

Ancak o zaman Prenses Jin Rou Chu Mu'ya baktı. Ruh dolu gözleriyle Chu Mu'ya bakıyordu. Chu Mu ise bu gözlerde hayal kırıklığı ve hüzün görüyordu. Bu Chu Mu'nun kafasını daha da karıştırmıştı.

 

Prenses Jin Rou sessizce “Merak etme, bu sana yarayacak bir şey değil. Sadece istediğim şeyi arıyorum.” dedi.

 

Chu Mu hayal kırıklığına uğramış gibi duran prenses baktı, kafası gittikçe daha çok karışıyordu.

 

Chu Mu “O kadınla aynı şeyi mi istiyordun?” diye sordu.

 

Kaçan genç kadın özellikle bu garip kaleye gelmişti ve Prenses Jin Rou da Chu Mu kaçan genç kadınla savaşırken bu kaleye girmeyi seçmişti. Bu da kalenin içinde ikisinin de istediği bir şey olduğu anlamına geliyordu ve bu kesinlikle normal bir şey değildi.

 

Prenses Jin Rou ciddi ciddi “Önceden emin değildim ama şimdi emin oldum. Ama başlangıç noktamız aynı değil, bu yüzden kusuruma bakma sana tüm gerçeği anlatamıyorum. Bu benim için çok önemli bir şey, seninle doğrudan bir ilişkisi yok...” dedi.

 

Chu Mu “Peki kalacak mısın gidecek misin?” diye sordu.

 

Chu Mu şu anda Ye Qingzi'yi düşünüyordu. Chu Mu alabileceği her şeyi almıştı ve gitmeye hazırdı. Chu Mu, Prenses Jin Rou ve kaçan genç kadının istediği şeyi merak ediyordu ama Prenses Jin Rou söylemeyi reddediyordu.

 

Prenses Jin Rou “Gidelim hadi, zaten elimden geleni yaptım.” diye üzgün bir şekilde cevapladı.

 

Chu Mu başını salladı. Herhangi bir tahmin yürütmeden Prenses Jin Rou'yla kaleden dışarı çıktı.

 

Antik kaleden çıktıklarında Çökük Rüzgâr Ejderha'sının hâlâ onuncu âlem muhafızlarıyla savaştığını gördüler. Belli ki önceki savaşlar Çökük Rüzgâr Ejderha'sının kana susamışlığını kesmemişti.

 

Chu Mu, Mo Xie'ye Havuz Canavarı'nı öldürüp iç kristalini almasını söyledi ve yüzünde bir gülümseme belirdi.

 

Onuncu âlem onuru da onundu. Yani yakında bir imparator sınıfından genç ruh hayvanı daha olacaktı!

 

“Wuwuwu...”

 

Chu Mu Acınası görünüşüne döndü ve Chu Mu'nun omzuna atladı.

 

Chu Mu yavaş yavaş tilkinin kürkünü okşadı. Ne olur ne olmaz diye Chu Mu Mo Xie'yi ruh hayvanı uzayına geri çağırmamıştı.

 

Chu Mu'nun hâlâ bir ruh yakalama yüzüğü vardı, bu yüzden Çökük Rüzgâr Ejderha'sını dışarı çıkarıp çıkaramayacağı konusunda endişelenmiyordu. Tabii ki hâlâ uzun bir mesafe gitmeleri gerekiyordu. Çökük Rüzgâr Ejderha'sının onları taşıması lazımdı.

 

“Dönelim.” Chu Mu, Ye Qingzi'ye bir şey olmasından endişelendiği için daha fazla oyalanmadı. Kutsal Dal Çiçeği'nin kristalini, Havuz Canavarı'nın kristalini, Ölümsüz Kaynak Suyu'nu ve kaçan genç kadın kuklanın uzay yüzüğünü aldı.

 

Ölümsüz Kaynak Suyu'yla küçük ejderhayı iki sene içerisinde onuncu faza ulaştırabileceğini düşünen Chu Mu tekrar heyecanlanmıştı. Ejderha'sının büyümesini sabırsızlıkla bekliyordu!

 

    ...

 

Wanxiang Şehri, Mavi Çay Kulesi

 

Güzel görünümlü bir kadın koridordan aşağı doğru iniyordu. Tüm bahçıvanlar hayranlık içerisinde onu izliyordu.

 

Kölelerin hepsi Mavi Çay Kulesi'nde iyi pozisyonda iki kadın olduğunu bilirdi. Bu kadınların ikisi de gençti. Daha genç olan genelde evden çıkmazdı, onu gören çok olmazdı. Bu güzel kadın ise genellikle etrafta dolaşırdı ve onu gören uşaklar aklını kaçırırdı.

 

Güzel kadının yürüdüğünü gören bahçıvanlar da ellerindeki işleri bırakmış onu izliyordu. Güzel kadın köşeden döndükten sonra ancak hizmetçiler kendine gelebildi.

 

Genç bahçıvanlardan biri “Ah, bir gördüm mü gece uyuyamıyorum...” dedi.

 

Otuz yaşındaki bahçıvanlardan biri “Aynen öyle. Karım bile son zamanlarda bir aşık gibisin dedi bana.” diye ekledi.

 

En yaşlı bahçıvan “Siz bu hayelleri bırakın. Onu geçen Wanxiang Sunağı'na girerken gördüm. Oraya girebilenler en azından Ruh İmparatoru sınıfından olur. Bizim ancak birkaç çiçek tipi bitki tipi hayvanımız var, Ruh Öğrencisiyiz, Askeriyiz. Onunla konuşamayız bile!” dedi.

 

Diğer bahçıvanlar şok içindeydi. Ruh İmparatoru gerçekten de onlardan çok uzakta kalıyordu.

 

Wanxiang Şehri'nde uzmandan bol bir şey yoktu. Onlara iş bulan özel yetenekleri olmasa zaten onlar da bu şehirde zor yaşardı.

 

İkinci katın yan odası.

 

Ruh İmparatoru güzel kadın yavaşça kapıyı açtı ve garip bir manzarayla karşılaştı.

 

Oda büyük ve lüks eşyalarla döşenmişti, her türden paha biçilemez aksesuarlar vardı. Bunlardan çoğu ruh kristallerinden yapılmıştı. Bunlar servetin ve zenginliğin göstergesiydi!

 

Ama bu pahalı şeylerin hepsi paramparçaydı! Tüm oda mahvolmuştu, parçalanmamış şey yoktu.

 

Onuncu seviye ruh kristalleri, gökkuşağıyla parlayan elemental akikler, ruh hayvanına dördüncü enerji kristali verebilen Alev Ruh Küresi ve birçok imparator sınıfından ruh hayvanı iç kristalleri...

 

Hepsi paramparça edilmişti!

 

Güzel kadın “Efendim bu da ne?” diyerek genç kadının yanına geldi, biraz korkmuş bir hâli vardı.

 

Güzel kadına göre onun duygularını hiçbir şey etkileyemezdi. Bu yüzden de güzel kadın bu kadını bir türlü çözemezdi.

 

Ama kadın bugün bir farklıydı. Odadaki her şeyi kırmıştı. Güzel kadın şaşırmıştı, bu gizemli genç kadını bu kadar delirten ve sinirlendiren şeyin ne olduğunu merak ediyordu.

 

Genç kadın “Tianxia Şehri'ndeki işler olmadı.” diyerek arkasını döndü. Öfkesini dışarı vurup da sakinleştikten sonra bile hâlâ gözlerinde öfke vardı.

 

“Şaşmamak lazım...” güzel kadın kafasını salladı.

 

Kadın soğuk bir şekilde iç çekti. Başka bir şeyden dolayı başarısız olsa bu kadar sinirlenmezdi. Chu Mu yüzünden sinirlenmiş, Chu Mu'nun dedikleri yüzünden kontrolünü bu kadar kaybetmişti!

 

Genç kadın “Tianxia âlemine insanlar gönderip bu Chu Mu, Chu Chen denen kişiyle ilgili ne öğrenebiliyorsanız öğrenin.” dedi.

 

Güzel kadın “Bu efendiyi sinirlendiren kişi midir? İşini halledelim mi?” diye sordu.

 

Kadın “Gerek yok, gidip her şeyi öğrenin ve gelin bana anlatın.” dedi.

 

Yaşananlardan sonra Chu Mu'nun göze batmayacağını biliyordu. Onu bulmak, özellikle de Ruh Saraylılar onu korurken kolay olmayacaktı. Birilerini gönderseler bile işleri zor olacaktı.

 

Güzel kadın “Ben de bunu yapacağım. Lafı geçmişken, kıyafetinizi değiştirmeniz gerekmez mi? Güzelsiniz evet ama Shuang Xiong'la böyle buluşmanız şüpheli olabilir.” dedi.

 

Genç kadın duygularını kontrol altına almaya çalışarak “Eh, beni bir saniye dışarıda bekle.” dedi. Ama Chu Mu'nun dediklerini hatırlayınca, altı senedir kurduğu planın çöpe gittiğini hatırlayınca dudaklarını ısırdı ve “Chu Mu, seni Wanxiang Şehri"nde bekleyeceğim! Sonra gücümü göreceksin!” dedi.

 

    ...

 

Tianxia Meydanı

 

Chu Chen'in dönüşü haberini muhbir ruh hayvanları hemen vermişti.

 

Kimse Chu Chen'in onuncu âlem onurunu aldığını görmemişti ama insanlar Chu Chen'in bol bol hazineyle döndüğünden emindi!

 

İmparator sınıfı ruh hayvanı varken kim Chu Mu'yu durdurabilirdi ki?

 

“İkinci kademe son onuru, birinci kademe son onuru Ruh Sarayı'ndan Chu Chen'in. Muhtemelen son birkaç yüzyılda ikisini de alan ilk kişi değil mi?”

 

“Gerçekten de onuncu âlem onuru varken dokuzuncu âleminki hiçbir şey. Dokuzuncu âlemin son onuru bir tane yüksek seviye hükümdar birkaç tane de ruh eşyası. Onuncu âlemin son onuru ise imparator sınıfından genç bir ruh hayvanı!”

 

“Göklerin Altındaki Savaş'ın böyle biteceğini kim düşünürdü? Ruh Sarayı'ndaki yaşlılar şimdi gülmekten ölüyordur. Potansiyeli sınırsız bir uzmanları daha oldu. Birkaç seneye Kâbus Sarayı'nı bastırır.”

 

Herkes imparator sınıfı ruh hayvanlarının zor bulunduğunu bilirdi. Genç nesilde üst kademe hükümdarlar bile az bulunurdu. Hatta bırakın genç nesli büyük kuvvetler bile üst kademe hükümdarı olan uzmanlar alırdı.

 

Ancak üst kadmee hükümdar ve imparator sınıfı birçok kişinin aşamadığı sınırlardı.

 

Bunun üç asıl sebebi vardı. Birincisi ruh andaçlarının Ruh İmparatoru olmamasıydı. İkincisi ise imparator sınıfı genç ruh hayvanlarının neredeyse her hazineden daha pahalı olmasıydı. Bir tanesi belirdi mi Ruh İmparatorları oraya üşüşür ve imparator için savaşırdı. İmparator sınıfından ruh hayvanları olmayanlar bu savaşları kazanamazdı.

 

Üçüncü olarak da ruh hayvanı yeteneklerinin limitli olması vardı. Ruh hayvanı eğitmenlerinin hayvanlarını onuncu faza çıkarması başlı başına zor bir şeydi. İmparator sınıfına çıkarmak daha da zordu. Herkes ruh hayvanlarını öyle Chu Mu gibi güçlendiremezdi, yüz milyonlarca harcayamazdı!

 

İmparator sınıfından genç bir ruh hayvanının en azından bir trilyon altına ihtiyacı vardı. Ruh hayvanlarını besleme parası, eğitim parası, ruh eşyası parası derken kaç tane Ruh Lordu bir trilyon altın biriktirip de imparator sınıfından genç bir ruh hayvanı alabilirdi ki?

 

İmparator sınıfı alacak parası olanların karşısında bir problem daha vardı. İmparator sınıfından genç ruh hayvanları genelde büyük kuvvetlerin kontrolünde olurdu, öyle herkese düşmezdi.

 

Zaten vahşi bir imparator yakalamak daha da zordu. Tüm imparator sınıfından ruh hayvanlarının altında on binlerce ruh hayvanı ve kendi bölgeleri olurdu.

 

Ruh Lordları'nı bırakın, Ruh İmparatorları bile böyle bir şeye kalkışamazdı!

 

Güçlendirme yolu da çok zordu. Üst kademe hükümdarları imparator sınıfına çıkarabilen ruh eşyaları pazarda satılmazdı. Bu ruh eşyaları zaten genç imparatorlar kadar değerliydi!

 

İmparator ruh hayvanları bu kadar nadir bulunurken Chu Chen'de iki tane olması herkesi kıskandırıyordu!

 

Bir de insanlar Chu Mu'nun küçük ejderiyle birlikte üç tane imparatoru olacağını bilseler kim bilir kaç tanesi kan tükürürdü!

 

    ...

 

İlgi odağı olan Chu Mu kendini çok iyi hissediyordu. Kutsal Dal Çiçeği kristali Ye Qingzi'yi başarılı bir şekilde iyileştirmişti. Ama Ye Qingzi'nin yüzündeki zehir izleri hâlâ geçmemişti. Chu Mu Ye Qingzi'ye bunu yavaş yavaş iyileştirebileceğini söyleyince rahatlayabilmişti.

 

Chu Mu sonraki günlerde Ye Qingzi'yle kaldı, çılgınlar gibi eğitim yapmıyordu. Ye Qingzi'nin zehirlenmesi Chu Mu'ya onu ne kadar önemsediğini fark ettirmişti.

 

Ye Qingzi'nin yüzündeki zehir izi geçmediği için Ye Qingzi Chu Mu'dan kaçıyor, onun kendisini böyle çirkin görmesini istemiyordu.

 

“Onurlar birkaç gün içinde verilecekmiş.” Chu Mu kibirli bir şekilde iki onuru da almak istemiyordu.

 

İkinci kademenin son onurunu Ye Wansheng'e vermeye karar vermişti. Ne de olsa Ye Wansheng'in ikinci kademedeki mirasa ihtiyacı vardı.

 

Yüksek seviye hükümdar da Chu Mu'nun umrunda değildi. O sabırsızlıkla genç imparatoru bekliyordu!

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18381 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37593 Bölüm Sayısı


creator
manga tr