Bölüm 700: Kara Bulut Eğimi, Gerçek Kadın

avatar
848 1

Charm of the Soul Pets - Bölüm 700: Kara Bulut Eğimi, Gerçek Kadın


Editör: Kinyas

Bölüm 700: Kara Bulut Eğimi, Gerçek Kadın

 

Antik kalenin tepesindeki kara bulutlar yoğunlaştıkça yoğunlaşıyordu, kara bulut eğiminin üst yarısını neredeyse tamamen kaplamışlardı. Eğimin altından bakanlar antik kaleyi göremiyordu.

 

Birinci kademede birçok muhbir ruh hayvanı vardı. Ama bu muhbir hayvanların keşif yapabilmeleri için belli bir yükseklikte uçmaları gerekiyordu. Ne de olsa muhbir hayvanların savunma seviyeleri çok düşüktü. Eğer bir savaş alanına çok yaklaşacak olurlarsa hükümdarların yaydığı aura bu muhbir hayvanları bayıltmaya yeterdi.

 

Kara bulutlar aşağı indikçe kara bulut eğimi tamamıyla kaplanıyordu. Eğimin altındaki muhbir ruh hayvanları Chu Mu ve Çökük Rüzgâr Ejderha'sının ancak onuncu âlemin son onuruna doğru yaklaştığını bildirebilmişti.

 

Muhbir ruh hayvanları Ölüm Ormanı Kulesi'ndeki süreci de tamamen görememişti. Bu yüzden Çökük Rüzgâr Ejderha'sı ortaya çıkınca insanlar bunun Chu Mu'nun güçlü ruh hayvanlarından biri daha olduğunu düşünmüştü.

 

Çökük Rüzgâr Ejderha'sını hükümdar sınıfında yenebilecek hiçbir hayvan yoktu. Böylesine güçlü bir hayvan onuncu âlemi silip süpürebilirdi, tabii eğer karşısına olağanüstü yetenekli bir varlık çıkmazsa. Ama böylesine yetenekli ruh hayvanları çok nadir bulunurdu. Bu yeteneğe sahip olanlar muhtemelen Kâbus Sarayı'nın üst kademe hükümdar Beyaz Kâbuslar'ı olurdu.

 

Eğimdeki durumdan haber alamayan Tianxia Meydanı'ndaki insanlar gittikçe geriliyordu. Kara bulutlar hemen gitsin istiyorlardı. Böylece onuncu âlemdeki savaşı daha iyi görebileceklerdi. Gerçi çoğu kimsenin Chu Mu'nın imparator ruh hayvanını ve yenilmez hükümdarını yenebileceğine inanmıyordu ya...

 

Tabii ki Göklerin Altındaki Savaş yetkilileri Chu Mu'nun gerçek düşmanının onuncu âlem onuru değil de kaçan genç kadın olduğunu bilmiyordu!

 

    ...

 

Chu Mu kaçan genç kadının antik kalede olduğunu öğrenince hemen öldüre öldüre kara bulut eğiminin en tepesine kadar çıktı.

 

Chu Mu yedinci âlemi hâlâ hatırlıyordu. Kaçan genç kadın kuklasının o küçümseyici, gurur dolu ve kendini beğenen bakışları ne de sinir bozucuydu!

 

Chu Mu kaçan genç kadınla ilgili endişelerini koruyordu, belki de bu kadının da kendi kederleri vardı. Tabii ki yaşadığı acılar yaptıklarını telafi etmezdi. En azından Chu Mu'yu görünce bir pişmanlık hissetmesi gerekirdi.

 

Ama Chu Mu onun yüzünde ne pişmanlık görmüştü ne de suçluluk duygusu. Umursamaz bir yüz ifadesi vardı, herkesi küçük gördüğünü bile gizlemiyordu. Bu Chu Mu'yu daha da sinirlendirmişti!

 

Chu Mu her zaman duygularını iyi kontrol ederdi, bu yüzden nadiren sinirlenirdi. Ama kaçan genç kadını gören Chu Mu gerçekten de öfkelenmişti!

 

Bir de Ölümsüz Kaynak Suyu çoktan kaçan kadının eline düşmüştü. İki sene içerisinde küçük Ejderha'sını onuncu faza ulaştırabilecek bu eşya Chu Mu için paha biçilemezdi ve onu mutlaka alması lazımdı.

 

Onu bir kere öldürdü mü, Chu Mu onuncu âlemin son onurunu kazanmış, imparator sınıfından genç bir ruh hayvanı elde etmiş olacaktı.

 

En önemlisi de onun iç kristali Ye Qingzi'yi iyileştirebilirdi.

 

Bu sebeplerden bir tanesi bile Chu Mu'nun onu gözünü kırpmadan öldürmesi için yeterdi!

 

“Wuwuwuwu!”

 

Mo Xie kaçan kadının aurasını hissetmiş gibi duruyordu. Acınası görünüş hâliyle hemen ileri doğru koştu.

 

Chu Mu ve Prenses Jin Rou, Çökük Rüzgâr Ejderha'sının sırtındaydı. Ruh hayvanlarının güvenliği için başka hiçbir hayvan çağırmamışlardı.

 

Sadece Chu Mu Beyaz Kâbusu çağırmış, yanında tutuyordu. Belki Beyaz Kâbus saldırılara dayanamazdı ama en azından Chu Mu ve Prenses Jin Rou'yu koruyabilirdi.

 

Kara bulut eğiminde birçok mühür vardı ve hepsinde de yüksek seviye hükümdarlar vardı. Çökük Rüzgâr Ejderha'sını ise hiçbiri durduramazdı!

 

Kısa bir süre sonra kara bulutlar arasından antik kalenin hatları belirdi.

 

Prenses Jin Rou kara bir toprak parçasını göstererek “Orada!” dedi.

 

Gerçekten de Chu Mu kadının siluetini görmüştü. Kadının ne kadar şeytan biri olduğunu bilmese sırf güzelliği bile insanın aklını kaçırmasına yeterdi.

 

Chu Mu, Çökük Rüzgâr Ejderha'sından indi. Mo Xie de o sırada hemen Chu Mu'nun omuzuna atladı. Birlikte kaçan genç kadınla yüzleşeceklerdi.

 

Chu Mu bunun sadece bir kukla olduğunu, gerçek ruh hayvanı olmadığını biliyordu. Onu öldürmek çok bir işe yaramayacaktı. Gerçek kaçan kadına bu kukla yoluyla ulaşıp ulaşamayacağını bulması lazımdı!

 

Çökük Rüzgâr Ejderha'sıyla birlikte Chu Mu kaçan genç kadının olduğu yere doğru yürümeye başladı.

 

Kaçan genç kadın kukla Chu Mu'nun aurasını hissetmişti. Puslu sisin içinden boş gözleriyle Chu Mu'ya doğru baktı.

 

Kaçan genç kadın kukle Chu Mu'nun durumunu avucunun içi gibi bilirdi. Chu Mu'nun ne kadar güçlü olduğunu iyi biliyordu.

 

İkinci kademenin son onurunu elde etmesi bile Chu Mu için büyük bir başarı sayılırdı. Birinci kademeye gelmiş olmasına imkân yoktu!

 

Ama kaçan genç kadın kukla Chu Mu'yu takip eden bir Çökük Rüzgâr Ejderha'sı görünce düşüncelere daldı.

 

“Yine eceline susamışsın, sana acıyorum.” Kaçan genç kadın kuklanın ses tonu her zamanki gibiydi.

 

Chu Mu'ya bakan boş gözlerinde duygudan eser yoktu. Bu kuklanın hiçbir duygusu yoktu. Sahibi ne derse onu yapıyor, sahibi ne isterse onu söylüyordu.

 

Chu Mu tam konuşacakken kaçan genç kadın kuklanın karakterinin değiştiğini fark etti!

 

Kuklanın siyah kıyafetleri rüzgâr olmamasına rağmen havalanmıştı. Çiçek kokusu etrafa yayıldı, sırf bu koku bile insanın başını döndürmeye yeterdi. Kokuyla birlikte ölümcül bir zehir de gelmişti. Doğrudan koklayanın zihni kontrol altına girerdi.

 

Kaçan genç kadın kuklasının kıyafetleri havada uçuşuyordu. Peçesi yüzünü Prenses Jin Rou'nun peçesi kadar kaplamıyordu. Rüzgâr esince yüzü görünüyordu.

 

Kuşkusuz yüzü sanki cennetten düşen bir damlaydı ve kusursuzdu. Onu gören her erkek ruhunu kaybederdi. Su Sha'nın bağlılığı da bunun bir göstergesiydi.

 

Kaçan genç kadın kuklanın bakışları değişmeye başlamıştı, derinden gelen bir parlaklık vardı. Gözlerindeki soğuk kibir doğuştan geliyordu ve bakışlarını etkiliyordu. Bu gözler aynı zamanda deliciydi. Kalbindeki soğukluğu ve kararlılığı gösteriyordu!

 

Chu Mu kaçan genç kadın kukladaki bu değişimi görünce şaşırmıştı. Sanki kabuğa birden ruh üflenmişti. Bu değişimden sonra tamamen farklı bir insan gibi olmuştu!

 

Artık bir kabuk ve boş bir güzellik değildi. Ne kadar da güzeldi ama yaydığı delici soğuk insanı mahvedebilirdi! Dikenli bir gül gibiydi.

 

Kaçan genç kadın “Bu sana yaşaman için vereceğim son fırsat. Prenses Jin Rou'yu burada bırak ve üç saniye içinde toz ol!” dedi.

 

Sesi emir veren bir komutanın sesini andırıyordu. Sanki Chu Mu'nun hayatını çoktan kontrol altına almıştı ve onu istediği zaman ezebilirdi.

 

Karşısında kaçan genç kadını gören Chu Mu bunun imparatoru andıran bu kadının gerçek doğası olduğunu biliyordu. Kaçan genç kadın bizzat karşısındaydı. Chu Mu aralarındaki o sönük ruh bağını hissedebiliyordu!

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18425 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37655 Bölüm Sayısı


creator
manga tr