Bölüm 659: Chu Tianmang, Mühürlü İkinci Ruh Hayvanı

avatar
1754 9

Charm of the Soul Pets - Bölüm 659: Chu Tianmang, Mühürlü İkinci Ruh Hayvanı


 

Bölüm 659: Chu Tianmang, Mühürlü İkinci Ruh Hayvanı

 

Ye Qingzi, öğretmenin mirasına odaklandığı için on dört milyarı yarı yarı bölüşmeyi teklif bile etmedi. Bunun yerine Chu Mu'ya bir milyar daha verdi ve böylece Chu Mu hem tam teşekküllü saldırı ruh ekipmanı hem de beş milyarlık altın ruh zırhı alabilecekti.

 

Sekizinci âlemi bitiren Ye Qingzi öğretmeninin mirasının onun için çok kıymetli olduğunu ve büyük bir ödül olduğunu belirtti. Eğer bunu alabilirse on dört milyarın lafını bile etmeye değmezdi ve Chu Mu kesinlikle dokuzuncu âlemin son onurunu elde edebilirdi.

 

Chu Mu da bunu ciddiye aldı. Ne olursa olsun Ye Qingzi onundu ve Chu Mu Ye Qingzi'nin ihtiyaç duyduğu her şeyi ona verirdi.

 

Sekizinci âlem bittikten sonra dinlenmek ve kendilerini yetiştirmek için yarım aya yakın bir süreleri vardı. Bu yarım ay içerisinde Chu Mu meditasyon yaparak yedinci andaç Ruh Lordluğunu sağlamlaştırdı.

 

Meditasyon sürecinde Chu Mu Jia Jing'e dokuzuncu seviye ruh ekipmanı sahipleri bulmasını söyledi.

 

Beş gün geçtikten sonra dokuzuncu âlem başlamaya hazırdı. Chu Mu ve Ye Qingzi avluda ruh hayvanı eğitimleriyle ilgili konuşuyorlardı.

 

Ye Qingzi Chu Mu'ya ruh hayvanlarını özel durumlara sokarlarsa büyüme hızlarının çok hızlanacağından ve darboğazlarda takılı kalmayacaklarından bahsediyordu. Ye Qingzi bu özel yerlere daha çok gitmek istediğine karar vermişti.

 

Jia Jing Chu Mu'ya “Genç efendi, sizi görmek isteyen duvaklı bir kadın var.” dedi.

 

“Duvaklı mı?” Chu Mu kaşlarını çattı. Yoksa bu kaçan genç kadın mıydı?

 

Ruh Sarayı'na nasıl böyle gelebilirdi? Eceline mi susamıştı?

 

Chu Mu “Buraya çağır.” dedi.

 

Jia Jing hemen gitti.

 

Ye Qingzi Chu Mu'ya bakarak güldü, “Neden sanki karşında dehşet bir düşmanın varmış gibi bakıyorsun? Kâbus Sarayı'nın genç prensesi o kadar korkutucu mu?”

 

Ye Qingzi'nin dalga geçmesini duyan Chu Mu hemen durumu fark etti ve biraz kızardı.

 

Prenses de duvak kullanıyordu ve Jia Jing'in bahsettiği kadın muhtemelen oydu.

 

Kaçan genç kadının şüphesiz Ruh Sarayı'yla arasında bir şey vardı, yoksa buraya gelmeye cesaret edemezdi. Ne de olsa Ruh Sarayı'nda birçok uzman vardı ve Saray Ustası Yu bile tek başına onun işini halledebilirdi.

 

Jia Jing çekici bir duvaklı kadınla birlikte geri geldi. Berrak ve parlak gözleri gören Chu Mu bunun Prenses Jin Rou olduğunu anladı.

 

Prenses Jin Rou her zamankine göre daha basit ve kapalı giyinmişti. Sanki kimsenin onu tanımasını istemiyordu. Ama bu basit kıyafetler içerisinde bile doğuştan gelen çekiciliği gizlenemiyordu...

 

Chu Mu, Jia Jing'e aşağı inmesini söyledi ve Prenses Jin Rou da yanlarına geldi.

 

Prenses Jin Rou'nun gözleri ruh doluydu. Birazcık bakan biri onun endişeli olduğunu anlayabilirdi. Muhtemelen buraya sıkıntılı bir konu yüzünden gelmişti. Aksi takdirde gelip de Chu Mu'yu bulmazdı.

 

Chu Mu, oturmadan önce sordu Prenses Jin Rou'ya; “Ne oldu?”

 

“Kâbus Sarayı'nın en iyi üç uzmanını yendin. Kâbus Sarayı neredeyse dokuzuncu âleme katılamıyordu...” Prenses Jin Rou alçak sesle konuşuyordu.

 

Chu Mu “Beni eleştirmeye mi geldin?” diye sordu.

 

Prenses Jin Rou “Problem şu ki eğer tüm Kâbus Saraylıları yenersen dokuzuncu âlemde Kadın Efendi'nin karşısında tek başıma kalırım.” dedi.

 

Prenses Jin Rou hiç Chu Mu'yu eleştirmeye gelir miydi? Sadece Chu Mu ona başka bir yol bırakmamıştı!

 

Kâbus Sarayı'nın en güçlü üç insanını elemişti ve Prenses Jin Rou artık koruma için onlara güvenemezdi. Dokuzuncu âlemde Kadın Efendi karşısında kimsesiz kalmıştı. Sekizinci âlemden sonra artık dokuzuncu âlemde ikinci kademenin genç nesli arasında Kâbus Sarayı'nın en güçlüsü oydu!

 

Prenses Jin Rou güçlüydü. Ancak dokuz âleme böyle girmesi bir kuzunun, aslanın mağarasına girmesinden farksız olurdu.

 

Chu Mu “Neden pes etmiyorsun? Son onurun mümkün olmadığını biliyorsun ve kadın seni kaplan gibi izliyor...” diye sordu.

 

Prenses Jin Rou kafasını salladı, “Katılmak zorundayım.”

 

Chu Mu, Prenses Jin Rou'nun buraya kadar geldiğine göre söyleyecek bir şeyi olduğunu düşünüyordu. Bu, kaçan genç kadınla alakalı olabilirdi, sonuçta kadın onu tehdit edip duruyordu.

 

Prenses Jin Rou, Chu Mu'nun yanındaki Ye Qingzi'ye baktı. Bir şey söylemek istiyordu belli ki ama bunu başkasının duymasını istemiyordu.

 

Ama Prenses Jin Rou Ye Qingzi'yi göndermenin iyi olmayacağını fark edip bir ruh andaç bariyeri kurdu ve konuşmayı üçü arasında sıkıştırdı.

 

Prenses Jin Rou'nun bu kadar dikkatli olduğunu gören Chu Mu söyleyeceği şeyin çok önemli olduğunu anlamıştı.

 

Prenses Jin Rou “Dokuzuncu âlem görevi kaç sene geçerse geçsin değişmiyor. Aynalı Kılıç Dağı'nın Ölümsüz Şehri'nde olacak ve sadece bir görev olacak; efendiyi öldür.” dedi.

 

Chu Mu dokuzuncu âlemle ilgili birkaç bir şey biliyordu. İlk sekiz âlem değişebilirdi ama dokuz ve onuncu âlem hep aynıydı. Ama Chu Mu, dokuzuncu âlemin Aynalı Kılıç Dağı'nda olduğunu bilmiyordu.

 

Chu Mu “Aynalı Kılıç Toprakları'nda sadece iki dağ biliyorum, Ölümsüz Şehri nereden çıktı?” diye sordu.

 

Ye Qingzi “Aynalı Kılıç Dağı aslında bir geçit, Ruh Sarayı'nın kutsal yerleri gibi. Ama dokuzuncu âlemin Aynalı Kılıç Dağı'nda gizlendiğini bilmiyordum.” dedi.

 

Prenses Jin Rou başıyla onayladı, “Bu sırrı çok az kişi bilir. Yarışmacılar sekiz ve dokuzuncu âleme andaçları mühürlenip, gözleri bağlanıp götürürler. Böylece Aynalı Kılıç Dağı'na girdiğini kimse bilmez. Bunu dokuzuncu ve onuncu âleme katılsalar bile bilmezler.”

 

Prenses Jin Rou “Ayrıca Ölümsüz Şehir'de dokuz ve onuncu âlem aynı anda gerçekleşir.” diye ekledi.

 

“Aynı anda mı?” Chu Mu'nun kafası karışmıştı.

 

Aynı anda oluyorlarsa bu, kaçan genç kadının da Ölümsüz Şehri'nde olduğu anlamına geliyordu!

 

Prenses Jin Rou “Ölümsüz Şehri'n iki yolu var. Biri ikinci kademe yarışmacıların dokuzuncu âlem son onur sarayı. Diğer yol ise birinci kademe yarışmacıların dokuzuncu âlem sarayı. Dokuzuncu alev varlıklarını öldürdükten sonra âlemin son onurunu kazanmak için devam edip onuncu âlem son onur yaratığının mühürünü açmak gerekiyor. Öldürüldükten sonra katili Göklerin Altındaki Savaş'ının en yüksek onurunu kazanıyor.” dedi.

 

Ye Qingzi “Mühürlü varlık derken?” diye sordu.

 

“Ölümsüz Şehir... Bu şehirde mühürlü birçok varlık vardır. Bazı güçlü ruh hayvanları da buraya mühürlenmiştir.”

 

Prenses Jin Rou'nun söylediği tüm bu sırlar Chu Mu'nun bilmediği şeylerdi. Chu Mu birkaç kez bunu nereden öğrendiğini sormak istemişti ama Prenses Jin Rou kaynaklarını ifşa etmiyordu.

 

Chu Mu'nun kafası karışmıştı. Prenses Jin Rou neden Göklerin Altındaki Savaş'ıyla ilgili bu kadar fazla şey biliyordu? Önceden katılmış olmalıydı.

 

“Bana sır olarak kalması gereken bu bilgileri niye söylüyorsun? Dokuzuncu âlemin son onurunu alayım diye mi?”

 

 Prenses Jin Rou kafasını salladı. “İstediğim bir şey var, yani sana son onuru almana yardım edebilirim.”

 

“Beni neden kontrol etmek istediklerini bilmiyorum. Bu şahısla aramda bir husumet yok. Ayrıca hayatımda Kutsal Dal Çiçeği yeteneği olan kimseyi görmedim. Sana da defalarca sordum kim diye ama bir şey söylemiyorsun.”

 

İlk ruhunun onun tarafından işgal edildiği dışında Chu Mu bir şey bilmiyordu. Chu Mu insan ruh hayvanı teorisi konusunda ise emin değildi.

 

Chu Mu “O zaman ne istediğini bana söyle.” dedi.

 

“Sonuna kadar değilse söylemem.” Prenses Jin Rou kafasını salladı.

 

Bir süre sonra Prenses Jin Rou ses tonunu değiştirerek Chu Mu'ya, “Ayrıca sana söyleyeceğim önemli bir şey daha var. Bunu Ölümsüz Şehir'le ilgili bilgi toplarken öğrendim. Bilmek istersin diye düşündüm.” dedi.

 

Chu Mu, Prenses Jin Rou'nun konuyu değiştirmek istediğini hissetti. Ama söylemek istemiyorsa Chu Mu'nun onu zorlayacak hâli yoktu. Ne de olsa kendisinin de sırları vardı.

 

“Neymiş?” Chu Mu başını salladı.

 

“Baban, Chu Tianmang'la alakalı.” Prenses Jin Rou sesini daha da alçalttı.

 

Bunu duyan Chu Mu'nun kalbi hemen hızlandı!

 

Chu Mu, Prenses Jin Rou'nun ne demek üzere olduğunu tahmin edebiliyordu.

 

“Yani...”

 

Prenses Jin Rou kafasını sallayarak, “Chu Tianmang'ın ikincil ruh hayvanlarından biri, yani ruh anlaşmasını bozmak zorunda olduğu hayvanlardan, Ölümsüz Şehri'nde mühürlenmiş!

 

Chu Tianmang'ın ikincil ruh hayvanlarının anlaşması zorla bozulduktan sonra onları bir daha kimse görmemiş.” Chu Mu, babasının ikincil hayvanlarından birinin Ölümsüz Şehri'nde olacağını hiç düşünmezdi!

 

Chu Mu'nun kalbi alev alevdi, bedeni titriyordu!

 

Chu Mu “Doğru mu bu? Nerede mühürlendiğini biliyor musun?” diye heyecanla sordu.

 

“Biliyorum ama çok tehlikeli...” Prenses Jin Rou kafasını salladı.

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 24370 Üye Sayısı
  • 840 Seri Sayısı
  • 42247 Bölüm Sayısı


creator
manga tr