Bölüm 627: 16 Mahkum, Hepsi Yok Edildi

avatar
1052 2

Charm of the Soul Pets - Bölüm 627: 16 Mahkum, Hepsi Yok Edildi


 

Bölüm 627: 16 Mahkum, Hepsi Yok Edildi

 

Üst kademe hükümdarlar ve onuncu faz dokuzuncu evre orta seviye hükümdarlar benzerdi ancak Mo Xie ikisinden de iki sıra üsttü. Ağaç Ruhu ve Su Ayı'nın desteğiyle Mo Xie kolaylıkla üç tane üst kademe komutanla bile başa çıkabilirdi!

 

Mo Xie, kuyruğundan başka bir üst kademe komutanı daha salladı. Dokuz muhteşem kuyruğun Dokuz Kuyruk Ejderha Saldırısı sayesinde komutanın saldırı yeteneği falan kalmamıştı. Sekizinci seviye hükümdarın elinden dişlerini sıkıp ruh hayvanını çağırmaktan başka bir şey gelmiyordu!

 

Birine karşı hepsi!

 

Dört sekizinci seviye mahkumun yüzleri mahkeme duvarı gibiydi. Mahkumların lideri öncesinde Chu Mu'yu tek başına halledebileceğini düşünmüştü. Ancak savaş devam ettikçe yirmi civarında ruh hayvanı ölmüştü ve bu üç ruh hayvanının saldırılarından dolayı birkaç tane yedinci seviye mahkum da ölmüştü.

 

Şimdi sadece dört tane üst kademe komutanları kalmıştı.

 

“Ah!”

 

Aniden keskin bir çığlık sesi duyuldu. Mahkumların lideri hemen arkasını döndü ve sekizinci seviye bir mahkumun yere düştüğünü gördü, elleri kopmuştu ve kanlar oluk oluk akıyordu.

 

Mahkumun yanında üst kademe Kara Savaşçı Canavar'ın savaştığı üst kademe komutan vardı. Üst kademe komutan boğazından kalçalarına kadar yarılıp açılmıştı!

 

Üst kademe komutan çoktan ölmüştü ancak kara enerji hâlâ yaralarını rahat bırakmamıştı. Et ve kemikleri yavaş yavaş yaradan akan kara sıvıyla birlikte çözülüyordu!

 

“Biri... Biri daha öldü!” Mahkumların liderinin yüzü kapkara olmuştu. Üç üst düzey komutan ölmüştü ve geriye kalan üç komutanın karşılarında durma şansı yoktu!

 

“Rakipte iyileştirme yapabilen iki tane destek hayvanı var. Onlarla uzun süredir savaşıyoruz ama bir hayvanı bile ağır yaralı değil!” Diğer sekizinci seviye mahkumun sesi zayıflamıştı ve artık dövüşme yetisi kalmamıştı!

 

Mahkumların toplamda 21 ruh hayvanı vardı. On Üç Cehennemle birlikte dört tanesi ölmüş ve üç tanesi ağır yaralanmıştı. Bir teknikle birlikte yedi ruh hayvanı kaybetmişlerdi. Kanat tipi üç ruh hayvanları Ting Lan tarafından kısıtlanmıştı ve geriye kalan 11 ruh hayvanının hepsi de yaralıydı. Böylelikle birçoğunu Mo Xie ve Savaşçı Kara Canavar hemen öldürebiliyordu!

 

Mahkumlar önceden sayıca üstünlüklerine güveniyordu. Ancak ruh hayvanlarının sayısı azalırken ve yedinci seviye mahkumlar bir bir ölürken mağlup oldukları aşikarlaşıyordu!

 

Shang Heng oldukça geç gelmişti. Aslında o da yaralı olmasına rağmen savaşmak istiyordu. Ne de olsa mahkumların sayı üstünlüğü vardı. Ancak o savaş alanına geldiğinde kendisine ihtiyaç kalmamıştı. Şimdi onun görevi kaçan yedinci seviye mahkumun icabına bakmaktı!

 

Ting Lan'ın havadaki savaşı da bitmek üzereydi. Kanat tipi ruh hayvanların üçünden ikisinin kanatları kopmuştu.

 

Yukarıdan bakan Ting Lan Kraliyet Alevli Dokuz Kuyruklu Cehennem Tilkisi'ni süren kişiyi gördü. Chu Mu'yu izliyordu, soğuk ve umursamaz Chu Mu'nun mahkumlar arasında cirit atışını izliyordu.

 

Geriye kalan iki üst kademe komutan artık hızlı Mo Xie için bir engel değildi. Şimdi Mo Xie'nin onları öldürme vaktiydi!

 

Toplamda on iki yedinci seviye mahkum vardı. Chu Mu'nun da dediği gibi onun için bu mahkumlar insan değildi. Mahkumlar yere düşseler de, ruh hayvanlarının üstünde olsalar da Chu Mu ve Dokuz Kuyruklu Tilki belirir belirmez vahşice ölüyordu!

 

“Ah! Ah!” Her yerde çığlıklar yankılanıyordu. Kısa bir süre önce aynı yerde mahkumların şeytani kahkahaları yankılanıyordu. Ancak şimdi mahkumlar gereken cezalarını almıştı ve bu şeytani gülüşleri dehşet içerisinde çığlıklara dönmüştü!

 

Hepsi de öldürme aurasını yayan adam sayesinde olmuştu.

 

Yedinci âlemden önce Ting Lan, Chu Mu'nun gücünün en fazla kendine ve Shang Heng'inki kadar olduğunu düşünürdü. Şimdi ise bu adamın ne kadar güçlü kuvvetli olduğunu görmüştü!

 

Ting Lan, Shang Heng ve Li Zhan'ın zorlu rakipler olarak gördüğü mahkumlar Chu Mu için çantada keklikti. Hâlâ hayatta olan mahkumlar ölümün gölgesinin karanlığındaydı. Hepsi de otuz seneyi aşkın bir süredir yaşan ruh hayvanı eğitmenleriydi. Onlara göre genç nesilden hepsini birden yenebilecek birinin çıkması imkânsızdı.

 

Ama işte karşılarına bu olağan üstü genç çıkmıştı. Her birini domuzlar gibi katletmişti!

 

“Nasıl böyle oldu, ne kadar çok kişiydik...” İki tane üst kademe komutanını kaybeden sekizinci seviye mahkumlardan biri adeta aklını kaçırmıştı, yerdeki cesetlere bakıyordu.

 

On dakika önce bu mahkum karşısındaki kadın eğitmenle ilgili fantaziler kuruyordu. On dakika sonra ise aklında artık korkudan başka bir şey yoktu, yaralı ruhu yüzünden kaçacak hâli bile yoktu!

 

“Shi!” Sekizinci seviye mahkumun yanında gümüş bir figür belirdi. Sekizinci seviye mahkum ürkmüştü. Kafasını kaldırdığında gördüğü tek şey siyah kıyafetli adamın duygusuz gözleri oldu. Boğazından bir soğukluk geldi, sekizinci seviye mahkum boynuna dokunmak istedi ve dokunduğunda boynundan oluk oluk kan aktığını fark etti!

 

“Wu! ” Boğazı yarılmıştı ve acılar içerisinde bağırmaya çalışıyordu.

 

Sekizinci seviye mahkumun gözleri genişledi ve yere düştü, ölmüştü!

 

Dört tane sekizinci seviye mahkumdan geriye ancak iki tane kalmıştı. Mahkumların liderinin gözleri seğirip duruyordu.

 

Artık kazanma şansı olmadığını biliyordu ve çaresizlik içerisinde diğer mahkumlara bakıyordu. Sekizinci seviye mahkumun üst kademe komutanı Mo Xie tarafından saldırı altındayken birden arkasını döndü, kaçmaya çalışacaktı!

 

Ting Lan'ı en çok öfkelendiren bu mahkumların liderliydi. Diğerlerini bırakabilirdi ancak Li Zhan'ı öldürüp onunla alay eden bu mahkumu imkânı yok bırakmazdı.

 

Liderin kaçmak üzere olduğunu gören Ting Lan hemen kanat tipi ruh hayvanını aşağı doğru indirdi.

 

 Ting Lan Ye Qingzi'ye ruh andacıyla “Bana bırak.” dedi.

 

Ting Lan'ın kanat tipi hayvanı ağır yaralıydı ve üst kademe komutanın karşısında dayanamayabilirdi. Bu sekizinci seviye mahkum çok kurnazdı, Ting Lan'ın tekrar tuzağa düşmesi muhtemeldi.

 

Ting Lan bu sefer kendini zorlamadı, sadece kanat tipi hayvanını mahkumun tepesinde sürüyordu.

 

Ting Lan'ın aşağı inmediğini gören sekizinci seviye mahkumun yüzü tekrar seğirdi. Belli ki yaralı Ting Lan'ı aşağı çekip onu rehin alma fikri işe yaramamıştı.

 

Ye Qingzi'nin Savaşçı Kara Canavarı diğer iki üst kademe komutan sınıfının işini hallettikten sonra kara bir hançer olup saniyeler içerisinde sekizinci seviye mahkumu yakaladı.

 

Sekizinci seviye mahkum “Siz beni, Pang Xu'yu böyle kolay öldürebileceğinizi mi sandınız?” diye bağırdı. Birden sürdüğü üst kademe komutan canavar tipi aurasını yaydı ve kasları genişledi, neredeyse derisini yırtacaktı!

 

“Nong!” Üst kademe komutan güçlü kollarını salladı ve Kara Savaşçı Canavar'a doğru ilerlemeye başladı!

 

“Beng!”

 

Canavarın kaya tipi enerjisi vardı. Kolu yere indiğinde canavar tipi enerjisi kayadan dikenler oluşturdu, hem de yüz metrelik bir alanda!

 

Kara Savaşçı Canavar zaten hantal bir hayvandı, canavar ve kaya tipi bu enerji onu şok etmişti! Kayadan dikenler derisini delip geçmişti!

 

“Beni öldüreceksiniz ha? Gidin de kırk fırın ekmek daha yiyin!!” Pang Xu güldü, arkasını dönüp kaçmaya hazırlanıyordu. Diğer sekizinci seviye mahkum umurunda bile değildi.

 

Ancak tam da Pang Xu arkasını dönecekken kaskatı kesildi!

 

Siyah kıyafetli Chu Mu, Dokuz Kuyruklu Tilkisi'yle birlikte adamın kaçış yolunda belirmişti!

 

Gözleri adamın üstüne iki çift hançer gibi dikilmişti. Pang Xu'nun numaraları belki Ye Qingzi ve Ting Lan'ı kandırabilirdi ancak ne yaparsa yapsın bu dehşetli adamın gözlerinden kaçmasının imkânı yoktu!

 

Mo Xie bu kaslı canavara bakmıyordu, gözleri yerdeydi!

 

Üst kademe komutan, bu ikinci kaya tipinden daha güçlenemezdi. Yerdeki beden sadece bir tür yeteneğiydi, kaya bedeni üst kademe komutanın gerçek doğasını gizlemek için oluşturduğu bir şeydi.

 

Bu Chu Mu'nun gözünden kaçmazdı!

 

 Chu Mu “Mo Xie.” diye emir verdi.

 

“Çın!”

 

Mo Xie birden kayboldu. Hızını kolayca ve aniden arttırabiliyordu ve hızlandığında saldırısı en yüksek seviyelere ulaşıyordu!!

 

“Siluet!!” Beş tane Mo Xie belirdi, hepsi de alevler içerisindeydi!

 

“Kraliyet Alev Pençesi!”

 

Birden beş pençe belirdi!

 

“Shishishishishi!” Beş Kraliyet Alevli Pençesi yerde büyük izler bırakmıştı, uzunlukları yüz metreden fazlaydı!

 

Çatlakların içinden kan çıkıyordu. Hemen sonrasında üst kademe komutan alev aldı. Belli ki yer altı bu üst kademe komutanın gerçek bedeninin olduğu yerdi.

 

Mahkumların lideri de Mo Xie'nin Kraliyet Alevli Pençesi'nden kaçamamıştı. Ruh hayvanı gibi o da paramparça olmuş ve alevler içerisindeydi!

 

“Ah!”

 

Çığlıklar yankılanıyordu her yerde. Sekizinci seviye mahkum hemen ölmemişti, yani Kraliyet Alevleri'yle yanmanın acısını çekecekti!

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18212 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37532 Bölüm Sayısı


creator
manga tr