Bölüm 585: #####

avatar
1158 1

Charm of the Soul Pets - Bölüm 585: #####


 

Bölüm 585: #####

 

Düz dağ zirvesi yaklaşık 100 metre genişliğindeydi ve üstü kayalarla kaplıydı. Üstünde garip çatlaklar ve kıvrımlar vardı.

 

Zirve oldukça yüksekteydi ve sürekli esen bir rüzgâr vardı. Esen rüzgâr kayalardan kopardığı taşları etrafa savurup duruyordu, bazen bu taşlar zirveden aşağı yuvarlanıyordu.

 

O sırada, dağın bir kenarında zarif ve büyüleyici Prenses Jin Rou duruyordu. Güzelliğiyle birlikte öldürücü bir aurası da vardı.

 

Prenses Jin Rou'nun yanında iki tane iblis tilki imparator türü vardı. Bunlar ezelden beri düşman olan Dokuz Kuyruklu Tilki ve Kraliyet Alevli Dokuz Kuyruklu Cehennem Tilkiydi. İki tilkinin de baskın auraları vardı ve buz rengi ve gümüş rengi göz bebekleriyle birbirlerine bakıyorlardı.

 

Prenses Jin Rou'nun karşısında bir de kadın vardı. Soğuk ve umursamaz gözlerle Prenses Jin Rou'yu kesiyordu, ne hissettiğini tahmin etmek mümkün değildi.

 

İki kadının yüzünde de peçe vardı. Ulu dağın zirvesinde dillere destan bir manzara vardı.

 

"Ele geçirdiğin adamın benim için hiçbir önemi yok. Benim için bir piyondan farksız. Takas falan yapmak istemiyorum. Eğer kendini takas etmeyi düşünürsen tabii bir düşünürüm," dedi peçeli kadın.

 

İki iblis tilki gözlerini Shen Yicheng'e dikmişti. Bu sözleri duyan Shen Yicheng'in beti benzi atmıştı. Peçeli kadına yalvarmak istiyordu ancak peçeli kadın ona öyle bir baktı ki tek kelime etmeye cesaret edemedi.

 

"Senin elindekinin de benim için bir önemi yok. Tek istediğim birinin yedinci alemi sağ salim geçeceğimin güvencesini vermesi," dedi Prenses Jin Rou.

 

Prenses Jin Rou'nun dediklerini duyan Chu Mu'nun ağzı seğirdi. Duydukları çok da hoş gelmemişti kulağa...

 

Chu Mu tabii ki bunun bir pazarlık taktiği olduğunu biliyordu, yoksa tabii ki Prenses onu umursuyordu.

 

"Prenses, bu Shen Yicheng kesinlikle onlar için önemli biri. Ödün vermeyin, beni salmazlarsa onu öldürmekle tehdit edin. Kazanan biz oluruz." Dedi Chu Mu ruh andacını kullanarak.

 

Chu Mu'nun andaçtan gelen sesini duyan Prenses Jin Rou şok olmuştu. O da ruh andacını kullanarak Chu Mu'ya cevap verdi, "Senin ruh andacını mühürlemedi mi bunlar?"

 

"Benim bedenim çoğu insandan farklıdır. Normal mühürler bende işe yaramaz," dedi Chu Mu.

 

Aslında Chu Mu ele geçirildiğinde andacının mühürleneceğini biliyordu. Bu yüzden Mo Xie'nin tür tekniğini kopyalayarak yardımcı lider andacını mühürledikten sonra mühürü kırmıştı. Sonra da kendini mühürleyerek rakiplerine savunmasız numarası yapmıştı. Ama aslında şu anda istediği ruh tekniğini kullanabilirdi. Yine de peçeli kadının gücünü kestiremediği için saldırıya geçmemişti.

 

Prenses Jin Rou, Chu Mu'nun bu kadar hazırlıklı olmasını beklemiyordu ve peçeli kadınla pazarlığa devam etti.

 

"Hmph, al senin olsun..." Peçeli kadın Chu Mu'yu öldürmeyi düşünmüyordu ancak Chu Mu kadına ölüm kalımından sorumlu olmadığını gösterince biraz rahatsız olmuştu.

 

Chu Mu hemen gitmemişti. Peçeli kadına bakarak konuştu: "Bana bak kukla, Göklerin Altındaki Savaştaki amacın ne bilmiyorum ama ben burada olduğum sürece bunu başaramayacaksın!" dedi.

 

"Ben kukla değilim. Beni kışkırtırsan o seni öldürmek istemese bile ben seni yok ederim. Nazikliğini yadsıma!" dedi peçeli kadın.

 

Chu Mu bu kukla kadından korkmuyordu. Gücünün çok da dehşet seviyelerde olmadığından emindi. Yoksa peşine bu kadar adam takmaya gerek duymazdı, alemi tek başına geçerdi.

 

Chu Mu, Prenses Jin Rou'ya doğru döndü.

 

“Wu wu wu~~~~~~~~~~~”

 

Chu Mu'nun yaklaştığını gören Mo Xie bağırmaya başlamıştı. Bunu gören Chu Mu'nun yüzünde bir gülümseme belirdi. Mo Xie'nin kürkünü okşadı ve konuştu: "Aferin sana," dedi.

 

Sözlerini bitiren Chu Mu Mo Xie'nin sırtına atladı. Shen Yicheng'e bakınca yüzünde buz gibi bir gülümseme belirdi.

 

Peçeli kadın Prenses Jin Rou'nun yanına giden Chu Mu'ya baktı. Shen Yicheng'in yavaş yavaş yanına doğru getirildiğini görünce ruh andacını kullanarak yanındaki iki kişiye: "Shen Yicheng güvenliğe kavuşur kavuşmaz saldırıya geçin. Chu Chen'in kaçması umurumda değil. Ancak Kabus Sarayı Prensesini yakalamamız lazım," dedi.

 

"Tabii efendim," dedi Pan isimli adam. Çoktan devasa Yarasa Hükümdar Kan Canavarını saldırıya hazırlamıştı.

 

Diğer adam da bir efsun söylüyordu. Yükselen Buz Lanetli Şeytan Tilkisi geri çekilir çekilmez ruh hayvanını çağıracaktı!

 

"Hemen gidelim buradan," diye fısıldadı Prenses Jin Rou.

 

Karşılarında dört rakip vardı ve hiçbirinin gücünü tam olarak bilmiyorlardı. Prenses Jin Rou burada uzun süre kalamayacaklarının farkındaydı.

 

"Kadının yanındaki iki kişi çok güçlü. Kaçmayı başarsak bile başımız belada olacak. Birkaç saniye oyalamama yardım et.” Dedi Chu Mu ruh andacını kullanarak.

 

Prenses Jin Rou merakla sordu, "Ne yapıyorsun?"

 

"Dediğimi yap sen. Hedefleri sensin ve onların ellerine düşmeni istemiyorum," dedi Chu Mu büyük bir ciddiyetle.

 

Prenses Jin Rou donakalmıştı, Chu Mu'nun neden birden bu kadar kararlı ve ciddi sözler söylediğini anlayamamıştı.

 

Ancak daha fazla düşünmedi ve Chu Mu'nun dediğini yaptı. Yükselen Buz Lanetli Şeytan Tilkisi geri çekilirken hemen bir efsun söyledi ve savunma tipi ruh hayvanını çağırdı.

 

Yükselen Buz Lanetli Şeytan Tilkisinin geri çekilmesi savaşın işaretini vermişti, iki taraf da aniden efsunlarını söylemeye başlamıştı!

 

Chu Mu hızla efsununu söyledi, zaten önceden hazırlanmıştı. Prenses Jin Rou efsununu söylemeye başladığında Chu Mu çoktan bitirmişti!

 

Şeytani beyaz alevlerden farklı bir ruh alevi Chu Mu'nun içinde yanmaya başladı. Hemen Chu Mu'nun tüm bedenini sardı, Chu Mu alevli bir şeytana dönmüştü. Sonrasında farklı bir karanlık, soğuk ve yoğun bir aura her yana yayıldı, tüm zirveyi etkisi altına almıştı!!

 

Peçeli kadın, Pan isimli adam ve mavi kıyafetli uzman, yardımcı lider ve Shen Yicheng'in hepsi Chu Mu'dan efsunlarını biraz daha yavaş söylüyordu. Chu Mu çoktan efsununu söylemişti. Efsunlarını söylediklerinde aniden bu buz gibi auranın ruhlarına girdiğini hissettiler!!

 

"Beyaz Kabus!!" diye bağırdı Chu Mu. Bedenindeki şeytan alevleri bir adım geriledi ve Chu Mu'nun şeklini aldı. Chu Mu'nun şeklini alan alevler onun önünde duruyordu şimdi. Gözleri hiçbir canlıya benzemiyordu, beş kişiye birden bakıyordu. Yüzünde birden şeytani bir gülümseme belirdi.

 

Artık şeytani beyaz alevler yoktu. Bu yeni alevler de beyazdı ancak bu beyaz insana buz gibi bir his veriyordu. Bembeyaz bir ay veya buz tutmuş bir göl gibi. Dışında da muhteşem bir gümüş rengi vardı!

 

"Bu dördüncü seviye şeytan alevi güçlendirme kristalleştirmesi, dokuz yeraltı şeytan alevleri!" Dedi Yaşlı Li hayretler içerisinde.

 

Soğukluk tıpkı dokuz yeraltı gibiydi. Bir dokunuşta, ufacık bir dokunuşta zayıf bir ruh donakalırdı. Dokuz yeraltı şeytan alevleri böyle bir şeydi işte!!

 

Bu alevlerin ortaya çıkması Beyaz Kabusun resmen yüksek seviye hükümdar olduğu anlamına geliyordu!!

 

"Dokuzuncu faz ikinci evre yüksek seviye hükümdar Beyaz Kabus!!" Chu Mu'nun dokuz yeraltı şeytan alevleri olan bir Beyaz Kabus çağırdığını gören Prenses Jin Rou'nun beyaz gözleri şok içerisindeydi. Beyaz Kabusun yaydığı aura neredeyse efsununu yarıda kesmişti.

 

Önceden Chu Mu'yu küçük gören Pan'da donakalmıştı. Yarasa Hükümdar Kan Canavarı ancak dokuzuncu faz orta seviye bir hükümdardı.

 

Yüksek seviye hükümdar, orta seviye hükümdardan tam olarak iki seviye daha güçlüydü. Bu yüzden Yarasa Hükümdar Kan Canavarı faz ve evre olarak Beyaz Kabustan iki seviye yüksekti ancak bu fark böylece kapanmış oluyordu. Yani ikisi de eşit sayılırdı.

 

Ancak Pan gayet iyi biliyordu ki birçok yeteneği, ruh alevleri ve başka tip yetenekleri olan Beyaz Kabusun doğuştan gelen bir savaş gücü vardı, diğer ruh hayvanlarından üst bir seviyedeydi. Yarasa Hükümdar Kan Canavarı bir çarpışmada Beyaz Kabusun rakibi bile sayılamazdı!

 

“Nie!!! Nie!!!!!!!”

 

Beyaz Kabus tüm gösterişiyle dokuz yeraltı şeytan alevlerini yaymıştı. Pan isimli adamın Yarasa Hükümdar Kan Canavarının kanlı aurası Beyaz Kabus tarafından bastırılmıştı, yarasa bir adım atmaya bile cüret edemiyordu.

 

"Bu... Nasıl mümkün olabilir bu..." Dokuzuncu faz yüksek seviye hükümdara bakan Shen Yicheng aptala dönmüştü adeta. Bir Ruh Sarayı üyesinin bu kadar güçlü, insanın ruhunu titreten bir Beyaz Kabusu olmasını asla beklemezdi!

 

Bu gerçek bir yüksek seviye hükümdardı!!! İkinci sınıfın son onur ödülü bile yüksek seviye hükümdar bir ruh hayvanıydı. Ama gelin görün ki Chu Mu'nun çoktan yüksek seviye hükümdar sınıfında bir Beyaz Kabusu vardı!!

 

“Nie!!!!!”

 

“Nie!!!!!!!!!”

 

Beyaz Kabusun çığlıkları şok ediyordu insanı, daha ruh hayvanı çağırmamış olanlar bu çığlığı duyunca bir şey yapamamıştı.

 

Beyaz Kabus bağırırken Chu Mu'ya bir şey diyordu aslında. Bu söylenenler Chu Mu için çok önemliydi ve yüreğini dalga dalga dalgalandırmıştı!

 

On Üç Cehennem!!

 

Dokuzuncu faz ikinci evre yüksek seviye hükümdar Beyaz Kabus uykusundan uyandıktan sonra beklenmedik bir şekilde sekizinci seviye ateş tipi bir teknik kavramıştı; On Üç Cehennem!

 

Chu Mu'nun emirlerini beklemeyen Beyaz Kabusun aurası yükselmişti, çoktan efsunu söylemeye hazırlanıyordu!

 

Mo Xie!” Diye emir verdi Chu Mu.

 

Wu Wu Wu Wu!!!!!!!!!” Uzun senelerdir Chu Mu'nun hayvanı olan Mo Xie tabii ki efendisinin ne demek istediğini anlamıştı.

 

Wu Wu Wu Wu Wu!!!!!!!!!!” Mo Xie de bağırdı ve Beyaz Kabus gibi o da sekizinci seviye ateş tipi tekniği On Üç Cehennemi hazırlamaya başladı!!!!

 

Bölüm 585: Kaçış, Rehin Takası (2)

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18410 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37617 Bölüm Sayısı


creator
manga tr