Bölüm 581: Katiller Lideri, Shen Yicheng

avatar
1140 1

Charm of the Soul Pets - Bölüm 581: Katiller Lideri, Shen Yicheng


 

Bölüm 581: Katiller Lideri, Shen Yicheng

 

    ……


    ……

 

Havzada bir çayırlıkta...


Prenses Jin Rou çayırlıkta oturmuş önündeki küçük gölete bakıyordu.

 

Bu gölet aslında bir yirmi metre genişliğinde bir çukura dolmuş sudan ibaretti. Su yüzeyi çok sakindi ve gökte parlayan yıldızların ışığıyla aydınlanmıştı. 

 

Nedendir bilinmez Chu Mu gittikten sonra Prenses Jin Rou içinde bir huzursuzluk hissediyordu.

 

Prenses Jin Rou aslında Chu Mu'ya güveniyordu, çünkü özverili olabileceğini biliyordu. Eğer onunla takım olarak devam etseydi kendini güvende hissedecekti. 

 

Prenses Jin Rou, Liu Zhang'a ise pek güvenmiyordu. Ne de olsa bu adamı çok iyi tanımıyordu, onunla daha önce hiç tanışmamıştı.

 

"Liu Zhang, bir hareketlilik sezdim. Güney tarafına gidip bir bakar mısın?" Dedi Prenses Jin Rou ayağa kalkıp.

 

Liu Zhang etrafa bakındı ve konuştu: "Oraya demin baktım ve ağaçlar arasına birkaç tuzak yerleştirdim. Eğer biri oradan geçerse haberimiz olur. Acaba Prenses biraz fazla endişeleniyor olabilir mi?"

 

Prenses Jin Rou'nun içi yine de huzursuzdu, önündeki göleti gösterip "Bir hareket olduğunu sezdim ve ruh andacımın sezgisi kuvvetlidir..." dedi.

 

"O zaman gidip bir bakayım. Ancak Prenses Jin Rou'nun dikkatli olması lazım, bu orman bir Büyüleyici Dünya ve tek bir hatada kaybolabilirsiniz." Liu Zhang başını salladı.

 

Sözlerini bitirdikten sonra iblisiyle Prenses Jin Rou'nun söylediği alana doğru yol aldı.

 

Liu Zhang'ın iblisi çok hızlıydı, birkaç hamleyle güneydeki ormana ulaştı.

 

Çok da uzağa gitmemişti, Prenses'in söylediği alanda dolaşıyordu. 

 

Güney tarafında bir tehlike olması imkânsızdı. Liu Zhang bundan yüzde yüz emindi çünkü zaten katillerin kampının içerisindelerdi. Ruh Sarayından Chu Chen kampa girmemişse başkasının girmesinin bir imkânı yoktu.

 

Ayrıca Liu Zhang Ruh Sarayından Chu Chen'in adamlarının kontrolü altında olduğunu biliyordu.

 

Liu Zhang'ın adamları bu bölgede değildi. Etrafını gayet iyi tanıyordu, güney tarafa sırf Prenses Jin Rou rahatlasın diye gitmişti. Ancak bunu yaparsa Kabus Sarayının Prensesini tuzağa sokabilirdi.

 

    ……

 

Kısa bir süre sonra Liu Zhang göletin yanına döndü.

 

****

 

"Ben geldim Prenses. Tehlike falan yok, çıkabilirsiniz." dedi.

 

Sesi ormanda yankılandı ancak hâlâ Prenses Jin Rou'dan bir iz görememişti.

 

"Prenses Jin Rou?" Diye seslendi Liu Zhang birkez daha ancak yine yanıt yoktu.

 

Liu Zhang hemen bir şeylerin ters gittiğini anladı. Etrafı aramasına rağmen Prenses'i bulamamıştı.

 

"Siktir, kaçmış!!" Liu Zhang Prenses Jin Rou'nun kendisini kasıtlı olarak gönderdiğini anlamıştı. Söve söve keskin bir ıslık çaldı.

 

Islığın sesi sessiz ormanı deldi geçti, her yerde yankılandı. Sanki bu ses gece avlanan bir ruh hayvanından çıkmıştı.

 

Islık ormanda yankılandıktan sonra kara figürler hareketlendi. Her yerde yapraklar hareketlenmeye başlamıştı!

 

"Sou sou~~~~~~~~”

 

“Sou sou sou sou~~~~~~”

 

Ondan fazla gölge ormandan fırladı. Yemyeşil gözler açıp kapanıyordu, güçlü canavarlar ormanda koşuyordu, bitkiler her bir tarafa uçuşuyordu. 

 

"Hmph, vahşi doğayı bilmeyen biri nasıl kaçacakmış benden?" Liu Zhang hemen batı tarafında bir buz izi buldu. Belli ki bu Prenses Jin Rou'nun Yükselen Buz Lanetli Şeytan Tilkisinin iziydi.

 

Vahşi doğayı tanımayanlar sık sık arkalarında böyle izler bırakırdı. Liu Zhang, Prenses Jin Rou'nun gerçek kimliğini anlamış olmasına şaşırmıştı ancak ortalıkta Ruh Sarayından Chu Chen olmadığına göre bunun ne önemi vardı ki? Chu Chen'in vahşi doğada hayatta kalma yeteneği yoktu artık. 

 

Gerçekten de Prenses Jin Rou'nun tek başına kaçmasının imkânı yoktu. Çoktan bir ağ tüm ormana yayılmıştı ve her tarafı sarmıştı!

 

Liu Zhang iblisine atlamış Peenses Jin Rou'nun peşindeydi, Yükselen Buz Lanetli Şeytan Tilkisinin izlerini takip ediyordu. 

 

    ……

 

Kısa bir süre sonra Liu Zhang yeşil çayırlıkta kayboldu. Sonrasında göletin yüzeyinde hafif bir dalgalanma belirdi...

 

Dalgaların içinden güzeller güzeli Prenses Jin Rou belirdi, ay ışığı yüzüne vuruyordu. Güzel gözleriyle Liu Zhang'ın gittiği tarafa bakıyordu.

 

Prenses Jin Rou'nun yüzünde bir peçe olduğu için yüz ifadesini anlamak mümkün değildi. Ancak gözlerinden ne kadar huzursuz olduğu anlaşılıyordu.

 

Aslında Prenses Jin Rou Liu Zhang'ın planını anlamamıştı. Hatta bu kendisine hizmet etmeye istekli ruh hayvanı eğitmenine güveniyordu da.

 

Dürüst olup olmadığını anlamak için onu göndermiş ve kaçmış numarası yapmıştı.

 

Eğer bu Liu Zhang güvenilir biriyse ilk tepkisi endişelenip etrafı kolaçan etmek olurdu.

 

Ancak eğer ki Liu Zhang'ın niyeti başkaysa o zaman bu niyeti de ortaya çıkardı!

 

Liu Zhang asıl kimliğini kendi ortaya çıkarmıştı yani. Prenses Jin Rou sadece bir test yapmıştı...

 

"Şimdi ne yapacağım? Liu Zhang birazdan buz izlerinin sahte olduğunu fark eder..." Prenses Jin Rou kaşlarını çatmıştı, elinden geldiğince sakin kalmaya çalışıyor ve düşünüyordu.

 

Katiller ona doğru geliyordu. Prenses Jin Rou bundan emindi.

 

Ormanlara alışık değildi, nereye giderse gitsin çembere kısılacaktı. 

 

"Bing Yin, Chu Mu'nun Mo Xie'sinin aurasını algılayabiliyor musun?" Prenses Jin Rou kendisini bu tehlikeden kurtarabilecek tek kişinin Chu Mu olduğunun farkındaydı. Chu Mu'yla ayrıldığına pişmandı.

 

"Wu wu wu~~~~~~~~" Yükselen Buz Lanetli Şeytan Tilkisi başını salladı.

 

Buz Şeytanı Tilkinin küçük vücudu buzlarla kaplıydı. Vücudunun her yerinden buz kristalleri çıkıyordu, tatlı tilkiden tehlikeli bir buz heykeline dönmüştü.

 

Buz kristalleri çatlamaya başladı ve imparator türünden tilki aurası yavaş yavaş yayılmaya başladı. Tilkinin vücudundaki buz kristalleri tamamen düştükten sonra Yükselen Buz Lanetli Şeytan Tilkisine dönüşmüştü.

 

Prenses Jin Rou tilkinin sırtına atladı ve Kara Şeytan Budistini de peşine taktı. Chu Mu'ya doğru hızla ilerliyordu, katiller kendisini bulmadan önce Chu Mu'yu bulmaktı amacı...

 

    ……

 

Chu Mu'nun içinde bulunduğu durum çok da iyi gözükmüyordu. Ardında elliye yakın ruh hayvanı vardı. Chu Mu yanlış yöne sapsa ya da birazcık bile yavaşlasa etrafında elli iblis canavarı belirecekti ve kendini korkunç bir savaş içerisinde bulacaktı.

 

Chu Mu katillerin sayısını çok hafife almıştı. Sanki sonları yoktu... Chu Mu her katilleri atlattığını sandığında peşine iki katil daha takılıyordu.

 

Mo Xie son derece cesur ve sertti. Kaçarken çoktan on tane yeşil gözlü iblis öldürmüştü! Birkaç defa neredeyse etrafları sarılmıştı ancak Mo Xie hepsinde canavarları katlederek kaçmayı başarmıştı.

 

“Wu wu wu~~~~~~~”

 

Iblis tilki imparator türünden olan Mo Xie Yükselen Buz Lanetli Şeytan Tilkisinin Chu Mu'ya yaklaştığını fark etmiş ve bunu bildirmişti.

 

"Mo Xie, ayrılalım. Sen prensesi al ve benim yanıma getir. Hızlı olman gerekiyor," dedi Chu Mu.

 

Chu Mu'nun tek başına bu kadar katille başa çıkması imkânsızdı. Şu anda Prenses Jin Rou'yla buluşması gerekiyordu yoksa Prenses yedinci alemden elenecekti ve belki hayatını da kaybedecekti.

 

“Wu Wu Wu!!!”

 

Mo Xie hiç tereddüt etmedi. Vücudu Kraliyet Alevleriyle kaplandı ve dokuz kuyruğunu savurdu, etrafındaki orman alevlerle kavruluyordu!

 

Şiddetli alevlerin ortasında Mo Xie beşe bölündü ve beş farklı yöne dehşet bir hızla koşmaya başladı.

 

Etraftaki yeşil gözlü iblis canavarlar Mo Xie'nin asıl vücudunu anlayamamıştı ve beş farklı vücudun da peşine takıldılar.

 

"Wu~~~~~~~~~”

 

Beş vücuttan sadece biri asıl Mo Xie'ydi. Üstündeki Kraliyet Alevleri tamamen sönmüştü, Mo Xie eski hâline dönmüştü. Küçük vücudu sayısız pençenin içerisinden çevikçe geçiyor, ormanın içinde kayboluyordu.

 

"Dokuz Kuyruklu Tilki kaçtı!" dedi katillerden biri.

 

Alevler içerisinde ormanın üstünde bir dalda yeşil kıyafetler giyen bir adam tepeden aşağı bakıyordu. Gülerek "Tilkiyi boşverin siz. Hepiniz gelin ardımdan, Chu Chen'i yakalayacağız!!"

 

"Evet!"

 

    ……

 

Chu Mu yavaş yavaş katillerle arasında bir boşluk oluşturmuştu. Artık Mo Xie de yanında olmadığı için çok daha dikkatli olması gerekiyordu. Bir kere bile etrafı sarılırsa hayatı tehlikeye düşerdi.

 

Karanlık Yıldırım Düşü Hayvanı sürekli hızlanıyordu ve Sınırları Aşma etkisiyle katillerin ruh hayvanlarından daha hızlı koşabiliyordu.

 

"Si la~~~~~~~~”

 

Birden Karanlık Yıldırım Düşü Hayvanını solundan vahşi bir iblis fırladı ve pençeleriyle hayvanın vücudunu yaraladı!

 

Ay ışığı altındaki taze kan parıldıyordu. Karanlık Yıldırım Düşü Hayvanı yolundan çıktı ve zar zor tekrar dengesini kazandı. Çevik bir şekilde Aşırı Hız tekniğini kullandı ve yeniden hızlandı!

 

Chu Mu'nun kalbi tir tir titriyordu. Birden sıradışı bir hızla peşinde koşan bir iblis gördü. İblisin üstünde zalim bakışları olan bir adam vardı!

 

"Shen Yicheng!” Chu Mu'nun kalbi sıkıştı. Chu Mu'ya yetişebilen tek katil Shen Yicheng'di!

 

Chu Mu Shen Yicheng'in de bu Büyüleyici Dünyada olduğunu öğrenmişti ancak onun katillerin kampında olmasını beklemiyordu!!

 

"Chu Chen, gerçekten kendi mezarını kazıyorsun!!!" Diyerek bir kahkaha attı Shen Yicheng. 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18426 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37655 Bölüm Sayısı


creator
manga tr