Bölüm 565: Kabus Alemi Koruyucusu, Kimse Geçemez (3)

avatar
1328 1

Charm of the Soul Pets - Bölüm 565: Kabus Alemi Koruyucusu, Kimse Geçemez (3)


 

Bölüm 565: Kabus Alemi Koruyucusu, Kimse Geçemez (3)

 

Herkes Ruh Sarayından Chu Chen'in her alemde en yüksek onuru elde etmeye çalıştığını biliyordu. Alem koruma turunda da şüphesiz en yüksek onuru hedefleyecekti; bu yüzden tur kurallarının değiştirilemeyeceğini öğrenenlerin hevesi kırıldı, kimsenin alem geçecek hâli kalmamıştı.

 


"Öyle hemen vazgeçmeyin, şu hâlinize bir bakın. Tek başına hepimizle başa çıkabilir mi? Hepimiz belki bir seferde çıkmayacağız karşısına ama dövüş gücünün de bir sınırı vardır. Ruh hayvanları gücünü kaybedince mecburen bizi geçirecek. Sıranızın sonlara doğru olması için dua edin."

 

Bu sözlere rağmen hâlâ sızlayan insanların sesleri kesilmemişti.

 

Bu homurdanmalar ve sızlanmalar tabii ki ilk sıradaki insanlardan geliyordu. Belli ki bunlar Ayrık Dünya Kapılarının ilk cesetleri olacaktı. 

 

Şehir kulesinin üstünde duran Chu Mu alem geçişinin başladığını görünce hemen yere atladı ve şehirden çıkarak geniş ovaya çıktı.

 

Öğle olmuştu; gün ışığı şehir ışıklarını yalıyordu ve insanların içini ısıtıyordu. Ancak Chu Mu Ayrık Dünya Kapıların yanına gelince kendisine doğru gelen soğuk ve karanlık bir şeyler hissetti.

 

Sanki sıcak bir yerden bir mozzlenin girişine gelmişti. Mozoleye yaklaştıkça hava daha da soğuyordu . 

 

Belki de bu Aynalı Kılıç Dağlarının sisi ya da dağın ışığı soğurmasının bir sonucuydu ama buraya giren Chu Mu ısının bir anda kaybolduğunu hissetmişti. Gün ışığının rengi de yavaş yavaş değişiyordu, ışık ve gölge arasındaki farkı aramak gittikçe zorlaşıyordu.

 

Aynalı Kılıç Dağlarının dibine gelen Chu Mu dağlar arasındaki sarkıt kayaların üstüne atlamadan önce kafasını kaldırıp şöylece bir baktı. 

 

Chu Mu kısa bir sürede yüz metre yüksekliğe ulaştı. Yüksekten şehrin güney hisarlarındaki Göklerin Altındaki Savaş yarışmacılarına baktı.

 

"Alem Koruyucusu çoktan işaretini verdi. İlk yarışmacı, He Qing." dedi Shan Hanım binlerce insana doğru.
Herkes birbirine bakıyor, şanssız yarışmacıyı arıyordu.

 

"He Qing!" Diye tekrarladı Shan Hanım.

 

Ardından tembel bir ses duyuldu.

 

Ses köşeden bir yerden geliyordu, sesin sahibi adam ise darmadığınık bir hâldeydi. Sıkılmış gibiydi, sanki diğerlerinin kendisiyle ilgili ne düşündüğü zerre umrunda değildi.

 

"He Qing... Bu ismi nereden biliyorum ben?" Kalabalıktakiler bu adamın kim olduğunu hatırlamaya çalışıyordu.

 

"Bu Ruh Hayvanı Sarayının canavar dövüşçüsü. Canavar Dövüşü Yarışmalarında birkaç yüksek sıralaması var. O kadar kişi yarışmalarda onu izlemiş olmasına rağmen hâlâ kimsenin onun gerçek gücünü bilmediği söylenir!"

 

"Bu o! Eğer He Qing gibi daha fazlası varsa sonraki turlarda alemi geçme şansımız olabilir!" 

 

Kalabalığın arasından geçen He Qing yüzleri güldürmüştü. Gözlerini kasıtlı olarak hisarların üstünde duran güzel kadına çevirdi ve bıkkın bir şekilde: "İkili kontrol seçebilir miyim?" dedi. 

 

"Evet." Genç Hanım kafasını salladı ve ruh andacıyla He Qing'in zorluk seçimini Chu Mu'ya belirtti. 
Üçüncü sınıf bir üye olan He Qing muhtemelen birazcık güçlüydü yoksa ismi tanınmazdı.

 

"He Qing'in gücü normal değil. Chu Chen olsa bile muhtemelen ruh hayvanlarının gücünü böylesine güçlü bir uzmanla tüketmek istemez. Belki de onun geçmesine izin verir." Alem Koruyucularının savaşma ya da rakibin geçmesine izin verme şansları vardı. Normalde tutumlu birinci test Alem Koruyucuları ikinci ve birinci sınıf yarışmacıların geçmesine izin verirdi. Yoksa ikinci ve üçüncü sınıf üyelerde dövüş güçlerini tükettikleri için daha zor yarışmacılarla başa çıkamazlardı. 

 

Chu Mu üstündeki beyaz kıyafetiyle iki zirve arasında, sarkıtların üzerinde duruyordu. He Qing'e bakıyor, sabırla onun Ayrık Dünya Kapılarına gelmesini bekliyordu.

 

Chu Mu onun hemen Aynalı Kılıç Dağlarının tepesine çıkmasına izin vermedi. He Qing dağa yaklaşırken Chu Mu bir efsun söylemeye başladı... 

 

Chu Mu'nun etrafında sıradışı bir rüzgâr esmeye başladı. Yavaş yavaş bir kasırgaya dönen bu rüzgârlar Chu Mu'nun etrafında dans eden siyah şeritleri andırıyordu.

 

Kara kasırganın ortasında Bağlayıcı Rüzgar Ruhun küçük vücudu yavaş yavaş belirdi ve soğuk bir rüzgâr kontrolü altına girdi. Bağlayıcı Rüzgar Ruhu rüzgârın akış yönünü değiştirdi ve rüzgârı yüzünde hissedenler rahatlamış hissetti.

 

Bağlayıcı Rüzgar Ruhu Chu Mu'nun etrafında birkaç tur attıktan sonra yavaşça omzuna indi. Çıkardığı sesler şımarık bir çocuğun seslerine benziyordu.

 

"Elinden geleni ardına koyma," Chu Mu'nun yüzünde bir gülümseme belirmişti. Yüzlerce metre tepeden bir karıncayı andıran yarışmacıya bakıyordu. 

 

"Qin~~~~~~" Bağlayıcı Rüzgar Ruhunun son savaşından üzeri oldukça bir vakit geçmişti. Chu Mu'nun emriyle hemen sarkıt kayalardan aşağı indi.

 

He Qing, Ruh Sarayından Chu Chen'in ikinci sınıf bir üyeye göre çok daha güçlü olduğunu biliyordu. Bir hata yapmamak için bilerek en düşük zorluğu seçmişti. 

 

Ruh Sarayından Chu Chen'in rakibi olmadığını biliyordu ama en azından onun iki ruh hayvanı kendi dört ruh hayvanıyla savaşırken kendisinin de kolay lokma olmadığını göstermek istiyordu. Sonrasında Alem Koruyucusu ister onun geçmesine izin verirdi ister savaşı sonuna kadar devam ettirirdi.

 

Aynalı Kılıç Dağlarının yüksekliği baş döndürücüydü. İki dağ arasında esen soğuk rüzgâr yüzünden He Qing Chu Mu'nun hangi ruh hayvanını çağırdığını tam olarak göremiyordu. He Qing fazla düşünmeden en güçlü dört hayvanını çağırdı.

 

"Hu hu hu hu hu~~~~~~”

 

Etrafında soğuk bir rüzgâr hisseden He Qing daha yeni hayvanlarını çağırmayı bitirmişti. Bu rüzgâr etrafındaki her şeyi havaya kaldırdı, ne heybetli bir güçtü!

 

"Rüzgâr tipi ruh hayvanı mı? Ruh Sarayından Chu Chen'in rüzgâr tipi bir ruh hayvanı olduğunu hatırlamıyorum. Bu onun ikincil hayvanı olsa gerek. Madem beni hafife alıyor, sonuçlarına katlanır!" He Qing'in yüzünde bir gülümseme belirdi, ruh hayvanlarına savunma taktiklerini kullanmalarını emretti.

 

“Hu hu hu hu hu hu!~~~~~~~”

 

Şiddetli rüzgâr gittikçe daha da kuvvetleniyordu. Büyük bir orak gibi düşmanına saldıran rüzgâr Ayrık Dünya Kapılarının altındaki toprakta derin yaralar bırakıyordu.

 

Ayrık Dünya Kapılarının rüzgârları şeytani rüzgârlardı, He Qing hâlâ Chu Mu'nun ruh hayvanının ne olduğunu tam olarak görememişti. Rüzgâr gücünün sıra dışılığını hissediyordu, o umursamaz ve kendine güvenen hâli ciddileşmişti şimdi. 

 

Birden karşısında sayısız ve kaotik siyah rüzgâr akıntıları belirdi. Bu kaotik rüzgâr akıntıları ölüm orakları hâlini aldı, her biri yirmi metreden uzundu!!

 

Kara bir rüzgâr gibi ileri atıldılar, hedeflerinde He Qing ve dört ruh hayvanı vardı!!

 

"Bu dokuzuncu seviye rüzgâr tipi taktiği!" Siyah rüzgâr oraklarının gökleri ve toprağı kapladığını gören He Qing'in yüzü bembeyaz olmuştu, olduğu yere çakılı kalmıştı.

 

Dokuzuncu seviye rüzgâr tipi taktiği! He Qing'in ruh hayvanlarının ortalama gücü sekizinci faz hükümdârdı. Dokuzuncu seviye rüzgâr tipi taktiğine dayanabilecek ruh hayvanı yok denecek kadar azdı.

 

Bir de dokuzuncu seviye rüzgâr taktiğinin saldırı alanı çok genişti ve ruh hayvanları yayılmış olmasına rağmen hepsi saldırının alanı içerisindeydi!

 

“Shua!!! Shua!!!! Shua!!!!! Shua!!!!!!!!”

 

Kaotik rüzgâr orakları geçtiği her yerde toprakta izler bırakarak ilerliyordu. Sanki şeytani bir hayalet bu kaotik rüzgârların arkasındaydı da pençeleriyle her şeyi paramparça ediyordu.

 

He Qing çoktan ruh hayvanlarını savunma pozisyonuna sokmuştu ancak dokuzuncu seviye rüzgâr tekniğine dayanması kolay değildi. Rüzgâr ortalığı süpürüp geçtikten sonra He Qing'in dört ruh hayvanı da süpürülmüştü ve siyah oraklar her yerlerini yara bere içerisinde bırakmıştı.

 

Hisardan binlerce metre uzaklıkta, insanlar siyah orakları izliyordu. Devasa ova üzerinde bıraktıkları izleri gören insanların sesi sedası kesilmişti. Gözleri geniş geniş açılmış insanlar bu dehşet verici rüzgâr saldırısına bakıyordu!

 

“Hu hu hu hu~~~~~~”

 

Siyah kaotik rüzgârdan arta kalanlar insanların içinden geçince insanlar korkudan titremekten kendilerini alamadılar.

 

Siyah renkli enerji kaybolduktan sonra Ayrık Dünya Kapılarının önündeki toprakların büyük bir kısmının mahvolduğu görülüyordu.

 

Oradan çok uzakta olmayan He Qing ve dört ruh hayvanı da ovaya serilmişti.

 

He Qing acı içerisinde bağırıyordu. Dört ruh hayvanı kan gölü içerisinde yatıyordu, ölmemişlerdi ancak hiçbiri ayağa kalkmıyordu! 

 

Binlerce insandan hiçbiri savaşı düzgün izleyememişti ama bir saldırıyla savaşın bittiğini görmüşlerdi!
Kimse böylesini tahmin edemezdi.

 

Üçüncü sınıf bir üye olan He Qing'in yaşı da Chu Mu'dan çok farklı değildi. He Qing dört ruh hayvanını da çağırmış ve bir savunma hazırlamıştı, Chu Mu ise tek ruh hayvanıyla ve tek bir saldırıyla yetinmişti. Yine de Chu Mu bu bir saldırıyla rakibinin dört ruh hayvanını yere sermişti. Güçleri arasındaki bu fark insanların kalbini dondurmuştu!!!

 

Öncesinde Chu Mu sadece canavar dövüşlerine ve avcılık alemi turlarına katılmıştı. Yaptıklarını gözlerden uzakta yapmıştı. Herkes onun sıradışı bir üçüncü sınıf üye olduğunu biliyordu ancak kimse onun diğer üçüncü sınıf üyelerinden bu kadar fazla güçlü olmasını beklemiyordu. Aynı güç seviyesinde falan değillerdi!!

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18426 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37655 Bölüm Sayısı


creator
manga tr