Bölüm 554: Kutsanmış Kutlu Bölge Bulmacası, Sadece Bir Yön

avatar
1298 0

Charm of the Soul Pets - Bölüm 554: Kutsanmış Kutlu Bölge Bulmacası, Sadece Bir Yön


 

Bölüm 554: Kutsanmış Kutlu Bölge Bulmacası, Sadece Bir Yön

 

"...Genç efendi, ruh hayvanınızı bulmanız önemli olsa da Göklerin Altındaki Savaştan bu kadar kolay vazgeçmeyin. Bence yarışma yetkililerinin avlamanızı istediği ruh hayvanına odaklanmanız daha iyi olur," dedi Yaşlı Li.

 

Chu Mu da başını salladı ve konuştu: "Yarışma yetkilileri benim Kutsanmış Kutlu Bölge'nin kenarındaki Gökkuşağı İris İblisini bulmamı istiyor. Saray Lordu Yu bana zaten bu Gökkuşağı İris İblisinin yaygın bir ruh hayvanı olduğunu bildirdi. Yedinci fazdaki bir Gökkuşağı İris İblisini yakalarsam geçiyorum."

 

"Saray Lordu Yu'nun seviyesindeki biri için Gökkuşağı İris İblisi yaygın bir ruh hayvanı sayılır. Ancak genç efendi zorluk seviyesi yüksektir. Kutsanmış Kutlu Bölgedeki bitki kaynakları oldukça fazla ve aşırı bitki bölgesi olan bir yer burası. Burada büyüyen canlılar onuncu faza diğer bölgedeki ruh hayvanlarına kıyasla çok daha rahat ulaşır. Bu yüzden sınırda bile olsalar birçoğu onuncu ya da dokuzuncu fazda olacaktır. Onuncu fazdaki bir ruh hayvanı komutan sınıfındansa genç efendi için büyük bir tehdit olacaktır. Yaptığınız bir hatayla kendinizi böyle bir grup karşısında bulabilirsiniz. Gökkuşağı İris İblisini yakalamak söylenenden daha zor," dedi Yaşlı Li.

 

"Saray Lordu Yu bu alemi geçersem birinci sınıftan onur alabileceğimi söyledi. Birinci sınıfın son onuru yüz milyonlar eder ve bana yeter," dedi Chu Mu.

 

"Peki, o zaman yavaş gitsin genç efendi. Genç efendi orman habitatına alışık olsa ve olağan üstü avcılık kabiliyetlerine sahip olsa da dikkatli olmakta fayda var. Genç efendinin şu anki gücüyle Kutsanmış Kutlu Bölge gerçekten de bir cehennem sayılır. Genç efendi en düşük sınıftaki canlı sayılır," diye vurguladı Yaşlı Li.

 

Kutsanmış Kutlu Bölge de birkaç alana ayrılmıştı. En düşük alan Kutsanmış Kutlu Bölge'nin girişine en yakın olan sınırdı.

 

Bu sözde sınır Kutsanmış Kutlu Bölgenin gerçek bir parçası sayılmazdı, daha çok eteklerindeydi.

 

Ancak bu etek bölgenin bile tehlike seviyesi dokuzuncu sınıf Büyüleyici Dünyadan aşağı kalır değildi.

 

Li Hen zamanında Kutsanmış Kutlu Bölgeye girememişti. Bu onun sınırı geçip dış bölgede dolandığı anlamına da gelmiyordu; dış bölgeye bile ancak adımını atabilmişti.

 

Dış bölgeye girer girmez fena bir hâle girmişti!

 

Bundan da Kutsanmış Kutlu Bölgenin dokuzuncu sınıf Büyüleyici Dünyayla aynı seviyede başlayıp tehlikesinin gittikçe arttığı anlaşılıyordu. Chu Mu sırf bu sınır bölgesinde bile bir tehlikeyle karşı karşıya bulabilirdi kendini!

 

Ruh Sarayının ikinci kutsal bölgesi öyle herkesin elini kolunu sallayarak girebileceği bir yer değildi. Eğer Chu Mu buraya girecek yetilere sahip olmak istiyorsa gücü yetmeye yakın bile değildi. Şu anda Mahkum Adası'nın Büyüleyici Dünyasına girmek isteyen eski hâli gibiydi, aurasını tamamıyla gizlemesi ve güçlü yaratıklarla dolu bu alanlardan gizlice geçmesi gerekiyordu, ölümle hayat arasında gidip geliyordu.

 

"Zayıfken gizlenmem ve en dipten en tepeye tırmanmam gerekmişti. Hâlâ bunu yapmam gerekiyor. Rahatsız edici bir his bu." Dedi Chu Mu kendi kendine.

 

Ormanda daha bir ruh hayvanı çağırmamış olan Chu Mu geçip gidiyordu. Etrafında dokuzuncu fazda bitki dünyasından ruh hayvanlarına vardı ancak bu ruh hayvanları onun varlığını fark etmiyordu. Belki de onu durduramayacaklarını düşünüp küçük alanlarından geçmesine göz yumuyorlardı.

 

"Genç efendi Mahkum Adasındaki deneyimlerinizi Kutsanmış Kutlu Bölge ormanıyla karşılaştırmayın. Şu andaki gücünüzle Mahkum Adasının ormanlarında istediğiniz gibi dolaşırsınız. Birkaç sene içerisinde şüphesiz Kutsanmış Kutlu Bölgenin derinliklerine de girebilirsiniz," diye teselli verdi Yaşlı Li.

 

"Ama genç efendi çok memnuniyetsiz. Kutsanmış Kutlu Bölgeye girmeyi seçtiğinizde herkes sizi pişmanlıkla uğurlamıştı. Burası birinci sınıf uzmanların bile gelmeye cüret edemediği bir yer. Herkes sizin şüphesiz öleceğinizi düşünüyordu ama gelin görün ki genç efendi buralara kadar ne hızla geldi. Eğer insanlar bunu bilse şüphesiz şok içerisinde kalırlardı. Ayrıca burada ilerleyip dr ölmüyorsanız gücünüz şüphesiz büyük bir hızla artacak demektir. Alem geçişinizi tamamlarsanız, bir düşünün; üçüncü sınıf bir uzman olacaksınız ama isminiz birinci sınıf onur sıralamalarında yer alacak. Bir düşünün yüzleri ne hâller alacak."

 

Yaşlı Li'nin dediklerini duyan Chu Mu'nun keyfi birden yerine gelmişti. Kaşlarını kaldırarak, "Doğru dedin. Orman benim için en uygun yer ve Kutsanmış Kutlu Bölge kesinlikle kaynakları bol bir avlanma bölgesi. Bir ipucu bulamasam bile bu benim için kaçırılmaz bir fırsat," dedi. Zor tehlikelerle karşılaşarak olgunlaşan Chu Mu kendisinden güçlü zorlukları seviyordu. İster Kabus Adası olsun ister Mahkum Adası ister Yeraltı Krallığı... Gücü sadece eski usül eğitim ve disipline dayanmıyordu. Diğerlerinin önüne geçmek için kişinin sürekli kendini geçmesi gerekiyordu.

 

Chu Mu Kutsanmış Kutlu Bölgeye girmeden önce Saray Lordu Yu'dan özellikle burada bir çiçek denizi olup olmadığını sormuştu.

 

Bu yüzden Chu Mu hemen Kutsanmış Kutlu Bölgenin sınırına doğru gitmemişti. Kendisine seçtiği güney yönüne doğru gitmeden önce pozisyonunu ayarlamıştı.

 

Zorlayıcı Kutsal Bölgeden farklı olarak kutsal bölgenin girişi merkezde değildi. Ayrıca Kutsanmış Kutlu Bölgede merkezden uzaklaştıkça tehlike artmıyordu.

 

Chu Mu Kutsanmış Kutlu Bölgenin girişinden güneye doğru gitmişti.

 

Gerçek Kutsanmış Kutlu Bölge kuzey tarafından yüzlerce kilometre ötedeydi. Kutsanmış Kutlu Bölgenin kutsal bölge girişinin yüzlerce kilometre ötesinde sarmal uzun yüzükler vardı, buraya Kutsanmış Kutlu Bölge sınırı deniyordu.

 

Kutsal bölge girişinin doğu, batı ve güney kısımlarında sıradan ormanlar vardı. Bu sözde sıradanlık normal dünyayla arasında orada yaşayan küçük yaratıklar dışında bir fark olmadığı anlamına geliyordu. Nasıl Zorlayıcı Rüzgâr Kutsanmış Bölgede güneş olduğu ve rüzgârsız kemerin dış dünyayla aynı durduğu çözülemeyen bir gizemdi. Güneydeki, doğudaki ve batıdaki ormanlar oldukça tehlikeli Büyüleyici Dünyalardı.

 

Kişi ne kadar güçlü olursa olsun ve ruh hayvanları ne kadar zeki olursa olsun güneye, batıya ya da doğuya doğru hareket etmeye başladığında farkında olmadan tekrar kutsal bölge girişinde bulurdu kendini!

 

Kimse nasıl olup da kendini hep burada bulduğunu anlamıyordu. Bu eskilerin bile anlayamadığı bir şeydi.

 

Sonunda Ruh Sarayı uzmanları bir varsayımda bulundu: Kutsal bölge girişinden ileri gitmenin tek yolu Kutsanmış Kutlu Bölgeye doğru ilerlemekti!

 

Şimdi Chu Mu Kutsanmış Kutlu Bölgenin sınır bölgesine girmişti. Saray Lordu Yu'nun dediklerini takip eden Chu Mu kutsal bölge girişinden 30 kilometre boyunca kuzeye doğru gitmiş sonra da kuzeybatıya doğru ilerlemeye başlamıştı.

 

Saray Lordu Yu buranın "Yağan Çiçek Denizi" olduğunu söylemişti. Burası güzel bir yer olmakla birlikte tehlikelerle doluydu. Belki de burası Chu Mu'nun aradığı yerdi.

 

Aslında Saray Lordu Yu Chu Mu'nun gücünü göz önünde bulundurmuştu ve Yağan Çiçek Denizine gidip gelmesinin on gün süreceğini anlamıştı.

 

Saray Lordu Yu Chu Mu'nun Yağan Çiçek Denizine vahşi doğadaki hız ve gücüyle, yılların deneyimiyle birlikte sadece bir günde gittiğini öğrense ağzı açık kalırdı.

 

"Genç efendi, burada mı?" diye sordu kısa bacaklı Yaşlı Li, geniş ve çiçeklerle dolu, rengârenk alanı gösteriyordu.

 

"Öyle duruyor ama emin değilim. Kutsanmış Kutlu Bölgenin sınır bölgesinde bir tane çiçek denizi vardır, değil mi?" dedi Chu Mu.

 

"Emin değilim. Kutsanmış Kutlu Bölge yüzlerce kilometrelik bir alandır ve sınırı olmayan bir çember şeklindedir, on binlerce hektarlık bir yerdir. Sınır bölgesi şüphesiz devasa bir yer. Bir de bu buzdağının sadece görünen kısmı. Kimse burada kaç çiçek denizi olduğunu bilmiyor. Majesteleri burada olsaydı bunun için bu kadar vakit harcamazdık. Ona sorardık, o hatırlardı kesin," dedi Yaşlı Li.

 

Liu Binglan'ın ismini duyan Chu Mu onun için endişelenmekten alamadı kendini.

 

Bir sene içerisinde Tianxia Şehrine gelip Dünyalı Ölümsüz Buzunu Yarı Şeytanını bastırmak için Chu Mu'ya vereceğini söylemişti. Ama bir yıl geçmiş olmasına rağmen Liu Binglan daha ortalarda yoktu.

 

"Endişelenmeyin genç efendi. Bu göklerin altında Majestelerini durdurabilecek canlıların sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Eminim Dünyalı Ölümsüz Buzu bulmuştur da onu ele geçirmeye uğraşıyordur. O yüzden daha gelememiştir." Yaşlı Li Chu Mu'nun endişeli yüz ifadesini görüp düşüncelerini paylaşmıştı onunla.

 

Chu Mu kafasını salladı ve daha fazla bir şey demedi. Şeytan Ağacı Askerini çağırdı ve gizli tehlikelerle dolu güzel çiçek denizine doğru yürümeye başladı.

 

"Bu çiçek ve çim tipi bölgesi. Genç efendi dikkatli olmalı. Belki de bir sürü kıymetli ruh eşyası bulabilirsiniz," dedi Yaşlı Li.

 

Chu Mu bir şey demedi. Şeytan Ağacı Askeriyle birlikte devasa çiçek denizine adım adım giriyordu. Çiçek denizinin içinde gizli şeyler yoktu her şey açıktaydı. Chu Mu doğal olarak burada ormandaki gibi elini kolunu sallayarak dolaşamazdı.

 

Derinlere girdikçe hatırlamaya çalışıyordu. Eskiden çiçek denizinde nasıl ilerlemişti, bununla kıyaslamak istiyordu şu anki anı.

 

Ancak aradan on iki yıl geçmişti ve Chu Mu'nun hafızası öyle bir bulanmıştı ki böyle bir yere varması çok zordu. Chu Mu dişlerini sıktı ve bir efsunla Karanlık Yıldırım Düşü Hayvanını çağırdı.

 

"Şeytan Ağacı Askeri, koru bizi. Karanlık, Yükselen Kabusunu benim üstümde kullan." dedi Chu Mu kararlı bir ses tonuyla.

 

Hafızası ona yardımcı olmadığından Hayal Alemini kullanarak o anıyı tekrar yaşayacaktı!

 

Karanlık Yıldırım Düşü Hayvanı Chu Mu'nun Yükselen Kabus'la anılarını tekrar yaşamak istediğini anlamıştı. İki gözüyle Chu Mu'ya baktı ve hayal gözüyle Chu Mu'nun yüreğinin derinliklerine baktı. Etrafındaki çiçek denizini temel aldı ve Hayal Aleminde Yükselen Kabusu oluşturmaya başladı.

 

Karanlık Yıldırım Düşü Hayvanının hayal gözleri insanların geçmişlerini göremezdi. Ancak yanlış, benzer bir çevre oluşturabilirdi, böylece hayal kuran kişi bir dejavuyla rüyaya dalardı. Sonrasında rüyaya dalan kişinin hafızası boşlukları doldurarak geçmişindeki ayrıntıları hatırlardı. 

 

Hayal gözü Chu Mu'yu gerçeklikten kopardı ve onu yavaş yavaş çiçek denizinin gizemli sisleri içine doğru sürükledi.

 

Buradaki her şey bir illüzyondu ama ah ne kadar da gerçekti her şey!

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18381 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37593 Bölüm Sayısı


creator
manga tr